İlaçların İstenmeyen Etkileri Nelerdir?

İlaç allerjileri, istenmeyen etkilerinin %5-10 unu oluşturur. İstenmeyen ilaç etkileri iki grupta incelenir: 1) önceden tahmin edilebilenler. Bunlar sıklıkla ilacın dozuna ve bilinen farmakolojik etkisine bağlıdır, diğer yönlerden normal olan hastalarda görülür, istenmeyen ilaç etkilerinin %80' inden sorumludur. Bu reaksiyonlara örnek olarak toksisite, yan etkiler, Herxheimer reaksiyonu, ilaç-ilaç etkileşimleri verilebilir. 2) önceden tahmin edilemeyenler. Bu reaksiyonlar ise genellikle ilacın dozuna ve farmakolojik etkisine bağlı değildir, sıklıkla kişinin bağışıklık cevabı veya duyarlı kişilerin genetik farklılığı ile ilgilidir. İntolerans, idiyosinkrazi, allerjik ve psödoallerjik (yalancı allerjik) reaksiyonlar bu gruptandır.

İlaç Allejisi Nasıl Oluşur?

Allerjik ilaç reaksiyonları, daha önce alınmış bir ilaç ile tekrar karşılaşıldığında spesifik antikor yapılması veya duyarlı Tlenfositlerin çoğalması, veya her ikisinin aynı anda oluşması ile karakterize bağışıklık yanıtının sonucudur. İlaç ile daha önce karşılaşılmamışsa, aynı ilacın alımıyla 1 haftadan önce allerjik reaksiyon genellikle görülmez. Psödoallerjik (yalancı allerjik) reaksiyonlar klinik olarak allerjik reaksiyonlara benzer ancak ilaçla ilk karşılaşmada ortaya çıkar ve ilacın nonspesifik olarak vazoaktif (damarlar üzerinde etkili) madde salınımını uyarmasına bağlıdır.

PENİSİLİN ALLERJİSİ

Penisilin Allerjisi Sık Rastlanılan Bir Durum mudur?

Penisilinler allerjik reaksiyonlara en sık neden olan ilaçlardır. Amerika Birleşik Devletleri’nde penisiline karşı allerjik reaksiyona tedavi kürlerinin %1-10 unda rastlanmasına rağmen bunların ancak 4 /10.000 - 15/10.000 inde anaflaktik (ağır allerjik) reaksiyon görülmüştür. Penisilin anaflaksisinden ölüm ise tedavi kürlerinin 1/50.000 - 1/100.000 inde görülmektedir. Bu, penisiline bağlı anaflaktik reaksiyonların yaklaşık onda birinin ölümcül seyrettiği anlamına gelir. Hastanede yatan hastaların %10-20 sinin penisilin allerjisi öyküsü vermelerine karşın, bunların yaklaşık %75 inin hatalı bir şekilde “penisiline allerjik” olarak tanımlanmış veya zamanla duyarlılıklarını kaybetmiş oldukları gösterilmiştir.

Penisilin Allerjisi Nasıl Oluşur?

Ölümcül penisilin reaksiyonlarının %96 sı ilaç uygulandıktan sonraki 60 dakika içinde ortaya çıkmaktadır. Penisilinin damardan veya kas içi uygulanması ağızdan kullanımından daha fazla allerjik reaksiyona neden olur. Penisilin allerjisi öyküsü olanlar, böyle bir öykü olmayan kişilere göre 4-6 kat daha fazla reaksiyon görülme riskine sahiptirler. Bununla birlikte fatal penisilin ve diğer sentetik penisilin allerjik reaksiyonlarının çoğu, daha önce bu antibiyotiklere karşı allerjik reaksiyon vermemiş kişilerde görülür. Bu kişilerin duyarlılaşması, son penisilin tedavisi sırasında gizli çevresel karşılaşma ile oluşabilir. Gıdalara koruyucu katkı maddesi olarak konulan penisilin, eti yenen hayvanlara daha önce tedavi amacıyla verilmiş olan penisilin veya sağlık personelinin havadaki penisilin partiküllerini soluması bu tip bir karşılaşmadır.

