Trabzon ve çevresindeki 5 yıldızlı otel açığını kapatarak bölgenin kültürüne, ekonomisine ve turizmine katkıda bulunan Zorlu Grand Hotel, Anadolunun misafirperverliğini profesyonelliğe taşıyarak güleryüzle ağırladığı konuklarında evlerindeymiş hissini uyandırıyor.


Granit ağırlıklı şık dekorasyonuyla ve özellikle kervansarayı andıran lobi mimarisiyle ön plana çıkan otel, modernize ederek reçetelendirdiği Karadeniz Mutfağı’nın en güzel örneklerini sunduğu misafirlerine lezzet şöleni yaşatıyor.

Zorlu Grand Hotel Karadeniz’in önemli şehirlerinden Trabzon’da 5 yıldızlı bir şehir oteli.

Bölgenin tek 5 yıldızlısı olan otel, iş adamı Ahmet Nazif Zorlu’nun iş hayatına atıldığı Trabzon’a olan vefa borcunu ödemek istemesi üzerine yaptığı yatırım sonucu ortaya çıkmış. Trabzon’a ve bölgeye bir katkıda bulunmak isteyen Ahmet Nazif Zorlu, 1997 yılında 5 yıldızlı otel projesini hayata geçirmiş. Hizmete girdiği yıllarda İstanbul’dan Kazakistan’a Karadeniz kıyısında tek 5 yıldızlı oteli olarak lanse edilen oteli, kent ve bölge halkı hemen benimsemiş.

Hizmet verdiği 11 yıl içerisinde bir otel olmanın çok ötesine geçen tesis, bölgeyle adeta bütünleşmiş. Geçen yıllar zarfında bölgenin kültüründen,ekonomisinden ve turizminden beslenen otel, misyonu ve vizyonuyla yine bölgenin bu değerlerine katkıda bulunur hale gelmiş.

LOBİNİN BÜYÜSÜ

Otelin yönetim kadrosu otelin kuruluşundan itibaren değişik görevlerde yer almış, otele her anlamda hakim bir ekipten oluşuyor.

Güleryüz daha otelin kapısında karşılıyor misafirleri ve bizde bundan nasibimizi alıyoruz. Kapıdan girer girmez insana bir malikanedeymiş hissi uyandıran son derece şık merdivenler çıkıyor karşınıza.

Merdivenleri çıkınca çok nadir otelde görebileceğiniz büyüklükte bir lobi karşılıyor sizi. Bir kervansarayı andıran lobinin tavanı, vitraylarla süslü cam kubbeyle kapatılarak içeriye gün ışığı girmesi sağlanmış.

Tamamen İtalya’dan getirilen Granitlerle kaplı lobi duvarları yer yer tavus kuşu figürleriyle süslenmiş. Bu figürleri otelin farklı yerlerinde görmek mümkün. Ortadaki havuz ve bitkiler lobinin otantik havasını pekiştirip görsel bütünlüğünü tamamlarken, havuzdaki su sesi hem dinlendirici bir etki hem de ses yalıtımını sağlamış.

Oldukça iyi bir akustiğe sahip olan lobide çalınan piyanonun sesi her köşeden rahatlıkla duyulurken, su sesi bir masadan diğerine ses gitmesine engel oluyor ve yan masada konuşulanlar duyulmuyor. Özel tasarım olan ve İngiltere’de yaptırılan masa, sandalye ve oturma grupları da görselliği tamamlıyor.
Yorgunluk atmak veya wireless bağlantısıyla iş trafiğini kontrol etmek isteyen misafirler, otel pastanesinin leziz ürünlerini tadıp kahvelerini yudumlayarak piyanonun hoş tınılarıyla huzur içinde dinlenme imkanı buluyorlar.

ŞEHRE VE BÖLGEYE KATKILARI BÜYÜK

Zorlu Grand Hotel’in şehre ve bölgeye katkısı yadsınamayacak düzeyde. Kente ve bölgeye gelen iş adamlarını, bürokratları ve üst düzey yetkilileri ağırlayan otel, kongrelerede ev sahipliği yapıyorr. Business anlamda şehrin ve bölgenin açığını kapatan otel, ayrıca kentin yiyecek, içecek ve eğlence kültürüne de katkılar sağlamış. Zamanla otelle şehir arasında gizemli bir bağ kurulmuş.

Bu bağı Zorlu Grand Hotel’in İşletme Müdürü Ali Şahin şöyle aktarıyor: “1997’den önce iş adamları ne toplantı ne iş görüşmesi ne de kongre için şehre geliyorlardı, çünkü konaklayacak yer yoktu. Bu anlamda da hem il hem çevredeki iş adamlarına bir katkımız olduğunu düşünüyorum.

İller birbirine çok yakın Karadeniz’de. Trabzon dışında Artvin, Rize, Bayburt, Giresun gibi illerdeki insanlarda misafirlerini otelimizde ağırlıyorlar. Bölgemizde özellikle ihracata yönelik çalışan iş adamlarına büyük katkısı oldu Zorlu Gran Hotel’in. Misafirinize fabrikanızı ve ürününüzü tanıtmak istiyorsunuz ama nerede ağırlayacaksınız. Burası misafirlerin bakış açısınıda değiştiriyor ağırlayan kişiye karşı. Otelimiz kongre turizminede hizmet veriyor ancak Anadolu’da kongre turizmi yapmak çok kolay değil. Kültür turlarına katılanları ve yabancı turist gruplarınıda ağırlıyoruz.

Üst düzey misafirleri sıklıkla ağırlıyoruz, otelimizde başbakan ve ya cumhurbaşkanı düzeyinde toplantılar yapılıyor. Hareketli ve marka bir şehirdeyiz. Ayrıcalıkları olan bu şehre Trabzonspor’un büyük katkıları var. Otelimizin açılması şehre ve bölgeye bu anlamda bir zenginlik katarken bir açığı daha kapattı. Otel şehrin yiyecek, içecek ve eğlence kültürünü değiştirdi. Bu anlamda bir çığır açarak yeme, içme ve dinlenme sektörünün önünü açtı. Trabzon için bir ayrıcalık oldu. Şehir; oteli sahiplendi ve değeri biliniyor.”

TRABZON’DAKİ EVİNİZ

Grand Zorlu Otel, evinden çok uzakta olan misafirlerine rahat ettirmeye, huzuru yaşatmaya ve en önemlisi kendi evlerindeymiş gibi hissetmelerine önem veriyor. Kurum felsefesi gereği en iyiyi yapmaya özen gösteren otel yönetimi, misafirlerin zihninde yarattığı 5 yıldız kalitesine en uygun ürünler sunmaya özel çaba sarfediyor.

Her insanın yemeden, içmeden, dinlenmeden beklentilerinin farklı olduğunu belirten Yiyecek ve İçecek Servis Müdürü İbrahim Altun, konum olarak uç bir noktada olmanın dezavantajlarını zaman zaman yaşadıklarını belirtiyor.

Satın almalarda kaliteye çok önem verdiklerini belirten İbrahim Altun, Trabzon’da olmak nedeniyle yaşadıkları avantajları ve dezavantajları şöyle anlatıyor:” Dağlık olması nedeniyle ticaret şehri olarak ön plana çıkmış Trabzon. Ve bu nedenle her firmanın her sektörün illaki bu bölgede bir buluşma noktası var. Bu bizim avantajımız. Biz buraya iş için gelen misafirleri ağırlama adına istekliyiz. Biz Anadolu’nun uç bir noktasındayız. Tüketici bir şehiriz, buraya bizim sektörle ilgili tüm ürünler dışarıdan geliyor. Bu da pazara yakın diğer illere nazaran daha pahalı yapıyorr kenti. Ama en kalitelisini en güzelini bulup getirmek önemli bizim için. Mesela, Erikli Su şişelenmiş en iyi suların başında geliyor ve biz bunu Bursa’dan yerinden almak zorunda kalıyoruz. Çünkü bu bölgeye ulaşım masrafları nedeniyle gelmiyor ya da çok nadir geliyor. Böyle zorlukları var konumun ama en iyisine ulaşıyoruz. Sebzede Antalya’dan ettede İstanbul’dan tedarik ettiğimiz ürünlerimiz oluyor. Çünkü bir kalemde aynı standartta üçyüz tane bonfileyi her zaman bulamaya bilirsiniz. Yok diyemezsiniz arayıp bulmak zorundasınız, uzak olduğumuz için maliyetli oluyor tabi. Tabirki misafirlerimize bölgenin avantajlarınıda mutfağımız aracılığıyla yansıtıyoruz. Yöresel yemeklerin en güzel örneklerinin yanısıra kendi pastanemizde hazırlanan kepek ekmeği, çavdar ekmeği, mısır ekmeği , sebzeli ekmek, Trabzon ekmeği, çekirdekli ekmek, meyveli ekmek, üzümlü ekmek, fıstıklı ekmek, fındıklı ekmek gibi birçok çeşit ekmeği günlük ve taze sunuyoruz.”

