İLAÇ ETKİLEŞİMİNİN MEKANİZMASI
A. Farmasotik faktörler
Bazı ajanlar kimyasal ve fiziksel faktörlerin sonucu olarak etkileşirler. Tiopental yüksek pH'lı (10.5 pH) aynı enjektöre düşük pH'lı opioid ile birlikte çekildiği zaman presipite olur. Bir asit molekül olan heparin, protamin ile karıştığı zaman inaktif tuzlarına dönüşür.

B. Farmokokinetik faktörler
1. Bir ajanın absorbsiyonunu ikinci ajan değiştirebilir. Lokal anestetiklere epinefrin eklenmesi, absorbisyonu geciktirerek blok süresini uzatır. N2O'nun volatillere eklenmesi volatilin AC'lerden kana uptake'ini artırır.

2. Ajanın vücuttaki distribisyonu diğer ajan tarafından etkilenebilir. Özellikle proteine bağlanan ajanlar. Yalnızca bağlı olamayan kısım farmakolojik olarak aktiftir. Tiopentalin sulfisoxazole ile bağlanması azdır, anestetik etkisi artar.

3. Bazı ajanlar diğerlerinin biyotransformasyonunu etkiler. Barbitüratlarla kronik tedavi hepatik enzimleri indükliyerek diğer ajanların (Örn: antikoagülan) metabolizmasını kolaylaştırır. Echotiophate glokomda kullanılan bu ajan plazma kolinesterazını inhibe ederek Sch etkisini uzatır.

4. Bir ajan diğerinin ekstraksiyonunu etkileyebilir. Opioidler volatil anestetiklerin alveoler eliminasyonunu solunum depresyonu ile azaltabilirler.

C. Farmokodinamik faktörler
Ajanlar aynı reseptör üzerinden etki gösteriyorlarsa sinergizm veya antagonizm ortaya çıkar. Neomisin pankuronyumun nöromusküler etkisini potansiyalize eder. Naloxane opioidlerin depresan etkilerini antagonize eder.

SPESİFİK İLAÇ ETKİLEŞİMLERİ
A. H2 Antagonistler
1. Cimetidine: Bir H2 reseptör antagonisttir, hepatik enzim inhibisyonu ve hepatik kan akımında azalmaya yol açar. Bu da yüksek hepatik ekstraksiyon hızı olan ajanların metabolizmasını azaltır. Cimetidine alan hastalarda şu ilaçların metabolizması yavaşlar: Benzodiazepinler, Sch, theophyline, lidocaine, ß adrenerjik antagonistler, antikoagülanlar ve opioidler. H1 ve H2 reseptör antagonistleri histamin salınımına neden olarak kan basıncını düşüren ajanların bu etkilerini önler. Örn. Morfin, d-tubokurain ve atrokuryum.

2. Ranitidine: Bir diğer H2 reseptör antagonistidir. Hepatik enzim sistemlerine etkisi cimetidin'den daha azdır. Bu hepatik kan akımındaki hafif azalma ile ilgili olabilir.

B. Benzodiazepinler
1. Benzodiazepinler ve barbitüratlar: Aynı reseptörü etkilerler sinerjizme neden olurlar. Eş zamanlı uygulandıklarında her iki ajanında dozunun azaltılması gerekir.

2. Benzodiozepinler, bupivakainin eliminasyon yarı ömrünü uzatırlar. Benzodiazepinler, bupivakainin santral sinir sistemi toksisitesi yapıcı etkisini azaltırlar, fakat kardiovasküler toksisite eşiğini değiştirmezler.

3. Fentanil (50-100 g/kg) hemodinamik stabilite ile karakterizedir. Ancak diazepam veya midazolam ile uygulanırsa kan basıncını ve sistemik vasküler rezistansı azaltırlar. Bu katekolamin düzeylerindeki azalma ile ilişkili olabilir. Lorazepamın böyle bir etkisi yoktur.

