Oyuncular:Simsar Osman, Abbas,İsmail, Yolcu
(İnsanlar otagarda koşuşturmaktadır. Bir çöpçü ortalığı temizler.)
Anons: Din dan don. Saat 07.00’da hareket edecek otobüslerin sayın kaptanları lütfen peronu terk edin.
Simsar Osman: Merhabayın ey ahali! Ben deniz Simsar Osman, otogarın yerlisiyim ben. Yani otogarlıyım anlayacağınız. Şimdi otogarlı ne demek?
Abbas: Ne demek?
S.Osman: Oğlum otagarlı demek Türkiyeli demek zira Türkiye’nin alayı her gün burada. Mesela ben deniz hiç görmedim Adana’yı, yüz metreden tanırım Adanalıyı. Katiyen bilmem Rize’yi lakin yürüyüşünden tanırım Rezeliyi.
İsmail: Sen hiç hayatında şoförlük yaptın mı?
S.Osman: Yaptım tabi ne zannettin. İz anadan doğma simsar değiliz ki. Gerçi simsarında kralıyız, ayrı mevzu. Mesela ben yolcunun gelişinden anlarım nereye gideceğini.
Abbas: Yok daha neler.
S.Osman: Vallahi Abbas. ( Bu arada otogara bir yolcu gelir.) Bak, şu adam var ya kesinkes İzmit yolcusu.
Abbas: Nereden anladın?
S.Osman: Oğlum bak klasik bir İzmit yolcusu. Bak dökük saçlar, bıyıkta kurumuş pişmaniye izleri ve vücutta kesik bir körfez kokusu, biraz kokar bu.
Abbas: Var mısın iddiasına? Bir yirmiliğine.
İsmail: Ben de varım.
Abbas: Tamam veriyorum.
S.Osman: Bak alırım parayı ha ona göre.
Diğerleri: Tamam.
S.Osman: Bitti iş seyredin. (Yolcunun yanına gider, omzuna vurarak) İzmit’e değil mi kardeş?
Yolcu: Hayır kardeş.
Diğerleri: ( Alacı bir ifadeyle Osman’a gülerler.)
S.Osman: Hop hop hop bir saniye bir saniye, Nereye peki?
Yolcu: Sanane.
S.Osman: Hayır İzmit’e gidiyorsan haybeye birbirimize vücut çalımı atmayalım. Samimi olalım, İzmit’e varalım, sağda müsait bir yerde inelim.
Yolcu: Çok güzel; ama ben İzmit’e gitmiyorum.
S.Osman: Vallahi hayret, aşırı derecede İzmit’e gider bir halin var. Niye gidiyorsun İzmit’e abi? Hayırdır.
Yolcu: Hey Allah’ım sen sabır ver Yarabbi!
S.Osman: Bir dakika sayın ağabeycim. Rica edeceğim din işlerini devlet işlerine karıştırmayalım. Sen şimdi bu esnada Allah’la niye konuşuyorsun? Bu mesele ben, sen, firmamız, Kara Yolları Genel Müdürlüğü, İzmit Beldesi, Abbas, İsmail arasında bir mesele. İzmit’in içine mi, civar köylerine mi? Onu söyle?
Yolcu: Allah Allah Allah Allah…
S.Osman: Ne oluyor abi öyle devamlı Allah Allah Allah? Ne iş yapıyorsun sen? Yeniçeri misin?
Yolcu: Kardeşim sen manyak mısın? (Bağırarak) Ben İzmit’e git-mi-yorum.
S.Osman: Canım ona bakarsan ben de gitmiyorum; ama ben İzmit’e gitmiyorum diye bağırıyor muyum sana?
Yolcu: Ya git başımdan Allah’ını seversen ya.( Osman’dan uzaklaşır.)
S.Osman: Kızma ağabeycim kızma, nereyi istersen oraya göndeririz. Peki, Boyabat’a gönderelim.
