Doğumdan yaklaşık 3 gün sonra bebeklere uygulanan topuk kanı testi ile teşhis edilebilen fenilketonüri hastalığında perhiz tedavisiyle zihinsel özür önlenebiliyor

Hacettepe Üniversitesi Çocuk Hastalıkları Metabolizma Bölümü Öğretim Üyesi Doç Dr Serap Sivri yaptığı açıklamada, zihinsel özüre neden olan fenilketonüri hastalığının, basit bir perhiz tedavisiyle engellenebildiğini söyledi Hastalığın ''fenilanin'' adlı bir amino asit eksikliğinden kaynaklandığını belirten Sivri, ''Fenilketonüri hastalığında uygulanan perhiz tedavisinde amaç, besinlerle alınan fenilaninin kısıtlanmasıdır'' dedi

Sivri, hastalıkta zihinsel özür gelişmeden uygun tedaviye başlanması gerektiğini ifade etti Fenilketonürinin kalıtsal özellikler taşıdığını söyleyen Sivri, akraba evliliklerinin yoğun olması nedeniyle de Türkiye'de çok sık görüldüğünü belirtti Hastalığın, Amerika'da 15 binde bir, Avrupa'da 10-12 binde bir, Japonya'da ise 60 binde bir görüldüğüne işaret eden Sivri, 3 bin 500-4 bin canlı doğumda bir görülme sıklığıyla Türkiye'nin, dünyada en sık görülen ülkeler arasında bulunduğunu söyledi

Bir Damla Kanla Tanı

Doğan her bebeğin beslendikten 2-3 gün sonra topuğundan bir damla kan alınmasıyla tanı konulabildiğini vurgulayan Sivri, bu andan itibaren hızla, diyetten oluşan tedaviye başlanması gerektiğini bildirdi Sivri, hastaların erken teşhis ve uygun tedaviyle tamamen normal zekaya sahip olabildiğini anlattı Hastalıkta beslenmenin önemine işaret eden Sivri, hastanın ihtiyacı olan protein, enerji, yağ ve fenilanin belirlendikten sonra hastaya özel diyet programı hazırlanması gerektiğini söyledi Hayvansal kaynaklı gıdalar, tahıllar ve baklagillerin içinde fenilanin bulunduğunu hatırlatan Sivri, bu nedenle diyetin temelini hayvansal olmayan gıdaların oluşturduğunu söyledi Sivri, hastaların genellikle sebze ve meyve ağırlıklı beslendiklerini belirtti

Uygun Beslenme İçin Özel Ekmek Ve Diğer Ürünler

Sivri, hastalar için özel diyet unları geliştirildiğini, Ankara Büyükşehir Belediyesi Halk Ekmek Fabrikasının da Hacettepe Üniversitesinin geliştirdiği formülle özel ekmek üretimi yaptığını ifade etti Fenilketonüri ve Diğer Kalıtsal Metabolik Hastalıklı Çocuklar Vakfı (METVAK) tarafından bu ekmeklerin Türkiye genelinde ailelere dağıtıldığını bildiren Sivri, vakfın, kendi imkanlarıyla bu diyet ürünlerine ulaşamayan fakir çocuklara da yardım ettiğini söyledi Sivri, ayrıca özel undan üretilmiş makarna, şehriye, gofret, bisküvi ve pasta gibi ürünlerin piyasada satıldığını kaydetti Hastalığa uygun beslenme için Ailelerin kurduğu Fenilketonüri Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği'nin mutfağında bir takım yeni tarifler üretildiğini ve bunların ailelere öğretildiğini anlatan Sivri, burada Türk damak tadına uygun yeni lezzetler geliştirilmeye çalışıldığına dikkati çekti Sivri, ailelerin fenilketonürili çocuklara yemek konusunda çok farklı alternatifler sunmaları gerektiğini belirterek, aksi halde bu çocuklara kahvaltıda yalnızca reçel, pekmez, bal, zeytin ve kendi özel diyet ekmekleri, öğlen ve akşam yemeğinde ise ancak zeytinyağlı yemekler ve özel diyet makarnasını sunabildiğini ifade etti Sivri, hastalar için proteini azaltılmış özel süt tozları da geliştirildiğini bildirdi

Fenilketonürili Hastalar İçin Özel Mamalar

Bitkisel kaynaklı beslenen insanların gelişimlerinde bir takım sorunlar olabileceğine işaret eden Sivri, protein eksikliği olmaması için hastaların ömür boyu kullanacakları özel diyet ürünlerinin bulunduğunu ifade etti Hastanın bu takviye besinleri almadığı takdirde, büyüme ve organların fonksiyonlarını tam olarak yapabilmesi için uygun olan besin ögelerini alamayacağını belirten Sivri, bebek ya da yetişkin bütün hastaların bu takviye besinden alması gerektiğini söyledi Sivri, ''Bu ürünlerin yetişkinler için kutu kola ya da kutu sütler gibi paketlenmiş olanları var Hatta tablet formuna geçirilmiş olanları bile bulunuyor Böylece ergenler de gayet normal bir şekilde hayatlarını sürdürebiliyorlar'' dedi

Diyet Ne Kadar Sürmeli ?

Diyetin ömür boyu sürmesinin en ideali olduğunu belirten Sivri, beynin hem hacim olarak hem de hücresel gelişiminin 8-10 yaşına kadar devam ettiğini ancak bundan sonra da bir takım beceriler, yeni uygulamalar, hafıza, bellek gibi duyuların gelişmeyi sürdürdüğünü anlattı Sivri, şunları kaydetti: ''Diyeti kesilenlerin hafızada, bellekte, okul başarısında, toplumsal ve kişisel uyumunda, aileleriyle ilişkilerinde ciddi bozulmalar oluyor IQ'da düşüklükler yaşanıyor Bunun için şimdi bütün dünyada ömür boyu diyet tedavisi benimseniyor'' Yetişkinlerde diyetin ilk bebeklik yıllarında olduğu kadar sıkı olmadığını belirten Sivri, metabolizma bölümünde bu hastaların ömür boyu takip edildiğini söyledi

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 5229
favori
like
share
SU-PERISI Tarih: 09.08.2008 13:19
Hastalığın tedavisi için erken tanı şart, çocuk hayatın ilk günlerinde tanımlanıp uygun diyet tedavisine alındığında hastalık önlenebilmekte..