Ölümle sonuçlanan yaralanmaların yüzde 25'inin evlerde meydana geldiği bildirildi.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, tüm yaralanmaların yüzde 54'ünü ev kazaları oluşturuyor. Türkiye'deki veriler de çocuk ölümlerinde ev kazalarının en önemli etkenlerden biri olduğunu gösteriyor. Evdeki tehlikelerin başında, düşme, haşlanma, kesikler ve çamaşır suyu içme geliyor. Verilere göre, kış aylarında ev kazaları artıyor.

Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Dilşad Save, evlerin, çocuklar ve yaşlılar için tehlikeli alan olmaktan çıkarılmasında sağlıklı yetişkinlere görev düştüğünü belirtti. Ölümle sonuçlanan yaralanmaların yüzde 25'inin evlerde meydana geldiğine dikkat çeken Doç. Dr. Save, "Sonradan acı çekmemek için, alacağımız basit önlemler ve göstereceğimiz dikkatle, ev kazalarındaki yaralanma ve ölümleri en aza indirebiliriz" dedi. Doç. Save, evlerin, çocuklar ve yaşlıların da yaşadıkları bir yer olduğu bilinciyle tasarlanıp düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.

Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Refika Ersu ise, Türkiye'de acil çocuk polikliniklerine başvurularda ilk üç neden arasında ev kazalarının yer aldığını belirtti. Doç. Dr. Ersu, kış aylarında ev kazalarının daha da arttığına işaret ederek, şunları söyledi: "Havaların soğuk olması çocukların evlerde kalma sürelerini artırıyor. Bu da evdeki oyun isteğine bağlı olarak birçok tehlikeyi beraberinde getiriyor. Evlerde meydana gelen yaralanmalardan ölen çocukların yüzde 70'ini 4 yaş altındakiler oluşturuyor. Böyle bir sonucun ortaya çıkmasında bu yaş grubundaki çocukların hemen hemen tüm zamanlarını evlerde geçirmeleri etken oluyor. Nedeni ne olursa olsun çocukluk çağı kazalarının yüzde 70-75'inin evlerde veya ev çevresinde meydana geliyor. Ev kazalarında ilk sırayı düşmeler alıyor. Bunu, haşlanma, kesikler, yanıklar, zehirlenmeler ve çamaşır suyu gibi kimyasallara bağlı yaralanmalar izliyor.

Çamaşır suyu içmeye bağlı yaralanmalara çok rastlıyoruz. Evlerde çamaşır suyu gibi kimyasallar, su ya da meşrubat şişesine konulmamalı ve bu ürünler çocukların erişemeyecekleri yerlerde saklanmalı. Belli başlı ev kazaları arasında çocukların küçük cisimler yutarak soluksuz kalmaları da önemli yer tutuyor. Katı cisim yutarak veya suda boğulma çok sık görülüyor. Aileler, bebeklerini yıkarken 1 dakika için bile yanlarından ayrılmamalı. Ev kazalarına bağlı olarak acil servislere yapılan başvuru nedenleri arasında ateşli silahla yaralanma, elektrik çarpmaları da yer alıyor."
Masanın üstündeki bıçak, fişten çekmeyi unuttuğunuz ütü, açıkta bırakılan ilaçlar ya da boyunu uzun tuttuğunuz perde, çocuğunuzun ölümüne yol açabilir.


6 yaşındaki Mustafa Aslıhan'ın oyun oynarken perdeye dolanarak boğulması, ev kazaları konusundaki bilinç eksikliğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Türkiye'de her sene 2 bin 500 çocuk evdeki önlenebilir basit kazalar sebebiyle hayatını kaybediyor. İstanbul Üniversitesi Çocuk Sağlığı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Agop Çıtak, oda ve eşyalar dizayn edilirken güvenliğin ön planda tutulmasını istiyor.

En tehlikeli yerlerin banyo ve mutfak olduğuna dikkat çeken Çıtak, ailelerin çığlık, inleme ve cam kırılması gibi sesler duyduğunda soğukkanlı şekilde olaya müdahale etmesi gerektiğini kaydediyor.

Televizyonda ya da gazetelerin üçüncü sayfalarında görmeye alışık olduğumuz bu haberlere her geçen gün yenileri ekleniyor. Bir yaşından büyük çocuklarda, ölüme yol açan nedenler arasında kazaların ilk sırada yer aldığını dile getiren Doç. Dr. Agop Çıtak, alınabilecek basit önlemlerle ölümlerin önüne geçilebileceğini anlatıyor.

Ev kazalarına karşı ebeveynlerin dikkatli olması gerektiğini bildiren öğretim görevlisi, Çocuk Acil Tıp ve Yoğun Bakım Derneği Üyesi Prof. Dr. Metin Karaböcüoğlu da evdeki tehlikelerin başında yangın, düşme ve yanıkların geldiğini ifade ediyor. Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Esra Şevketoğlu ise evlerin yetişkinler için düzenlendiğine dikkat çekiyor. Bu nedenle ev eşyalarının çocuklar için tehlikeli hale geldiğini vurgulayan Şevketoğlu sözlerine şöyle devam ediyor: "Anlık ihmaller çocuğumuzun hayatına mal olabilir. Bu nedenle potansiyel tehlikelerin farkında olup gerekli basit önlemlerin alınması ile bu tehlikeler minimum düzeye indirilebilir.

