Genel olarak tanısı konmuş tüm tiroit kanserlerinde ilk basamak tedavi cerrahi tedavidir. Önerilen yöntem ise total tiroidektomi dediğimiz, tiroidin tamamının çıkarılmasıdır. Bu yöntem, gözle görülebilir tüm tiroit dokusunun çıkarılması olarak da tanımlanabilir.

[COLOR="deepskyblue"]İyi seyirli kanserlerde de ( papiller ve foliküler ) bu yöntem kullanılır mı?

Prensip olarak tüm kanserlerde tiroidin tamamının çıkarılması kabul edilir. Bu prensip doğal olarak iyi seyirli kanserler için de geçerlidir. Çünkü iyi seyirli kanserlerin oldukça önemli bir kısmında tümör tiroit içinde birkaç noktada birden gelişmiş olabilir. Geride tiroit dokusu bırakılırsa bu doku da çok küçük de olsa tümör kalmış olabilir. Bu tip tümörler çok az oranda da olsa ileride kötü seyirli anaplastik kansere dönebilmektedir. Yine bazı iyi seyirli kanserler yüksek riskli alt gruba girmiş olabilir ( Tablo-3 ) ve bu hastalarda tedavinin tam başarılı olabilmesi için ameliyattan sonra radyoaktif iyotla radyasyon tedavisi gerekebilir. Bunun da etkili olabilmesi için geride hiç tiroit dokusu kalmamış olması tercih edilir. Diğer yandan ameliyat olan hastaların takibinde kan tiroglobulin seviyesinin izlenmesi önem kazanır. Eğer tiroidin tamamı çıkarılmamışsa bu testin değeri oldukça düşmektedir. Tiroidinin tamamı çıkarılmış olan hastalarda tiroglobulin değeri yüksek olarak ölçülürse hastada tümörün tekrarladığı veya başka yerlere yayıldığı ( metastaz ) anlamı çıkabilir ve gerekli tetkiklerin yapılması ve başka tedavi yöntemlerinin gündeme gelmesine olanak sağlar. Dolayısıyla tanısı belli olan iyi seyirli kanserlerde ideal tedavi tiroidin tamamının çıkarılmasıdır.

[COLOR="deepskyblue"]Bu durumun istisnaları var mıdır?

Bunu bir örnekle açıklamakta yarar vardır. Tiroidin de var olan nodül veya nodüller nedeniyle ameliyatına karar verilmiş olan genç bir hastayı ele alalım. Ameliyat öncesi yapılan araştırmalarda kanser için herhangi bir ip ucu bulunmamışsa; birçok cerrah tiroidin tamamını çıkarmaktan kaçınır ve bu hastaya da tiroidin tamamının çıkarılmadığı yöntemlerden birini uygular. Çıkarılan parçanın kesin incelenmesi sonucunda hastada iyi seyirli papiller veya foliküler kanser olduğu saptanmış olsun. Bu durumda ne yapılmalıdır sorusunun yanıtı halen tartışılmaktadır. Tablo-3’de görüldüğü gibi hasta düşük yada yüksek risk grubunda olabilir. Düşük risk grubunda olan hastaların izlenmesi bir ölçüde kabul edilebilir. Ancak yüksek risk grubunda olan bir hastanın yeniden ameliyat edilerek geride kalan tiroit dokularının olabildiğince çıkarılması gereklidir. Çünkü bu hastaların büyük olasılıkla radyoaktif iyot tedavisine gereksinimleri olacaktır. Daha önce de değinildiği gibi etkin bir radyasyon tedavisi için geride doku kalmamış ya da çok az kalmış olması tercih edilmektedir.

[COLOR="deepskyblue"]İyi seyirli kanserlerin hepsinde radyoaktif iyot vermek gerekir mi?

Biraz önce de değinildiği gibi düşük riskli hasta gruplarında tiroidin tamamı çıkarılmışsa veya kanser çapı 1-1.5 cm’den küçükse çoğunlukla bu tedaviye gereksinim olmadığı söylenebilir. Ancak yüksek riskli hastalara bu tedavinin verilmesi uygun olabilir. Hangi hastaya ne zaman ve ne dozda radyoaktif iyot verileceği, esas olarak ameliyattan 4-6 hafta sonra yapılacak tetkiklerle belirlenmesi daha uygun bir yol gibi görülmektedir.

