ANLATIM BOZUKLUKLARI:

A) Yapısal Bozukluklar:
1. Tümleç eksikliği:
2. Tamlama Uyumsuzlukları
3. Özne Yüklem uyumsuzlukları
4. Fiillerle ilgili uyumsuzluklar
5. Eklerle ilgili uyumsuzluklar
6. Noktalama eksikliği

B) Anlamsal Bozukluklar :
1. Gereksiz sözcük kullanımı
2. Yanlış karşılaştırma
3. Söz dizimi bozukluğu
4. Mantık hataları
5. Çelişen sözcükler
6. Karıştırılan sözcükler
7. Deyim ve atasözü yanlışlıkları
A) Yapısal Bozukluklar :

1. Tümleç Eksikliği :
* Sıralı-bağlı cümlelerde görülür. Bazı fiiller bir öğeyi nesne halinde alırken bazıları dolaylı tümleç halinde alır. Her fiilin gerektirdiği unsur yerinde kullanılmalıdır.

Yani;
Kelime +-e hali ; kelime +-i hali
veya kelime +-den hali almış bir cümle olmalı
Kelime +-i hali ; kelime +-e hali

Örnekler:
- Öğrenciyi yanına çağırdı; nasihat etti.  (öğrenciye) D.T. eksikliği
- Öğretmenliğe teşvik etmeli; desteklemeliyiz. (öğretmenliği) Nesne eksikliği
- Babasını sevmiyor, her gün daha da nefret ediyordu. (ondan) D.T. eksikliği
- Köye yaklaşıyor muyuz ; uzaklaşıyor muyuz? (köyden) D.T eksikliği
- Herkesten önce onu çağırıp; görüş. (onunla) edat tümleci eksikliği.
- Düşman şehri bombalamış;ama girememiş;ele geçiremeyince, çekip gitmişti.(Yanlış)
Düşman(,) şehri bombalamış; ama (şehre)girememiş; (şehri) ele geçiremeyince, (oradan) çekip gitmişti.( Doğru )
- Bu konuda sana inanıyor; güveniyorum doğrusu.  Her iki yüklem de “-e” hali eki alıp geçişsiz olduğu için herhangi bir öğe eksikliği yoktur. Biri geçişli biri geçişsiz olursa tümleç eksikliği ortaya çıkar.

2. Tamlama Uyumsuzlukları :

• İsim tamlamaları bazı eklerle kurulur. Sıfat tamlamaları ise eksizdir. Bu yüzden isim ve sıfat aynı tamlanana bağlanamaz.

• Tamlanan eksikliği:
- Toplantıya özel ve kamu sektörlerini çağırdı. özel sektörleri

- Siyasi, askeri ve ekonomi alanlarında görüştüler.siyasi,askeri alanlarda
(98-ÖSS)
- Bu konu ekonomik ve sağlık açısından önemlidir. ekonomik açıdan
- Hece ve serbest vezin şiirin değişmez kalıplarıdır. vezni

• Tamlayan eksikliğine dikkat etmeli.(Cümlede belirsizliği gidermek için şahıs zamiri koyma)

- Bu konuda müdüre danışalım, görüşlerinin neler olduğunu öğrenelim.
 müdürün görüşlerinin...

- Buraya geldiğini duydum.  ( kimin? : onun –senin)

• Tamlayan eki eksikliği.
Şirketimiz memuru ve tek elemanısın. şirketimizin memuru

• Cümlede belirtili isim tamlamalarının ek uyumuna dikkat edilmelidir.
- Toplantıda gündemin öğrencilerin başarılarının artırılmasıyla ilgili maddeye geçildi.  gündemin maddesine

Soru :
Aşağıdaki cümlenin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A) O yıllarda hepimiz tiyatro tutkunuyduk ve çalışmaya susamıştık.
B) Film bir ailenin sıradan olaylar karşısındaki şaşırtıcı tutumunu ustalıkla
yansıtıyor.
C) Festivalin bu bölümünde, müziğin farklı türlerinde adını duyurmuş sanatçılar
sahneye çıkacak.
D) Sanatçının bu karikatürleri, başta Berlin ve Paris olmak üzere Avrupa’nın
çeşitli kentlerinde sergilenecek.
E) Bu kameralar, rahatça kullanabildiği ve taşınmasının kolay olması nedeniyle
tercih ediliyor.

(I998- ÖSS)

Soru :
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu vardır?