Ev içinde en sık kaza yaşanan yer mutfak olarak bulunmuş. Cam eşyaların, kesici aletlerin çocukların ulaşamayacağı dolaplarda tutulması, gaz ve ateşe ulaşamamalarının sağlanması, tava ve tencere saplarının dışarı değil içeri doğru tutulması gerekiyor.

Oturma odasında ise halıların kaydırmaz olması, merdivenlere güvenlik kapısı takılması, elektrik kablolarının ortalıkta olmaması, elektrik prizlerinin kapatılması, pencerelerin çocukların ulaşamayacağı hale getirilmesi çok büyük önem taşıyor."

Esra Şevketoğlu, çocukların 12,7 santimlik pencere aralığından bile düşebildiğinin ya da birkaç santimlik suda bile boğulabildiğinin unutulmaması gerektiğini söylüyor. Evlerde mutfak ve banyolarda özellikle ihmal edilmemesi gereken önlemler alınmalı. Ocakta yemekler arka gözlerde pişirilmeli, banyoda temizlik ürünleri çocukların erişemeyeceği yerlerde kilitli tutulmalı.

EVİNİZDE BU ÖNLEMLERİ ALMAYI İHMAL ETMEYİN
Elinizde sigara, kahve, çay gibi sıcak maddelerle bebeğinizin yanına gitmeyin.
Oynadığı oyuncakların boyasının çıkmamasına, çocuk için zararlı olmamasına dikkat edin.
Bebeğinize, yürürken yemek yedirmeyin.
Boğulma vakalarının çoğu, kaza sonucu evde banyo küvetine, leğene, kovaya; bahçede kuyuya ve havuza düşmeyle gerçekleşiyor.
Kullandığınız temizlik maddelerinin zehirli olduğunu; yutulduğunda, göze ya da deriye sürüldüğünde ölüme sebep olabildiğini asla unutmayın.
Parlayıcı yakıtlar mümkün mertebe evde bulundurmayın. Bulunması gerekiyorsa çocukların ulaşamayacağı yerde saklayın.
Çocuğun bakımı esnasında (bez değiştirirken, kıyafet giydirirken vs.) sigara içmeyin.
Kibrit, çakmak gibi yakıcı aletleri el altında bulundurmayın. İlaçları yüksek yerlerde saklayın.
Soba etrafında ayağın takılıp düşmesine sebep olacak eşyalar, halı kıvrımları olmamasını sağlayın.
Alçaktaki prizleri mutlaka kapaklı yapın.
Açıkta kablo, kordon vs. bulundurmayın.
Çocuğunuza sıcak ve ateş kavramlarını mutlaka öğretin. Ateşin sebep olabileceği tehlikeyi anlatın.
Başa naylon torba geçirme, yüze yastık kapama gibi oyunları yasaklayın.
Bebekleri ve çocukları yumuşak yataklarda yatırmayın. Yumuşak yastıklar kullanmayın. Yapılan araştırmalar özellikle bir yaşına kadar yastık kullanılmaması, yastıksız, baş yan tarafa gelecek şekilde yatırılması gerektiğini belirtiyor.
Etrafta çocuğun yutabileceği büyüklükte cisimler bulundurmamaya özen gösterin.

Ev kazalarının sebepleri
Annenin yorgun olması, dikkatini toparlayamaması, dalgın veya unutkan olması, üzüntü, stres...
Aile bireylerinin ev kazaları konularında bilgisiz olmaları.
Evde kullanılan eşyaların bakımsız olması veya yeterli izolasyona sahip olmaması.
Sakıncalı eşyaların ulu orta açıkta bırakılması.
Balkonlarda korkuluk olmaması veya seviyesinin çok az olması.
Balkonda veya pencere önlerinde bırakılan sandalye, tabure gibi eşyalar.

Hacettepe Üniversitesi Sosyolojik Araştırmalar e-dergisinde yayınlanan, Ege Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alev Dramalı ve aynı fakülteden araştırma görevlisi Arzu İlçe ile Hacettepe Üniversitesi Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Cemil İlçe’nin hazırladığı, “Yaşlılarda ev kazalarının önlenmesi ve ev kazalarının önlenmesine yönelik iç mekan çözümlemeleri” başlıklı makalede, yaşlıların geçirdiği kazaların azaltılması için alınması gereken önlemlere de yer verildi.

Ev kazaları açısından riskli bir grup olan yaşlıların en fazla oturma odasında kaza geçirdikleri belirtilerek ev ortamında meydana gelen kazaların, çoğu gözden kaçabilen ancak kolaylıkla da giderilebilecek tehlikelerden kaynaklandığına dikkat çekildi.

Ev kazalarının meydana geliş nedenleri incelendiğinde, büyük kısmının bilgisizlik, tedbirsizlik, ihmal gibi önlenebilir insan hatalarından kaynaklandığı kaydedildi.

Yaşlılarda, kemik yoğunluğunun azalması ve kemiğin daha kırılgan olması nedeniyle maruz kalınan ev kazalarının yaralanma ve ölüm nedeni olabileceğine işaret edilerek düşmenin, en sık yaralanma nedeni olduğu belirtildi.

