D.Tarihi :13 Aralık 1949
D.Yeri : İstanbul

Asıl adı Tarık Tahsin Üregül olan Tarık Akan, bir abla ve bir ağabeyden sonra ailesinin üçüncü çocuğu olarak 1948’de İstanbul’da dünyaya gelir. Babası subaydı. 20 yaşına kadar da bir subay çocuğu gibi yaşadı. Lise çağına kadar Anadolu'yu dolaştıktan sonra ilk gençlik yıllarında babasının emekliliği ile İstanbul'a, Bakırköy'e geldiler. Asker çocuğu olduğu kadar halk çocuğu da oldu. Bu yüzden işportacılık, cankurtaranlık gibi işleri gocunmadan yaptı: Liseden sonra makine mühendisliğinde okumaya başladı. Ve okulun ikinci sınıfında biraz heves, çokça da maddi beklentilerle, birazda arkadaşının ısrarı ile ses dergisinin ‘‘artist’’ yarışmasına girip birinci seçilir. Akan'ın hayatı bu yarışmadan sonra değişir ve sinema teklifleri almaya başlar. İlk filmi 1971 yapımı olan “Solan bir yaprak gibi”’dir. Bir anda düzgün fiziği ile 70’li yılların, romantik komedi ve aşk filmlerinin aranılan jönü olur. O dönemler ona kartpostal çocuğu denilirdi. Filmlerde kızların kalbini çalan zengin şımarık oğlan ya da fakir – dürüst genci oynuyordu. Emel Sayın'la ‘‘Mavi Boncuk’’, Hülya Koçyiğit'le ‘‘Sev Kardeşim’’, Hale Soygazi ile ‘‘Gece Kuşu Zehra’’ gibi filmlerde oynar. Ertem eğilmezin ünlü ‘‘Hababam Sınıfı’’nda Damat Ferit ile unutulmaz bir karakter çizer. “Canım Kardeşim” filminden sonra ise sanat hayatını sorgulamaya başlar. Tarık akan, 70’li yıllarda Cüneyt Arkın, Kadir İnanırla birlikte Türk sinemasının 3 dev isminden biri olmayı başarır.

Akan, sinemaya hayatına başlamasından 7 yıl sonra değişmeye başlar. Kartpostal çocuğu birden göbek, sakal, bıyık bırakır. Biranda sanat hayatını 180 derece değiştirir ve ağırlıklı olarak sosyal içerikli filmlerde oynamaya başlar(Sürü; Kanal; Nehir). Akan, kendisindeki bu değişimi kendisi şöyle anlatır. “Ben üne kavuştuğum sırada “Canım Kardeşim” diye bir film çektim. Bugüne kadar oynadığım filmlerden çok farlı bir şeydi. Film, seyircinin gösterdiği tepki ile iki seksen yattı. Böyle bir denemeyi yaptım, hemen geri çekildim. Bir yerlerde yanlışım var diye. Çünkü olay yanlıştı. O kişinin içini doldurmak bir bilgi ve birikim gerekiyordu. Ben o yıllarda bu bilgi ve birikime sahip değildim. Film hiç iş yapmadı, çok iyi hatırlıyorum, gösterildiği sinemaya gittim. Kimse yoktu salonda oturdum ağladım. Sonra “maden”i yaptım. Burada işçiyi oynayacaktım. Aynı hatayı yapmadım. İşçinin işini çok çalışarak, araştırarak doldurdum. Bu filmde halkla bütünleştim. Aklı bir karış havada çok filmler yaptım ama sonunda bir dönüşe gereksinim duydum. Ancak bu gereksinim sonunda piyasadan dışlandım. Yaklaşık 1.5 sene film çekemedim. 7 büyük film şirketi , Anadolu sinemalarını tehdit etti, Tarık akanın filmlerini oynatmayın diye. Sonradan bana konulan ambargo kalktı.”
Yinede bu değişim ilk zamanlar ona pahalıya patlamış, uzun bir süre ambargo nedeniyle film çevirememişti. Şansı Yılmaz Güney’in Sürü ve Yol filmleri ile açılmış, ünü yurtdışına bile taşmıştı. Ama bu filmler ona pekte şans getirmemiş, uzun bir süre yasaklılar listesine girmişti. Hatta pasaportu olmadığı için yurtdışına bile çıkamıyordu. Ama o, bu durumdan pekte şikayetçi değildi çünkü doğru şeyi yaptığını biliyordu. Onun sanat anlayışı zaten bu idi. Yani düzeni eleştiren filmler yapmak. Ama yinede yurtdışından gelen teklifleri değerlendirememek onu çok üzüyordu.