A) Yetkililer, bu konuda uluslar arası işbirliği yapılmasına karar verdiler.
B) Siyasi, askeri ve ekonomi alanlarında görüştüler.
C) Üye olan ülkelere toplantı konusunda bilgi verilmesini gerekli gördüler.
D) Toplantıda, herkesin tartışmalara katılması gerektiğini söylediler.
E) Gelecek toplantıda ele alınacak konuyu belirlediler.
(I998- ÖSS)

3) Özne – Yüklem Uyumsuzlukları :
a) Özne Eksikliği: ı................ı............ı................ı
Ö Y ? Y

• Sıralı - bağlı cümlelerde görülür. İki ayrı yüklemin ayrı öznesi bulunması gerekirken bir özne ile yetinilmesi anlatım bozukluğudur.

- Sinirleri bir hayli bozulmuş; çok üzülmüştü.  (O)
- Gün geçtikçe yayın evlerinin kapandığını görüyorum;herhalde zarar ediyor.(Yayınevleri)
- Edebiyat dersini severim ;çünkü beni romantik havalara götürür. (Edebiyat dersi)
- Eskişehir’de havalar açık; artık sisten, kirden arınmış durumda.(Eskişehir)

b) Olumlu- Olumsuz Bakımından Uyumsuzluk:
* Bağımsız sıralı cümlelerde özne olumlu ise, yüklem olumlu; özne olumsuz ise, yüklem olumsuz olmalı. Aynı zamanda özne eksikliği görülür.

- Hiçbiri okula gelmedi ,dışarıda oynadı.Herkes
- Herkes ondan nefret ediyor,yüzünü bile görmek istemiyordu . Hiçbiri
- Hiçbiri anlatılanlara inanmadı; kendi fikrine ısrar ettirdi. Hepsi
- Hepsi dersten önce kütüphanede toplansın; sakın dışarı çıkmasın. Hiç kimse

c)Tekillik-Çoğulluk Bakımından Uyumsuzluk : İnsan dışındaki varlık ya da kavramların özneleri çoğul ise yüklemi tekil olur.

* Anılar beni bu akşam ağlattılar. ağlattı
* Özne insansa her ikisi de olabilir. Ancak çoğul öznelerin fertleri toplu değil, tek tek düşündürülüyorsa yüklem tekil olur.
- Çocuklar erken uyurlar.

* Çokluk bildiren sözcükler özne olduğunda, yüklem ya da diğer öğelerde çokluk ekine gerek yoktur.
- Birçok insanlar sabahları erken kalkarlar. kalkar

* Özne farklı şahıslardan oluşmuşsa yüklem çoğul şahıs eklerinden birini almalı.
- Sen ve o aynı yolun yolcususun.  larısınız
- Sen ve o yarın görüşürsün.  görüşürsünüz.
- Ablamla eniştem Kütahya’ya döndü.  ler

* Zaman kavramları tekil yüklem alır:
- Mart ayları en soğuk aylardır.  aydır
- Aylar, yıllar su gibi akıp geçtiler.  geçti
- Özleşme ve sadeleşmenin dilimizi yoksullaştırdığı şöyle dursun; tam tersine zenginleştirmektedir.
( özleşme ve sadeleşme) Özne eksikliği ( dilimizi)  Nesne eksikliği
Soru :
Türkçe’de bir cümlenin öznesi, birinci ve üçüncü tekil kişiden oluşuyorsa, yüklemi birici çoğul kişiden olur.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu kurala uymamaktan kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

A) O akşam ben kendi odama, Fatma da kendi odasına çekilmişti.
B) Teyzemlerin yeni evlerin taşınmasından sonra siz bu eve yerleştiniz.
C) Havalar böyle giderse bir süre daha kahvaltımızı balkonda yapacağız.
D) Ben de bir tabak alıp sofraya oturayım.
E) Babasıyla annesi, bu evi üç yılda zar zor yaptırabildiler.

(I998- ÖSS)


4) Fiiller ile ilgili Uyumsuzluklar :
a) Ayrı yüklem gerektiren özneler aynı yükleme bağlanamaz :
Ö ? Ö Y
ı...........ı.............ı..............ı

Çocuğun boyu kısa, bedeni de pek biçimli değildi.  kısa idi.
Yüklem eksikliği(Özne-yüklem uyuşmazlığı)
Bu konuda bir sen, bir de ben varım. varsın
Çayı az, sigarayı ise hiç sevmem. severim.

