Ülkenin birinde, çok akilli bir papagan yasardi. Büyük bir agacin üstünde yuva kurmustu. Agacin kovugunda da bir çakal, yavrularini büyütüyordu.
Çakal ara sira ava gidince, papaganin yavrulari asagi iniyordu. Agacin kovuguna girip çakalin yavrulariyla oynuyorlardi. Anne papagan, bu durumdan hiç hosnut degildi.
Bir gün yavrularini toplayip ögüt vermeye basladi:
Yavrularim! Kendi cinsinizden olanlarla arkadaslik edin. Çakallarin size zarar vermelerinden korkuyorum.
Fakat yavru papaganlar, annelerinin sözünü dinlemiyorlardi.
Bir gece çakal, yiyecek bulmak için uzaklara gitti. Bu arada bir kurt gelip çakalin yavrularini yedi. Çakal döndügünde yavrularini bulamadi. Çok üzüldü.
Yavrularinin basina gelenlerden papaganin yavrularini sorumlu tuttu.
Onlar bu kadar ses çikarmasaydi kurt yavrularimi bulamazdi. Öcümü alacagim, papaganlari mahvedecegim, diye yemin etti. Nasil bir kötülük yapacagini düsünürken arkadasi karakulak ona akil verdi.
Iyisi mi kendini yarali gösterip bir avciya görün. Sonra onu, bu agacin yanina sürükle ve saklan. Avci, papaganlari avlayacaktir.
Çaylak, Karakulak'in dedigi gibi yapti. Avciyi pesine takti, agacin yanina gelince saklandi.
Avci, çakali kaybedince etrafi arastirdi. Agacin tepesindeki papagan yuvasini gördü. Hemen çantasindaki agi çikarip atti. Papagan ve yavrulari aga takilmislardi.
Papaganlar çirpiniyorlar ama agi delip kaçamiyorlardi. Papagan, telaslanan yavrularini yatistirdi.
Korktugum basima geldi. Arkadaslik ettiginiz çakallarin annesi bize bu kötülügü yapti. Ama olan oldu bir kere. Simdi buradan kurtulmanin çaresine bakalim.
Nasil? diye sordu yavru papaganlar.
Anne papagan cevap verdi:
Ölmüs gibi davranin. Hareketsiz durun. Sizi agdan atinca da uçup gidin. Ben sizi sonra bulurum.
Öyle yaptilar. Avci agi asagi çekti. Sonra da agi açip hayvanlara bakmaya basladi.
Yavru papaganlar kaskati kesilmisti. Avci, "Her halde korkudan öldüler." diye düsünerek onlari atti. Yavru papaganlar, atildiklari yerden kalkip uçtular. Bunu gören avci sinirlendi.
Bana oyun oynadilar, dedi öfkelenerek.
Avci, anne papagani aldi. Onu sehre götürdü. Ona siir okumayi ve sarki söylemeyi ögretti. Sonra papaganin çok bilgili ve konuskan oldugunu yaydi. Herkes siir okuyan, sarki söyleyen bu papaganin ününü duymustu.
Papaganin söhreti, padisahin kulagina da gitmisti. Adamlarina;
Getirin bakalim su papagani, becerilerini görelim, dedi. Bu emir üzerine avci bulunarak Saraya getirildi.
Padisah, siir okuyan, sarki söyleyen papagani çok sevdi. Parasini ödeyerek onu avcidan satin aldi. Sarayda en nefis yiyecekler, en tatli meyveler papaganindi. Ama o mutlu degildi. Hep üzüntülü ve düsünceliydi.
Yemek yemeyen papaganin üzüntüsünü padisah fark etmisti. Bir gün pencere kenarinda agladigini gördü. Hem ötüyor, hem agliyordu. Yavrularini düsünüyordu yine. Kim bilir neredeydiler, ne yapiyorlardi zavalliciklar?
Padisahin yufka yüregi, papaganin bu aglayisina dayanamadi. Yanina çagirip üzüntüsünün sebebini sordu. Papagan, çakalin yaptiklarini ve yavrularinin durumunu merak ettigini anlatti. Padisah, bu duruma çok üzüldü ve papagani saliverdi. Papagan da tesekkür ederek yavrularina dogru uçup gitti.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 945
favori
like
share
FadiK Tarih: 12.10.2005 10:36
ellerine saglik tesekkürler cakar
CHaRLie Tarih: 15.05.2005 23:17
paylaşım için tşkler....
salamurayaprak Tarih: 02.04.2005 11:29
saol dostum ellerine saglik....