Bu hastalarda esas olarak üç ayrı tedavi seçeneği vardır. Ancak aynı hastada bir veya ikisi beraber veya birbirini takip eden zaman içinde kullanılabilir. Bunlar:
[COLOR="deepskyblue"]Anti tiroit adı verilen ilaç tedavisi: Bu ilaçlar tiroitte hormon yapılmasını önlemektedir.
[COLOR="deepskyblue"]Radyoaktif iyot tedavisi: Bu yöntemde, radyoaktif iyodun yaydığı radyasyonla tiroit hücrelerinin tahrip edilmesi ve sonuçta hormon üretmemesi amaçlanmaktadır.
[COLOR="deepskyblue"]Cerrahi tedavi: Bu yöntemde ise tiroidin büyük bir bölümü veya tamamı çıkarılır. Böylece hormon yapan hücre sayısı azaltılır veya tamamen ortadan kaldırılır.
Daha önce de değinildiği gibi tiroidin fazla çalışmasına neden olan iki ana grup hastalık vardır.
Bunlardan ilki Graves hastalığıdır:

Bu hastalarda tiroit genellikle düzgün bir şekilde büyümüştür. Ayrıca değişik derecelerde göz sorunları da vardır. Dolayısıyla bu hastaların göz bölümü ile beraber izlenmesinde yarar vardır. Bu grup, en çok sıkıntı yaratan hastalık grubunu oluşturur. Tedavinin şekli hastanın yaşına, tiroidin büyüklüğüne, büyüme şekline ve nedenine göre değişiklik arz eder. Şimdi graves hastalığında uygulanabilecek tedavi seçeneklerine değinelim.
• [COLOR="deepskyblue"]İlaç tedavisi: Tiroit hormon yapımını yavaşlatarak ve kesintiye uğratarak kana daha az tiroit hormonu geçmesini sağlayan ve hastalığı kontrol eden ilaçlara antitiroit ilaçlar adı verilmektedir. Biraz önce değinilen kriterler göz önüne alınarak hastaya verilecek ilacın dozu ayarlanır ve hastalık düzeldikten sonra uzunca bir süre (ortalama 1-1,5 yıl) ilaca devam edilir. Burada hastaların dikkat etmesi gereken konu; yakınmaları düzelse bile tedavi eden hekimin bilgisi olmadan ilaçları hiçbir şekilde kesmemeleri gerektiğidir. Tedavi bittikten sonra hastalığın tekrarlama şansı diğer tedavi seçeneklerine göre oldukça yüksektir. Çok sık kontrol gerektiren bu yöntemde ilaçların bazı yan etkileri olabilir. En önemli yan etkisi çok sık görülmemekle beraber kanda lökosit sayısının düşmesidir. Lökosit sayısı çok düşerse en küçük bir enfeksiyon bile büyük sorunlara yol açabilir. Ancak muntazam kontrollerine giden bir hastada bu yan etkiler çoğu zaman büyük sorun yaratmadan fark edilebilmekte ve önlenebilmektedir. İlaçla kontrol edilemeyen ya da ilaç kesildikten sonra hastalığı tekrarlayan bireylerde diğer iki tedavi yönteminden birinin seçilmesi genel kabul görür. 20 yaşının altındaki genç hastalarla gebelerde cerrahi tedavi en uygun seçenek gibi görülmektedir. Diğer hastalar ise radyoaktif iyot tedavisine adaydır. Ancak guatrı çok büyük olanlarda ve Graves hastalığı olmasına karşın nodülü de olan hastalarda yine cerrahi tedavi göz önüne alınmalıdır. Diğer yandan ileri derecede göz sorunları olan hastalarda ilaç tedavisi ile hastalık kontrol edilememiş ya da tekrarlamışsa, cerrahi tedavinin ön planda düşünülmesi daha çok kabul görmektedir. Çünkü bu hastalara radyoaktif iyot verilmesi ile göz bulgularının daha da artabileceği belirtilmektedir.
• [COLOR="deepskyblue"]Radyoaktif iyot: Hormon üreten tiroit hücrelerini tahrip eden bir yöntemdir. Verilen madde sadece tiroitte toplandığından vücudun diğer kısımlarında her hangi bir kötü etkisi saptanmamıştır. Özellikle Çernobil nükleer kazasından sonra radyasyonun kanser arttırıcı etkisinin tekrar gündeme gelmesi bu tedavi teklif edilen hastalarda endişe yaratmaktadır. Ancak şu ana kadar ki deneyimlere göre; bu hastalıkta kullanılan radyoaktif iyot miktarının verdiği radyasyonun herhangi bir soruna yol açmadığı bilinmektedir. Dolayısıyla bu tedavi yöntemi teklif edilen hastaların gereksiz kuşkuya kapılmamaları önerilir. Ancak bu tedavi gebelerde,süt veren annelerde ve çocuklarda kullanılmamaktadır.