b) Yardımcı fiil ve fiilimsi eksiklikleri :
Yazı yazarken imlaya dikkat etmelerini söyledim. gerektiğini
Partide meyve suları pastalar, kekler yendi.  içilerek
Bu sınavda kimin çalışkan, kimin çalışkan olmadığı ortaya çıkar. olduğu
Her gün yemek, arkasından sigara içmek hiç iyi değil. yemek (fiilimsi
eksikliği)

c) Etken –Edilgen Uyumsuzluğu:
Her sabah erken kalkmaya çalışılmalı.  çalışmalı

5- Eklerle İlgili Uyumsuzluklar :
a- Meslek bildiren sözlükle ek birlikte bulunmaz : (cı).
Dayım bakkalcılığa yeni başladı  bakkallığa

b- * Ek’in yazılması gereken yerde yazılmaması, yazılmaması gereken yerde yazılması.
Yazılan konular geçen yılın hazırlanan ama; öğrenciye verilmeyen konulardır.  konularıdır.
Sanki tüm kabahatleri bendeymiş gibi davrandı.Tüm kabahatler bendeymiş gibi davrandı.  Tüm kabahat bendeymiş gibi davrandı.
Tutuklular salınılıverdi. salıverildi

c- Uygun olmayan eklerin bir arada kullanılması:
Söylediklerimden hep aksini yaparsın zaten.
(-in)

d- İsim hal eklerine dikkat edilmeli, karıştırılmamalı:
Sana çok iyi tanıdığımı söyleyebilirim. seni
Hepinizi iyi akşamlar dilerim. hepinize

e- Eklerin yer değiştirmesine dikkat:
Bir türlü okuyabilemedim , anlıyorsun mu?  okuyamadım, anlıyor musun?

6- Noktalama Eksikliği :
* Genellikle virgül eksikliğinden kaynaklanan bozukluktur.
Avukat hanım kardeşini arıyor. - Satıcı kadına seslendi.
B) Anlamsal Bozukluklar :

1-Gereksiz Sözcük Kullanımı:
* Cümleden çıkarıldığında anlam bozulmuyorsa o sözcük gereksizdir.
a- Eş Anlamlı sözcükler bir arada kullanılmaz.
- Böyle neşeli ve şen bir bakışla baktı.
- Hatıralar daha henüz dün gibi.

b- Cümlede bir sözcüğün anlamına gelen kullanım varsa o sözcük gereksizdir.
İhtiyar, yerinden kalkarken az kalsın düşeyazdı.

Soru :
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde gereksiz sözcük kullanılmamıştır?

A) Yurt için yirmi adet yatak satın alındı.
B) Sınav yaklaştıkça heyecan gittikçe günden güne artıyordu.
C) Çocukların nasıl beslenip büyütüleceklerini düşünmek gerekir.
D) Onunla toplantıda ilk kez tanıştık.
E) Bu yol yaya yürümekle bitmez.

c- Koşul Ekiyle Koşul Sözcüğü Bir Arada Bulunmaz:
- Eğer kazanırsanız yerler bizden...

d- Gereksiz Yardımcı Eylemin Kullanılması :
- ÖSYM’ye başvuruda bulunduk. başvurduk
- Televizyon çocuklara ve gençlere kötü etki ediyor.
- gençleri kötü etkiliyor
- umut etmek  umutlanmak
- kuşku etmek kuşkulanmak
- istek aldı  istenildi
- ilgi almak ilgilenmek

e-İyelik ekiyle, iyelik zamiri bir arada kullanılmaz.
- Gördüğün çocuklarımın hepsi benimdi  çocukların
- Senin anlattıkların her zaman doğru mu?
- Bizim köyümüz oldukça güzel.  Bizim köy

f) Şahıs ekleriyle eke ait şahıs zamiri birlikte bulunmaz:
Baharın geleceğini söylemiştik biz.

h) “-de yine de, de  ne de, henüz  hala , ancak  sadece,
daha fazla, ilk önce, daha yeni, sankigibi, daha henüz, nedeniise ” gibi sözcükler birlikte bir cümlede kullanılamaz.
Seninle görüşmesem de yine de seni özlerim.

i) Fiilimsilerin bulunduğu cümlelerde fiilimsi veya fiilimsiden önceki
veya sonraki sözcük gereksizdir.
İlk defa olarak bu okula geldim.
Havalar soğuduğunda dolayı hastalıklar artmaya başladı.
Açık kadro için başvuruda bulunan çok.(Başvuran).

• Sözcük türleri ve vurgulanan sözcükler cümleden atılmaz.
İlk ben merak ettim.
Soru 1 :
“ Bulduğu hazır formülleri, gizli bir sır gibi saklıyordu.”
I II III IV V

Yukarıdaki altı çizili sözcüklerden hangi ikisi cümleden atıldığında cümlenin anlamında bir daralma olmaz?

