EGE Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Akın, kalp krizine bağlı ölümlerin yüzde 40- 65'inin belirtilerin başlamasından itibaren 1 saat içinde hastaneye ulaşmadan gerçekleştiğini belirterek, “Kalp krizinin en önemli belirtisi göğüs ağrısıdır. Hastaların ve hasta yakınlarının bu konuda bilgilendirilmeleri ve yapacakları ilk müdahale, mevcut ölüm oranlarını azaltacağı gibi, kriz sonunda vücutta oluşacak zararları da ortadan kaldıracaktır” dedi.

Göğüs ağrısının yeri, şiddeti ve süresi ile ağrıya eşlik eden bulguların kalp krizine ait olup olmadığının belirlenmesinin önem taşıdığını kaydeden Prof. Dr. Akın, “Ağrı, göğsün sol tarafında yaygın, basıcı, ezici, yanıcı ve iğnelenme şeklinde karakter gösterebilir. 3- 5 dakika sürebileceği gibi 20- 30 dakika arasında da devam edebilir. Omuza, çeneye, sol elin parmaklarına kadar yayılabilir, sırtı vurabilir. Bulantı, kusma, terleme, ölüm korkusunun eşlik ettiği bir panik görünümü vardır. Ağrı hareket ettikçe artabildiği gibi, dinlenince geçebilir. Oksijen, ağrı kesiciler hastayı rahatlatabilir ve ağrıyı giderebilir” diye konuştu.

Akciğer hastalıkları, mide- barsak, yemek borusuna ait problemler, kemik ve adale ağrılarının da kriz sırasında görülen ağrı ile karıştırılabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Mustafa Akın sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mevcut ağrıyı yeri, şiddeti ve süresi ile tanımladıktan sonra yapmamız gereken ilk şey en yakın sağlık kuruluşuna hastanın naklini yapmaktır. Sağlık kuruluşuna ulaşıncaya kadar hasta yakınlarının nasıl davranacağı çok önemlidir. Hemen 112 acil çağrıdan hastanın durumu ile ilgili bilgi aktarımı yapılmalı ve ambulans gelinceye kadar hastanın hareket ettirilmemesi, hastanın odasının havalandırılması, üzerindeki giysilerin gevşetilerek, kravatının çıkarılması, başının hafif yukarıda yatmasının sağlanması önemlidir.”

Pratikte yaşanan gecikmelerin yüzde 58 hastaya, yüzde 11 hekime bağlı olarak, yüzde 14 sağlık kurumuna ulaşım ve yüzde 17'sinin de hastane içerisindeki nakilde yaşandığını açıklayan Prof. Dr. Mustafa Akın, “Bu gecikme süresi ortalama 4 saat sürebilmektedir. Oysa ilk 2 saatten sonra kalpteki hasar giderek artmaktadır. O halde ölümü engellemek, kalpte oluşacak zararı asgariye indirebilmek için hızlı tanı, hızlı hastaneye sevk ve acil bir şekilde tedaviye başlanması önem taşımaktadır” diye konuştu.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 578
favori
like
share
SU-PERISI Tarih: 30.05.2008 20:14
Yararlı bilgiler için saol erenmelek.