Türkiye'de ve dünyada özel ve resmî kurumlarca yapılan birçok araştırma sonucuna göre Türk halkı ailesine bağlı, ailesiyle yaşamayı tercih ediyor, aile üyeleri birbirine karşı sevgi duyuyor, kendisini mutlu hissediyor, birlikte bir şeyler yapmayı bilhassa sosyal ilişkileri sürdürmeyi seviyor.



Türk halkı her ne kadar birçok değişime uğrasa da değişim ve dönüşüm süreçlerini aile yapısının temel özelliklerini bozmayacak şekilde yaşamaya özen gösteriyor. Türk aile yapısı ancak güçlü yapısı sebebiyle teknolojik gelişmeler, sanayileşme, hızlı kentleşme ve göç gibi sosyal yapıyı etkileyen hadiselerden diğer gelişmiş ülkelere göre daha az etkilenmiş durumda.

Türk ailesinin güçlü olması tabii ki problemlerimizin olmadığı anlamına gelmiyor. Bazı araştırmalara göre, Türk halkı arasında her yüz kişiden 90'ının aileleri içinde çok veya orta derecede mutlu olduğunu belirtmesine rağmen her yüz kişiden 4'ünün kendisini aile içinde mutlu hissetmemesi bu tabloya gölge düşürüyor. Boşanmalar bu oranlara rağmen yine de artıyor, ekonomik sorunlarımız var ve formalite boşanmalar (hacizden kurtulmak için yapılanlar), boşanmalar içinde önemli bir yer tutuyor.

Aldatma, çalışmama, erkeğin evinden uzak olması, kahve vb. yerlerde geçirilen zamanlar, ailelerin müdahaleci yaklaşımları, kumar, alkol ve madde bağımlılığı, ekonomik sorunlar, şiddet ve ihmal, boşanmaların başta gelen sebepleri arasında. Boşanan kişilerin çevreleri de farklı şekillerde bu süreçten etkileniyor. Bu tür sorunlarla çeşitli oranlarda normal aileler içinde de baş edilmeye çalışılıyor. Zaman zaman aileler hastalanıyor, krizler çeşitli şiddetlerde yaşanıyor ve genelde ailenin temel dinamikleri devreye sokularak çözüme ulaşılıyor. Son zamanlarda bilhassa şehirlerde aile eğitim seminerlerine katılarak ya da aile danışmanlığı hizmeti alarak çözüm yolları bulan kişiler de artıyor.

Durum böyleyken ciddi problemleri olan ailelerin sorunlarını genellemek toplumda bir panik ve güvensizlik havası meydana getirebilir. Kötü davranışların güzellerden daha çok yayıldığını ve algıda seçicilik özelliğimizden dolayı dikkatimizi çektiğini unutmayalım. Mutsuz eşlerin bilinçlendikçe ayrı yaşamaktan ve şiddetli geçimsizliktense boşanmayı tercih ettikleri de bir gerçek. Bununla beraber kurtarılabilecek birçok evlilik boşanmayla dağılabiliyor.

Olumlu özelliklere sahip aileler, ülkemizde yaşanan değişim ve dönüşüm süreçlerinden ya daha az zarar görüyor ya da daha da güçlenerek çıkıyorlar. Eşler karşılıklı fedakârlık ve saygı ile sorumlulukların paylaşımında değişiklikler yapıyorlar.

*Uzman Psikolog

Aileyi ayakta tutan temel değerlerimiz neler?

Karşılıklı sevgi, saygı ve sağlıklı iletişim. Aile desteği. Eşlerin kendilerini çok yönlü geliştirmesi. Problem çözme becerisi, kararlı, aynı zamanda esnek olabilmesi. Milli manevi değerlere bağlılık, bilhassa ibadetlerini yapmaya özen göstermek. Bireysel sınırlarını ve ailenin sınırlarının iyi ifade edilmesi. Birbirinin ve çevrelerindekilerin ihtiyaçlarına karşı duyarlı olma. Birlikte çok yönlü ihtiyaçları karşılayacak şekilde hareket etme. Fedakârlık ve yardımseverlik. Sosyal ilişkilerin devamı, eşlerin aileleri ile yakın fakat belli mesafede ilişki içinde olması. Büyüklere saygılı olmakla beraber anne babanın kendi çocuklarını yetiştirme sorumluluğunu yerine getirmesi.

Farika Teymur Artır*

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 366
favori
like
share
SU-PERISI Tarih: 30.06.2008 10:38
Eline saglık,gerçekten aileye deger veren bir toplumuz.