C. Kas gevşeticiler
1. Non-depolarizan kas gevşeticilerin etkileri inhalasyon anestetikleri ile artar. Bu etki izofluran ve enfluran ile en büyük, halotan ve N2O ile en azdır. Mekanizma iskelet kaslarına kan akımının artması veya direkt nöromuskuler kavşağa etki ile ortaya çıkar.

2. Akut hidrokortizon uygulamsı non-depolarizan kas gevşeticilerin etkisini potansiyalize eder. Kronik hidrokortizan uygulaması ise antagonize eder.

3. Nitrogliserin kas gevşeticilerin yanıt magnitüdünü değiştirmez fakat blok süresini uzatır. Kalsiyum kanal blokerleri (Verapamil) hem non-depolarizan hem de depolarizan ajanların potansiyalize eder.

4. Antibiyotiklerden bazıları non-depolarizanların etkilerini potansiyalize ederler. Hem transfer salınımını inhibe ederler, hem de postjunctional reseptörleri etkilerler. Antibiyotiklerle ilgili bu blok, hem Ca++ hem de asetilkolinesteraz ile reverz edilir. Ancak antibiyotik kullanan hastalarda monitörizasyon yararlıdır.

5. Mg++, kas güçsüzlüğü oluşturur ve hem depolarizan hem de non-depolarizan kas gevşeticilerin etkilerini artırır. Mg++, volatil anestetiklerin MAC'ını da düşürür. Preeklampsi ve eklampside Mg++ olan hastalarda Sch'dan önce defasikülan dozda non-depolarizan yapılmaması önerilir.

6. Furosemid ve mannitol, non-depolarizanların etkisini artırır. Bu, muhtemelen nöromusküler kavşaktaki etkilerine bağlıdır.

7. Kas gevşeticiler disritmilere neden olabilir. Eğer hastalar halotan, digital veya trisiklik antidepresanlar alıyorsa bu insidans artar. Bu muhtemelen parasempatik sinir sistemi aktivitesinin artmasına bağlıdır. Büyük dozda fentanil ve sufentanil uygulanan hastalarda Sch bradikardiye yol açar.

D. Antiaritmik ajanlar
1. Kinidin, lidokain ve prokain kas gevşeticilerin etkisini artırır. Kinidin, digoksinin plazma konsantrasyonlarını artırır. Muhtemelen digoksini proteinlerden ayırır. Lidokain, düşük dozlarda sinir sistemi depresanıdır ve inhalasyon anestetik gereksinimini azaltır.

2. Amiodorone, refrakter ventriküler aritmi tedavisinde uygulanır. Anestezi sırasında ciddi III. kalp bloku ve bradikardi gözlenir. Preop. pacemaker gerekir.

E. ß-adrenerjik antagonistler
1. ß-adrenerjik antagonistler, myokardiyal depresyon ve periferal vazokonstriksiyona neden olurlar. Anestetik ajanlar ß blokerlerin kardiyak depresan etkilerini artırır. ß bloker alan hastalar güvenle uyutulabilir. Çünkü ß antagonistlerin aniden kesilmesi rebound hipertansiyona yol açar. ß bloker alan hastalarda ilaç operasyona dek kesilmez.

2. K+'un reuptake'ini inhibe ettikleri Sch'den sonra yüksek K+ plazma düzeylerine yol açabilirler. Bu; yanıklar, böbrek yetmezliği ve travma hastalarında özellikle tehlikelidir.

3. ß-antagonistler KC kan akımını azaltarak ve hepatik oksidatif metabolizmayı inhibe ederek birçok ajan ile etkileşirler. Bupivakain ve lidokainin klirensi propranolol ile inhibe olur.

4. ß antagonistler aminofilinin ve ß2 agonistlerin bronkodilatatörler etkilerini azaltırlar. Esmolol, yüksek ß bloker etkisi, nedeniyle astım ve kronik obstrüktif pulmoner hastalarda tercih edilir yapar.

F. Ca++ kanal blokerleri

Beğeniler: 2
Favoriler: 1
İzlenmeler: 2185
favori
like
share