[COLOR=orangered]
- İspanyol Masalı -

Yalçın kayaların tepesindeki bir şatoda, genç bir prens
annesiyle birlikte yaşarmış. Bu prens havanın çiçek
kokularıyla dolu olduğu bir bahar günü avlanmaya gitmiş.
Av peşinde dolaşırken akşama doğru ağaçların arasında karşısına
gümüş renkli minicik bir göl çıkmış.
Birden uzaktan kanat sesleri duymuş ve ağaçların
arkasına saklanmış. Üç tane uzun boyunlu narin kuğu gökten
süzülmüş. Gölün kıyısına konan kuğular
beyaz tüylerini bir elbise gibi çıkarmışlar.
Genç prens gördüklerine inanamamış; kuğular birbirinden güzel
genç kızlara dönüşüvermişler.
Kızlar göle girip yıkanmış,eğlenmişler.Sonra da kıyıya geri dönüp,
tüyden elbiselerini sırtlarına geçirip kanatlanmışlar.
Kızların üçü de çok güzelmiş, ama en küçükleri dünya güzeliymiş.
Prens o günden sonra başka şey düşünemez olmuş. Varsa yoksa kuğu kız!
Sonunda annesine durumu anlatmış.
"Eğer kuğu kıza kavuşamazsam, onunla evlenemezsem, ben bu dünyada
yaşayamam" demiş.
Prensin annesi çok kederlenmiş. "Ah yavrum! Sen kuğu kızı unut" demiş,
"O bir peri kızı. Peri kızları da insanların yanında yaşamaz" diye dil dökmüş.
Prens annesini seviyormuş, gerçekten yürekten seviyormuş,
ama kuğu kızı daha çok seviyor olsa ki, vazgeçememiş.
Kızı unutamamış. Kuğuları gördüğü göle geri dönmüş,
sabah akşam arada kuğuların geleceği
günü bekemeye başlamış.
Bir gece uzaktan yine kanat sesleri duyulmuş. Prens heyecanla gözlerini
gecenin karanlığına dikmiş. Sonunda üç zarif kuğu göl kıyısına konmuş.
Kuğular, beyaz tüyden elbiselerini üzerlerinden atıp yine dünya güzeli
birer kız haline gelmişler. Suya girip yıkanmaya başlamışlar.
Onlar orada yıkanırken genç prens, en küçük kızın tüyden elbisesini
kaptığı gibikaçmaya başlamış. Arkasına bile bakmadan koşmuş.
Kız kardeşler de hemen kıyıya yüzmüşler. İki kardeş elbiselerini
sırtına geçirip uçmuş. En küçük kız ise tüyden elbisesi olmadığı için
uçamamış.Prensin peşinden koşmuş.
Onu yakalayınca da önünde diz çöküp elbisesini geri vermesi için yalvarmış,
yakarmış. Ablalarının peşinden gidebilmek için diller dökmüş.
Prens kararlıymış. Kuğu kızıntüyden elbisesini vermemiş.
Sırtına bir pelerin sarıp, kızı şatosuna götürmüş
ve onunla evlenmiş. Bir süre sonra kuğu kızı peri kardeşlerini unutmuş.
Tüyden elbisesini unutmuş. Gümüş renkli gölü unutmuş.
Aradan altı bahar geçmiş.
Ağaçlar yedinci defa çiçek açmaya başladığında,
kuğu kızı peri kızı, prense bu şatoya ne zaman ve nasıl geldiklerini sormuş.
Kız beyaz ışıklar saçan elbisesini bulup eline almış.
Denemek ister gibi sırtına geçirmiş
ve bir anda tekrar uzun boylu narin bir kuğu olup,
açık pencereden uçuvermiş!
Prens o günden bu yana her baharda gümüş renkli gölün kıyısına
gidermiş.Göl kenarında oturur, gece uzaklardan duymayı ümit ettiği
kanat seslerini dinler kuğuların geleceği anı beklermiş.
Ama kuğu kız bir dahagelmemiş.
Kuğu kızı peri kızını o günden sonra kimse görmemiş.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2295
favori
like
share
sil baştan Tarih: 07.11.2008 16:12
usta senmi yazdın kopyala yapştırmı yaptın
tatlıdil Tarih: 06.11.2008 13:46
paylaşım için teşekkürler
sil baştan Tarih: 05.11.2008 18:54
paylaşım için teşekkürlerrr
MyNiceWorld Tarih: 22.12.2005 19:12
TEŞEKÜRLER
SU-PERISI Tarih: 11.12.2005 17:20
paylaşımların için teşekkürler ellerinize yüreğinize sağlık usta
FadiK Tarih: 12.10.2005 10:28
ellerine saglik tesekkürler levis abi
CHaRLie Tarih: 16.05.2005 00:27
paylaşım için tşkler....