Sık sık görülen mide rahatsızlıklarının en önemli nedenlerinden biri, midedeki sindirim işlemini zoralştıracak miktarda fazla yemek yenmesidir. Bu rahatsızlık hissinden kurtulmak için başta ilaç olmak üzere çeşitli yardımcı yöntemlere başvurulur. Oysa kendi vücut ağırlığının yaklaşık olarak %23’ü kadar yemek yiyebilen timsahlar, hiçbir zaman midelerinde rahatsılık hissetmezler. Çünkü kendi mide ilaçlarını kendileri üretirler. Üstelik bunu günümüzde üretilen bazı mide ilaçlarıyla aynı hammaddeyi kullanarak yaparlar.

Timsahlar kendi vücut ağırlıklarının %23 kadarını oluşturabilecek miktarda yiyecek tüketebilirler. Bu, 58 kiloluk bir insanın bir öğünde 13 kilo yemek yemesine denktir. Bir anda çok fazla miktarda gıda alan bir timsahın, bu yiyeceği mümkün olduğu kadar çabuk sindirmesi gereklidir. Çünkü yiyecekleri sindirme işlemi sırasında, sıcak bir yere çekilerek hareketsiz kalırlar. Bu işlemin uzun sürmesi durumunda özellikle genç timsahlar başka vahşi canlılar için kolay av haline gelirler. Bu nedenle, timsahlar için sindirim sistemlerinin hızlı çalışması hayati önem taşımaktadır. Nitekim yedikleri büyük miktardaki yiyeceklere rağmen bunu başarırlar.



Timsahların Yiyecekleri Hızlı Sindirebilmelerinin Sırrı

Timsahların bu zorlu sindirim işlemini kısa sürede nasıl gerçekleştirdiklerini araştıran Utah Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı, timsahların beslendikten sonra kenara çekilip hareketsiz durmaları sırasında vücutlarında mükemmel işlemlerin gerçekleştiğini ve sindirim için kan akışının yönünü değiştirdiklerini belirlemişlerdir. Yaptıkları araştırmaya göre; timsahlar vücutlarından atılacak olan karbondioksiti sindirimi hızlandırmak için kullanıyor ve bu amaçla da akciğerlerine giden kanın yönünü değiştiriyorlardı.

Normal koşullarda timsahların dolaşım sistemi memeli hayvanlara çok benzer. Bu canlılarda olduğu gibi, kalplerinin sol tarafında bulunan sol kulakçık ve sol karıncık, temiz kan ile ilgilidir ve gelen temiz kanı organlarla dokulara ulaştırır. Kalplerinin sağ tarafında yer alan sağ karıncık ve sağ kulakçık ise kirli kanı temizlenmek üzere akciğerlere ulaştırır. işte timsahlar sindirim işlemi sırasında akciğerlerinden geçen ve sol aort denilen damardaki kanın akış yönünü değiştirirler.

Timsahlar Sindirimi Hızlandırmak için Kanın Akış Yönünü Nasıl Değiştirirler?

İnsanların, memelilerin ve kuşların damarlarının timsahlarda olduğu gibi özel bir akış sistemi yoktur. Sol aort damarı, timsahlar dışındaki diğer canlılarda karbondioksiti taşıyan kirli kanın kalbin sağ tarafından pompalanarak akciğerlere ulaşmasını ve buradan karbondioksit alarak akciğerlerden dışarı atılmasını sağlar. Timsahlar ise, onlara Yüce Allah’ın bahşettiği özel bir nimet olarak sol aort damarını istedikleri biçimde kullanabilirler. Yemekleri sindirirken kanın normal akış yönünü değiştirerek karbondioksit açısından zengin olan kanı midelerine gönderirler. Çünkü salgı bezlerinin sindirim için mide asidi ve bikarbonat salgılamaları esnasında karbondioksite ihtiyacı vardır. Bu şekilde (kan akışının değişimiyle) timsah, memelilerde üretilen mide asidinin 10 kat fazlasını salgılar. Günümüzde sindirim ilacı olarak kullanılan bazı mide haplarının ve sodaların içeriğinde karbon bulunduğu dikkate alınırsa, timsahın karbondioksiti karnına göndererek sindirim için gerekli mide asidi ve bikarbonat üretimini hızlandırmasının üstün akıl sahibi olan Rabbimiz’in yaratış sanatının eserlerinden biri olduğu daha net olarak anlaşılabilir. Yüce Allah üstün aklını ve yaratma sanatındaki kusursuzluğunu bir Kuran ayetinde şöyle haber vermiştir:

