(6-11 YAS) ÇOCUGUNUZ VE SIZ (6-11 YAS)

Okul çagi çocugun ailesinden çikip dis dünyaya açildigi; toplumsal çevreye iyice karistigi bir dönemdir. Bu dönem ergenligin baslangici sayilan 11-12 yaslarinda sona erer. Bu dönemde çocukta cinsel kimlik belirlenmistir. Kizlar kiz olma erkekler erkek olma özelliklerini almislardir. Çocukta iyi ile kötüyü birbirinden ayirma söz konusudur. Çocugun bagimliligi azalmis, artik anne yavas yavas eksen olmaktan çikmistir. Bu dönemde oyunlar devam eder. Çocuklar oldukça canli ve hareketlidirler. Birbirleri ile sürekli yaris içindedirler. Filmlerden özenip kendi baslarina çeteler kurarlar, oyun diye kavgalara girisirler. Kisaca bu dönem beceri duygusunun gelistigi dönemdir. Pul biriktirme, oyuncaklari bozma ve tamir etmeye çalisma, evdeki aletlere ilgi duyma.... gibi davranislar görülür.
Çocuklar basarma zevkini tattiklari zaman kendisini ise yarar bir varlik olarak görür. Övülmek, kabul edilmek ve begenilmek çocuklara mutluluk verir. Eger çocuk basarisizsa ve basarisizligi sürekli yüzüne vurulmussa çocukta asagilik duygulari olusur. Kendisini yetersiz, degersiz bir birey olarak algilar. Arkadaslari içinde de bu duygular belirir ve çocuk içe kapanir.
AILE
Aile çocuga ne saglar?
TEMEL GEREKSINIMLARI: Beslenme, barinma, korunma, sevilme, egitilme. Temel gereksinimleri karsilanan çocuk saglikli çocuktur.(gerek fiziksel, gerek ruhsal yönden)
Çocuk keskin bir gözlemcidir. Anne baba iliskilerini, kardesleri ile olan
iliskilerini tüm yönleri ile gözden geçirir. Bunlardan sonuçlar çikarir ve duruma iliskin tepkilerde bulunur. Bu nedenle esler arasindaki uyumlu sicak iliskiler çocuk üzerinde çok etkilidir. Gergin ve sürtüsmeli iliskiler çocugun saglikli bir kisilik gelistirmesini engeller. Esler arasindaki geçim ya da geçimsizligin çocuga yansimasi oldukça etkilidir. Tabii aile içindeki olumsuz yasantilar çocukta olumsuz kisilik olusumuna ya da olumsuz davranislara neden olacaktir. Özellikle çocuklarin kisilik gelisiminde önemli bir nokta da anne baba tutumlaridir. Buna geçmeden önce evdeki iliskilerdeki düzensizlik, esler arasindaki kavga ya da tartismalarin asiri durumu çocugu zedeler. Bu nedenle mümkün oldugunca evdeki tartismalarin çocuga yansitilmamasi gerekir ya da yapici tartismalar yapilmalidir.
AILENIN KISILIK GELISIMINDE ETKILERI

Olumlu olumsuz anne baba tutumlari ve çocuga etkisi:

1) Baskici ve kabul edici tutum:
Bu tür anne ve babalar çocugun sosyal yasantisini kontrol altina alirlar. Oyun arkadaslarina ve seçimlerine hep müdahale ederler. Bu tür çocuklarda:
-Gelisim geriligi
-Uyumsuzluk
-Anne babaya asiri bagimlilik
-Asagilik duygusu
-Korkular olusur.