A) I-IV B) I -V C) III-IV D) II-IV E) II-V
Soru 2 :
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “daha”sözcüğü gereksiz değildir?

Üniversiteye daha yeni kaydoldum.
Bunları söylemen için daha fazla erken
Daha başka öneriniz yok mu?
Buraya daha henüz gelmediği doğru mu?
Hala daha konuşup duruyorsun
Soru 3 :
Festival süresince her gün düzenli olarak çıkacak olan “İlk Çekim” adlı
I II III IV
siyah- beyaz dergi sinemaseverlere ücretsiz dağıtılacak.
V
Bu cümledeki altı çizili sözlerden hangisi çıkarılırsa cümlenin anlamında daralma olmaz?

A) I B) II C) III D) IV E) V

(I998- ÖSS)
2) Yanlış Karşılaştırma :

ÖRNEK:
Bu şarkıyı Sevgi’den çok severim.
(Sevgi’yi sevmemden mi çok , yoksa Sevgi’nin şarkıyı sevmesinden mi çok?)

ÖRNEK: Şiiri köşe yazarlığı gibi düşünüyorum.
(Şiirimi,şairliğimi)

3) Söz Dizimi Bozukluğu :

* Bazı sıfat ya da zarfların kullanılması gereken yerden önce kullanılmasıdır.

- Yeni eve girmiştik.
- Kervansaraylar her yolda kalan insanın sığınağı idi.
- Cesetler çok denizde kaldıkları için çürümüş
- Adım adım Bursa’yı gezdik. Bursa’yı adım adım gezdik.

4) Mantık Hataları :
a) Sözcüklerin yerinde kullanılmaması yüzünden ortaya çıkan hatalardır.
- Dikkat etmezsen düşebilirsin;hatta ayağın bile kayabilir.

b) Cümlede anlatılana uymayan eylemin kullanılması yüzünden ortaya çıkan hatalardır.
- Uzun süre yatmak hastaya fayda değil; zarar sağlar.
- Yağışların bol olması tahılda mahsulün bol olmasına neden oldu.(Sağladı)
- Bu işte kaybetme şansı çok yüksek.(Şans-olasılık)
- Ödevini gelmeden önce mi sonra mı yaptın?
- Giydiği kravat ona çok yakışmış.(Giydiği –taktığı)
- Saçı sakalı büyümüş, tanınmaz olmuştu. (Uzamış)

5) Çelişen Sözcükler:(Anlamca Çelişen Sözcüklerin Birlikte Kullanılması) :
- Mutlaka bu sene kazanacağım galiba.
- Hava çok güzel ;ama açık.
- Öğretmen masasından yavaşça doğruluverdi.
- Kesinlikle sınavı kazanabilirim.
- Kişisel olanı arayışı onun nesnel tutumunu gösterir.
- Ne annesinden ne de babasından vazgeçemiyordu.

6) Karıştırılan Sözcükler(Yanlış Anlamda Kullanılması) :
* Sözcüklerin şekilce benzerlikten dolayı yanlış anlamda kullanılmasıdır.

Soru :
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir sözcüğün yanlış kullanılmasından
kaynaklanan bir anlatım bozukluğu yoktur?

A) Üşütmüşüm vücudumda kırgınlık var.
B) Yeni kayıt olan çekimser bir şekilde girdi.
C) İki takım arasında ayrıcalıklar var.
D) Konuk severlik Türkiye’ye özel bir davranıştır .
E) Televizyonumuz yeni yayınına başlamıştır.

-yayım: Baskı ve dağıtım işi
-yayın: Haber, program veya gazete ,dergi gibi organların genel adı.

* Karıştırılan belli başlı sözcükler:
-boyut-ölçüt, çoğunluk-çokluk, etkin-etken, gelişim-ilerleme,
yaklaşık- yakın, yaşam-yaşayış, yanlış-yanılmış, öğretim-öğrenim...

7) Deyim ve Atasözü Yanlışlıkları :
* Deyim ve atasözündeki kelimeler değiştirilmez
* Farklı deyimler anlatılmak istenenin yerine kullanılmaz.
- Aç ne yemez ,tok ne yemez.içmez
- El öpmekle ağız aşınmaz. dudak
- Ona yardım et elinden geleni ardına koyma. elinden geleni yap
- Öğrenciler böyle yaparsa öğretmen ne yapsın,balık baştan kokar. Öğretmen böyle yaparsa öğrenciler ne yapsın...

“Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?”

Yukarıdaki soru tipinde olduğu gibi Anlatım bozukluklarının sebepleri ÖSYM’nin cevap şıklarıyla aşağıda anlatılmıştır.


Anlatım Bozukluklarının Sebepleri :

1) Öğe Eksiklikleri :
a) Nesne eksikliği: Üniversiteyi kazanmaya teşvik etmeli; desteklemeliyiz.
b) D.T. eksikliği: Hükümet tabibine muayene edilerek, sağlık raporu alacaksın.
c) E.T. eksikliği: Bu konuda ona git ve görüş.
d) Özne eksikliği: Denizli’de havalar açık;artık yağmurdan sisten arınmış durumda.
e) Yüklem eksikliği: Çayı az , sigarayı ise hiç sevmem.(Özne-yüklem uyumsuzluğu)

Edebiyat sorularını Özcan Bey’le ben; dilbilgisi sorularını ise, diğer öğretmenler hazırladı.

2) Tamlama Uyumsuzluğu :
a) Öznenin tamlayan eki almasından:
- Ucu yırtık paraların merkez bankası dahil hiçbir yerde işlem görmüyor.
(t.yan eki fazlalığı)

b) Tamlayan eksikliğinden:
- Öğrenciyi düşünmeye ve yaratıcı olmaya yönelten ve herhangi bir konu
üzerinde eleştiri yapmasını sağlayan bir anlayış, henüz eğitim sistemimize
yerleşmedi.(öğrencinin)

c) Tamlamanın yanlış yapılması:
- Bu konu ekonomik ve sağlık açısından önemlidir.(Tamlanan eksikliğinden)
- Toplantıda gündemin öğrencilerin başarılarının artırılmasıyla ilgili maddeye
geçildi .(İyelik eki eksikliğinden)- maddesine
- Bu kitaplar kütüphanenin yer almadığı için yerleştirilmeyen kitaplardır.

3) Özne – Yüklem Arasındaki Uyumsuzluklar :
* Çoğul şahıs ekinin kullanılmaması
- Dürüst biri olduğundan dün de bugün de kuşkuya düşmüyorum.
- Bu dünyada bir sen bir de ben varım.

* Tekillik çoğulluk bakımından uyumsuzluk
- Kuzular kırda koşuşturuyorlar.
- Aylar , yıllar su gibi akıp geçtiler.

* Olumluluk-olumsuzluk bakımından uyumsuzluk
- Hiçbiri okula gelmedi; dışarıda oynadı
- Herkes ondan nefret ediyor; yüzünü bile görmek istemiyordu.

4) Fiillerle İlgili Uyumsuzluklar :
* Yardımcı eylemin fazlalığı
- ÖYS’ye başvuruda bulunduk.(başvurduk)

* Ek- eylem kullanılmaması veya yanlış kullanılması
- Sözleri dokunaklı; konuşması açık değildi.

* Etken- edilgen uyumsuzluğu
- Her sabah erken uyanılmaya çalışmalı.

* Fiil veya fiilimsi eksikliği
- Bu sınavda kimin çalışkan ,kimin çalışkan olmadığı ortaya çıkacak.

5) Eklerle İlgili Uyumsuzluk :
Anlattığım olayları garip ve yanlış görülebilir.

* İlgi ekinin gereksiz kullanılması,eksik kullanılması
- Muğla yöresindeki yangınlardan geriye çıplak tepeler kaldı.

* İlgi ekinin eksik kullanılması
- Bu soru ben ve benim gibi sınava girmiş olan birçok kişinin kafasını karıştırdı

* Çoğul ekinin gereksiz kullanılması
- Birçok insanlar sabahları erken uyanır.

* Uygun olmayan ekin kullanılması
- Söylediklerimden hep aksini yaparsın zaten
- Hepinizi başarılar dilerim.
- Hava kirliliğinin nedenlerinden biri yeşil alanların azlığındandır.

6) Noktalama Eksikliği :
- Küçük çam ağacını dikti.
- İhtiyar arkadaşıyla gitti.

7) Gereksiz Sözcük Kullanılması :
- Soruları cevaplandırsa da yüzü yine de gülmez.
(Aynı anlama gelen sözcüklerin birlikte kullanılması.)

8) Çelişen Sözcüklerin Birlikte Kullanılması :
- Elbette onunla gitmiş olabilirler.
- Aşağı yukarı tam altı yıl geçmişti.