RAKAMLARI KOLAYCA SEÇİLEN TELEFONLAR TERCİH EDİLMELİ
Yaşlıların yaşam kalitesinin yükseltilebilmesinde, günlük yaşamının büyük bölümünün geçtiği konut ve çevresinin büyük önem taşıdığı ifade edilerek, konutların yaşlılara göre düzenlenmesinin önemine dikkat çekildi.

Yaşlıların bulunduğu evlerde, ambulans ve yangın gibi acil telefon numaralarının her telefona yapıştırılması, rakamları kolayca seçilen telefonlar tercih edilmesi, mümkünse her odaya da telefon yerleştirilmesi önerildi.

Telefonların düşme durumunda yerden uzanabilecek mesafede olmasının önemi vurgulanırken, konutlarda kapı tutamaklarının kolayca çalışması, kapı eşiklerinin olmaması, kapılarda yuvarlak kapı tokmağı yerine kertiği olan kapı kollarının tercih edilmesi, kapıların içerden kolayca açılıp, dışarıdan ise birinin girişini önleyecek güvenlikte olması gerektiği belirtildi.

İlaçların, kendi kutularında tutulmasının, yanlış ilaç kullanımının engellenmesi açısından önemli olduğu, ayrıca kutuların üzerine uyarılar yazılması gerektiği de kaydedildi.

Konutların zeminine kayabilecek özellikte olan halı, kilim serilmemesi, aydınlatma için kullanılan aletlerin temiz ve iyi durumda olması önerilirken elektrik, telefon kabloların açıkta ve takılmaya yol açabilecek biçimde olmaması gerektiği belirtildi.

FİŞ VE PRİZLER KOLAYCA GÖRÜLMELİ
Kazaların önlenmesi için elektrik fiş ve prizlerinin geceleri acil durumlarda kolayca görünebilecek özellikte olmasının da önemine dikkat çekilerek elektrik kablolarının mutfak, banyo gibi su kullanılan alanlarda elektrik çarpmasını önleyici özellikte olması, yangın alarmı kullanılması, ev zemininin özellikle ıslak alanların kolayca kayabilecek materyalden yapılmamasının faydaları sıralandı.

Evlerde çocuk oyuncaklarının ortalıkta bırakılmamasının da kazalar açısından önemli olduğu vurgulanırken, kullanılmayan, fazlalık ya da dağınıklık yapan eşyanın mümkün olduğu kadar azaltılması gerektiği de kaydedildi.

Yaşlıların yatakta sigara içmesinin engellenmesi, küllüklerin içine çok az miktarda su konulması önerilirken, yaşlılar için tabanı kaydırmaz terlik ya da ayakkabı seçilmesi gerektiğine işaret edildi.

SAHANLIK, MERDİVEN VE KAPI GEÇİŞLERİ
Yaşlıların konutlara girişlerinde problem yaşanmaması için geniş ve yatay sahanlık gerektiği belirtilerek merdivenlerin basamak yüksekliği 140, basamak uzunluğu ise 380 milimetreyi geçmemesi, uzun merdivenlerde ise yaşlıların dinlenebilmesi için sahanlık bırakılmasının faydaları vurgulandı.

Koridorlar geçilerek gelinen konut kapılarının, rahat bir geçişi sağlaması için en az 800, en fazla 1000 milimetre aralığında olması da önerilirken, kapı üzerlerinde bulunan tutma kollarının, tekerlekli sandalye kullanan yaşlılar için olduğu kadar yardım almaksızın yürüyebilen yaşlılar için de oldukça faydalı olduğu belirtildi.

OTURMA ODASI
Makalede, mobilyaların yaşlıların düşme ve çarpma riskini azaltmak için duvarlar boyunca ve alanın köşelerine yerleştirilmesi gerektiği belirtilerek, kapıya yakın olarak yerleştirilmiş bir oturma yerinin, eve yorularak gelen yaşlı bireyin dinlenmesine olanak sağlayabileceği, kapıya ya da duvara yerleştirilen bir tutma kolunun da düşme riskini azaltacağı belirtildi.

Yaşlıların baston kullandığı düşünülerek kapı üzerinde bir baston askısı yapılması önerilirken, elbiseleri asmak için ise erişim engelleri düşünülerek farklı yükseklikli askılar tercih edilmesinin daha uygun olacağı anlatıldı.

Yaşlıların daha konforlu yaşayabilmeleri için kapı kolları, elektrik düğmeleri ve prizler için uygun yüksekliklerin seçilmesinin önemine işaret edildi.

Oturma odasını düzenlemenin, yalnızca mobilya seçmek anlamına gelmediğine işaret edilen “Yaşlılarda ev kazalarının önlenmesi ve ev kazalarının önlenmesine yönelik iç mekan çözümlemeleri” konulu makalede, yaşlıların vakitlerinin çoğunluğunu oturarak geçirmeleri nedeniyle oturma odasında kötü tasarlanmış sandalyeler ve koltuklar bulunmasının omurgayı ve bacakları rahatsız edeceği, ayağa kalkmayı da güçleştireceği belirtildi.