1981’de Yılmaz Güney’in senaryosunu yazdığı ve Şerif Görenin yönettiği “YOL” filmi ile sanat hayatında zirveye çıkar. Film 1982 yılında Cannes film festivalinde Altın Palmiye kazanır. Yol filminde bir anısını şöyle anlatır. “En zor sahnelerden biri atı öldürme sahnesiydi. O atla benim aramda müthiş bir ilişki doğdu ki ben böyle olacağını hiç düşünmüyordum. Filmin başından beri ben bu atı öldürürüm, bir doktor nasıl mesleği için kobay olarak hayvanları öldürüyorsa ben de yaparım sanıyordum. Ama fırtınada, karda yürürken at ben tutmadan köpek gibi arkamdan geliyordu, kafasını koltuğumun altına sokuyordu. Bir ilişki doğdu aramızda. Hayvana iğneyi vurduk fakat ben öldüremedim, benim yerime başkası öldürdü. Çok zor bir sahneydi benim için. Yapmak zorundaydık, at öldükten sonra karnını yarıyorum, ellerimi ve ayaklarımı karnının içine sokuyorum donmamak için. Ama o sahne kullanılamadı, gece olmak üzereydi, mor renkli çıktığı için.”

80 sonrası daha az filmde daha çok seçici olmaya başlar. Bir dönem Taşların sırrı diye bir Tv dizisi bile çeker. Tarık Akan hayatının kadınına bir film setinde rastlar. Yağmur kaçakları adlı bir filmde, filmin dans sahneleri için oraya gelen Ankara Devlet opera ve Balesi sanatçısı Acun Güney ile tanışır. Yemeğe çıkarlar ve kısa bir süre sonra beraber yaşamaya başlarlar. Bu beraberlikleri 14 yıl boyunca sürer. Şimdilerde bu beraberlikleri halen mutlu bir şekilde devam etmektedir.

2002 yılında "Anne kafamda bit var" isimli bir kitap çıkarmıştır. 1991 yılında daha önceleri kendisininde okuduğu Taş Özel İlkokulu yap işlet devret sistemi ile alarak Özel Taş Koleji kurdu. Koza eğitim hizmetlerine kattı. Eğitim konusunda da diğer işlerinde olduğu gibi başarılı oldu. Aziz Nesin'in vefatından sonra görevini devir alan oğlu Ali Esin'den vakıf başkanlığını devir aldı. Sinemacılığın kötü gittiği 1975-1980'li yıllarda ticari taksi alarak kiralama sistemi ile ticarete devam edip pornografik filmlerde yer almamayı tercih etti. Yazları fırsat bulduğunda Bodrum Akyarlar'da manço kulüp yanında taştan bir Rum evini restore edip dostlarını da ağırladığı bir yazlık haline getirdi.


[COLOR="darkred"]Filmleri :

Koçum Benim (dizi ) (2004)

Vizontele Tuuba (film) (2003)

Gülüm (film) (2002)

Meşrutiyet - Abdülhamit Düşerken (film) (2002)

Hayal Kurma Dersleri (film) (2000)

Eylül Fırtınası (1999)

Mektup (film) (1996)

Aşk Üzerine Söylenmemiş Herşey-Hep Aynı (film) (1995)

Çözülmeler (film) (1993)

Yolcu (film) (1993)

Devlerin Ölümü (film) (1991)

Uzun ince Bir Yol (film) (1991)

Bir Kadın Düşmanı (film) (1991)

Bir Küçük Bulut (film) (1990)

Karartma Geceleri (film) (1990)

Berdel (film) (1990)

Üçüncü Göz (film) (1989)

Dönüş (film) (1988)

Yağmur Kaçakları (film) (1987)

Kızımın Kanı (film) (1987)

Ses (film) (1986)

Adem ile Havva (film) (1986)

Kıskıvrak (film) (1986)

Acı Dünyalar (film) (1986)