Penisilin molekülündeki beta laktam halkası fizyolojik şartlarda vücutta kendiliğinden açılarak penicilloyl grubu oluşturur. Penisilin moleküllerinin %95 i penicilloyl grubuna dönüşüp vücuttaki proteinlere geri dönüşümsüz bağlandığı için bu gruba “major determinant” denilmiştir. Bu reaksiyon, prototip olan benzil penisilin ve hemen hemen tüm sentetik penisilinler ile gerçekleşir. Benzil penisilin, diğer bazı antijenik determinantları oluşturmak üzere %5 oranında başka metabolik yollarla da parçalanır. Bu parçalanma sonucu oluşan, az miktarda yapılıp değişik kişilerde farklı bağışıklık cevapları uyaran ürünler “minör determinantlar” olarak isimlendirilmiştir (benzylpenicilloate, benzlypenylloate, benzlypenicilline G). Penisiline karşı anaflaktik reaksiyonlar genellikle minör determinantlara karşı oluşan IgE antikorlarıyla ortaya çıkmaktadır. Akselere (hızlanmış) ve geç ürtikeriyal (kaşıntılı allerjik döküntü) reaksiyonlar ise genellikle penicilloyl-spesifik IgE antikorlarıyla (major determinant) gerçekleşir.

Penisilin Allerjisi Nasıl Tanınır?
1. Ayrıntılı öykü:
İlacın daha önce neden olduğu reaksiyon ile ilgili ayrıntılı öykü, tanı ve tedavide belirleyici olabilir. Uzun süredir kullanılmakta olan ilaçlardan çok, yeni başlanan veya mükerrer verilen ilaçlar reaksiyon açısından daha önemlidir. Önceden bir ilaca allerjik cevap veren hasta yapısal olarak farklı da olsa başka bir ilaca karşı reaksiyon verme riski taşır. Örneğin penisilin allerjisi saptanan hastalarda diğer grup antibiyotiklere allerjik reaksiyon verme riski 10 kat artmıştır. Penisilinle karşılaşma öyküsü allerjik reaksiyonlar için risk olmamakla birlikte, penisiline allerjik reaksiyon verme öyküsü önemli bir risktir. Allerjik hastalık öyküsü ilaç allerjisi riskini artırmaz, ancak anaflaktik (ağır allerjik) ilaç reaksiyonları için predispozan (kolaylaştırıcı) faktördür. Antimikrobiyal ilaçlara gösterilen reaksiyonlarda ailesel yatkınlık sözkonusudur. Antibiyotik allerjisi olan ebeveynin çocuğunda 16 yaş itibarıyla aynı ilaca karşı allerjik reaksiyon görülme olasılığı %26 dır. Bir başka deyişle, aile öyküsü olmayanlara göre 15 kat artmıştır.

2. Kanda RAST (Radio Allergo Sorbent Test) testi:

Penicilloyl determinantına karşı IgE antikorunu belirleyen RAST geliştirilmiştir. Halen minör determinant antikorları için RAST mevcut değildir. Yalancı pozitiflik ve yalancı negatiflik olabilmektedir. Bu edenlerle RAST ve diğer in-vitro analoglarının klinikte kullanımı sınırlıdır.