Kimi hirsli anne ve babalar çocuklarin yetersizliklerini hos görmezler. Yeteneklerini ve kapasitelerini zorlamaya çalisirlar. Yetenek ve kapasitelerinin üzerinde basari beklerler. Bu durumda çocuklar asiri gayretli ve hirsli olurlar. Küçük basarisizliklar altinda ezilirler. Bu durumda yine asagilik duygulari ve basarisizlik korkulari olusur.
2) Baskici ve reddedici tutum:
Bu tür anne ve babalar ilgisiz sevgisiz, dayak atma suretiyle reddedici tutum içine girerler. Çocuga bagimsizlik vermezler. Asiri yasaklar koyarlar, asiri koruyucu davranislarda bulunurlar. Buna karsilik çocuklarda:
-Hirsizlik
-Yalancilik
-Utangaçlik gibi durumlar görülebilir.
3) Reddedici tutum:
Bu tür anne ve babalar çocuklarina karsi ilgisiz ve ihmalcidirler. Gevsek ve tutarsiz disiplin uygularlar. Çocuklarini kendi hallerinde birakirlar. Bu durumda çocuklarda :
-Otoriteye karsi gelmek
-Kötü, olumsuz davranislarda bulunma gibi dikkât çekmeye yönelik davranislar görülür.
4) Tabii ve kabul edici tutum:
Bu tür davranislarda bulunan anne ve babalar çocuklarinin olmayacak isteklerini kabul ederler. Çocuklarinin kusurlarini görmezden gelirler. Basarilarini sürekli överler. Kisacasi çocuklarini simartirlar. Simartilmis çocuklarda:
-Sinirlilik
-Uykusuzluk
-Tirnak yeme
-Yatagini islatma
-Duygusal açidan gelisememe sonucu bebeksi davranislar görülür.
-Paylasmaktan hoslanmazlar, öfke nöbetleri, aglama, hastalik numaralari görülür.
-Iste bu yollarla istediklerini elde etme çabasina girerler.
5) Demokratik tutum:
Çocuklara sartsiz sevgi gösterilmelidir. Onlarin kisiliklerine ve bagimsizliklarina saygi göstermek gerekir. Normal basari beklemek sureti ile çocuklari kabul etmek gerekir. Demokratik anne ve babalar çocuklari ile dürüst iliski içindedir. Onlara sorumluluk verirler. Sefkatli ve tutarli bir disiplin anlayislari vardir. Bu durumda çocuklarin kendilerine güveni artar ve daha gerçekçi olurlar. Burada disiplindeki amaç çocuga davranislarinin düzenlenmesini saglayarak kendi kendisini yönetme yetenegini kazandirmak olmalidir. Bir baska degisle çocuk dogru olanla olmayani ayirdetmesini ögrenmelidir. Çocuk egitiminde hiçbir zaman ceza korku araci olarak kullanilmamalidir. Etkili ceza yöntemleri uygulanabilir. Ödülle dengeli olmalidir. Anne baba çocuk arasinda güven anlayis olmalidir.
Temelinde sevgi olan hiçbir egitim basarisizliga ugramaz.
Pestallozi

ARKADASLIK
Arkadas iliskileri çocugun evde karsilanmayan en önemli gereksinimlerinden birisidir. Arkadas edinmek, bu iliskiyi sürdürmek büyük bir olgunluk istiyor. Bu nedenle bir kimsenin ruhsal olgunlugu arkadaslarina bakarak saptanabilir. Gerçekten çocuklugun en agir ruhsal bozukluk diyebilecegimiz içe-kapaniklikta en önemli faktör çocugun arkadas ortamina karismamasi, arkadassiz olmasidir. Kimi aileler çocuklarinin yasitlari ile oynamasini istemez, bunu engeller. Çocuguna ham ana hem baba hem arkadas olma düsüncesine girerler. Çocugunu gezdirir, onunla oynar. Bu yanlistir. Çünkü çocuk gerek okul ortaminda gerek diger sosyal çevrelerde arkadasliklar kuramaz yine eve döner ve içe kapanir. Böyle ana babalar çocugunun disarida çocugunun kötü seyler ögreneceginden, düsüp yaralanacaklarindan korkarlar ve sürekli çocuklarina müdahale ederler.
Kimi ana babalar da çocuklarinin arkadas iliskilerini engellemezler. Ancak her adim basi karisir. Kiminle oynayip oynamayacaklarina karisir. Bu tür çocuklarda daha sonraki dönemlerde arkadaslik kurmada güçlük çekerler. Bu çocuklar hep baskalarina göre hareket ederler, pasif ve kendilerine güvensiz olurlar. Saldirgan egilimli çocuklar da sürekli arkadaslari ile çekisme içine girerler. Bencil olurlar.
Cinsel kimligini kazanmakta güçlük çeken bir erkek çocuk ya hep kiz çocuklari ile ya da kendi yasindan küçüklerle oynamayi tercih eder. Dolayisiyla ana babaya düsen görev eger gerçekten çocuklarini iyi egitmislerse çocugunun kötü arkadaslarla birlikte olacagindan endise duymamalidirlar. Bir bakima arkadassizlik kötü arkadas edinmekten daha kötüdür. Eger çocugun arkadasliginda aksamalar görülüyorsa arkadaslarin asiri bagimliysa problem ev içindeki bir eksiklikten kaynaklaniyor demektir. Sonuçta çocugun arkadas seçimi yine anne baba denetiminde olmalidir. Ancak bu durum çocuga sezdirilmemelidir. Zaten basarili, iyi egitim almis çocuklar daha kendine güvenli, daha disa dönük ve arkadas iliskilerini dengelemis olur.
ETKILI ÇALISMA DAVRANISININ KAZANDIRILMASI
BASRISIZLIK NEDENLERI:-Nasil çalisacagini bilememe:
Çocuk derse motive olamamistir. Kitaplarini defterlerini kullanmasini
bilmiyordur ya da ödevlerini yapamiyordur. Ev ödevleri çocuklarin en önemli
sorumluluklaridir. Çocuga bagimsiz olma becerisini kazandirir.
-Ögrenme sorunlari:
Kimi çocuk daha agir daha geç ve güç ögrenir.
-Psikolojik problemler:
Nasil önlenir:
-Uygun çalisma ortamini saglamak
*Çalisma odasi ya da kösesi
*Düzenli bir ortam
*Sessiz bir ortam
*Isik düzeni
*Programli çalisma ( kimi çocuklar günün belli saatlerinde daha verimli olurlar. Bu zaman saptanarak çalisma saatleri belirlenmelidir. Bu çalisma saatleri arasinda mutlaka 10-15 dakikalik dinlenme araliklari konmalidir. Ayrica mevsimlere göre de ders basarisinda düsmeler görülebiliyor.

