Sağlığınızın ve güzelliğinizin aynası cildinize yazın daha da özen gösterin. Şimdi hemen sorun kendinize vücut ağırlığınızın yaklaşık yüzde 16’sını oluşturan cildinize iyi bakıyor musunuz? Cilt kronolojiye uygun yani doğal nedenlerle ya da çevresel kirleticilere maruz kalarak yaşlanır. Cilt genetik olarak 20 yaş sonrası yaşlanmaya başlar, bu süreç çevre kirliliği, güneş ışınları, sigara dumanı, alkol, uykusuzluk, hatalı beslenme vb faktörlerle hızlanabilir. Çeşitli çalışmalar bu dış etkenlerin biyolojik yaşlanmayı yüzde 80-90 etkilediğini göstermiştir. En basit anlatımla elinizin dışı ile iç bilek kısmına yakın kısımlar arasındaki farktır. Bunun için zamana dur diyebilmek adına beslenmeniz doğru, yaşam şeklinizde kaliteli olmalıdır.
Kış aylarının cildi yıpratan soğuk iklimi dışında klimalı ve kaloriferli ortamlar da cilt sağlığını tehdit etmektedir. Hele bir de su içmiyorsanız vay halinize hemen acilen vücudun arınma sistemlerine destek vermelisiniz bunun için altın öğütler:
• Organik beslenmeye özen gösterin, doğanın mevsiminde sunduğu besinleri en doğal formlarında tüketmeye özen gösterin.

• Tuz alımını minimuma indirmeye, kafeinli, şeker yüklü içeceklerden uzaklaşıp bol su içmeye dikkat etmelisiniz.

• Özellikle semizotu bu sezonda asla eksik etmemeniz gereken bir sebzedir salatasını, yemeğini, soğuk çorbasını tüketebilirsiniz.

• Kefir içmeyi alışkanlık haline getirin, ayran ve yoğurt yine soda ilavesiyle doğru alternatiflerdendir.

• Meyvelerde çeşitlilik sağlayın, sağlıklıdır diyip bol meyve tüketmeyin günde 2 veya 3 porsiyon yeter. Özellikle ananas, böğürtlengiller, kivi, vişne, yeşil elmayı eksik etmeyin. Böğürtlengiller genelde pasta üzerinde eğlenceli, lezzetli alternatifler olarak düşünülse sıklıkla meyve tabaklarımızda yer almasalar da mükemmel antioksidan zenginidirler. Beta karotenden zengin kayısı, şeftali, nektar, nektarin, topatan kavunu cildiniz için harikadır.

• Meyve sularından nar özellikle cilt için önemlidir, yine domates suyu da unutulmamalıdır.
• Cilde radyans (parlaklık) verecek sebze meyveleri ihmal etmeyin. Sindirim sistemini temizleyerek, idrara çıkmayı rahatlatan dolaşımı hızlandırıp toksin atımına destek veren bazı besinleri sofranızdan eksik etmeyin bunların başında hindiba, su teresi, kızılcık, böğürtlengiller, salatalık, rezene, üzüm, limon, yeşil salata, papaya, siyah havuç, maydanoz, armut, ananas, taze soğan, karpuz sayılabilir.
• Yedik yedik birazda dışarıdan takviye yapmaya ne dersiniz? Salatalıkların kabuğunu soyduktan sonra yüzünüze yapıştırırsınız peki ya hiç avokado kabuğunu denediniz mi? Avokadoyu yemek kadar kabuğunu masaj bezi olarak kullanmakta faydalıdır. Salata ya da mezenize eklediğiniz avokadonun kabuk kısmı ile masaj yapın ölü derinin kaybolduğunu ve harika pürüzsüz bir yapı kazandığını göreceksiniz.
• Portakalı bütün olarak püre edip tüm yüzünüze yayın, 20 dakika kadar tutun, ılık suyla durulayın. Portakaldan gelen C vitamini, beta karoten, biyoflavonoidler kılcal damarlarınıza çok iyi gelecektir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 304
favori
like
share