Yolcu: Ya şimdi Boyabat’a niye gidiyorum kardeşim?
S.Osman: Resmi sonuçları öğreneceksin abi ya. Her seçimde bize resmi olmayan sonuçları söylüyorlar. Şu resmi olanı bir öğren ya.
Yolcu: Boyabat’a gitmiyorum kardeşim gitmiyorum.
S.Osman: Bak bak bu bana beşinci kardeşim deyişin Şimdi itiraf et, senin de kanın kaynadı bana ha. Madem öyle seni Şerefli Koçhisar’a gönderelim haydi.
Yolcu: Gitmiyorum ben, oraya da gitmiyorum.
S.Osman: Gaziantep
Yolcu: Gitmiyorum
S.Osman:Kahramanmaraş
Yolcu: Gitmiyorum
S.Osman:Girişken Çorum.Peki, Borisya Dortmund, şanlı Dortmund.
Yolcu: Sen manyak mısın kardeşim?
S.Osman: Bak yine kardeşim dedi. Vallahi dedi
Abbas: ( Eliyle göstererek) Altı etti sevgili abi.
S.Osman: Yıllardır hep içime attım; ama artık itiraf etmek zorundayım. Ben de seni seviyorum abi. Onun için seni Doğu Beyazıt’a gönderelim, bak bakalım Ağrı dağı yerinde mi? Yalnız yerinde değilse mutlaka haberimiz olsun.
Yolcu: Yav kardeşim.
S.Osman: Ağabeylerin en güzeli.
Yolcu:(Ağzını tutar)Niye ben senin istediğin yerlere gidiyorum? Niye beni abuk sabuk yerlere tayin ediyorsun?
Osman: Aslında haklısın tabi,yani kimsenin seni istemediğin bir yere göndermeye hakkı yok.
Yolcu: Eyvallah.
Osman: Ama üzülme, Ereğli’ye varır varmaz bunların hepsini unutacaksın.(Yolcunun çantasını diğerlerine fırlatır.)
Yolcu: Ne Ereğli’si ya. Atma ya atma kardeşim bir dakika atma ya Allah’ını seversen
kırılacak şeyler var.
Osman: Yahu tamam. Ereğli’yi istemiyorsan mesele değil, bir sürü Ereğsiz yerimiz var, onlardan birine git.Hadi Kayseri’ye git.Orası Ereğsizdir.
Yolcu: Yav kardeşim ben nereye gideceğime karar vermeden çantamı alıp da otogara gelmiş değilim ki.Nasıl olsa sapık simsarın birisi beni uygun bulduğu bir yere gönderir diye çıkmadım ki evden.Yav bak ben günler öncesinden programımı yaptım, çantamı hazırladım. Ben şeye gidiyorum.
Abbas:Nereye?
Yolcu:Ya hani Ankara’ya giderken sağ tarafta çam ormanları, sol tarafta(susar,unutmuştur.) Nereye gidiyordum ben? Lanet olsun ver İzmit’e bir bilet(Para uzatır).
Osman: (Parayı alıp alnına sürer. Başarmış olmanın gururuyla) Abbas, İsmail, Ali gördünüz mü? Paralarınızı çatır çatır yerim, hiç şüpheniz olmasın. Hemen ağabeyime bir İzmit bileti veriyoruz, madem bu kadar çok istiyor. Yalnız abi İzmit’e hiç yerimiz kalmamış.
Yolcu: Hadi ya(Seyirciye dönerek)Ya çok da işim vardı be.
Abbas: Napalım?
Osman: Ha buldum buldum. Yırttın abi yırttın.
Yolcu: Sağol anam.
Osman: Seni Dazkırı’ya gönderiyoruz. Afyon Dazkırı.
Yolcu: Napıcam ben Dazkırıda yav.