Zorlu Grand Hotel, 1997 yılında yaklaşık 35 milyon dolarlık bir yatırımla tamamlanmış. Atıl bir bina olarak 1995 yılında Zorlu Grubuna geçen binanın mimarlığını Trabzonlu ünlü mimar Necdet Kırhan Yazıcı yapmış. Şehrin merkezinde çarşı içindeki Maraş caddesinde olmasına rağmen farklı mimarlarında destek verdiği modern ve güzel bir tesis ortaya çıkmış. Bir kral dairesi, sekiz suit, üç apart oda, on yedi sigara içilmeyen oda ve bir engelli odası olmak üzere toplam 157 odası bulunuyor otelin.Otelin dekorasyonunda kullanılan tüm malzemeler yurt dışından getirilmiş.Zorlu grubu gibi önemli bir markayı temsil edeceği düşünülen otel için en ufak detaylardan kaçınılmamış ve sonuçta Türkiye’nin en kaliteli şehir otellerinden biri ortaya çıkmış.

Kongrelere, şirket toplantılarına ,seminerlere,düğünlere,özel toplantılara, eğlencelere, mezuniyet balolarına vb. ev sahipliği yapıyorr. Bu tür organizasyonlar için 1000 kapasiteli bir salonu,350 kişilik bir balo salonu ve 100-150 kişilik 3 salonu daha bulunuyor. Kral dairesinde 12 kişilik bir toplantı salonu bulunan otelin,misafirlerinin işlerini yürütebilmeleri için her türlü teknik donanıma sahip bir Business Center’ı da bulunuyor. Türk ve dünya mutfağının çarpıcı örneklerinin sunulduğu La Couronne d’or ve Façuna Restorant’ın dışında misafirlerin gecelerine renk katan English Pub ve otantik bir ortam sunan Sultan Sofrası da otelin şık ve keyifli bölümlerinden.

KARADENİZ MUTFAĞI’NI MODERNİZE ETTİK

Zorlu Grand Hotel’in özellikle mutfağı bölge insanı ve kültürü için büyük önem arz ediyor.Karadeniz Mutfağı’nın eşşiz lezzetlerini bir çatı altında toplayan otelin mutfağı geleneksel Karadeniz yemeklerini günümüz damak zevkine uygun bir şekilde misafirlerine sunuyor.Karadeniz yemeklerinin tek tek reçetelendiği otelde restorant,konaklayan misafirler dışında gelenlere de açık olduğundan şehir ve bölge halkı misafirlerini otelin restorantında ağırlıyor.Restoranta sahip çıkan şehir halkı gönül rahatlığıyla ağırladıkları misafirlerine Karadeniz yemeklerinin en güzel örneklerini tattırma imkanı buluyor.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2476
favori
like
share
Asi Çaykaralı61 Tarih: 05.07.2009 23:15
buraya gittiğim zaman nasip olursa bir bakacam nasil bir yer merak ettim süper bir yere benziyor fotolardan
Nehir Tarih: 25.06.2009 15:47
Zorlu Grand Hotel - Alternatif Tatil



