Osteoporozun yüzde 80 oranında kadınlarda görüldüğüne dikkat çeken Tamer, 50 yaşın üzerinde her 8 kadından birinde osteoporoza bağlı omurga kırığı geliştiğini, 70 yaşın üzerinde her 3 kadından ve her 9 erkekten birinde ise kalça kırığı oluştuğunu belirtti.

Osteoporozun herhangi bir hastalık olmaksızın menopoza ve yaşlanmaya bağlı olarak görülebileceğini ifade eden Tamer, osteoporoz açısından doruk kemik kütlesine 25 yaşına kadar ulaşmamış olanlar, 45 yaşından önce menopoza girenler, şeker hastalığı, tiroit hastalığı, sara hastalığı, östrojen ve testosteron gibi hormon yetersizliği, kortizon, sara ve tiroit hastalığı tedavisinde kullanılan ilaçlar, sigara, alkol, fazla kahve tüketimi, ufak tefek zayıf yapıda olanlar, beyaz tenli olmak, aşırı protein ve tuz
almak, kronik böbrek yetmezliği olanlar ve 65 yaşın üzerinde olanların risk faktörleri arasında yer aldığını söyledi.

Erkek osteoporozunun da son yıllarda klinik bir sorun olarak ortaya çıktığını anlatan Tamer, kesin tanının Kemik Mineral Dansitometresi (KMD) denilen kemik yoğunluğu ölçümü ile konulabileceğini belirterek, "Riski yüksek olan hastalarda yılda bir kez, düşük olan hastalarda 2 ila 5 yılda bir tarama yapılmalıdır.

Bir yıldan daha kısa aralıklarla tarama yapılmasının yararı yok. KMD ölçümü, ilaç tedavisinin etkinliğini değerlendirmede tek başına yeterli değildir. Tedavide kemiğin kalitesi de göz önüne alınmalıdır. Tanı için kan ve idrar testlerinin de yapılması yararlıdır" dedi.

Osteoporozlu hastalara beslenme önerilerinde de bulunan Tamer,
mutlaka taze sebze ve meyve tüketmeleri gerektiğini belirterek sözlerine şöyle devam etti: "Yeterli güneş ışını alın. Özellikle bebeklerinizi sabah erken ve öğleden sonra geç saatlerde birer saat direk olarak güneş ışını alacak şekilde güneşlendirin. Pencere camının ardında yapılan güneşlendirmenin D vitamini etkisini yok ettiğini ve bu nedenle direk tutulması gerektiğini unutmayın. Kalsiyumdan zengin koyu yeşil yapraklı sebze tüketin.

Kırmızı et yerine beyaz et ve daha çok balık tüketin. Proteinli gıdaları fazla tüketmeyin. Bitkisel proteinler olan bezelye, fasulye, mercimek gibi ürünleri tercih edin. Aşırı lifli gıda tüketiminden kaçının. Hazır yemekler ve konserveler, katkı maddelerinden uzak durun. Aşırı tuz tüketmeyin, tuzlu yiyeceklerden uzak durun. Fazla miktarda şeker kullanmayın. Sebzeleri mineral içeriklerini korumak için buharda pişirin. Kahve, kola, kafein, alkol, sigara gibi içeceklerden uzak durun. Bol bol su ve maden suyu için."

Osteoporozlu hastalara bol bol egzersiz yapmalarını da öneren Tamer, günlük yaşamda yapmaları gereken doğru hareketleri ise şöyle sıraladı: "Araba kullanırken öne eğilmeyiniz, dik pozisyonda bel ve boynunuzu destekleyecek pozisyonda kullanınız.

Okurken, bilgisayar kullanırken masaya doğru eğilmeyiniz. Sırtınızın doğal eğriliğini koruyunuz. Uzun süre oturmak zorunda iseniz arada germe egzersizleri yapınız. Ayakta uzun süre iş yapacaksanız ayağınızın altına bir basamak koyunuz ve yoruldukça ayak değiştiriniz. Sırtınızın doğal eğriliğini koruyarak, çok fazla öne eğilmeyiniz.

Yük kaldırırken kollarınızı vücudunuza yakın tutunuz, bel eğiminizi koruyarak öne eğilmeden kaldırınız. Nefesinizi tutmayınız. Ağırlığı kaldırırken hafifçe nefes alıp, dik pozisyona gelince nefes veriniz. Ayakta iken öne eğilerek ağırlık kaldırmayınız. Yürürken başınızı dik, kollarınızı gövdeye yakın ve karnınızı düz tutunuz. Kauçuk tabanlı, kaymayan ayakkabılar giyiniz."

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 625
favori
like
share
SU-PERISI Tarih: 07.08.2008 09:21
Faydalı bilgiler için teşekkürler eskitoprak.
ilaaydacan Tarih: 05.08.2008 12:58
evet çok doğru
CA-CHALLENGE Tarih: 05.08.2008 11:37
ellerine sağlık