3. Cilt testi:

Bir kişinin IgE ye bağlı akut penisilin allerjik reaksiyon potansiyeli taşıyıp taşımadığını değerlendirmede en faydalı bilgi major ve minör penisilin determinantlarına olan cilt testi cevabıdır. Major determinant-spesifik IgE antikorunun belirlenmesinde cilt testi solüsyonu olarak kullanılan penicilloyl-polylysine (PPL) elde edilmiştir. Bu madde ticari sunumdadır (Pre-Pen®), ancak ülkemizde mevcut değildir. Minör determinantlar labil olduğu için ve multivalan formda sentezlenmesi zor olduğundan, cilt testi genellikle benzil penisilin G, benzil penisilinin alkali hidroliz ürünü olan benzylpenicilloate ve asit hidroliz ürünü olan benzlypenylloate karışımı (Minor Determinant Mixture; MDM) ile uygulanmaktadır. Fakat MDM halen ticari sunumda değildir. Minör determinant reaktifi olarak sadece benzil penisilin 10.000 U/ml dilüsyonda kullanılırsa allerjik hastaların %5-10 u gözden kaçar. Bu hastaların bir kısmı ciddi anaflaktik reaksiyon riski taşıyabilir. Bununla birlikte bu solüsyon, IgE ye bağlı reaksiyon öyküsü olmayan hastalarda MDM’a iyi bir alternatiftir. Güvenlik açısından, intradermal cilt testi yapılmadan önce çizme (scratch) veya epikütanöz delme (prick) test uygulanmalıdır. Cilt testi reaktiflerine karşı sistemik reaksiyon, penisilin allerji öyküsü bulunan hastaların %1 veya daha azında görülmüştür. Ön kolun iç yüzünde 26 G PPD iğnesi ile 1 cm uzunluğunda bir çizik yapılır. Bu çiziğin üzerine 0.1 ml sulandırılmamış reaktif damlatılır, 10 dakika içinde reaksiyon görülmezse intradermal teste geçilir. Çizik etrafında 20 dakikadan fazla sebat eden endurasyon (ciltte sert kıvam ve kızarıklık) pozitif reaksiyondur. İntradermal testte ise 0.02 ml reaktif ile ciltte 3-4 mm kabarcık oluşturulur. 15-20 dakika sonra endurasyon çapı 5 mm veya daha fazla ise test pozitif kabul edilir.

Her Penisilin Tedavisi Öncesi Cilt Testi Yapılmalı mıdır?

Her penisilin uygulaması öncesinde cilt testi yapılması şart değildir. Cilt testi, daha önce penisiline karşı şüpheli allerjik reaksiyon öyküsü veren kişilere uygulanmalıdır. Bu kişilerin %75 inden fazlasında cilt testi negatif bulunmaktadır. Anaflaktik (ağır allerjik) penisilin allerjisi öyküsü veren hastalarda ise cilt testi gereksizdir. Bunlarda tedavinin başlangıcında başka bir antibiyotik seçilmelidir.

Penisilin Testi Negatif İse Penisilin Verilebilir mi?

Penisilin allerjisi öyküsü olan ve hem PPL hem de MDM ile yapılan cilt testi negatif bulunan kişilere tedavi dozunda
penisilin uygulandığında IgE ye bağlı reaksiyonlar nadiren görülür ve hemen daima hafif seyreder. Bu demektir ki penisiline karşı allerjik reaksiyon öyküsüne rağmen cilt testi negatif bulunan kişilere penisilin tedavisi güvenle verilebilir. Genel olarak, penisiline karşı oluşan allerjik reaksiyon üzerinden zaman geçtikce penisilin determinantlarına karşı cilt testi pozitifliği prevalansı azalır. Penisilin allerjisi öyküsü pozitif, fakat cilt testi negatif olan hastalar, olaysız bir penisilin uygulaması (özellikle parenteral uygulama) sonrası resensitize (tekrar duyarlılık kazanma) olabileceğinden, bunlarda sonraki penisilin enjeksiyonlarından önce cilt testini tekrarlamak akıllıca olacaktır.

Penisilin Allerjisi Nasıl Tedavi Edilir?