[COLOR="deepskyblue"]İyi seyirli kanserlerde ameliyattan sonra tiroit hormonu verilir mi? Niye?

Bu hastalara tiroit hormon tabletleri verilmesi genel kabul görmüştür ve iki nedeni vardır.
Bu hastaların tiroitlerinin tamamı veya büyük bir kısmı çıkarıldığından hastalarda hormon eksikliği yani az çalışan tiroide bağlı yakınmalar olacaktır. Dolayısıyla tiroit hormon tedavisi verilmelidir.
Tiroidin tamamı veya büyük bir kısmı çıktığından kanda T3 ve T4 hormonu ileri derecede azalacaktır. Daha öncede değinildiği gibi bu durum hipofizi uyararak TSH hormonunun artımına yol açacaktır. TSH’nın artması ise kalan tiroit dokusunu büyütecek ya da geride gözle görülemeyen kanser dokusu kalmışsa bunu uyararak büyümesine neden olacaktır. Dolayısıyla TSH’nın yükselmesini önlemek için bu hastalara tiroit hormon tabletleri verilmelidir. Verilecek doz kan TSH düzeylerine göre ayarlanır.

[COLOR="deepskyblue"]Boyun lenf bezlerine sıçramış kanserlerde ek bir cerrahi işlem gerekir mi?

Evet, kanser kendi veya karşı taraftaki lenf bezlerine sıçramışsa o bölgedeki lenf bezlerinin aynı seansda veya daha sonra çıkarılması gerekebilir. Özellikle medüller kanserlerde lenf bezlerine yayılma çok sık olduğundan boyunda ele gelen lenf bezi olsun olmasın kanserli tarafta ki boyun lenf bezlerinin çıkarılması önerilmektedir.

[COLOR="deepskyblue"]Kötü seyirli kanserlerde tiroidin tamamının çıkarılması şart mıdır?

Evet, özellikle medüller kanserlerde iyi bir yaşam elde edilebilmesinin ilk şartı budur. Anaplastik kanserlerde ise mümkün olan en fazla dokunun çıkarılmasına çalışılmalıdır.

Tiroit kanserlerinde ameliyat dışında ek bir tedavi gerekir mi?

İyi seyirli kanserlerde kemoterapi denen ilaç tedavisinin fazla yararlı olmadığı bilinmektedir. Ancak yüksek riskli iyi seyirli kanserlerde daha önce de değinildiği radyoaktif iyotla radyasyon tedavisi gerekli olabilir ve alınan sonuçlar çok yüz güldürücüdür. Bu grupta dışarıdan verilen radyasyon tedavisi (şua tedavisi) çok sınırlı durumlarda yararlı olabilmektedir. Örneğin cerrahi yolla çıkarılamayan kemik ve beyine yayılmış kanserlerde bu yöntemle bazı yararlar elde edilebilmektedir. Medüller ve anaplastik kanser gibi kötü seyirli kanserlerde ise radyoaktif iyot tedavisinin faydası yoktur. Medüller kanserlerde gerek kemoterapinin gerekse şua tedavisinin çok yararlı olmadığı, bazı özel durumlarda verilebileceği genel kabul görür. Dolayısıyla bu hastalarda en etkin tedavi yolu iyi bir cerrahi tedavidir. Anaplastik kötü seyirli kanserlerde ise ameliyat öncesi ve/veya sonrası kemoterapi ve şua tedavisinin beraber yapılması ile hastaların yaşam sürelerinin bir miktar uzatılabildiği gösterilmiştir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 403
favori
like
share
SU-PERISI Tarih: 25.06.2008 23:21
Faydalı paylaşımların için teşekkürler cihanasran.
CA-CHALLENGE Tarih: 25.06.2008 14:37
paylaşılmayan ve tekrar edilmeyen her konu gizli bir hazinedir