GALAKSİLER

"Işık yılı" dediğimiz astronomi birimi, ışığın bir dünya yılı süresi içinde katettiği mesafedir. Bu da, bizim naçiz metrik sistemimizle 9.5 trilyon kilometre demektir... Gökadaların kendi çapları kabaca yüz bin ışık yılından başlayıp bunun beş altı katına kadar uzanabilir... Gökadalar arası uzaklıklara gelince: En yakın komşumuz olan M31 Andromeda gökadası bizden "yalnızca" 2.9 milyoncuk ışıkyılı uzaklıkta -- yani bize çok yakındır!!...

Bunlar, çevresini onbinlerce yıldır "iki mızrak atımı... tee şu tepeciğin ardı" gibi kavramlarla algılamış ilkel dünyalı yaratığın kolay kolay akıl erdirebileceği büyüklükler değildir...

Evrenin her yöresine dağılmış durumda irili ufaklı bütün gökadalar, çekim gücüyle kümeleşmiş yıldızlar, daha küçük diğer gök cisimleri, dev gaz bulutları, yıldızlar arası toz ve gazlardan oluşmuş dev kitlelerdir. İçerdikleri yıldız sayısı, yüzbinlerle ölçülebilecek kadar mütevazi; yada milyarlarla ifade edilecek, aklın alamayacağı kadar çok da olabilir. Kendi aralarında "üstküme" yada "süperküme" diyebileceğimiz şekilde gruplaşmalar da sözkonusudur.

Gökbilimciler gökadaları biçim ve görünümlerine göre sınıflıyorlar. Düzensiz biçim gösteren gökadalar genelde genç yıldızlar, toz ve gazlardan oluşurken; sarmal biçimli gökadaların ağırlıklı olarak orta-yaşlı yıldızlar ile gaz ve toz bulutlarından oluştuğu görülür. Bu tür gökadalar disk şeklinde olup, dönerken uçlarından dışarı doğru birer kol vermek eğilimindedir.

Bir sonraki sınıf ise elips biçimindeki gökadaları içine alır. Bunlar başlıca yaşlı yıldızlardan oluşurken, gaz ve toz miktarı da belirgin derecede azdır. Çok değişik şekiller alabilirler. Yuvarlak, yassı, yada uzamış silindirik yapıda olabilirler.

Bizim gökadamıza, biliyorsunuz, "Samanyolu" adını veriyoruz. Bir önceki sayfada bu sözcüğün kökeni üzerinde durmuştuk...

Evreni oluşturan milyarlarca gökadadan biri olan Samanyolu gökadamız, en son kestirimlere göre 200-400 milyar yıldız ve tabii binlerle ifade edilen sayılarda bulutsuya (nebula) evsahipliği yapıyor. Tipik bir sarmal gökada örneği olan Samanyolu gökadasının, merkezde bir çekirdek bölgesi ve onu çevreleyen spiral kolları olduğu biliniyor.

12 milyar yılı aşan yaşına karşın oluşumunu halâ sürdürüyor. 12 milyar yıl... Tıpkı mesafe kavramlarında olduğu gibi, onbinlerce yıldır zamanı birkaç kuşaklık insan ömrü ile tanımlamaya alışmış Dünyalı ilkel yaratık için yine kavranması çok zor bir zaman dilimi...

Doppler etkisi karşılaştırmaları ile, bütün gökadaların evrende birbirlerinden hızla uzaklaşmakta oldukları sonucuna varılmıştır. Bu saptama, tabiatıyla, evrenin başlangıcına ilişkin "Büyük Patlama" kuramını destekler niteliktedir.


KARA DELİKLER

Kimi bilim adamları hemen yanıbaşımızda, yani kendi Samanyolu gökadamızın içinde bile bir Kara Delik var olduğu kanısındalar... Korkutucu bir düşünce...