Osman: Düşündüğün şeye bak dazkıracaksın.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1051
favori
like
share
FreddyKrueger Tarih: 09.08.2008 21:11
[COLOR="#c0ccf4"]Ba$Larda Biraz EkSikLik Var Arkada$ım... Orayı da EkLeSeydin Iyi oLurmu$

EmekLerine SaqLık, Videoda Benden oLSun...


[YOUTUBE]R-ejw5M73nM[/YOUTUBE]

IzLeyemeyenLer Burdan...
Efelerinefesi Tarih: 09.08.2008 12:01
Bayan arkadaşımla oynayabilmek için oyundaki yolcuyu bayana çevirmiştim.. Bayan arkadaşlar ilgilenebilirler belki

Anons:Saat 07.00’da hareket edecek otobüslerin sayın kaptanları lütfen peronlardan defolur musunuz...
Simsar Osman: Merhabayın ey ahali! Ben deniz Simsar Osman, otogarın yerlisiyim. Yani otogarlıyım anlayacağınız. Şimdi otogarlı ne demek?
Abbas: Ne demek?
S.Osman: Oğlum otagarlı demek Türkiyeli demek zira Türkiye’nin alayı her gün burada. Mesela ben deniz hiç görmedim Adana’yı, yüz metreden tanırım Adanalıyı. Katiyen bilmem Rize’yi lakin yürüyüşünden tanırım Rizeliyi.Simsarında kralıyız hani,. Mesela ben yolcunun gelişinden anlarım nereye gideceğini.
Abbas: Yok daha neler.
S.Osman: Vallahi Abbas. ( Bu arada otogara bir yolcu gelir.) Bak, şu kadın var ya kesinkes İzmit yolcusu.
Abbas: Nereden anladın?
S.Osman: Oğlum bak klasik bir İzmit yolcusu.Saçlar dalgalı, gözler sürmeli,makyaj o biçim sanki yolculuğa değil de partiye gelmiş gibi…
Abbas:Var mısın iddiaya?
S.Osman:Varım. Bak alırım parayı ha ona göre.
Abbas: Tamam.
S.Osman: Bitti iş seyret. (Yolcunun yanına gider, omzuna vurarak) İzmit’e değil mi kardeş?
Yolcu: Hayır kardeş.
Abbas: ( Alaycı bir ifadeyle Osman’a güler.Yerlere yıkılır.)
S.Osman: Hop hop hop bir saniye bir saniye, Nereye peki?
Yolcu: Sanane.
S.Osman: Hayır İzmit’e gidiyorsan haybeye birbirimize vücut çalımı atmayalım. Samimi olalım, İzmit’e varalım, sağda müsait bir yerde inelim.
Yolcu: Çok güzel; ama ben İzmit’e gitmiyorum.
S.Osman: Vallahi hayret, aşırı derecede İzmit’e gider bir halin var. Niye gidiyorsun İzmit’e abla? Hayırdır.
Yolcu: Hey Allah’ım sen sabır ver Yarabbi!
S.Osman: Bir dakika sayın ablacım. Rica edeceğim din işlerini devlet işlerine karıştırmayalım. Sen şimdi bu esnada Allah’la niye konuşuyorsun? Bu mesele ben, sen, firmamız, Kara Yolları Genel Müdürlüğü, İzmit Beldesi, Abbas arasında geçen bir mesele. İzmit’in içine mi, civar köylerine mi? Onu söyle?
Yolcu: Allah Allah Allah Allah…
S.Osman: Ne oluyor abla öyle devamlı Allah Allah Allah? Ne iş yapıyorsun sen? Yeniçeri misin?
Yolcu: Kardeşim sen manyak mısın? (Bağırarak) Ben İzmit’e git-mi-yorum.
S.Osman: Canım ona bakarsan ben de gitmiyorum; ama ben İzmit’e gitmiyorum diye bağırıyor muyum sana?
Yolcu: Ya git başımdan Allah’ını seversen ya.( Osman’dan uzaklaşır.)
