Toplumsal yapımızı inceleyen her akıl sahibi, şu acı hakikati tüm çıplaklığıyla görecektir. Bizim söylemlerimizle fiiliyatımız birbiriyle uyumlu değil. Adeta ameli bir nifak yaşıyoruz. Belki bazı İslami ibadet ve sembolleri üzerimizde taşıyoruz ama ahlakımız ve davranışlarımız asla İslami değil. Belki garip gelecek, biz dindarız ama İslam ahlakıyla ahlaklanmamışız. Belki de bu ucube halin tarihte ilk mucidi de sayılabiliriz.

İslam ahlakı; konuşurken yalan konuşmamamızı, ses tonumuza dikkat etmemizi, insanlarla olan muamelelerimizde dürüst olmamızı, eleştirirken daha medeni ve vakar sahibi olmamızı, komşumuzun haklarına saygılı olmamızı emreder. İnsanların yüzlerine tebessümle bakmanın büyük bir erdem olduğunu bildirir. Sevgili Peygamberimiz, ancak bu kurallara uymakla ahlaklı olabileceğimizi buyurur.

Evet, İslam ahlakı, insanların dillerinin ve renklerinin, Allah’ın ayetlerinden olduğunu ve bu şekilde kabul etmemizi, sevmemizi ve ayırım gözetmememizi emreder.

Zengin de olsak, fakir de olsak, yine İslam ahlakına sahip olmalıyız. Zenginlerimiz sahip oldukları malların Allah’a ait olduğunu, kendilerinin sadece vekil olduklarını unutmamalıdırlar. Haram yollardan mal kazanmak haramdır, helal yollarlardan kazanılmışsa bile, israf etmek yine haramdır.

Bugün toplumsal hayatımızda gördüğümüz o ki, zengin olan müslümanlar büyük oranda debdebe ve israf içinde yaşıyor. Adeta kendi hallerine uygun bir İslami anlayış icat ettiler, ‘sosyete müslümanlar’ tabirine uygun düştüler. Özel yaşam alanları oluşturdular, adeta kendi özel ‘getto’larını kurdular. Fakir halkın sorunlarından uzak durdular. İslam’a hizmet için kapılarına gidildiğinde büyüklendiler ve yardımcı olmadılar. Yardımcı olduklarında da karşılarındaki insanları minnet altında bıraktılar. Fakir müslümanların hali de bundan pek farklı değil.





Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 363
favori
like
share
CA-CHALLENGE Tarih: 24.07.2008 17:01
birşey değil!
canpolat56 Tarih: 22.07.2008 11:18
ah cihan kardeşim en faydalı paylaşımlar sağolasın Allah razı olsun