Müfit: Rezzan, Rezzan kızım kalk kaza yaptık!
Rezzan: Müslüm söyleme, söyleme Müslüm.
Müfit: Rezzan kalksana kaza yaptık. Rezzan!
Rezzan: Müfit sen misin? Ya şu şoföre söyle de teybi kapatsın.
Müfit: Kalk! Kaza yaptık.
Rezzan: Niye kendimiz yaptık canım? Hazır alsaydık.
Müfit: Rezzan kızım kalk kaza yaptık.
Rezzan: Üff! Ya tam rüyamda Müslüm Gürses’i görüyordum. Ne! Kaza mı yaptık? Öldük mü?
Müfit: Vallaha bizde bir şey yok; ama Resul amca ölmüş galiba.
Rezzan: Resul amca mı ölmüş
Müfit: Evet.
Rezzan: Çak o zaman.
Müfit: Çak.
Rezzan: Evet.
Müfit: Yırttık hayatım yırttık! Artık bütün miras bizim.
Rezzan: İnanamıyorum Müfit inanamıyorum. Yani bitti artık ayda bir kalkıp Erzincan’dan İstanbul’a gelmeler, Resul amcayı tuvalete götürmeler ve bu işlemler sırasında yanında bulunmalar hepsi bitti.
Müfit: Evet hayatım hepsi bitti; artık har vurup harman savurabileceğiz.
Rezzan: Müfit!
Müfit: Söyle canım.
Rezzan: Bütün miras bizim mi?
Müfit: Evet.
Rezzan: Artık istediğimiz kadar para harcayabileceğiz. Güle güle Resul amca güle güle.
Mualla: Aa kocam yok, evet kocam yok..Yaşasın hemen Sedat’ı arayıp aramızdaki engelin ortadan kalktığını söyleyebilirim. Cep telefonu olan var mı?
Tevfik: Mualla!
Mualla: Telefon kalsın.
Tevfik: Mualla kaza yaptık değil mi?
Mualla: Evet.
Tevfik: Ben biliyordum zaten o şoför olacak hıyar o kadar hızlı gidiyordu ki bir saniye uyumadığım halde hiç bir yeri tam manasıyla göremedim.
Rezzan: Şoför hakkında ileri geri konuşmayın. Biz ona minnettarız.
Mualla: Biz de olacaktık kısmet değilmiş.
Suna: Ayy, ayy ne oluyor? Geldik mi? Allah Allah bu şirket insanları böyle mi indiriyor canım? Ayy!
Rezzan: Evet hanımefendi kaza mahalline geldik. Zaten biletinize bakacak olursanız kalkış yeri Erzincan varış yeri kaza mahalli.
Suna: Ne yani kaza mı yaptık? Allah kahretsin.(Rezzan’a koşar) Yarın düğünümüz vardı.
Rezzan: Kızınız mı evleniyor?
Suna: Hayır canım ben evleniyorum. Şansa bak, sen gel otuz yıl uğraştıktan sonra bir koca bul, düğün arifesinde kaza olsun.
Rezzan: Şuradan bir telefon edin müstakbel eşinize.
Suna: Edemem.
Rezzan: Niye?
Suna: Duymuyor ki…İşin kötüsü duymadığını kabul etmiyor. Yıllardır kendisini arayan herkesi telefon sapığı sanıyor. Şimdi arasam beni telefon sapığı sanacak ve küfür edecek.
Rezzan: Onların duyanları da vardı, onlardan alıverseydiniz.(Suna’yı taklit eder.) Gerçi seni duyan ne yapsın.
Suna: Bana bir şey mi söylediniz?
Rezzan: Yok, yok kocam yanımda ona söylüyordum.
Tevfik: Yahu arkadaşlar burada böyle duracak mıyız? Bizi bu hale getiren şoförden hesap sormayacak mıyız?(Kalkar.) Dağ başını duman almasını mı bekleyeceğiz? Ya yürüyelim arkadaşlar!
Hepsi: Vallaha doğru söyledin.(İçeri muavin koşarak gelir. Elinde megafon vardır.)
Muavin: Sayın yolcular! Sayın yolcular!( Suna muavine koşar.)
Suna: İşte muavin geldi. Sana soruyorum muavin.
Muavin: Sus sayın yolcu!( Suna geri çekilir.)
Muavin: Sayın yolcular, otobüsümüz üç gün, üç gece kaza ve ilk yardım molası vermiştir. Çaylar şirketten değildir. Hepinize geçmiş olsun. Saygılar dilerim.( Hepsi üstüne çullanır.)
Hepsi: Ne diyorsun? (Kargaşa yaşanır.)
Tevfik: Muavin nerede bu şoför?
Muavin: Buralardadır, ne yapacaksın?
Tevfik: Hiççç, kulağını kurutup saklamak istiyorum. Yahu hiç uyumasın diye onunla konuştum. (Karısına gider.) Hatta bir ara gözlerinin ne kadar güzel olduğundan bile bahsettim. Yine uyudu o alçak herif yine!
Muavin: Sen yine yalan söylüyorsun sen…Niye yalan söylüyorsun? Benim İsmet abim direksiyon başında katiyen uyumaz. Benim İsmet abim bu memleketin en iyi şoförlerindendir. Hatta o kadar iyidir ki geçen sene ismini bir köprüye verdiler… Köprü kabul etmedi.( İsmet emekleyerek içeri girer.)
Muavin: Ha İsmet abi geldi işte bak,bak bak bak bak maşallah maşallah dış kulvardan girdi İsmet abim. Vallaha herkes seni soruyor çok ayıp.

İsmet: (Abartarak)Haşmet hayırdır inşallah rüyamda direksiyon başında uyumuşum. Uyanınca bizim araba gidiyor, şarampole yuvarlanıyor. Yuvarlanınca ben güzel uykumdan uyanıyorum. Uyanınca! Hani rüyalar tersine çıkardı.
Suna: Allah kahretsin senin yüzünden evlenemiyorum.(İsmet’in yanına gider ve ona vurur.)
Tevfik: Can taşıyorsun pis herif direksiyon başında uyunur mu?
İsmet: Uyuduysam şarampole yuvarlanayım abi.
Hepsi: Öyle oldu zaten.
Tevfik: Uyumazmış. Uyumayacak adam otobüs hareket eder etmez teybe masal kaseti koyar mı?
İsmet: Fakat abi o benim hobim.
Rezzan: Niye solladın o taksiyi?
İsmet: Kim? Ben hayatta araba sollamam, bana ters.
Muavin: Evet İsmet abim hayatta araba solmaz.
Müfit: Yav bunlar bizimle dalga geçiyor arkadaşlar.
Tevfik: Benim bir önerim var arkadaşlar.
Muavin: Reddedilmiştir.
Tevfik: Şimdi şunları şuracıkta gebertip kaza süsü verelim.(Rezzan hemen atılır.)
Rezzan: Doğru, zaten süsümüzde hazır gebertelim. (Hepsi çullanır. Muavin ve İsmet geriye doğru kaçarlar. Oradan baş zebani ve iki melek gelir.)
Baş Zebani: Bir kere öncelikle hepinize hoş geldiniz demek istiyorum. Şunu unutmayın ki her faninin sonunda geleceği yer burası.
İsmet: Burası nere ulan?
Rezzan: Siz kimsiniz kardeşim?
Baş Zebani: Ben baş zebaniyim. Önceleri asistan zebani olarak işe başladım. Disiplinli çalışmam sayesinde bu mevkiye kadar geldim Allah’a şükür.
Rezzan: Ne yani biz şimdi öldük mü?
Baş Zebani: Bir hayli öldünüz efendim.Siz zaten millet olarak devamlı bunu yapıyorsunuz. Siz sadece kendi dünyanızın değil, öbür dünyanın da nüfusunu sürekli artırıyorsunuz.
Suna: Hapşu!
Baş Zebani: Sakın çok yaşa demeyin, bu şartlar altında salakça olur.(Melekler kitabı açarlar.)
Baş Zebani: Evet Suna Tekin!
Suna: Benim efendim.
Baş Zebani: Hanımefendi tebrik ederim siz cennete gidiyorsunuz. Dosyanız tertemiz, neredeyse hiçbir suçunuz yok. Yani sizi dünyaya nasıl gönderdiysek öyle geri alıyoruz. (Cennet tarafına geçer.) Böyle buyurun.
Baş Zebani: Mualla Düşer!
Mualla: Benim.
Baş Zebani: Siz cehenneme gidiyorsunuz.
Mualla: Cehenneme mi? Niye?
Baş Zebani: Hanımefendi kocanızı tam 67 kere aldatmışsınız.(Kızarak) Geçin şöyle.
Tevfik: Mualla çabuk buraya gel öldüreceğim seni
Baş Zebani: Saçmalamayın beyefendi o zaten ölü. Siz de geyik Tevfik olmalısınız. Burada sizden öyle bahsediyor. Siz eş durumundan cennete gidiyorsunuz böyle buyurun.
Baş Zebani: Müfit, Rezzan Akbaş!
Müfit: Efendim.
Baş Zebani: Siz misiniz?
Rezzan: Siz zahmet etmeyin. Biz terimize geçelim.(Cehenneme geçerler.)
Baş Zebani: Aferin akıllı çocuklar sizi.
Baş Zebani: Gelelim size.
İsmet: Bizde mi?
Muavin: Cehenneme.
Baş Zebani: Hayır hayır ne münasebet. Yüce Rabbim sizin için cehennemin dibini uygun gördü.(Geriye dönerek) Geliyorlar ateşi harlayın.
Resul: (Birden ayağa kalkar) Müfit, Rezzan neredesiniz yahu? Allah Allah bu çocuklar nereye gitti? (Aralarından geçip gider, herkes ona bakar.)
Müfit: Ölmemiş. Gel Resul amca gel.
Rezzan: Yahu bir dakika ya, Resul amca ne olacak?
Baş Zebani: Kim Resul mü? Resulü, Resulü, Resulü…Bizde öyle bir kayıt yok hanımefendi.( Melek gösterir.) Ha o 2047’de ölecek.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 21886
favori
like
share
cansuvural Tarih: 11.10.2010 22:12
inşalllah işe yarar ben beğendm bakalım hoca beğencekmi
şirinceli Tarih: 13.05.2010 20:39
saolsasın bilader
ayşe_ Tarih: 13.04.2010 22:03
harika bisi bu sahne bunun sayesinde 150 tl kazandım hepinize cok tesekkurler tabi bu senaryoyu yazanlara XD
sametyıldız Tarih: 25.03.2010 21:22
Güzel Olmuş Helal Olsun Herşey Var Mübarek Çok Güzel Bir Site
bkhlbg Tarih: 25.03.2010 12:41
biz bunu performans ödevinde kulllancaz
meloshhh Tarih: 18.02.2010 20:05
harika olmuş.benim de böyle bişey yazmam gerekiyo.okulda bu görevi bana verdiler.biri bana yardım edeydi ne güzel olurdu
ibadulla Tarih: 15.02.2010 15:12
git
leopar_71 Tarih: 07.12.2009 17:47
saol kardeş
omer_837 Tarih: 20.07.2009 16:30
valla süper