Söz biter; hıçkırığa boyanır birgün daha
Sûret-i cemalimde mahzun çocuklar çağlar
Benden alır hüznünü seni görmemiş saha
Fikrimin hicretine tam on dört asır ağlar

...........................Efendim! An yaralı, bu güz sensiz hastadır
...........................Semalarda titreşen dualarım yastadır

Toplanır birer birer deryasına seherin
Nurundan almak için rûhanî güvercinler
Bilmezler, günah nedir; nerde izi kahırın
Sesini duyamayan kalbim elimde inler

...........................Efendim! Dil isyanda, zikre seni katıyor
...........................Halbuki yüreğimde kaç bin Leheb yatıyor

Kutlu var oluşların en mukaddes olanı
Duası Abdullah'ın, Amine'nin rüyası
Sen ey ana rahminin boynu bükük kalanı
Cihânşumul doğumun en haşmetli ziyâsı

...........................Efendim! yokluğunun diğer adıdır ziyan
...........................Varlığını haykıran sözlere emridir; yan!

Sen ki Kureyş müjdesi gonca gonca açılan
O İlahi rahmetin merhamet yüklü gizi
Bir feth-i mübîndin ki karanlığa saçılan
Bitmedi, bitmeyecek zulme verdiğin sızı

...........................Efendim! sensizliğim tüketti nedenimi
...........................Istırap katre katre sarıyor bedenimi

Yaralı yüreğiyle yağmurları ağlattı
Ardından bakıp kalan gül Mekke sokakları
Gizli bir inilti ki derdi öze bağlattı
Yılların firâkıyla ağrıdı şakakları

...........................Efendim! kir ve kan'dır çağın yüzünden sızan
...........................Nasıl şaşırıp kaldı yönü kefensiz mizan

Hani âli bayramı yaşamıştı Medine
Râm olup varlığına kurtulurken yoklardan
Ve takvâ yazar iken canını yüce dine
Hala utanır Taif yürüyen ayaklardan

...........................Efendim! Kör iz'anla emrine uyamadım
...........................Düştüm de yollarına kokunu duyamadım

Bilallerin göğsünde iman ederken taşlar
Onunla haykırdılar; Allah, Resûl ve Ehad
Hûşu hakikatine nasıl koşmuştu başlar
Kanını toprağına değdiremedi Uhud!

...........................Efendim! sûretinle ifşa oldu nur nişan
...........................Sırtındaki mühürde hayat buldu sonsuz şan!

Ne güzel gülümserdin Ayşe'nin iffetine
'Beni nasıl sevdin? ' e cevabındı; kördüğüm
Çölde kumlar şahitti sevdanın saffetine
Şimdi bir masal gibi kitaplara sorduğum

...........................Efendim! Kutlu çilen, dokunmadı çamura
...........................Güzel ahlâk verilmiş özündeki hamura.

Ellerim, bir güzide yakarışın kelamı
Mazide nefes alan çöllere hasret sürgün
Muazzam çığlıkların yönü meçhûl selamı
İşte hicrana perde ihtiyâr gece ve gün


...........................Efendim! Bilemedik niye güzeldir güller
...........................ve o lâtif gülleri koparamayan eller.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 400
favori
like
share
Asiyan Tarih: 08.07.2008 09:40
Allah razı olsun özlemcim
Damla Irmak Tarih: 03.07.2008 13:19
güzel bir paylaşım teşekkürler...
hayalll Tarih: 03.07.2008 12:47
Allah razı olsun...
Lady Tarih: 03.07.2008 12:11
Yüreğine sağlık ALLAH RAZI OLSUN.
Yabangülüm Tarih: 03.07.2008 11:41
Allah razı olsun emeklerine sağlık teşekkürler