1. Allerjik reaksiyonun tedavisi:

Antibiyotik uygulamasına derhal son verilir. Antihistaminikler, non-steroid anti-inflamatuar ajanlar, kortikosteroidler tedavide kullanılan ilaçlardır. Penisilin veya diğer beta laktam antibiyotiklerle tedavi sırasında görülen ürtiker (kurdeşen), eğer uygun alternatif antibiyotik kullanılamıyorsa antihistaminiklerle veya kortikosteroid kullanımı ile baskılanabilir. Ürtiker reaksiyonuna rağmen penisilin uygulamasına ara vermeden devam edildiğinde ilk saatlerden sonra anaflaktik reaksiyon bildirilmemiştir. Fakat ilaç kesildikten 24-48 saat sonra yeniden başlanırsa anaflaktik reaksiyon görülebilir. Stevens-Johnson sendromu, toksik epidermal nekroliz, eritema multiforme, eksfoliatif dermatit gibi diğer immunolojik komplikasyonlar gözlenirse ilaç kesilmelidir.

Anafilaktik (ağır allerjik) Penisilin Allerjisinde Tedavi Şeması

1. Solunum yolu açık tutulur
2. Adrenalin 1:1000 (Adrenalin® 0,25 mg ampul) , 0,01mg/kg ciltaltı veya kas içi. Gerekirse 20 dk. arayla 3 kez tekrarlanabilir
3. Turnike : Ekstremite alt kısmından yapılan enjeksiyonlarda enjeksiyon yerinin üst kısmına yerleşitirilir. Aynı doz adrenalin enjeksiyon bölgesine deri altı uygulanır
4. Damar yolu açılır, hipotansiyon varsa damar içi sıvı verilir
5. Oksijen: Siyanoz (morarma) varsa burun yoluyla uygulanır
6. Salbutamol (Ventolin Nebules® 2,5 mg ampul) 0,15 mg/kg/doz, hırıltı ve nefes darlığı varsa nebulizatör ile, bu aygıt yoksa inhaler şeklinde uygulanır
7. Antihistaminik : Antazoline (Antistine® ) veya chlorphenoxamine (Systral®), 5 ya? altında ½ ampul, daha büyük çocuklarda 1 ampul kas içi.
8. Kortikosteroid : Methylprednisolone (Prednol - L® 20-40 mg ampul) 2 mg/kg, en fazla 60 mg
kas içi veya damardan.

2. İnfeksiyonun tedavisi:

Cilt testi pozitif olan hastalara tedavi dozunda penisilin uygulandığında anaflaktik veya hızlanmış allerjik reaksiyon %50-70 oranında görülmüştür. Bu nedenle cilt testi pozitif bulunan hastaya aynı oranda etkili, çapraz reaksiyon vermeyen antibiyotikler verilmelidir. Beta laktam antibiyotiklerle zayıf çapraz reaksiyon veren aztreonam penisiline allerjik hastalara güvenle verilebilir. Penisilinlerle sefalosporinler arasında IgG, IgM ve IgE antikorları ile oluşan çapraz reaksiyon gösterilmiştir. Penisilinlere allerjik hastaların yaklaşık %5-15 i sefalosporinlere allerjik reaksiyon verirler. Sefalosporinlerle ciddi anaflaktik çapraz reaksiyonlar görülmüştür. Bu nedenle herhangi bir penisilin reaktifi ile pozitif cilt testi reaksiyonu veren hastalara, etkili alternatif antibiyotikler bulunduğu sürece sefalosporinlerin verilmemesi uygun olur.

3. Penisilinle desensitizasyon (duyarsızlaştırma):

Öyküsünde penisilin allerjik reaksiyonu olup penisilin cilt testi pozitif bulunan hastalar şu durumlarda desensitizasyon adayıdır:
a) hayatı tehdit eden infeksiyon varsa
b) infeksiyonun tedavisinde kullanılabilecek alternatif ilaç yoksa
c) alternatif ilacın kabul edilemez yan etkileri varsa,
d) alternatif ilacın etkisi daha zayıfsa,
e) beta laktam antibiyotiklerin kullanılmamasından kaynaklanacak risk, şiddetli allerjik reaksiyon riskinden fazla ise.