Yaşlılar için oturma odasında yumuşak oturaklı ama sert destek kollu sandalye ve koltuklar tercih edilmesi gerektiği, ayağa kalkmalarının zor olmaması için de oturma yüksekliğinin çok alçak ve derin olmaması gerektiği vurgulandı.

Koltuk ve sandalye döşemelerinde, yaşlıların karamsar ruh halinden uzaklaşmalarını sağlayacak canlı renkler, küçük çiçek desenli, kaygan olmayan kumaşlar tercih edilmesi gereğine işaret edildi.

Yaşlıların mutfakta daha az yorulmaları için sağ veya sol el kullanımına bağlı olarak fırın, tezgah ve bulaşık makinesinin uygun yönde yerleştirilmesi; ocak, ısıtıcı gibi araçların düğmelerinin açık kapalı durumları kolayca fark edebilecek biçimde işaretletmiş olması, tezgah yüzeyinin çok yüksek olmaması da hayatı kolaylaştırıcı düzenlemeler olarak makalede yer buldu.

Makalede, özellikle bıçak kullanılan çalışma yüzeylerinde parlak ışık kullanılmaması, hem sıcak hem soğuk su akışını sağlayan yuvarlak olmayan tek kontrollü musluklar kullanılmasının da yaşlıların maruz kalabileceği ev kazalarını önleyebileceği kaydedilerek, yaşlıların mutfakta çalışırken uzun ya da sarkıntılı olup tutuşmaya neden olabilecek kıyafetler giymemesi gerektiği de belirtildi.

Yaşlılar için banyolarda kaymayı engelleyici oturma yeri olan geniş bir duş yapma yeri hazırlamasının önemli olduğu, ayrıca, alternatif olarak küvet sandalyesi, banyo nakil sandalyesi veya küvet asansörü de kullanılabileceği belirtildi.

Banyo zemininin buharın yoğunlaşmasıyla oluşan nemliliği giderebilecek kaymaz özellikli malzemelerle kaplanması gerektiği belirtilerek, banyoya konulacak sıcaklık göstergesinin ise yıkanma sonrası yaşlıların soğuk algınlığına yakalanma riskini azaltacağı vurgulandı.

Yatak odasının düzenlenmesinin yaşlı kişinin yaşamını kolaylaştıracak şekilde olması, yatak odasının banyo ve tuvalete yakın planlanması, özellikle yatak ile tuvalet arasındaki alanda dolaşımın engellenmesine neden olacak eşya bulundurulmaması gerektiği belirtildi.

Nazilli Devlet Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Orhan Koç yaz mevsimi nedeniyle evlerde meydana gelen, özellikle de çocukların maruz kaldığı, önlenebilir kazaların ciddi sorunlar oluşturduğunu söyledi.

Özellikle yürüme çağındaki iki yaşını geçmiş çocuklarda sık rastlanan kazalardan olan ağızdan alınan yabancı ve tehlikeli maddelere dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Orhan Koç, Yaz mevsiminde artış gösteren ev temizliği nedeniyle, açıkta ve ambalajı dışında satılan temizlik ürünlerinden olan kostik, yağ çöz, por çöz, kireç çöz ve çamaşır suyu gibi tehlikeli maddeler evlerde açıkta bırakılmaması gerektiğini kaydetti.

Asitli ve alkollü sıvıların ambalaj kanununa uymayarak cam ve benzeri ambalajlarda satın alınmasının oldukça tehlikeli olduğunu belirten Koç, "Çocuklar tarafından su ve benzeri içecek zannedilerek bu zararlı maddelerin içilmesi sonucunda ciddi kazalar ve sağlık sorunları oluşmaktadır. Özellikle asit ve alkollü sıvıların su zannedilerek içilmesi, çocukların yemek borusunda, mide çıkışında yanıklar oluşturarak buralarda darlıklara neden olmaktadır.

Bu darlıklar yüzde 20 ila 30 arasında oluşmaktadır. Sonuç olarak çocuklar gıdalarını yutamaz duruma gelmekte ve uzun süreli ciddi sağlık sorunları oluşmaktadır. Özellikle bu korozif maddelerin orijinal ambalajlarının dışında satılması bu tip istenmeyen hadiselerin oluşmasında ana etkendir. Bizim gibi gelişmekte olan ve geri kalmış ülkelerde bu sorun hala ciddi bir sağlık sorunudur" dedi.
Evler çocuklar için tuzaklarla dolu! Oysa alacağınız küçük önlemlerle çocuklarınızı ev kazalarından koruyabilirsiniz. Örneğin; merdivenli evlerde yürüteç kullanmayın, nazar boncuklarını çengelli iğnelerle takmayın ve balkon kapılarıyla pencerelere dikkat edin!..

Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sindirim Karaciğer Hastalıkları ve Beslenme Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ender Pehlivanoğlu; çocukları ev kazalarından korumak için önemli ipuçları verdi:

* Yaz aylarında çocuklarda en sık görülen kazalar neler?
Bu mevsimde hava sıcaklığına bağlı susama hissinin artması sonucu zararlı sıvı ve maddelerin içilmesi ile dışa dönük ve hareketli yaşamın getirdiği düşme, yaralanma ve boğulma gibi olaylara çok sık rastlıyoruz. Kaza olarak tanımlanmasa da sinek, böcek, yılan ve akrep sokmaları da diğer önemli durumlardır.

