Kilolu olmanızın nedeni sadece aldığınız ve harcadığınız kalori arasındaki yanlış denge olmayabilir. Metabolizma, hormonlar ve iyi çalışmayan bezler de kilolu olmanızın sebebi olabilir. Kendinizi aç bırakmadan önce mutlaka bu sebepleri değerlendirin ve sebep ne olursa olsun bir beslenme ve diyet uzmanından beslenmeyi öğrenmenin en doğru yol olduğunu hiçbir zaman unutmayın. Bezler: Çok iyi çalışmayan tiroid bezleri, kilo problemlerinin nedeni olabilir. Ancak gerçek şu ki aşırı kilolu her insanın tiroid bezlerinde problemi yoktur ve olsa bile genellikle kilo aldıracak kadar ciddi bir boyutta değildir. Eğer salgı bezlerinizde bir sorun olduğundan şüpheleniyorsanız, doktora gitmek konusunda tereddüt etmeyin. Ancak aşırı kilolu insanların sadece yüzde 5’inden az bir kısmında bu problemin olduğunu da unutmayın. Metabolizma: Vücudunuzun yaşamak için kullandığı enerji (kalori) miktarı olan metabolizma hızı, kişiler arasında oldukça değişkenlik gösterir. Bu da onların kilo alıp vermelerini etkiler. Bazı kadınlar günde 1600 kalori ile hızlı bir şekilde kilo verirken, günde 800 kalori almalarına rağmen yavaş kilo veren insanlar da nadir olmakla birlikte vardır. Bu insanlar enerjiyi depolayarak ve kilo aldırarak daha idareli çalışan bir metabolizmaya sahiplerdir. Metabolik ihtiyaçlarınızı tam olarak belirlemek önemlidir. Eğer bu şekilde idareli çalışan bir metabolizmanız varsa egzersiz çok önemlidir.

Genetik: Aşırı kilo ailede başlar. Aşırı kilolu ebeveynleri olmayan bir çocuğun kilolu olma ihtimali yüzde 10’dan azdır. Eğer ebeveynlerden biri aşırı kilolu ise bu olasılık yüzde 40’a kadar çıkar. Eğer iki aşırı kilolu ebeveyn varsa bu ihtimal yüzde 70 - 80’dir. Bu da elbette, ailelerin yemek yeme ve egzersiz alışkanlıklarını çocuklara geçirme eğilimini yansıtmaktadır. Yıllardan beri hayvanların yağlı olduğunu ve bu şekilde yetiştirildiklerini biliyoruz. Süper marketten aldığınız et, yağlı olmak için yetiştirilmiş hayvandan gelmektedir.

Genetik mi? çevresel faktör mü? Geçtiğimiz 15 yıl, beden ve kilo dengesinin genetiği üzerine yapılmış araştırmalar konusunda bir patlama yaşanmıştır. Genetik araştırma yapmanın yollarından biri de aynı yumurta ikizleri üzerinde çalışmaktır. Araştırmalar birlikte yetiştirilen ikizlerle ayrı yetiştirilen ikizlerin beden ağırlıklarını karşılaştırır. Eğer genler bu kadar önemliyse, ikizlerin birlikte ya da ayrı yetiştirilseler de kilolarının benzer olmasını bekleriz. Eğer ayrı büyüyen ikizler birlikte büyüyen ikizlere göre birbirlerinden daha farklı ise çevrenin önemli bir etkisi olduğunu düşünebiliriz. Araştırmalar ikizler ayrı da yetiştirilseler de birlikte de büyüseler, beden ağırlıklarının hemen hemen aynı olduğunu göstermektedir. Bu da genlerin önemli olduğu anlamına gelir.

Ancak bu, kilonun sadece genler tarafından kontrol edildiği anlamına gelmez, çünkü nasıl yemek yediğimiz de genetik yatkınlığımızın ince ya da kalın olmamız üzerindeki etkisini belirler. Bu araştırmanın bir avantajı, insanları aşırı kilolu olmaktan dolayı kendilerine yükledikleri suçluluktan kurtarmasıdır. Ne yazık ki, insanlar genetiğin önemini fazlasıyla abartarak kilolu olmanın kaderleri olduğunu ve yapılacak hiçbir şey olmadığını hissederler.

Yağ hücreleri: Bedenimiz, “adipoz dokusu” da denilen yağ hücreleri içinde yağ toplar ve biriktirir. Bazı insanların çok sayıda yağ hücresi varken (ergenlik dönemindeki şişmanlık sebebiyle olabilir) bazılarında yağ hücresi sayısı normaldir. Ancak onların da yağ hücreleri çok büyük ve geniştir. Bazılarında ise iki durum da vardır. Çocuklukları boyunca şişman olan veya aşırı kilolu bireylerin yağ hücreleri hem çok büyüktür, hem de çok fazla sayıda olma eğilimindedir. Bu alandaki ilk araştırmaları yapanlar, yağ hücresi fazla olan bireylerin kilo kaybetmesinin çok zor olduğunu öne sürmüşlerdir.

Ailede yetiştirilme: Kimi aileler duygusal ve hatta kültürel sebeplerden dolayı aşırı yeme alışkanlığı geliştirirler. Bazı kişiler ailede yetiştirilme şekline bağlı olarak psikolojik nedenlerden ötürü yemek yerler. Bu kişiler için davranış değişimini hedefleyen bir program en doğru yaklaşımdır, çünkü bu tip programlar duyguları yemek yeme davranışından ayırmaya ve zevk almak için başka kaynaklar bulmaya yardım eder.
Psikolojik faktörler: Çoğu aşırı kilolu kişi stres, depresyon, yalnızlık, öfke ve diğer duygular karşısında yemek yeme davranışlarını kontrol ederken zorlanır. Eğer öyleyse, bunun reçetesi altta yatan psikolojik problemi yani aşırı yeme davranışının ortadan kalkmasını umarak çözmek olacaktır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 461
favori
like
share
mtn88 Tarih: 22.06.2008 18:14
Teşekkürler paylaşım için
Sindy Tarih: 03.06.2008 10:17
paylasim icin tesekkurler SU-PERISI
Lady Tarih: 31.05.2008 09:12
eline sağlık su perisi
nilos Tarih: 31.05.2008 01:16
teşekkürler paylaşım için kilo vermem gerek