Desensitizasyonun en çok gerekli olduğu infeksiyonlar subakut bakteriyel endokardit (kalp kapakçık enfeksiyonu, beyin absesi, bakteriyel menenjit, stafilokok veya psödomonas osteomiyeliti (kemik enfgeksiyonu) ve sepsisi gibi ağır infeksiyonlar, listeria infeksiyonları, nörosifiliz ve gebelikte sifilizdir. Akut penisilin desensitizasyonu yalnız yoğun bakım şartlarında yapılabilir. Desensitizasyon parenteral veya oral yolla yapılabilir. Oral yol tercih edilmelidir. Desensitizasyon yapılanların 1/3’ünde işlem sırasında veya daha sonra geçici allerjik reaksiyonlar görülür. Desensitizasyon yapıldıktan sonra penisilin tedavisine ara vermeden başlanmalıdır. Ara verilirse allerjik reaksiyon riski artar.

LOKAL ANESTETİK ALLERJİSİ

Lokal Anestetik Allerjisi Sık Rastlanılan Bir Durum mudur?

Lokal anestetiklere (LA) karşı allerjiden oldukça sık söz edilmesine rağmen allerjik mekanizmalar, bu ilaçlara bağlı
reaksiyonların %1' inden daha azından sorumludur. LA uygulaması sırasında görülen reaksiyonların büyük çoğunluğu ise ya ilacın toksik etkilerine bağlıdır veya uygulanan işlemin kendisi ile ilgilidir.

Lokal Anestetiklere Karşı Nasıl Allerjk Reaksiyon Gelişir?

İlaçların çoğu gibi LA ler de molekül ağırlığı 1000 daltonun altında küçük organik moleküller olduğu için bağışıklık hücrelerince tanınamazlar. Bu nedenle konağın bağışıklık cevabını uyarabilmesi için ilaç veya ilaç yıkım ürününün konak proteinleriyle birleşmesi gerekmektedir. Bu türden moleküllere hapten adı verilir. LA’lere bağlı allerjik reaksiyonlarda rol alan haptenler ile cilt testinde kullanılabilecek hapten-taşıyıcı protein solüsyonları henüz belirlenememiştir.

Reaksiyon Olmadan Önce Lokal Anestetik Allerjisi Tanınırsı Konulabilir mi?

İlacı doğal şekli ile kullanan immünolojik testlerin tanısal değeri bilinmemektedir. Daha önce LA reaksiyonu olan hastaya ikinci kez cerrahi işlem yapılması gerektiğinde ya anestezisiz müdahale, veya genel anestezi riski göze alınmaktadır. Bununla birlikte allerjik reaksiyon riski taşıyan hastalar cilt testi ile belirlenebilmektedir. Böylece başka bir LA kullanılarak cerrahi işlem ağrısız ve risksiz gerçekleştirilebilir. Lidocaine ve procainamide gibi kritik anti-aritmik ilaçlara reaksiyon öyküsü veren hastalarda bu ilaçların kullanılması zorunluluğu olduğunda deri testi yapılmalıdır. Daha önce LA ile karşılaşmamış veya karşılaştığı halde reaksiyon vermemiş kişilerde deri testi yapılmasının yararı ve endikasyonu yoktur.

Lokal Anestetik Allerjisinde Tedavi ve Korunma Yöntemleri Nelerdir?

LA uygulamasından sonra görülen reaksiyonlarda standart anaflaksi tedavi protokolü uygulanır.

