Yollar Ve Duygular - Yaşam Hikayeleri - Hatice Yücesoy

Bir sonbahar başlangıcında Eylül'ün ilk günleri,gökyüzü olabildiğince mavi ve duru,hava en taze kokusuyla,heyecanlı yürekleri tazeliyordu.Damla birçok anıyı geride bırakmış,Yaz'ın tükenişiyle,bıraktığı şehrin tükenmişliğinde,yeni bir yolun ışıklarında ilerliyordu.

Damla taşındığı bu yeni şehirde,altın yürekli,sempatik ve kendisi gibi gazeteci olan Yusuf diye biriyle tanışır.Mesleklerindeki benzerlik ve mizaç uyumları onları kısa bir sürede birbirine yakınlaştırır.Hemen her gün işten çıktıktan sonra deniz kenarındaki şirin cafede buluşurlar.Sanat,siyaset,memleket sorunları ve gazetecilik,güncel konularda sohbet,edip birbirlerinin düşüncelerini anlamaya çalışıyorlardı.Damla hayatından memnun yaşayıp giderken bir tesadüf sonucu Namık diye......... biriyle tanışır,uzun boylu,esmer,ve etkileyici bir görünümü olan,kadınları kolayca etkleyebilen bir yapısı vardır. Onun bakışları ve sözlerinden etkilenen Damla'nın yüreğinde farklı bir sarsıntı meydana gelir bu hislerin kıvılcımlarının etkisinde kalarak Namık'ın buluşma teklifini kabul eder.Gece boyu onu düşünür,fakat yüreğindeki tereddütler de rahat bırakmaz,ama onu tanımaya da kararlıdır.Ertesi gün saat iki de buluşacaktı Namıkla,o saatten kısa bir süre önce Yusuf arar.Damla Yusuf'un kendisinden hoşlandığının farkındadır fakat aynı hislerle çarpmayan yüreği Namık'a akmaktadır.Bu hislerin etkisiyle Yusuf'la o gün buluşmaz,ona yalan söyler,şehir dışına çıkması saat üçte değilde ikide gitmesi gerekiğini anlatır.Yusufta inanır.Ve Namıkla buluşan Damla karışık hisler içindedir.Daha birkaç dakika içinde Namık ukalaca ve bencilce davrınışlarla Damlayı olumsuz etkiler.üstelik o masumca bakışlarda farklı ateşler yanmaktadır,gözlerdeki farklı alevlerin yansıması Damla'yı Namık'tan soğutur ve bir pişmanlık hissine kapılan Damla dürüstlükle Aşk arasındaki çelişkinin girdabında Namık'a unutamayacağı birkaç sözle veda eder,böylesi şımarık ve egoist bir karekterin bütün çekiciliği ve cazibeli bakışları,etkisini kaybeder.Damla onun yanında Yusuf'u düşünmyeye başlar ve ikisi arasındaki karekter farkını anladıkça,Yusuf'u özlemeye başlar ve ona yalan söylediği için üzüntü duyar.

Damla ,Namık'a veda ettikten sonra yavaş yavaş yürümeye başlar ve bu şehirdeki ilk hayal kırıklığını yaşamış olur. Hızlı gelişen olayları düşünürken kaldırımların dilsiz suretinde ağır ağır basan ayaklarla,birden bire arkasından biri seslenir ve bu Yusuftur.Baya bir şaşkınlık yaşar;çünkü Yusuf onun şu an yolda olduğunu düşünüyordu.Yusuf pek birşey sormaz,yakınlarda bir parkta oturup dinlenirler biraz,Damla'nın hüzünlü gözleri,Yusuf'un suskun bakışlarına takılan birkaç sonbahar yaprağı ve birkaç aldanış.Damla, YUSUF'un anlattıklarını dinlerken saate baktı ve vakit epey geçmişti,Yusuftan özür dileyerek gitmesi gerekiğini söyler.onunla vedalaşarak,otogara doğru yürür.
Halasının yanına bir iki günlüğüne gidip kafasını dinlemek isteyen damla,yol boyu o gün yaşadıklarını düşünür,Kendisini çok kötü hissettiği anda yusufla karşılaşması,Namık'ı unutamayışı,onun yalnış tavırları............karmaşık duygular içinde uzayan yollarda dökülür gözlerinden birkaç damla,yollar ve duygular uzayıp giderken, hayatın oyunları altındaki gizli sezgilerin iletileri de yavaş yavaş belirir.

Hatice Yücesoy

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 414
favori
like
share
Cıcıkız Tarih: 20.06.2008 19:21
paylaşım için teşekkürler S
YaSaM aTeSi Tarih: 17.06.2008 23:34
iyilik karşılıksız kalmaz.