* Çocuklar görünmez kazalara neden bu kadar yatkın oluyor?
Bebek doğduğu andan itibaren çevresindeki cisimleri emme yeteneğine sahiptir. Bu yetenek, doğanın bebeğe verdiği olağanüstü bir ödüldür. Beslenme ancak bu sayede mümkün olur ve bebek anne memesinden gerekli besinleri böylece alır. Zeka, yürüme, oturma ve konuşma gibi beceriler henüz gelişmemiş olsa da; emme, bir refleks olarak doğumdan itibaren vardır. Bu nedenle yenidoğan, çevresindeki tüm cisimleri emer. Emekleme ve yürüme dönemlerinde halı ve döşeme üzerinde bulduğu çok küçük cisimleri ele geçirir ve ağzına götürür. Kısacası tehlikelerin boyutu ve sayısı artar.

ÇENGELLİ İĞNE TAKMAYIN

* Evlerin görünmeyen tehlikeleri nelerdir?
Bebek ve çocukların en sık yuttukları cisim metal paralardır. Çeşitli büyüklükteki paralar, yuvarlak oldukları için kolaylıkla yutulur ve genellikle göğüs ortasında bir yerde yemek borusuna takılır. Küçük oyuncak parçaları, legolar, metal çivi, vida, anahtar, kalem ve boya parçaları diğer çok yutulan katı cisimlerdir. Plastik ve madeni cisimler eğer kesici ve delici değillerse, ani olarak zararlı etki göstermezler. Fakat küçük saat pili gibi bebek için çekici, yutulması kolay ve masum görünümlü cisimler ne yazık ki mide içinde asidin sindirici etkisiyle açılarak, içlerinden zararlı ve zehirli maddeleri sızdırır. Bu durumda mekanik etkiden çok, kimyasal etki önem kazanır. Zehirlenmenin yanı sıra organda delinme ortaya çıkabilir. Yenidoğan bebekleri bekleyen bir başka tehlike aile yakınlarının mutluluk için taktıkları altın parçaları, maşallahlar ve çengelli iğnelerdir! Bebek emme refleksi sayesinde giysi veya yastığına tutturulmuş iğneyi ağızla açar ve çoğu zaman altın ve iğneyi birlikte yutar. Bu durumda açık olan iğne ucu yemek borusu veya mideye saplanır. Kısacası mutluluk felakete dönüşmeye başlar!

* Para veya diğer madelleri yutan çocuklar nasıl tedavi edilmeli?
Bu konuda en kolay tanı yöntemi bebeğin radyolojik olarak incelenmesidir. Metal cisimler röntgende kolaylıkla görülür. Fakat plastik, kumaş veya yumuşak cisimler röntgende görünmedikleri için endoskop adı verilen fiberoptik aletlerin yardımıyla bulunurlar. Sert ve keskin maddeler kusturularak kesinlikle çıkartılmamalıdır. Çengelli iğne bu bakımdan en riskli cisimlerden biridir. Endoskop adı verilen cihazla, yenidoğan bebeklerde dahi birkaç dakikada yabancı cisme ulaşarak vücuda zarar vermeden bu cismi dışarı çıkarmak mümkündür. Madeni para gibi yuvarlak, kaygan ve midede erimeyen maddeler 24 saatten daha uzun süre mide içinde durmaktaysa mutlaka çıkartılmalıdır. Eğer zararsız kabul edilen madde mideyi terk etmişse, çocuk ve bebeğin dışkısı sürekli gözlenerek, yabancı cisim vücuttan çıkıncaya kadar kontrol altında tutulur.

* Ev içinde yaşanan düşme ve çarpmalar kalıcı zarara neden olabilir mi?
Bebekler 9-12 aylık olduklarında, masa ve merdiven gibi ev eşyaları ve yükseklikler onlar için önemli risk oluşturabilir. Esnek kafa ve eklem yapıları sayesinde düşme ve çarpma sonucu oluşan travmalar, bebek ve çocuklarda ağır zararlara, özellikle kırıklara neden olmaz. Ancak sert yüzeylere ani ve baş üstüne düşme durumunda beyin travması gelişebilir. Kafa içinde kanama ve ödem oluşması halinde bebekte huzursuzluk, uyuklama, kusma ve ateş gibi belirtiler ortaya çıkar. Bu durumda gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurarak beyin incelemesi yaptırmak zorunludur.

YÜRÜTEÇ KULLANMAYIN

* İlaç yutan çocuklara ilkyardım nasıl yapılmalı?
Yetişkinler için zararsız olan ilaç dozları bebekler için ölümcül olabilir. İlaç içiminden sonra mümkün olduğu kadar kısa sürede çocuk kusturulmalı. Bunun başarılamaması durumunda mide yıkanması için hastaneye başvurulmalı. Toksik (zehirleyici) kimyasal maddeler; tarım ilaçlarının solunması veya cilt teması yoluyla da zehirlenmeye neden olabilir. Bu durumlarda da hastanın yıkanarak temizlenmesi ve oksijen verilerek en yakın sağlık kurumuna gidilmesi yaşamı kurtarır.