Konaklama: Oda Kahvaltı, Yarım Pansiyon

Yatak Sayısı: 157 Oda, 320 Yatak, 121 Standart Oda, 3 Apart Oda, 1 Engelli Odası, 17 Sigara İçilmeyen Oda, 4 Bağlantılı Oda, 1 Kral Dairesi, 8 Suit, 2 Junior Suit



Oda Özellikleri: Telefon, Voice Mail, Duş ve Tuvalet, Banyo, Banyoda Telefon, Saç Kurutma makinası, Elektronik Kilit Sistemi, Yangın Alarmı, Minibar, Çay veya kahve makinasi, Uyandırma Servisi, Kasa, 24 Saat Oda Servisi, TV, Pc Data Portu, Merkezi Klima

Manzara: Şehir Manzarası

Yeme,İçme: 2 Restaurant Kapalı kap:210, Kahvaltı Salonu (toplam kap: 100), Pastane, Snack Bar, Kafeterya. La Couronne D'or Restaurant, 100 kişilik, Lobi Bar, Havuz Bar, Disco Bar, Vitamin Bar, Türk, Uluslararası, Vejetaryen, Deniz Ürünleri Yöresel Mutfaklar

Toplantı: 7 Toplantı Salonu Toplam kap: Maks (m2/kap):480/700, Min (m2/kap):50/10, Kurumsal internet bağlantısı, Ses Sistemi, Yaka Mikrofonu, Kablosuz mikrofon, Masa Mikrofonu, Ses Kayıt Sistemi, Işık Sistemi, Vcd Oynatıcı, Video, Sahne, Kürsü, Müzik Yayını, Simultane Çeviri Sistemi, Slayt Oynatıcı, Bilgisayar Projektörü, Görüntü Kaydı, Projektör Perdesi, Barkovizyon, Tepegöz, Flipchart, TV, Yazı Tahtası, Faks, Klima, Lazer İşaretleyici

Servis: Sağlık Odası, Doktor, Çocuk Bakımı, Engelliler İçin Servisler, Uyandırma Servisi, İş Adamları İçin Sekreterya Servisi, İş Merkezi, Internet, Kuru Temizleme, Çamaşır ve Ütü Servisi, Resepsiyonda Emanet Kasası, Jeneratör, Kapalı Otopark

Aktiviteler: Kapali Yüzme Havuzu ve Çocuk Bölümü, Türk Hamamı, Sauna, Masaj, Jakuzzi, Fitness Merkezi, Kuaför, Güzellik salonu, Jimnastik Salonu, TV Odası, Gece Klübü

Çevre: Avcılık, Dalış Okulu, Futbol, Trekking, Aquapark(Mevsimlik)

Bölge: Trabzon

Konum: Şehir Merkezinde

Adres: MARAŞ CAD. NO: 9, 61100 TRABZON

Telefon: (462) 326 84 00 Pbx

Fax: (462) 326 84 58

[url]www.zorlugrand.com[/url]
Nerqish Tarih: 22.05.2009 12:42
10 Yıl aradan sonra Trabzon'da
Zorlu Grand Otel'in ilk genel müdürü Şahinoğlu 10 yıl aradan sonra Trabzon'a geldi

Karadeniz Bölgesi'nin ilk ve tek 5 yıldızlı oteli olma unvanını elde eden Zorlu Grand Otel'in kurulduğu 1997 yılındaki ilk Genel Müdürü Asım Şahinoğlu 10 yıl aradan sonra Trabzon'u ziyaret etti.
O bir Trabzon sevdalısı, tıpkı Trabzon'da üç yıl görev yaptığı Zorlu Grand Otel'in sahibi Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Zorlu gibi. Şahin, ziyaretinde hem Trabzon'u gezme hem de Otel'deki eski personelle yeniden bir araya gelme fırsatı da bularak hasret gidermiş oldu. Zorlu Grand Otel personelinin Şahinoğlu'na üç günlük ziyareti boyunca göstermiş olduğu ilgi ise görülmeye değerdi.
Zira, Zorlu Grand Otel personeli Şahinoğlu'nun dönemindeki sağlam altyapının bugünkü başarının mimarisini oluşturduğunu dile getirerek, memnuniyetlerini ifade ettiler.