S.Osman: Kızma ablacım kızma, nereyi istersen oraya göndeririz. Peki, Boyabat’a gönderelim.
Yolcu: Ya şimdi Boyabat’a niye gidiyorum kardeşim?
S.Osman: Resmi sonuçları öğreneceksin abla ya. Her seçimde bize resmi olmayan sonuçları söylüyorlar. Şu resmi olanı bir öğren ya.
Yolcu: Boyabat’a gitmiyorum kardeşim gitmiyorum.
S.Osman: Bak bak bu bana beşinci kardeşim deyişin Şimdi itiraf et, senin de kanın kaynadı bana ha. Madem öyle seni Şerefli Koçhisar’a gönderelim haydi.
Yolcu: Gitmiyorum ben, oraya da gitmiyorum.
S.Osman: Gaziantep
Yolcu: Gitmiyorum
S.Osman:Kahramanmaraş
Yolcu: Gitmiyorum
S.Osman:Girişken Çorum.Peki, Borisya Dortmund, şanlı Dortmund.
Yolcu: Sen manyak mısın kardeşim?
S.Osman: Bak yine kardeşim dedi. Vallahi dedi
Abbas: ( Eliyle göstererek) Altı etti ablacım.
S.Osman: Yıllardır hep içime attım; ama artık itiraf etmek zorundayım. Ben de seni seviyorum abla. Onun için seni Doğu Beyazıt’a gönderelim, bak bakalım Ağrı dağı yerinde mi? Yalnız yerinde değilse mutlaka haberimiz olsun.
Yolcu: Yav kardeşim.
S.Osman: Ablaların en güzeli.
YolcuAğzını tutar)Niye ben senin istediğin yerlere gidiyorum? Niye beni abuk sabuk yerlere tayin ediyorsun?
Osman: Aslında haklısın tabi,yani kimsenin seni istemediğin bir yere göndermeye hakkı yok.
Yolcu: Eyvallah.
Osman: Ama üzülme, Ereğli’ye varır varmaz bunların hepsini unutacaksın.(Yolcunun çantasını Abbas’a fırlatır.)
Yolcu: Ne Ereğli’si ya. Atma ya atma kardeşim bir dakika atma ya Allah’ını seversen
kırılacak şeyler var.
Osman: Yahu tamam. Ereğli’yi istemiyorsan mesele değil, bir sürü Ereğsiz yerimiz var, onlardan birine git.Hadi Kayseri’ye git.Orası Ereğsizdir.
Yolcu: Yav kardeşim ben nereye gideceğime karar vermeden çantamı alıp da otogara gelmiş değilim ki.Nasıl olsa sapık simsarın birisi beni uygun bulduğu bir yere gönderir diye çıkmadım ki evden.Yav bak ben günler öncesinden programımı yaptım, çantamı hazırladım. Ben şeye gidiyorum.
Abbas:Nereye?
Yolcu:Ya hani Ankara’ya giderken sağ tarafta çam ormanları, sol tarafta(susar,unutmuştur.) Nereye gidiyordum ben? Lanet olsun ver İzmit’e bir bilet(Para uzatır).
Osman: (Parayı alıp alnına sürer. Başarmış olmanın gururuyla) Abbas gördün mü? Paranı çatır çatır yerim, hiç şüphen olmasın. Hemen ablacığıma bir İzmit bileti veriyoruz, madem bu kadar çok istiyor. Yalnız abla İzmit’e hiç yerimiz kalmamış.
Yolcu: Hadi ya(Seyirciye dönerek)Ya çok da işim vardı be.
Abbas: Napalım?
Osman: Ha buldum buldum. Yırttın abla yırttın.
Yolcu: Sağol kardeş
Osman: Seni Dazkırı’ya gönderiyoruz. Afyon Dazkırı.
Yolcu: Napıcam ben Dazkırıda yav.
Osman: Düşündüğün şeye bak dazkıracaksın.