Kara Delikler nasıl oluşuyor? Dev bir yıldız, kendi çekim gücü etkisiyle kendi merkezine çöküşerek inanılmaz yoğunlukta bir gökcismine dönüşür. Artık öyle karşı durulmaz bir çekim gücüne sahiptir ki, yakınına gelen hertürlü maddeyi kendine çeker; hatta ışığı bile hapseder. Nitekim, kara delikleri göremez; varlıklarını ancak çevreleri üzerindeki etkileri ile saptarız.

Günümüzdeki gözde kuram, kara deliklerin "yakıt" ının, buraya çekilen yıldızlar, gaz bulutları ve yıldızlararası toz olduğu şeklinde... Kara deliğin içine emilen gaz, bir hortuma yakalanan hertürlü maddenin tipik davranışı içindedir. Yani, dönerek içeri çekilirken, giderek hız kazanır.

İşte, Hubble Uzay Teleskobu, spektroskopi ölçümleri yaparak, gazların kara delik ağzındaki dönüş hızını ölçebilmiştir. Bu hız, kara delikten kara deliğe farklılık gösterdiği için, artık herbirisinin karakteristik imzası sayılmaktadır.

Bu hız ölçüldüğünde, o kara deliğin kütlesini hesaplama olanağı doğmaktadır. Örneğin, Başak (Virgo) Burcunda, bize 50 ışıkyılı uzaklıktaki M87 gökadasının merkezinde yeralan kara deliğin kütlesi, güneşimizin 3 milyar katı olarak hesaplanmıştır!!

Kara deliklerin incelenmesinde özellikle X-ışınları ile yapılan gözlemler daha verimli olmaktadır. Çünkü X-ışınları, gaz ve toz maddeleri içinde görsel ışığa kıyasla çok daha kolay hareket eder. Yine Hubble Teleskobu aracılığı ile gerçekleştirilen X-ışın gözlemleri, evrende gerçekleşen dev gök olaylarının pekçoğunun kara deliklerin varlığına bağlanabileceği düşüncesini doğurmuştur.


SÜPERNOVALAR
Büyük bir patlama ile kütlesinin büyük bölümünü yitiren dev parlak yıldızlara "süpernova" adı verilmiştir. Bir süpernova patlamasının ilk on saniyesi içinde, bizim güneşimizin 10 milyar yılda ürettiğine eşit miktarda enerji ortaya çıkar... Yine bu on saniye boyunca, olayın içinde gerçekleştiği gökadanın ürettiği toplam enerjiden bile yüksek bir enerji miktarıdır bu...

Süpernovalar, yıldız oluşumunu, özellikle de yarattığı yüksek basınçla büyük kütleli yıldızların oluşumunu tetikleyen mekanizmalardan en önemlisidir. Bu büyük kütleli yeni yıldızlar da gün gelecek yeni süpernova oluşumlarına yol açacaktır.

Başka bir deyişle, çevreleri üzerindeki bütün yıkıcı etkilerine rağmen, süpernovalar ve gökadalar arası çarpışmalar, yeni yıldız oluşumlarının -- yani bir bakıma evrenin sürekliliğinin baş kaynağıdır. Ne var ki, bunu söyledikten sonra, bundan trilyonlarca yıl sonra gerçekleşecek hazin bir tabloya da işaret etmemiz gerekir:

Bir zaman gelecek, tüm yıldızlar yakıtlarını tüketerek ölmeye başlayacaklardır... Bunlar kendi içlerine çökerek kara delikler oluşturacak, izleyen 10 üstü 122 yıl boyunca kara deliklerden çevreye radyasyon (Hawking Işıması) yayılacak... Daha sonra evren dev kara deliklerin buharlaşmasına sahne olacak... Kuantum kuramına göre, herşeyin sonunda, evrendeki en kararlı madde olan demir atomları küçük kara delikler oluşturacak ve bunlar da Hawking ışımasıyla buharlaşacak. Evrenin tek bir hakimi kalacak: KARANLIK.

Herneyse...

Evren ilk oluşumunda, çok büyük oranda hidrojen ve az miktarda helyumdan oluşuyordu. Daha ağır elementler, yıldız adını verdiğimiz dev nükleer fırınlarda; en ağırları ise büyük kütleli yıldızların süpernova olarak patlamasıyla oluştu. Bir yıldızın içindeki sıcaklık ve basınç, demirden ağır elementlerin oluşumuna yetecek enerjiyi sağlayamaz. Bu elementler, ancak, çok yüksek enerjinin ortaya çıktığı süpernova patlamalarında oluşabilir.

Kısacası, naçiz bedenlerimizi oluşturan ağır elementler, örneğin kalsiyum ve karbon, evrenin biryerlerindeki uzak süpernova patlamalarının ürünü... Bizler gerçek anlamda yıldızların çocuklarıyız...




BULUTSULAR,NEBULA'LAR

Bulutsu adı verilen dev oluşumlar, yıldızlararası toz ve gaz bulutlarıdır. Bunlardan görülebilir olanları, bu özelliği yakınlarında bulunan yıldızlardan ışık yansıması ile kazanırlar.

Yıldızlararası maddenin yoğun olduğu bölgeler, gökyüzünde daha karanlık görünür, çünkü bunlar yıldızların yaydığı görsel olsun olmasın hertürlü ışımayı daha büyük ölçekte soğurmaktadır. Nitekim, gözlerimizi Samanyolumuza çevirdiğimizde gördüğümüz (daha doğrusu, göremediğimiz) karanlık bölgeler, yıldızlararası maddenin en yoğun olarak bulunduğu yerlerdir.

Yoğun karanlık bulutsular, yakınlarında parlayan bir yıldız onları ısıtmadıkça çok soğukturlar. Soğuk ve yoğun bulutsular, yıldız oluşumu için ideal ortamlardır. Nitekim, bulutsular "yıldız fabrikaları" olarak bilinir... Yıldızlar için birer "doğumhane" de diyebiliriz... Gazların önemli bir özelliği ısındıkça basınçlarının artmasıdır. O nedenle soğuk bir gazı sıkıştırmak daha kolaydır. Yıldızların oluşabilmesi için önkoşul, bulutsudaki parçacıklar arası çekimin gazın basıncının üstesinden gelmesidir.

Yıldızlararası soğuk gazların büyük bölümü "dev molekül bulutları" adı verilen bulutsularda yer alır. Bu dev oluşumların nasıl ortaya çıktığı pek iyi bilinmiyor. Ancak, süpernovalar, kütleçekimi ve basınç gibi bir dizi etmenin ortak ürünleri olduğu düşünülüyor.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 491
favori
like
share
recepugur Tarih: 25.03.2009 17:16
paylaşım için saol
gamLı Tarih: 09.01.2009 13:35
... Kuantum kuramına göre, herşeyin sonunda, evrendeki en kararlı madde olan demir atomları küçük kara delikler oluşturacak ve bunlar da Hawking ışımasıyla buharlaşacak. Evrenin tek bir hakimi kalacak: KARANLIK.


verdiğin bilgiler için teşekkürler arkadaşım...Ancak şu üstteki cümleyi okuyunca ister istemez Kur'anı Kerim deki Hadid( demir) suresi geldi aklıma...bir baktım mealine ve ilk bir kaç ayet galiba Evrenin tek hakiminin kim olduğunu ve o zamanda kim olacağını işaret ediyor gibi geldi bana..... verdiğin bu bilgi için sana çok teşekkür ederim.....


(BU ayetleri okumak için google "Hadid suresi" yazıp aratmak yeterli.. merak eden arkadaşlar için.)
GaNgSTeRs PaRaDiSe Tarih: 04.01.2009 23:30
Paylaşımın için sağol hocam , emeğine sağlık