Anafilaktoid (ağır allerjik) Lokal Anestetik Allerjisinde Tedavi Şeması


1. Solunum yolu açık tutulur

2. Adrenalin 1:1000 (Adrenalin® 0,25 mg ampul) , 0,01mg/kg ciltaltı veya kas içi. Gerekirse 20 dk. arayla 3 kez tekrarlanabilir

3. Turnike : Ekstremite alt kısmından yapılan enjeksiyonlarda enjeksiyon yerinin üst kısmına yerleşitirilir. Aynı doz adrenalin enjeksiyon bölgesine deri altı uygulanır

4. Damar yolu açılır, hipotansiyon varsa damar içi sıvı verilir

5. Oksijen: Siyanoz (morarma) varsa burun yoluyla uygulanır

6. Salbutamol (Ventolin Nebules® 2,5 mg ampul) 0,15 mg/kg/doz, hırıltı ve nefes darlığı varsa nebulizatör ile, bu aygıt yoksa inhaler şeklinde uygulanır

7. Antihistaminik : Antazoline (Antistine® ) veya chlorphenoxamine (Systral®), 5 yaş altında ½ ampul, daha büyük çocuklarda 1 ampul kas içi.

8. Kortikosteroid : Methylprednisolone (Prednol - LÒ 20-40 mg ampul) 2 mg/kg, en fazla 60 mg kas içi veya damardan.

Diğer tip reaksiyonlarda destekleyici tedavi yeterlidir. Önceden LA kullanımı sırasında anaflaktik reaksiyon görülen hastalarda tekrar LA kullanılması gerekiyorsa, bu şansı hastaya vermek için cilt testi ve ardından artan dozda ilaç denemesi (incremental challenge) yapılmalıdır. Öyküde önceki reaksiyon ile sonuncusu arasında geçen süre, sorumlu ilacın adı; epinephrin, levonordefrin, norepinephrin gibi vazokonstriktör madde içeriği, reaksiyonun başlangıç zamanı, süresi ve şekli, varsa kaydedilmiş objektif bulgular araştırılmalıdır.

Lokal Anestetik ile Deri Testi ve İlaç Denemesi Nerede ve Nasıl Yapılır?

Bu işlemler yoğun bakım şartlarının bulunduğu merkezlerde uygulanmalıdır. Pozitif deri testi yalancı pozitif olabileceğinden, deri testi pozitif bulunan hastalarda teste çapraz reaksiyon vermeyen başka bir ilaçla başlanılır. Kalp ritim bozukluklarında lidokain gereksinimi gibi kullanılması zorunlu bir ilaç sözkonusu ise hastanın izni alınarak dikkatli bir şekilde aynı ilaçla devam edilebilir. Buna karşılık, yalancı negatif (test negatif olduğu halde allerji var) deri testi nadiren görülür ve bunlarda ilaç denemesi kaşıntı, kızarıklık, lokal ödem gibi hafif reaksiyonlarla sonuçlanır. Deri testi negatif ise (<5mm indurasyon) ilaç denemesine geçilir. Geç LA reaksiyon öyküsü veren hastada ilaç denemesi 24-48 saat geciktirilerek deri testi negatifliğinden emin olunmalıdır. Deri testi negatif olup ilaç denemesini tolere eden hastalarda, ilacın normal dozda kullanılmasından sonra reaksiyon bildirilmemiştir.
Gecikmiş reaksiyon öyküsü olanlarda LA’in klinik kullanımına 24-48 saat sonra başlanmalıdır.

Lokal Anestetik Allerjisi Tesbit Edilen Hastalarda Hangi Lokal Anestetik Kullanılmalıdır?