Beyoğlu`nun Arka Yakası (film) (1986)

Bir Avuç Cennet (film) (1985)

Tele Kızlar (film) (1985)

Paramparça (film) (1985)

Kan (film) (1985)

Damga (film) (1984)

Alev Alev (film) (1984)

Yosma (film) (1984)

Pehlivan (film) (1984)

Beyaz Ölüm (film) (1983)

Gecenin Sonu (film) (1983)

Derman (film) (1983)

Çocuklar Çiçektir (film) (1983)

Arkadaşım (film) (1982)

Yol (film) (1982)

Kaçak (film) (1982)

Delikan (film) (1981)

Herhangi Bir Kadın (film) (1981)

Adak (film) (1980)

Sürü (film) (1978)

Seninle Son Defa (film) (1978)

Maden (film) (1978)

Kanal (film) (1978)

Lekeli Melek (film) (1978)

Bizim Kız (film) (1977)

Baraj (film) (1977)

Nehir (film) (1977)

Sevgili Dayım (film) (1977)

Şeref Sözü (film) (1977)

Aşk Dediğin Laf Değildir (film) (1976)

Öyle Olsun (film) (1976)

Kader Bağlayınca (film) (1976)

Gece Kuşu Zehra (film) (1975)

Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı (film) (1975)

Ateş Böceği (film) (1975)

Merhaba (Bizim Aile) (film) (1975)

Delisin (film) (1975)

Evcilik Oyunu (film) (1975)

Ah Nerede (film) (1975)

Çapkın Hırsız (film) (1975)

Mavi boncuk (1974)

Hababam Sınıfı (film) (1974)

Memleketim (film) (1974)

Mahçup Delikanlı (film) (1974)

Esir Hayat (film) (1974)

Kanlı Deniz (film) (1974)

Boşver Arkadaş (film) (1974)

Yaz Bekarı (film) (1974)

Oh Olsun (film) (1973)

Canım Kardeşim (film) (1973)

Yalancı Yarim (film) (1973)

Umut Dünyası (film) (1973)

Bebek Yüzlü (film) (1973)

Yeryüzünde Bir Melek (film) (1973)

Üç Sevgili (film) (1972)

Tatlı Dillim (film) (1972)

Sev Kardeşim (film) (1972)

Para (film) (1972)

Azat Kuşu (film) (1972)

Suçlu (film) (1972)

Sisli Hatıralar (film) (1972)

Aşkların En Güzeli (film) (1972)

Feryat (film) (1972)

Kaderimin Oyunu (film) (1972)

Melek mi, Şeytan mı? (film) (1971)

Beyoğlu Güzeli (film) (1971)

Vefasız (film) (1971)

Emine (film) (1971)

Solan Bir Yaprak Gibi (film) (1971)

Ödüllerinden Bazıları :

1973 - Antalya Altın Portakal Film Festivali, En İyi Erkek Oyuncu Ödülü, Suçlu

1978 - 14. Antalya Altın Portakal Film Festivali - En İyi Erkek Oyuncu, Maden

1984 - 21. Antalya Altın Portakal Film Festivali - En İyi Erkek Oyuncu, Pehlivan

1989 - 26. Antalya Altın Portakal Film Festivali - En İyi Erkek Oyuncu, Üçüncü Göz

1990 - 27. Antalya Altın Portakal Film Festivali - En İyi Erkek Oyuncu, Karartma Geceleri

1992 - 6. Adana Altın Koza Film Festivali - En İyi Erkek Oyuncu, Karartma Geceleri

1996 - 33. Antalya Altın Portakal Film Festivali - Yaşam Boyu Onur Ödülü

2003 - 40. Antalya Altın Portakal Film Festivali - En İyi Erkek Oyuncu, Gülüm

2006 - Sinema Yazarları Derneği Ödülleri, Onur Ödülü.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2040
favori
like
share
Sylar Tarih: 09.07.2008 22:13
düzelttim.. çok tembelim çok..

Yıllar nasıl da değiştirmiş Tarık Akan ı..
FreddyKrueger Tarih: 09.07.2008 21:57
[COLOR="#c0ccf4"]ReSimLeri ImaqeShaCk SiteSine YükLeSen Iyi oLurdu SyLar...

Uzun SüreLi oLmaSı AçıSından...