9- Bir Sözcüğün Anlam Bakımından Yanlış Kullanılması :
- Onların yaşayışına eskiden alakası vardı. (Karıştırılan Sözcükler)
Yaşamına

- Bu konuda gençleri azımsamak doğru değil. (Karıştırılan Sözcükler)
küçümsemek

10) Mantık Hataları (Sözcüklerin anlamına ve işlevine uygun kullanılmaması) :
- Artık hastamızın sağlık durumu tamamen iyileşti.
- Beyin zarı iltihabı ölüme hatta çocuk felcine yol açıyor.
- Küçüklerin adım atışları, dönüşleri, el vuruşları büyüklerinki gibiydi; üstelik küçüklüklerinin verdiği sevimlilikte cabası.

11) Sıfat veya Zarfın Yanlış Yerde Kullanılması :
- Karış karış çevreyi taradık; onu bulamadık. (Söz dizimi bozukluğu)
- Kervansaraylar her yolda kalan insanın sığınağıdır. (Söz dizimi bozukluğu)

1- Kişiyi içinde yaşadığı toplumun değer yargıları biçimlendirir.

Bu cümlenin öğeleri aşağıdakilerden hangisinde sırasıyla verilmiştir?

A) Özne – dolaylı tümleç – yüklem
B) Nesne – özne- yüklem
C) Nesne – dolaylı tümleç – yüklem
D) Özne – zarf tümleci – yüklem
E) Dolaylı tümleç – özne – yüklem
(97-ÖSS)
2- “Kış, adanın her tarafına yayılabilmek için rüzgarlarını seferber ettiği zaman, öbür yakadaki yaz, pılını pırtısını toplamamıştı.”

Bu cümlenin öğeleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?

A) Özne- zarf tümleci - nesne - yüklem
B) Zarf tümleci- özne- nesne – yüklem
C) Zarf tümleci – özne – yüklem
D) Zarf tümleci – dolaylı tümleç- özne- yüklem
E) Özne – zarf tümleci – dolaylı tümleç – yüklem
(86-ÖYS)
3- İçeriye ellerinde kameralarıyla genç, orta yaşlı , kadınlı erkekli bir grup gazeteci girdi.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde öğelerinin sıralanışı yönüyle benzerlik vardır?

A) Konferansa katılan konuşmacı, ağır adımlarla kürsüye doğru ilerledi, tane
tane anlatmaya başladı.
B) Konferans salonuna alınan velilere, okul müdürü az ama öz konuşarak
sorunları açıkladı.
C) Deniz kıyısına toplananlar, büyük bir hayranlıkla güneşin batışını izliyordu.
D) Derenin kuzeye bakan tarafındaki ağaçların altı serin, diplerindeki otlar
dipdiriydi.
E) Düzenlenen seminere, kullanacakları aletlerle birlikte, işe yeni başlayan
arkadaşlarımız katılacak.

(96-ÖSS)
4-
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, öğelerine ayırmada yanlışlık yapılmıştır?

A) Evimin duvarını / doğa manzaraları / süsler.
B) Babamın / çarşıda / böyle küçük bir dükkanı / vardı.
C) Yıllardır görmediği arkadaşıyla / dün / sokakta / karşılaştı.
D) Bu Anadolu / şehrinin ilkbaharı / kırk ikindi yağmurlarıyla başlar.
E) Küçük odamın penceresinden / yemyeşil bir ova / görünüyordu.
(88- ÖSS)
5.
I- Masallardan çekerdik dizeleri, tülbent gibi.
II- Biz kaldık, koyup gitti bahar.
III- Yıldızlarda çobandık, değirmenlerde su.
IV- Akıyor zaman, ağır, kendi gönlünce.

Yukarıdaki dizelerin hangilerinde birden çok yargı vardır?

A) I. ve II B) I. ve III. C) II. Ve III.
D) II. Ve IV E) III. ve IV.

(1994 – ÖSS)
6.
Aşağıdaki ikili dizelerden hangisi bitmemiş bir cümle durumundadır?

A) Gecenin koyu karanlığında
Rüzgarda sokak kokusu
B) Çiçek açmayı deniyordu
Bahçemizde erik ağacı
C) Uğraşma boşuna şiir yazamazsın
Bu kadar maviyken gökyüzü
D) Bana bu kadar açık söylemedi
Güzel olduğunu yaşamanın
E) Gökyüzünün maviliğine akarak
Savruldu sonsuza ışık hızım
(1997-ÖSS)

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1513
favori
like
share