* Yürüteç çocuklar için tehlikeli mi?
Eklem ve kaslarını yeteri kadar kontrol edemeyen, gelişimini tamamlamamış bebeklerde yürüteç kazaları ölümcül olabilir. Özellikle merdivenli ve çok katlı evlerde yürüteç kullanılması kesinlikle tehlikelidir. Hızlı hareket ederken yerdeki cisim, halı ve engellere takılan, dengesi bozulan yürüteç ile düşen bebeklerde çeşitli kemiklerde kırıklar oluşabilir.

* Plastik şişelere konulan temizlik maddelerinin içilmesi durumunda çocuklar nasıl tedavi ediliyor?
Evlerimizdeki birçok sıvı madde bebeklerimizin yaşamını tehdit ediyor; bulaşık makinesi deterjanı ve yağ çözücüleri, çamaşır suları, mutfak ve banyo temizlik maddeleri, kireç çözücüler, lavabo açıcılar, boya ve tiner gibi... Markalı ürünlere göre açıkta satılan kimyasal temizlik sıvıları daha zararlı maddelerdir. Bebek ve çocuğun evde kolaylıkla ulaşabileceği yerlerde ve çekici ambalajlarda duran bu maddeler yanlışlıkla içildiğinde, yemek borusu ve midenin yanması sonucu ortaya çıkar. Bebek sürekli kusmaya başlar, beslenme bozulur. Endoskopik inceleme sayesinde yanık ve hasarın derecesi anlaşılır. Ana tedavi; ağızdan beslenmenin kesilmesi ve çeşitli ilaçların damardan serum içinde verilmesidir. Röntgen çekilerek akciğer ve sindirim sistemindeki bozukluklar araştırılır. Daralan yemek borusu endoskop yardımıyla açılır. Ağır olmayan yemek borusu yanığının tedavisi son derece başarılı olduğu halde, ciddi daralmalarda birkaç kez dilatasyon adı verilen yemek borusunun genişletilme işlemi yapılmaktadır. Günümüzde Çocuk Gastroenteroloji (Sindirim, Karaciğer ve Beslenme Hastalıkları) uzmanlığındaki gelişmeler sayesinde bu tedavi yöntemleri kolaylıkla uygulanabiliyor.

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 3503
favori
like
share
SU-PERISI Tarih: 30.06.2008 11:18
malesef evdeki kazalar çok oluyor. buna dikkatsizlik mi denir yoksa ihmalkarlık ne derseniz deyin ama bu konularda mutlaka daha duyarlı olmalı.
moraa Tarih: 29.06.2008 14:22
gercekten cok yararlı olmus tesekkurler
casper Tarih: 29.06.2008 09:56
benimde en çokkorktuğum konu bu,

sürekli gözüm üzerinde yürüteçle daha kontrollüyüm ama kendi yürümeye başlayınca ne yapacağız bilmiyorum:40:
pisipisi Tarih: 29.06.2008 03:01
Küçük çocukların boğazlarına kaçan cisimlerin çıkarma işleminin mutlaka doktor kontrolünde gerçekleştirilmesi gerektiği bildirildi.

Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Salih Topçu, "Aileler, kitaplardan veya internetten edindikleri bilgilerle çocuğun boğazına kaçan yabancı cisimleri çıkarmaya çalışmamalı. Bu tür müdahaleler bazen ölümle sonuçlanabilir" dedi.

Doç. Dr. Topçu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Göğüs Cerrahisi bölümüne bir yılda nefes borusuna yabancı madde kaçmış yaklaşık 100 hastanın geldiğini söyledi.

Bunların yarısından fazlasının çocuk olduğunu ifade eden Topçu, küçük cisimlerin çocuklardan uzak tutulması gerektiğini bildirdi.

Yabancı cisim yutma olayının ev kazalarından biri olduğunu, çocuklarda sık görülen bu olayların ölümlere ve önemli sağlık sorunlarına yol açtığını belirten Topçu, "Çocuklar ellerine geçirdikleri her şeyi beslenme içgüdüsüyle ağızlarına götürmekte veya elleriyle anlamaya çalışmaktadır.

Ağızlarına götürüp de soluk borusuna kaçan yabancı cisimler çocuğun nefes almasını önleyerek ölümüne yol açabilmektedir" dedi.

Topçu, servislerinin, Zonguldak, Sakarya, Düzce, Bolu ve Yalova gibi illerin yer aldığı Marmara bölgesinde yabancı cisimlerin bronoskopi (optik aletle genel anestezi altında hava yoluna girilip cisimlerin alınması) yöntemiyle çıkarılmasını sağlayan tek merkez olduğunu bildirdi.

Çocukların yabancı cisim yutmalarının önlenmesinde büyüklere önemli görev düştüğünü kaydeden Topçu, şöyle konuştu:

"Çocukların yutabileceği büyüklükteki metal para, iğne, jeton, boncuk gibi cisimler, ulaşabilecekleri yerlere bırakılmamalı. Aileler, çocuğuna oyuncak satın alırken rahatlıkla koparabileceği ve yutabileceği parçaları bulunmayan oyuncakları tercih etmeli.