-Öne çikarilmis üstün olma duygusu:
Beceri duygusunun kazanildigi dönemdir. Hiçbir ögrenci basarisiz degildir. Her ögrencinin belli yetenekleri var. Öncelikle bu yetenekleri kesfetmek gerekiyor. En küçük basarilar bile desteklenmeli, yüceltilmelidir. Çocuk beceri duygusunu hissetmelidir.
-Ögrenmeye ve çalismaya karsi olumlu bir tutum sergileme:
*Çocuklara karsi olumsuz ve suçlayici ifadelerden kaçinilmalidir.
*Bos laflarla sen çalismazsin.
*Bunlari kafana nasil sokacagiz?
*Anlamiyorsun, aptalsin!.....
gibi sözler yanlistir. Bunlarin yerine:
Çok çalisman gerektigi anlasiliyor ya da Yapacak çok seyin olmasi çalisma azmini kirabilir.gibi olumlu cümlelerin kurulmasi etkili olabilir.
Ev ödevleri çocuklar için çok önemli bir sorumluluktur. Bu nedenle ev ödevi yaparken çocuklara yapilan asiri yardim iyi degildir. Sadece yönlendirici olmakta fayda vardir. Çocuklara ev ödevlerini yapmalari için sürekli hatirlatma, azarlama yapilmamalidir. Çocuklar ev ödevlerinin çok olmasindan yakinabilirler. Bu sikayet kabul edilmeli, dinlenmeli ancak tartisilmamalidir. Bu sikayetlere anliyorum senin için gerçekten zor geliyor.denilebilir bu tür ifadeler çocugu anladigimizi gösterir.
Çocuklar mutlaka okumalidir. Mutlaka basucunda kitaplar bulundurulmalidir ve okumak çocuklara özendirilmelidir. Buradaki amaç çocuklarin duygu ve düsüncelerinin kolaylikla ifadesini saglamaktir.
Ailenin kullandigi olumsuz ifadeler çocugun çalisma azmini kirar.
Kesinlikle çocugun basarisi diger çocuklarla kiyaslanmamalidir.
Ders çalisma aliskanliginin kazandirilmasinda ödül yöntemi kullanilabilir. Ancak ödüller maddi olmaktan çok manevi olmalidir.
Her zaman yapici ifadeler kullanilmalidir. yapamayacagim yerine yapacagim basaramayacagim yerine basaracagim... gibi

DERLEYEN: MURAT BAYHAN

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 552
favori
like
share