1969 Yılında Kırıkkale'de doğmuşum.Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi İş İdaresi Bölümü'nde 1 yıl okuduktan sonra 1990 da girdiğim Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü'nden 1994 yılında mezun oldum.

Üniversitenin ilk yılından itibaren çalışmaya başladım.Okul içinde açılan sınavı kazanarak Rıfat Aras hocam sayesinde spikerliğe başladım. Sayısız organizasyonda gönüllü sunuculuk,belediye Hastanesi'nde gönüllü hemşirelik yaptım. Bu arada Libya Kültür'deki kursa katılarak makrome eğitimi aldım. 1992'de Türkiye polis Radyosu'na spiker olarak başladım. 1994-95 te Trt'de 25.Saat isimli programla televizyona adım atmış oldum. Daha öncesinde bir boya firmasının Yedi Renk isimli televizyon projesinde ve Anadolu Üniversitesi'nde çekilen makarna programında görev almıştım ama gerçek manada televizyonculuğa Rahmetli Ali Atakul'un prodüktörlüğünü yaptığı 25.Saat'le başladım demek bana daha doğru geliyor.

1995-97 Arasında çeşitli kozmetik firmalarında organizasyon yöneticiliği yapıp,binlerce kişiye motivasyon ve pazarlama teknikleri dersleri verdim.Daha sonra bir kompresör firmasında çalıştım.Şimdi ne alaka diyeceksiniz, kozmetikle kompresör kelimelerinin ilk 2 harfi uyuyor.

Ardından Ortadoğu Amme İdaresi'nde ithalat ihracat elemanı sertifika programına katılıp bitirdim.Kısa bir süre restoran zincirleri kuran bir firmada Halkla İlişkiler ve Francihising müdürlüğü yaptım.

1997 de yine televizyon sunuculuğuna döndüm. Hani sahne tozu yutan vazgeçemezmiş ya...Trt Gap'ta çeşitli programlar sundum, 1998-2000 yılları arasında hem Trt'de çalışıp, hem de Özel Yaşam Hastanesi'nde halkla ilişkiler müdireliği yaptım.

2001 Yılında tam yurtdışına yerleşme kararı almışken Samanyolu televizyonundan aldığım teklifi değerlendirip çalışmaya başladım. Yüzük Taşı, Mutluluk Yolu ve ardından Kimse Yok Mu isimli programlarını sundum. "Kimse Yok mu " sunuculuk anlamında benim 2.miladım oldu diyebilirim.Kimse Yok mu ile eş zamanlı olarak TRT'de Gün Başlıyor programını sundum.

Yaşadıklarımı, izlenim ve deneyimlerimi 3 kitapta topladım,insanlar yüreklerini dondurmasın diye 3 de şiir albümü yaptım. ve en önemlisi çocuklarımız sevgi ile büyüsünler diye de masallar yazdım. Filiz Sabuncu'nun iki masalının da bulunduğu "İkbal'den Masallar" çocuklar tarafından çok beğenildi.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 3934
favori
like
share
St AnGeR Tarih: 18.10.2008 22:49
saol
Pedaliza Tarih: 30.05.2008 19:58
İçimden Geldiği Gibi ve Günaydın Geceyi okudum özelliklede Günaydın Gece mükemmel bir kitap..

İkbal Gürpınar insanın hayatta karşılacabileceği nadir insanlardan biri,çevresindekilerin çok şanslı olduğunu düşünüyorum
Sylar Tarih: 30.05.2008 15:32
Ablam sayesinde kitaplığımızda Benim hala umudum var ve içimden geldiği gibi kitapları mevcuttur..
bu tür kitapları okuyup bitirememe huyumdan dolayı bunlarda yarım. ama okuduğum kadarıyla güzel ve içtendi..
Ses tonu çok güzel olan ve bunu kullanmasını bilen biri..
Pedaliza Tarih: 29.05.2008 22:01

2003 - İçimden Geldiği Gibi

Nasılsınız bugün? Kokladınız mı bir çiçeği? Saksınızda hercaîmenekşe yoksa bile, küçük bir bebeği; salıncaktan düşen yaramaz bir oğlanı; beyaz saçları, kalın gözlükleriyle hayata sımsıkı sarılan bir nineyi kokladınız mı hiç?

Dokundunuz mu, yardım ettiniz mi, 'Merhaba! ' dediniz mi? Aynaya bakıp kendinize gülümsediniz mi? En son ne zaman bir eli sıkı sıkı tuttunuz?

Hatırlamıyorsanız, uzatın elinizi, bir yolculuğa çıkalım sizinle: İnişli çıkışlı, sevinçli, hüzünlü, heyecanlı, huzurlu...