Yutulabilecek cisimlerin saklandığı dolap, çekmece gibi yerler sürekli kilitli ve kapalı tutulmalı. Aileler, kitaplardan veya internetten edindikleri bilgilerle çocuğun boğazına kaçan yabancı cisimleri çıkarmaya çalışmamalı. Bu tür müdahaleler bazen ölümle sonuçlanabilir."
pisipisi Tarih: 29.06.2008 03:01
Memorial Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümünden Doç. Dr. Nurettin Onur Kutlu yaptığı yazılı açıklamada, çocukların geçirdiği kazaların yüzde 70-75’inin ev ve yakın çevresinde meydana geldiğini, çocuklar için yapılan ambulans çağrılarının yüzde 80’inin ev kazalarından kaynaklandığını kaydetti.

Her yıl 2 bin 500 çocuğun ev kazaları nedeniyle hayatını kaybettiğini ve yaklaşık 10 bin çocuğun bir anlık dikkatsizlik nedeniyle yaralandığını bildiren Kutlu, “Kendileri için neyin tehlikeli, neyin zararsız olduğunu bilmeyen hayatımızın en değerli varlığı çocuklarımız, her an tehlikedeler. Evinizde yapacağınız bilinçli bir çevre düzenlemesi ve alınacak basit önlemlerle kaza riskini minimuma indirmek mümkün” dedi. Doç. Dr. Kutlu, araştırmaların, acile gelen ailelerin bilinçlendirilmesi, ev ziyaretleri gibi çeşitli eğitim metotlarının ev kazalarının 2-4 kat azaltılabileceğini gösterdiğini belirtti.

Doç. Dr. Kutlu, kazalara karşı alınabilecek önlemleri de şöyle sıraladı:
“Çocuk 3 yaşını geçinceye kadar katı gıda, fındık, fıstık, çekirdek verilmemesi, ulaşabileceği yerlerde 3 santimetreden küçük her şeyin kaldırılması. Küçük ya da parçalanabilir oyuncaklar alınmaması, bebek giysilerinde iğne, çengelli iğne kullanılmaması. Kombide sıcak su ısısının 49 dereceye ayarlanması, bebekle sıcak sıvıların aynı anda taşınmaması. Banyo ve mutfakta çocuğun yalnız bırakılmaması. Çay ikramının termos ile yapılması, mümkünse çayların tepsiyle taşınmaması. Ateşli silah ve kesici aletlerin kilitli dolap ya da evin dışında muhafaza edilmesi. 6 yaşına kadar çocuğun banyoda/küvette kesinlikle kardeşleriyle veya yalnız bırakılmaması. Televizyon ve onun gibi büyük cihazların emniyetli ve devrilemeyecek şekilde yerleştirilmesi. Tüm kimyevi ve temizlik malzemelerinin mümkün olduğunca ev dışında ya da emniyetli dolaplarda saklanılması. Uzun ip, boyun bağı, lastik gibi boğucu olabilecek nesnelerin çocuğun üzerinde ve ulaşabileceği yerlerde bulundurulmaması. “
pisipisi Tarih: 29.06.2008 02:57
Çocukları yeni yürümeye başlayan ailelerde bu tür endişeler sıkça yaşanır. Bu dönemde yaşanacak bir kaza çocuğunuzda kalıcı izler bırakabilir. Anadolu Sağlık Merkezi Pediatrik Endokrinoloji Uzmanı Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Direktörü Dr. Neslihan Güngör, çocuklarını ev kazalarından korumak isteyen ebeveynlere şunları öneriyor:

* Sivri olan masa ve sehpa köşelerini koruyucularla kapatın.

* Elektrik telleri ve perde açıp kapama iplerini çocukların ulaşamayacağı şekilde düzenleyin.

* Televizyon gibi ağır cisimleri düşmeyecek şekilde yerleştirin.

* Ekmek kızartıcı veya fırın gibi cihazları çocukların yaklaşamayacağı yerlerde tutun.

* Keskin bıçakları çocukların ulaşamayacağı yerlerde tutun.

* İlaç ve ev temizlik malzemelerini kilitli dolaplarda tutun.

* Evinizde bir yangın söndürücü bulundurun. Kibrit ve çakmakları çocukların ulaşamayacağı yerlerde tutun

* Ocakta yemek pişirirken arkadaki ocak gözlerini kullanın.

* Elektrik prizlerini kapatmak için özel kapaklar kullanın.

* Bebeğiniz için mama sandalyesi kullanıyorsanız emniyet standartlarına uygun modelleri tercih edin. Koruyucu kemer ve kilit kısımlarının çalışır durumda olmasına da dikkat edin.
pisipisi Tarih: 29.06.2008 02:55
1- İlaçlar: Özellikle çocuklara ilginç gelen küçük şekerlemelere benzeyen kalp ilaçları geri dönüşü olmayan zehirlenmelere yol açabilir. Aspirin, flor ve demir tabletleriyle olan zehirlenmeler de ciddi sorunlara neden olabilir. Hayvanlar için kullanılan parazit ilaçları ile bitkiler için kullanılan organik fosfor bileşenleri, yaşamı tehdit eden zehirlenmelere yol açabilir.