• Cerrahi tedavi: Tiroidin bir bölümünün çıkarılması ile geride hormon yapabilecek tiroit hücre sayısının azaltılması veya ortadan kaldırılması amaçlanır. Son zamanlarda bu hastalık için yapılan ameliyatlarda geride çok az tiroit dokusu bırakılması ya da hiç bırakılmaması diğer bir deyişle tiroidin tamamının çıkarılması önerilmektedir. Biz de bu yöntemi benimsemekteyiz. Aksi halde hastalığın tekrarlama riski %10’lara kadar çıkabilmektedir. Diğer yandan geniş bir cerrahi yapıldığında potansiyel olarak cerrahiye bağlı sorunların ortaya çıkması riski de artar. Değinilen bu sorunların olmamasında esas görev cerraha düşmektedir. Cerrah, hastalığın tekrarlamasını önleyecek yöntemi seçecek bilgiye sahip olmalıdır. Ayrıca cerrah, seçtiği yönteme bağlı olarak ameliyat sırasında ve sonrasında ortaya çıkması muhtemel sorunları önleyebilecek deneyime sahip olmalıdır. Bu sorunlara daha sonra değinilecektir.
Tiroidin fazla çalışmasına neden olan ikinci grup, toksik nodüler guatr adı verilen hastalık grubudur:

Daha önce de değinildiği gibi bu hastaların tiroidinde var olan nodül veya nodüller, vücudun kontrol mekanizmalarından kaçarak bağımsız olarak fazla çalışmakta ve aşırı miktarda hormon üretmektedir. Bu hastalarda birincil tedavi cerrahi tedavidir. Çünkü bu grup hastalarda ilaç tedavisinden sonra hastalığın tekrarlama riski fazladır. Benzer şekilde hastalığın kontrolü için çoğu zaman fazla miktarda radyoaktif iyot kullanılması gerekebilmektedir. Ancak yaşlı, ameliyatı kaldıramayacak hastalarda ve ameliyattan korkan hastalarda ilaç ya da radyoaktif iyot tedavisi uygulanabilir.
Her iki grupta da ortak yan, cerrahi tedaviden önce hastaların tiroitlerinin normal çalışır hale getirilmesi (ötiroit durum) zorunluluğu vardır. Bunun için uygun miktar ve süre ile yukarda değinilen ilaç tedavisi uygulanmalıdır.
Bu yapılmazsa ameliyat sırasında veya hemen sonrasında tiroit krizi ortaya çıkabilir. Bu durumun tedavisi zordur ve hastalar kaybedilebilir.
Radyoaktif iyot tedavisi ve cerrahi tedavi tiroidi ortadan kaldırmaya yönelik olduğuna göre bu hastalarda tedaviden sonra tiroidin az çalışması sorunu ortaya çıkar mı? Çıkarsa önemli midir?
Gerek radyoaktif iyot gerekse cerrahi tedaviden sonra tiroit yetersiz çalışacağı için, hastalarda bu kez az çalışmayla ilgili bulgular ortaya çıkabilir. Ancak bu fazla önemli değildir ve tedavisi kolaydır. Bu durumla ilgili bilgi takip eden paragrafta verilecektir. Tüm yöntemlerde olduğu gibi hastanın istenen zamanlarda kontrole gitmesi sorunun tam olarak giderilmesini sağlar.






Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 502
favori
like
share
by_cyber Tarih: 07.07.2008 11:43
paylaşım için tşkler
COCO Tarih: 29.06.2008 17:09
Tesekkürler.
CA-CHALLENGE Tarih: 25.06.2008 14:36
paylaşılmayan ve tekrar edilmeyen her konu gizli bir hazinedir
el_OFLU Tarih: 24.06.2008 22:39
gzl paylaşım tşkr
SU-PERISI Tarih: 24.06.2008 17:30
paylaşımın için teşekkürler.