Önceki reaksiyondan sorumlu LA biliniyorsa, DT ve deneme için çapraz reaksiyon vermeyen bir LA kullanılır. Sorumlu LA bilinmiyorsa Grup II ilaçlardan biri, genellikle de lidocaine kullanılır. LA preparatına, ilacın sistemik emilimini ve kullanılacak total LA dozunu azaltmak ve lokal anesteziyi güçlendirmek amacıyla eklenen epinephrine, levonordefrin ve norepinephrine gibi vazokontriktör (damar büzücü) maddeler, pozitif deri testini maskeleyebilir. Beta-bloker kullanan hastalarda norepinephrine vazokonstriktör etkiye bağlı olarak kardiyovasküler reaksiyonlara yol açabilir. Bu nedenlerle 1) deri testinde kullanılacak LA preparatında vazokonstriktör bulunmamalıdır, 2) ilaç deneme ve sonraki klinik kullanım için, non-selektif beta-bloker kullanan veya kardiyovasküler hastalığı olan hastalar dışında içeren preparatlar kullanılır.
Deneme dozlarında LA tolere edilirse cerrahi girişimi uygulayacak diş hekimi veya doktora denemede kullanılan ilacın adı ve vazokonstriktör içeriği bildirilmeli, aynı preparatın kullanılması önerilmelidir. Ayrıca denemede kullanılan son doz bildirilmeli, sonraki ilaç uygulamalarında artmış immünolojik reaksiyon riskinin olmadığı vurgulanmalıdır. Cilt testi pozitif bulunan hastalarda cilt anestezisi için %1 lik lidocaine kadar etkili bulunan fakat injeksiyonu biraz ağrılı olan %1 lik diphenhydramine kullanılabilir ( burun, parmaklar ve kulak memesi haricindeki bölgelerde).

Lokal anestetiklerin sınıflandırması.



SULFONAMID ALLERJİSİ

Sulfonamidler (Örnek: Baktrim) Allerjik Reaksiyona Neden Olur mu?

Sülfonamidlere karşı allerjik reaksiyonlar genellikle yaygın makülopapüller döküntü, ürtiker; bazen de Stevens-Johnson sendromu şeklindedir. Trombositopeni, nötropoeni, hepatik/renal komplikasyonlar da görülebilir. Trimetoprim-sulfametoksazol (TMP-SMX)’e karşı deri reaksiyonları hastanede yatan hastaların %3.4 ünde görülür. AIDS li hastalarda Pneumocystis carinii pnömonisi hastaların yarısında bu antibiyotik ile tedavi edilir ve hastalar bir veya daha fazla sayıda pnömoni geçirmişse proflaktik olarak verilir. Virüse karşı oluşan antikorlar ile çapraz reaksiyon nedeniyle HIV, Epstein-Barr ve Citomegalovirus infeksiyonlarında deri reaksiyonları sık görülür. Tanı için için RAST ve ELISA; deri testi kullanılmaktadır. Kan testleri yapılamıyorsa 1. gün tam dozun %1’i, 2. gün %10’u, 3. gün %30’ u ve 4. gün tam doz ağızdan verilir. Dermatit (cilt reaksiyonu) görülürse ilacı kesilmesi gerekir. AIDS li hastalarda ağır TMP-SMX reaksiyonu varsa yan etkileri göze alınarak pentamidin kullanılabilir.

ASPİRİN ALLERJİSİ

Aspirin Allerjisi Nedir?

Aspirin alımından sonraki 2-3 saat içinde görülen ürtiker, anjiyoödem, bronş spazmı, rinit veya şok şeklindeki reaksiyonlar olup IgE antikorlarına değil idiyosinkraziye bağlıdır. Ürtiker-anjiyoödem en sık rastlanan reaksiyon tipi olup kronik ürtikeri olanlarda 20 kat daha sık görülür. Bronkospazm astımlı hastaların %2-6 sında görülür; nazal polip ve sinüzitli astım hastaların %30-40 ında oral aspirin yüklemesi ile ortaya çıkarılabilir. Tanı oral yükleme testi ile konur. Tedavide aspirin ve non-steroid anti-inflamatuar ilaçlardan kaçınmak yeterlidir.



Etiketler:
Beğeniler: 2
Favoriler: 0
İzlenmeler: 3752
favori
like
share
beklebeni Tarih: 25.08.2008 15:23
Çok önemli bir konuya değinmişsin paylaşımın için teşekkürler dostum.
pisipisi Tarih: 19.07.2008 01:26
paylaşımınız için teşekkürler...benimde antibiyotiklere alerjim var...
SU-PERISI Tarih: 08.07.2008 20:06
Paylaşımlarınız için teşekkürler ellerine saglık