2- Boğulmalar: Ortada bırakılan yarı dolu bir temizlik kovasında bile çocuklar birkaç saniye içinde boğulabilir. Bu nedenle havuz, su kovası, küvet gibi tehlikeli noktalara dikkat edilmeli. Doğalgaz zehirlenmeleriyle boğulmalar da dikkate alınmalı.

3- Düşme ve Çarpmalar: Çarpılan veya kafanın vurulduğu yerin kütlesel gücü yüksek değilse ciddi bir sorun yaratmaz. Ancak kolon, kiriş ve seramik gibi kitlesi yoğun yerlerdeki özellikle kafa çarpmalarında kısa ve uzun sürede ortaya çıkabilecek ciddi komplikasyonlar görülebilir.

4- Yanıklar: Çocuklu evlerde kural olarak ocağın uzak alanları kullanılmalı. Kaynar su, süt ve çay yanıkları en sık görülen kazalardan.

5- Kimyasal yemek borusu yanıkları: Deterjan ve lavabo açıcılar ağza alındıktan sonra geri dönüşü olmayan yanıklara neden olur; çocuk kurtulsa bile ömür boyu yapay bir yemek borusuyla beslenmek zorunda kalabilir.

6- Yürüteç: En sık rastlanan ev kazalarından! Hem çocuğun yürümesini geciktirmesi hem de ciddi kazalara yol açması nedeniyle yürüteç önerilmez.

7- Trafik kazalarında çocuklar: Her yaştaki çocuk, arabada seyahat ederken oturacağı araba koltuğu mutlaka sabitlenmeli ve kemerle bağlanmalı. Çocuğun oturduğu koltuk, hava yastığından uzakta olmalı. Çocuk kesinlikle önce oturtulmamalı.

8- Vücutta yabancı cisim: Daha çok, yabancı cismin buruna sokulması, nefes borusuna kaçması şeklinde olur. 4 yaşından önce sakız ve fındık-fıstık gibi yiyeceklerin ezilmeden çocuklara verilmesi tehlikeli.

9- Kesici delici aletlerle yaralanma: Bıçak, çakı, iğne ve cam kırıkları en sık rastlanan yaralanma nedenleri. Bunların erişilemeyecek şekilde saklanması ve temizlenmeleri gerekir.

10- Merdiven ve balkon kazaları: Özellikle yazın yanlışlıkla açık bırakılan balkon ve sokak kapıları, düşme sonucu ciddi sakatlıklara ve ölümlere neden olabiliyor.

Sokakta Satılan Oyuncaklara Dikkat!

--------------------------------------------------------------------------------

Kimi zaman doğum günü hediyesi, kimi zaman da bayram armağanı... Ne mutlu eder hediye edilen bir oyuncak yumurcakları. Ülkemizde son yıllarında inanılmaz bir artış gösteren oyuncak tüketimi, haksız kazanç elde etmek isteyen sağlık düşmanlıkları harekete geçirdi. Çocuk sağlığı ve gelişimi için son derece zararlı olabilecek maddelerden üretilen ve çok sağlıksız koşullarda tüketiciye sunulan bu ürünler çocuk sağlığını tehdit etmeye devam ediyor.

Sokakta satılan oyuncakları asla satın almayın!...

Son yıllarda sıkça rastladığımız sokaklarda oyuncak satışı giderek artıyor. Özellikle tüm zararlı bakteri ve mikropları barındırabilecek nitelikteki oyuncaklar minik yavrularımıza armağan edildiği zaman tam bir felaket!...Niye diye soracak olursanız, sağlığa zararlı maddeleri barındıran bu oyuncaklar gelişmekte olan çocuğun sağlığını hastalıklar silsilesi ile tehdit ediyor.

Sokakta açık ve sağlıksız koşullarda seyyar satıcılar tarafından satılan oyuncakların çocuk sağlığı açısından ne gibi sakıncaları olabilir?

1. Kullanılan uygunsuz plastik malzeme ve boyalar nedeniyle kansorejen etkileri olabilir.
2. Çoğunlukla bu oyuncakların hangi yaşa uygun olduğu belirtilmediğinden, uygunsuz yaştan dolayı fiziksel ve ruhsal sakıncaları olabilir.
3. Bu tür oyuncaklar ucuz, defolu veya kötü işçilik ve malzemeden (sert plastik, kötü metaller ve hatalı yapım...) üretildiğinden fiziksel yaralanmalara neden olabilir.
4. Oyuncağın dış yüzeyinde bulunan boyalar, ayrılabilen küçük parçacıklar ve sağlıksız vidalamalar, yabancı cisim aspirasyonuna neden olabilir.
5. Enksiyon kaynağıdır. Bulaşıcı hastalıklara neden olabilir. Mikroorganizmanın vücuda giriş yerine göre;
Cilt: Mantar enfeksiyonları, dermatitler, fronkül, impetigo.
Göz: Konjektivit, oftalmit.
Ağız: Aft (ağız yaraları) v.b.
Bağırsak: Bağırsak parazitleri, hepatitler, gastroenterit v.b.
6. Bu tür oyuncaklarda çocuklarda allerjik reaksiyonlara da yol açabilirler.