B]YÜREĞİMLE HEP TRABZON'DA OLDUM
Turizmcilik hayatına 1977 yılında Hilton Otel ile başlayan Asım Şahinoğlu, uzun yıllar Hilton otellerinin gerek Türkiye'deki gerekse yurt dışındaki zincirlerinde başarıyla görev yaptı. Şahinoğlu'nun görev yaptığı ülkeler arasında Fransa, İsviçre, Rusya, Beyaz Rusya, Türkmenistan Malezya gibi ülkeler geliyor. Hilton dışında farklı zincir otellerde de çalışmaları olan Asım Şahin 1996 yılında Trabzon Zorlu Grand Otel'de genel müdür olarak görev yaptı. Şahinoğlu bu dönemi şu şekilde ifade ediyor: �1996 yılında nadide şehir olarak gördüğüm Trabzon'a Zorlu Grand Otel'i getirmek için çaba gösterdik.
Hayatımın en önemli üç senesini, çok önemsediğim Trabzon'da geçirdim. Ondan sonraki süreçte Antalya'da sürdürdüğüm otelcilik görevime halen devam ediyorum. Şu anda Kervansaray Otellerinde genel müdürlük pozisyonuna devam ediyorum. Trabzon'dan 1999 yılında ayrıldım. Ayrıldığım ay 1999 yılının mayıs ayı idi, yine bir Mayıs ayı yani bugün ayrılışımın onuncu yılında tekrar Trabzon'a geldim. Ben yüreğimle bu geçen zaman içinde hep Trabzon'da oldum.

Trabzon'dan ayrıldığınız 1999 yılından bugüne geçen 10 yıllık süreçte neleri gözlemlediniz, bir değerlendirme yapar mısınız?TRABZON KENDİNİ KORUMAYI BİLDİ
Trabzon şehrinde şehirleşme adına bir takım değişimler var, tamamlanamamış eksik olarak devam ede gelen Tanjant ve Sahil Yolu'nun bitirilmiş olması söz konusu, yeniden yapılanmalar, yeni teknolojik binaların olduğunu görüyorum. Şehrin geneline baktığımda otantik ve o olması gereken biçimde kalan tarafı hala duruyor ve çok hoş bir şekilde de duruyor . Evet değişimler var, binaların değişmesi mutlaka şehrin farklı bir yapıya sahip olmasını sağlıyor ama bence şehri şehir yapan içinde yaşayanlardır ve onların hala değerleri taşıyor olması çok önemli.
Trabzon'u Trabzon yapan doğası. Şehirleşmenin giderek Akçaabat tarafına kaydığını gözlemledim. Erdoğdu'dan aşağıya inen vadinin ıslah edilmesi çok yerinde bir çalışma olmuş. Trabzon daha güzelleşmiş. Trabzon her şeye rağmen kendi gerçek yüzünü korumayı başarmış.


Zorlu Grand Otel sizin için ne anlam ifade ediyor, buradaki farklılığı nasıl gözlemlediniz?
ZORLU OTEL BENİM ÇOCUĞUM GİBİ
Zorlu Grand Otel benim sahip olduğum evlatlarımdan birisi. Otelcilik hayatımda 15 otel açtım, dünyanın birçok yerinde oldu bu. Birçok otelin yeni doğan çocuk gibi bebek gibi dünyaya getirilmesi yoktan var edilmesi çok keyif vericidir. Fakat Trabzon bende çok özel bir yere sahiptir. Zorlu Grand Otel özellikle bunun baş sebebidir. Zorlu üç yılda benim için çok önemli değerler kattı bana.
Otelciliği Trabzon'da geliştirebilmek adına attığımız adımlar çok önemliydi, bunu Zorlu Grand Otel vasıtasıyla yaptık. Önümüzdeki yıllarda eminim ki Zorlu Grand Otel eminim ki küresel ısınmanın bir takım sorunları da beraberinde getireceğini bildiğimiz ülkemizde, mutlaka çok daha farklı pozisyonda olacaktır. Önümüzdeki 25 yılda küresel ısınmanın etkilerini daha fazla göreceğimiz güney bölgesinden kuzeye doğru bir turizm kayması olacağını düşünüyorum. Bu anlamda gerek Karadeniz Bölgesi gerek Trabzon, tabi ki bölgenin en önemli beş yıldızlı oteli olma özelliğini taşıyan Zorlu Grand Otel farklı biçimde bundan faydalanacaktır.
Pazarlamaya biraz daha fazla önem verildiğinde, hem şehrin hem Trabzon'un hem Otel'in ortak hareket etmesiyle yeni bir ivme kazandırılabilir. Trabzon şehri ile Zorlu Grand Otel'in birlikte anılmasını sağlamak çok önemli.

Trabzon'da gördüğünüz eksiklikler nelerdir? TRABZON'UN TURİZMDEKİ OKULU ZORLU GRAND HOTEL Henüz Trabzon'daki diğer hizmet tesislerini görmedim ancak Trabzon'da benim için şu anda tek otel var o da Zorlu Grant Otel, şuna gerçekten inanıyorum ki; Trabzon'daki Zorlu Grand Otel'den sonra açılan diğer otellerin ancak örnek olarak alması gereken otel Zorlu Grand Otel'dir.
Şehrin genel karakterine uygun, yapısına uygun bir tavır belirleyen karar mekanizmasını işleten tesisin, bu şehrin en iyi otelinin Zorlu Grand olduğunu görüyorum. Diğer otellerin de eğer başarılı olmak düşüncesi varsa Zorlu Grand Otel'i almaları gerekiyor, bütün planlamalarını Zorlu Grand Otel'in uyguladığı sistemler üzerinden yaparlarsa hizmet sektörü çok daha hızlı ve kolay yol alacaktır. Bir anlamda Trabzon'un turizmdeki okulu Zorlu Grand Otel'dir diyebilirim.

Burada üç yılınızı geçirdiniz, peki Trabzon'un turizmde ağırlık vereceği taraf yayla turizmi mi olmalı? TURİZM İÇİN ORTAK HAREKET ETMEK ŞART Turizmde, otelcilikte alternatif turizm diye özel bir anlayış var, yayla turizmi şüphesiz turizme katkı sağlar; ancak geçirmiş olduğumuz 1996'dan 2009'a kadarki süreçte yayla turizmi Trabzon'a ve Zorlu Grand Otel'e sağladıklarının yüzde 20'yi geçmediğini düşünüyorum. Demek ki sadece yayla turizmiyle şehrin ve bölgenin turizm alanı yeterli değil.
Alternatif turizm yaratmak çeşitlendirmek gerekiyor, bunun için de elimizde doğanın bize sunduğu imkanlardan faydalanarak, Trabzon'un da farklı bir doğal yapısı var, ekolojisi farklı ve bundan faydalanmak gerekiyor. Bunun için bir takım programların yapılması gerekiyor. Sahil Yolu'nun açılması ile Karadeniz turlarının daha özendirici olmasını sağlayarak bölgenin turizmine katkı sağlanabilir. İşadamlarına yönelik zaten organizasyonlar yapılabiliyor, bunun için daha kuvvetli bir pazarlama ağı oluşturulmalı.
Bireysel hareketler ya da kurumların tek başına hareket etmelerinden ziyade, gerek şehirdeki turizme katkısı bulunacak turizm il müdürlüğünün, belediyelerin ve şehrin diğer ileri gelenlerinin de ortak bir proje geliştirerek turizmi geliştirmek adına ortak bir refleksi geliştirmeleri gerekiyor.

Her yıl kutlanan turizm haftalarının sizce yeterince amacına ulaşıyor mu?
TURİZM HAFTASI BİRBİRİNİ AĞIRLAMAK OLMAMALI Turizm haftası etkinlikleri belki isim olarak kulağa hoş geliyor ama içerik ve katılım anlamında çok fazla bir önem kazanmıyor. Turizm haftası etkinlikleri dediğimiz zaman birbirimizi ağırlamaktan çok, gerçekten turizme gönül verecek yeni insanları bu işin içine çekmek prensip olmalı. Birbirimizi ağırlamaktan ziyade birçok platformlara yayarak bu haftanın anlamını ortaya koymak olmalı amaç. Turizm haftasında genel olarak turizmin içinde olanlar bir araya geliyor, günlük olaylar görüşüp konuşuyorlar.
Asıl olan bir hafta boyunca sorunları ortaya koyup çözüm üretmek. Neyi ürettiğimizi de bütün herkese yayabilmek önemli. Bunu kendi aranızda yaptığınız zaman kimsenin katkısı olmuyor, en büyük katkı ne yaptığınızı ve neyi yapmak istediğinizi herkese anlatabilmektir. Anlatamadığınız zaman sadece bir haftayı kutlamış oluyorsunuz.

Son yıllarda neredeyse her turizm mevsiminde bir salgın hastalık baş gösteriyor, bu tür olaylar turizme nasıl yansır?
B]HEDEF GEÇEN YILIN RAKAMLARINI YAKALAMAK Son aylarda gündemde olan domuz gribi ve bu tür hastalıklar seyahat eden insanların seyahat özgürlüklerini kısıtlama anlamında neden olabilir. Ama bence asıl neden, şu an halen içinde bulunduğumuz ve halen devam etmekte olan ekonomik küresel krizdir. Ülkemizi en fazla etkileyen budur. İnsanlar gelecek kaygılarını taşıdıkları sürece ve ne olacağını bilmedikleri sürece bazı lükslerinden vazgeçerler.
İlk akla gelenlerden birisi de seyahat özgürlüklerini kısıtlamaktır. Şu an içinde bulunduğumuz günlerde de önümüzdeki aylara yönelik bir değerlendirme yaptığımızda hedef; geçen yıl yakalanan verilerinin yakalanmasıdır. Geçen yılın üzerine biraz daha koyalım, geçen yılki doluluğu ve verimliliği yakalayalım düşüncesi yoktur. Geçen yılkı doluluğu ve verimliliği yakalamak sanıyorum yeterli olacaktır.
Yüksek bir doluluğu verimliliği yakalayalım kaygısından öte geçen yılki verimliliği yakalamak verimli olacaktır. Küresel krizden en az etkilenmek için mutlak surette ülkemizin tanıtımını düzgün yapmak ve bunun için de biraz fazlasıyla çaba harcamak gerekiyor. Türkiye turizminin tamamına bakış olarak değerlendirilmeli, sadece Karadeniz turizmi olarak değerlendirilmemeli. Çünkü biz sonuçta bu ülke için turizmi bir noktaya taşımaya çalışıyoruz. Elbette ki bölgeler olarak toplandığımızda bütünü oluşturuyoruz.
Dolayısıyla Karadeniz, Akdeniz bölgesi etkilenmez şeklinde bir ayrım yapmaktan ziyade ülkemizin tamamının almış olduğu toplam turist sayısının dikkatini ortaya koymak gerekiyor.
Bu yıl belli kayıplarımız olacaktır. Ama diğer ülkelere nazaran Türkiye ideal ülke olma konumunu korumaktadır. Gerek İspanya, gerek Yunanistan gerek İtalya karşısında. Biz hala fiyat politikalarımızla, servis kalitemizle farklılık ortaya koyabiliyoruz. Dolayısıyla bundan yine en az etkilenecek olan ülke Türkiye'dir. Dilerim geçen yılki ivmeyi yakalarız ve en sıkıntıyla bu yılı geçiririz. En azından yerimizi pozisyonumuzu korumak hedefimiz olmalı, o da yeterli olacaktır.
Önümüzdeki 2010 senesinde muhtemelen dünyadaki büyüme hızı ivme kazanır, bu noktada gelişme artar ve 2009'un çok daha ilerisinde bir turizm potansiyeline kavuşuruz.

Nurgül Günaydın