Belki hatırlarsınız, yağmurun altında yürümekten damlaların içinize işlediği o baharı... Belki sokağa atarsınız kendinizi, okuyunca bu satırları; selâm durursunuz gökyüzüne, uçan kuşlara, toza toprağa, yeni filizlenmiş yaprağa...

Hazır mısınız?



2004 - Günaydın Gece

Güzellik bakan gözdeymiş. Niyetmiş her şeyi güzelleştiren, olmazları olduran. Sevgi, açılmayacak sanılan, üzerine kilit vurulan tüm kapıların anahtarıymış. Tam da ümitsizliğe düşmeye ramak kala doğuruvermiş güneşi üzerimize Yaradan; parlak ve sıcak... Tatlı dille, güler yüzle söylenen sözlere doyulmazmış...

Bu kitap, güler yüzle, düşünerek okunsun, yüreklerde sevgi dokunsun, insanlar sevdiklerine sevgiyle dokunsun, ellerindekinin kıymetini bilsin, yurdunu sevsin, kendini tanısın, bilsin diye yazıldı. Bir gece sabaha karşı ciyaklayarak dünyaya geldiğini cümle aleme duyuran çocuklar gibi, gece, sabaha karşı yazılmaya başlandı.

Herkes bana sorup dururken 'Nasıl oluyor da bu kadar pozitif bir insan olmayı başarabiliyorsunuz? ' diye. Dilersek, karanlıkları bile nasıl aydınlatabileceğimizi, geceleri nasıl gündüz yapabileceğimizi anlattım dilim döndüğünce.

Hep birlikte söyleyelim hadi. Günaydııınnn gece! ! !

2006 - Benim Hala Umudum Var

Hayatınızdan neleri çıkarıp atmak isterdiniz? Elinizde bir silgi olsa, dilediğiniz şeyleri silme hakkınız olsa, hangi yaşanmışlıkları yok ederdiniz?

Eskiden, çook eskiden hiç düşünmeden yapıverdiğiniz, üstelik kendinize mübah saydığınız neler beliriveriyor şimdi hafızanızda?

Gözünüzün önüne kimler geliyor affedemediğiniz?

Rüyalarınıza bile giren, geceleri kan ter içinde uyanmanıza sebep olan bir şeyler var mı hayatınızda?

Son zamanlarda sorguladınız mı hiç kendinizi, yaptıklarınızı?

Belki bu kitap bir dertleşme olacak sizlerle, bir itiraf, bir paylaşım. Ben ya da diğerleri yapmış olabilir yazdıklarımı, ne fark eder ki? Bu dünya, bu hava, bu su, bu toprak hepimizin değil mi? ..

İkbal Gürpınar, büyük bir samimiyetle ve içinizi ısıtan bir üslupla sanki evinizde oturmuş karşılıklı sohbet eder gibi anlatıyor Yaradan’dan dolayı çok sevdiği sizlere;

'Benim hâlâ umudum var...



2007 - İkbal'le Küçük Mutluluklar

Gözbebeğimiz gibi baktığımız, gerekli tüm ihtimamı gösterdiğimiz hâlde solan, büyümeyen, çiçek açmayan bitkilerimizi düşündüm. Evlerimizde, suyunu, vitaminini, gübresini verdiğimiz, uygun yere yerleştirdiğimiz, özenle baktığımız hâlde bitkilerimiz çiçek açmazken, bütün engellere rağmen kayalıklardaki çiçeklerin tüm güzelliklerini sergilemesinin nedeni ne olabilirdi acaba?


Hani, özel odaları, öğretmenleri, son model cep telefonları varken sınıfta kalan çocuklarımıza inat, gecekonduda yaşayan öğrencilerin takdirname alması, en iyi okulları kazanması gibi... Sanırım bu, bir azim meselesi, Yeter ki isteyelim, içimizden gelsin, bir işi başarma isteği olsun yüreğimizde... İşte o zaman çelik teller bile bizi engelleyemez..."


İkbal Gürpınar Karagözlü, uzun bir aradan sonra yeni kitabı İkbal'le Küçük Mutluluklar: "Gün Doğdu" ile siz sevgili okurlarıyla hasret gidermek için sabırsızlanıyor...


Elinden bal damlar gibi yazdığı satırlarla bizlerin dikkatini, hayatımızın koşuşturması içerisinde unuttuğumuz, ihmal ettiğimiz, geri plana attığımız konulara çekmeye çalışıyor. Ve hepimizi sevgi ve saygı dolu bir yaşama davet ediyor!..



İKBAL GÜRPINAR - ALBÜMLERi

1999 - Simidin İki Yarısı
2001 - Şiir Dinletisi2
2002 - İkbal'den Masallar
2004 - İkbal'den Masallar
2007 - Sen Gittin Gideli