Çocuklar bir milletin geleceğidir. Çocuklar yeryüzü çiçekleridir. Onlar gönlün neşesi, kalbin meyvesidir. Hayat onlarla tatlı ve huzurludur. Çocuklar güle benzer, taze açmış gonca güllere... Büyükler de gül yetiştiren bahçıvanlara benzerler. Gülleri yetiştirenler bahçıvanlardır. Çocuklar, maddî ve manevî bütün varlığımızı teslim edeceğimiz mirasçılarımızdırlar. Vatanımızın, milletimizin ve kendilerinin geleceği; dinî, millî ve ahlâkî yönden çok iyi yetiştirilmelerine bağlıdır. Eğer onları iyi yetiştiremezsek hem dünyaları, hem ahiretleri perişan olur. Hz. Peygamber (s.a.s.): "Hepiniz çobansınız ve her biriniz emriniz altında bulunanlardan sorumlusunuz. "(1) buyurmuşlardır. Sorumluluğumuz altında bulunan güllerimizi kötü ve zararlı alışkanlıklardan koruyamazsak, güller solar. Ana ve babaların çocuklarına karşı bir takım görevleri vardır. Bu görevi şu şekilde özetleyebiliriz: Çocuğun doğumunu sevinçle karşılamalı, Güzel isim vermeli, Çocukları helâl lokma ile beslemeli, Erkek-kız ayrımı yapılmamalı, Sevgide eşit davranılmalı, Kabiliyetlerini ve becerilerini gözetmeli, Görgü kurallarını öğretmeli, Sanat öğretmeli, Spor yapma imkânı sağlamalı, Sünnet ve evliliklerini İslamî kurallara göre yapmalı, Kur'an-ı Kerim okumayı ve onunla ahlâklanmayı öğretmeli, Din ve fen ilimlerini tahsil ettirmeli, Sorunlarını ciddiye almalı ve iyi arkadaşlar seçmelerine dikkat edilmelidir. Çocuklar hakkında söylenen çok güzel sözler vardır. Bunlardan bazıları:
"Çocuk kalp meyvesidir ve cennet rızkındandır."
"Hiçbir baba çocuğuna güzel terbiyeden daha üstün bir hediye vermiş olamaz."
"Çocuklarınıza iyi muamelede bulunun ve onları iyi terbiye edin."
"Küçük çocuğu olan, onun hatırı için çocuklaşsın."
"Çocuğum!.. Günah yükünün altına girme, çünkü yolculukta yük taşıyanlar aciz kalırlar."
"Çocuğunu akıllı, güzel ahlâk sahibi olarak yetiştir. Eğer çocuğunu çok seviyorsan onu nazlı yetiştirme."
"Çocuksuz ev, susuz değirmene benzer."
"Kim der ki çocuk küçük bir şeydir! Belki çocuk en büyük şeydir."
"Çocuklar donmamış beton gibidir, üzerine ne düşerse iz bırakır."
"Çocuk ilk terbiye ve bilgiyi ana kucağında ve baba ocağında alır." Dünya işlerinde onları yetişecekleri zamanın ihtiyaçlarına göre hazırlamalısınız." "Kitapsız büyüyen çocuk, susuz ağaca benzer."
"Çocuklarınız sizin zamanınızdan başka bir zaman için yaratılmıştır. "
Çocuk sekiz yaşına varmadan ders, doğduğu andan itibaren de terbiye görmelidir." Çocukların sevgi ve şefkate ihtiyaçları vardır. Ayrıca manevî yönden iyi yetiştirilmelidir. Ailedeki geçimsizlikler ve huzursuzluklar onların ruhlarında olumsuz etki meydana getirir. Bu bakımdan çocuk, ailesinde huzur ve sevgiyi doya doya tatmalıdır. Güzel hasletlerden yoksun kalan çocuklar büyüyünce ailesine sırt çevirir. Okulda problem olur. Toplum ve devletin başına belâ kesilir. Bunun birinci sorumlusu ana - babadır. Hz. Peygamber Efendimiz de bu konuya dikkat çekerek; "Her doğan çocuk İslâm fıtratı üzere doğar, ailesi onu Yahudileştirir, Hıristiyanlaştırır veya Mecusileştirir" (2) buyurmuştur. Çocukların terbiye ve yetişmesinde diğer iki önemli unsur çevre ve okuldur. Ayrıca basın ve yayınlar da çok önemlidir. Çağımız ilim ve fen çağıdır. Radyo, televizyon ve basın organları son derece gelişmiş ve insan hayatını kuşatmıştır. Milletler inanç, düşünce, kültür ve geleneklerini, yaşayış biçimlerini diğer milletlere sevdirip benimsetmek için büyük çaba harcıyorlar. Böyle bir ortamda dinî ve millî varlığımızı, gelenek ve göreneklerimizi koruyabilmek için var gücümüzle çalışmazsak, geleceğimiz olan gonca güllerimiz, can çocuklarımız solar gider. Öyleyse milletçe dünyamızın sevgi çiçeklerine, güllerimize sahip çıkalım. Onları soldurmayalım.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 918
favori
like
share