"O Allah ki, yaratandır, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir, 'şekil ve suret' verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir." (Haşr Suresi, 24)

Timsahlardaki Özel Sindirim Sisteminin Ardındaki Yaratılış Mucizeleri

Timsahların bu kusursuz sindirim sistemi, Yüce Allah’ın her canlı türünü o canlı türünün ihtiyaçlarına yönelik olarak yarattığının en güzel kanıtlarından biridir. Nitekim bu timsahlar, kanlarını akciğerlerine ulaşmadan doğrudan midelerine gönderebilme özelliğine sahip olmasalardı asit salgılama oranları düşer, avladıkları canlıların kemiklerini sindirmeleri mümkün olmaz ve bu da beslenme alışkanlıklarının bozulmasına belki de timsah türlerinin soylarının tükenmesine neden olurdu.

Timsahların bu özel sindirim sistemine sahip olmasının bir diğer nedeni, avlanma teknikleri ile ilgilidir. Çünkü timsah avlanırken oldukça büyük bir güç uygulaması gerekir. işte bu hareket, kaslarında yüksek miktarda laktik asit üremesine neden olur. Bu asitli kanın akciğerlere uğramadan doğrudan mideye ulaşması ile, asit hızlı bir şekilde kandan dışarı atılmış olur. Bu işlem ile timsah iki türlü avantaj yakalar: ilk olarak laktik asidin kaslarda yorgunluk oluşturacak olan etkisini uzaklaştırır. ikinci olarak da sindirim için gerekli olan asitlerin daha fazla salgılanmasını sağlar.

Bir timsahın sol aort damarının akciğerlerinden geçtiğini, bu damarın akış yönünü değiştirdiğinde karbondioksit açısındna zengin olan kanı midesine gönderebileceğini, karbondioksitin sindirim için gerekli olan mide asidi ve bikarbonat üretimini hızlandıracağını ve en önemlisi de damarın akış yönünü nasıl değiştireceğini bilmesi kuşkusuz ki mümkün değildir. Bu davranışlar, ancak tüm canlıların hakimi olan Yüce Allah’ın ilham etmesi ile oluşabilir.

Sindirim sisteminin sağladığı bir diğer avantaj, genç bireyler üzerinde gerçekleşir. Yumurtadan yeni çıkan timsah yavrularının %50’si, diğer vahşi avcı hayvanlar tarafından kolaylıkla avlanırlar. Bu nedenle hayatta kalanların hızlı bir biçimde büyüyerek av olma riskinden kurtulmaları gerekir. işte bu amaçla, Yüce Allah kendi içinde birbirini tamamlayan bir sistem yaratmıştır. Bu sistemdeki kurallardan birinin evrimcilerin iddia ettiği gibi eksik veya sonradan oluşması gibi bir durum asla söz konusu değildir. Bilindiği gibi timsahlar, soğuk kanlı hayvanlardır ve ısınmak için güneş banyosu yaparlar. işte bu ısınma işlemi sırasında mideleri daha çok asit salgılar. Asit salgıları gıdaların daha hızlı sindirilmesini, timsahın daha çabuk acıkmasını ve daha sık beslenmesini tetikler, daha fazla beslenme ise yavru timsahların daha hızlı büyümelerini sağlar.

Tüm Canlıların Koruyucusu Rahman Olan Allah’tır

Yüce Allah dünya üzerinde birbirinden çok farklı canlı türleri yaratmış ve her canlı türüne özgü çeşitli sistemler var etmiştir. Timsahların sahip olduğu bu kendine özgü sindirim sistemi ve avlanma yöntemi de, Yüce Allah’ın üstün yaratma sanatına ve Rezzak (rızık veren) sıfatının tecellilerine örnek oluşturan özelliklerden sadece birkaçıdır. Bir Kuran ayetinde Rabbimiz rızkı verenin Kendisi olduğunu şöyle bildirir:

"Kendi rızkını taşıyamayan nice canlı vardır ki onu ve sizi Allah rızıklandırır. O, işitendir, bilendir." (Ankebut Suresi, 60)

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 534
favori
like
share
mefef Tarih: 29.08.2008 17:10
zdfshsd jgfdj f ya nasıl yazdım ama
mefef Tarih: 29.08.2008 17:09
timsah çok severim yaw hergün sevirim cocukları