Her defasında aynı tat var sanıyorum,
Oysa ne çok yalan var ne çabuk aldanıyorum,
Belki bir yerde duruyordur diyorum
Ve buldum sandığımı o yere koyuyorum,
Belki biraz diner sandım seversem yeniden içimin acısı,
Oysa ne kalbim bıraktı acıyı ne de dudaklarım acının tadını,
Öylesine vurucu bir dalga gelip geçen üzerimden,
Her defasında hayallerimi yıkan,
Ve akıp giden bir dalga tadıyla tenimin,
Seni bana beni sana karıştıran tuzuyla terimin!
Tek başına sevdiğim gibi tek başına yıkabilir miyim dalgaları?
Sevişmesem yazabilir miyim böyle masalları,
Sevmesem diner mi içimin yası?

İrade nedir bilir misin?
Durup bakmak sana bir köşeden,

Çocuk gibi gülümsemek içimde solanı görme diye
Ve dokunmadan hissetmek nasıl koktuğunu,
İçmek dudağına değen kokulu çayın bardakta kalanını, her yarım bıraktığını,
Gittiğin zaman kapıyı kapatıp geride kalanlara kahkaha atmak gizlenircesine,
Nasıl bir yakalanma korkusudur
Sorma!
Bilemezsin nasıldır sana iradeli davranmak...
Küçük bir kızı oynayıp, kocaman bir kadını saklamak,
Ve istendiğini hissedememek,
“Dur! Sus! Yapma!”yı bilmek,
Bilip beyninden kalbine hiçbir hücrene söz geçirememek,
Tekrarlanan bir sayfanın üzerinden her gün geçmek,
Bazen yokmuşsun gibi davranıp,
Olduğun her ana şükretmek,
Ve geçtiğin yerlerde diz çökmek…
Oynamak! Hep oynamak, rolü iyi omuzlamak,
Durmak!
Susmak! Sustuklarını yutmak,
Bilmek ve de…
İmkânsızlığını, olmayacağını…
Göze alamayacaklarını görmek,



Sana iradeli davranmak nasıldır bilemezsin…
Başka biriyle 2. yastığı paylaşıp,
Göz yumup seni düşlemek…
Nasıl bir fahişeliktir bilemezsin!
Aşk insanı bu kadar ucuzlatır mı?
Hayal etmek dediğin bu kolay mı?

Başkasına soyunup sana tüm kapıları kapamak nasıl bir örtünmektir bilemezsin!
İşte bu yüzden bacak arasında değil aşk,
Sen her şeyi biliyorken,
Ben her şeyi göze almışken,
Sana uzaktan kıvranmak,
Nasıl acılı bir kanserdir bilemezsin!
Gecenin en berbat saatinde,
Dudaklarım titreyerek,
boynuma dolanan saçlarımdan nefret ederek uykusuzluğuma sövmek,
Ve imkânsızı bildiğimden kızamamak sana,
Nasıl bir öfkedir bilemezsin!
Bırak gel her şeyi!
Ben kaçıp gitmeye hazırım,
Bırak boğulmama, içinde kalmama izin ver!
Yüzüme dokun, konuşma,
Çay yapayım, sabaha kadar susalım,
Bana bakarak uyu,
Giden ben olayım!
Geride kalanı ya al ya da bırak,
İçimde her şey noktalanmış kalsın,
Seninle virgüller atamamak hayata,
Nasıl bir noktadır ki dönemezsin,

Seni iradeli sevmek nasıl bir açlıktır bilemezsin!
Dilerim böyle bir zulme hiç bulanma,
Ve hiçbir aşka tek başına doyma,
Hayran değilim ne asaletine kalbimin ne de sabrına,

Sana her baktığımda onu acıtmak nasıl bir günahtır bilemezsin!
Hiç sorma!





Çisel Onat

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 445
favori
like
share
Sylar Tarih: 13.08.2008 09:07
karşılıksız aşkın en acısı.. yanındaki değil karşındakidir sevdiğin, özlediğin, düşlediğin...

güzel ve bana göre farklı bir şiirdi..
BaL Böcüğü Tarih: 12.08.2008 13:30
yüregine emegine sagLik abLacim :6: