Orta yaşlı güzel kadın buzlu naneli limonatasından bir yudum aldıktan
sonra gözlerini gökyüzüne dikip mırıldanıyor: "Her şey var ama aşk yok! Ara
ki bulasın! Nerdeee!.."
"Bence doğru istikamete bakıyorsunuz" diyorum.
Anlamıyor önce.
"Aşk zaten gökten zembille inen tek şeydir aramakla olmaz" diyerek devam
edince rahatlıyor.
Dudaklarının kenarlarına doğru tatlı olgun hatta çokbilmiş bir gülümseme
yayılıyor...
Ben durmuyorum; en hassas yerinden ama kısa keserek soruyorum: "Aradığınız
ne?"
"Aşk."
"Yok onu sormuyorum. Esas istediğiniz peşinde koştuğunuz ihtiyaç
hissettiğiniz şey ne?"


***

Aşk üzerine çok konuşuyoruz. Çok yazıyoruz. Hiç itirazım yok!
Fakat aşk veya sevgi bunlar özünde birer kavram...
Düşünmek anlamak tanımlamak sorgulamak için kavramları kullanmaya
mecburuz.
Yine de bilmeliyiz ki hiçbir kavram yaşantının ta kendisi değildir.
O yüzden ara sıra durup kendimize sormalıyız: Adına bir çırpıda aşk veya
sevgi deyip geçtiklerimizin altında gerçekte hangi arzuları tatmin arayışı
var?
Korkularımız ve endişelerimiz; kazandıklarımız kaybettiklerimiz;
sakladıklarımız ve saklandıklarımız...
Hangisi aşk? Ya da hepsi mi?
Mesela ne isteriz hayattan sevdiğimizi söylediğimiz kişiden ve sonra da
"aşk" adını verip gizleriz bu isteğimizi kendimizden bile saklamaya
çalışırız!
Bir çocuk gibi bağlanmak yetişkinliğin bütün sorumluluklarını sermek
hayatın tehlikelerine karşı bir kuytuya saklanmak mıdır aradığımız? Ki...
Kimseler anlamasın hatta kendimiz bile daha sonra bunu anlamayalım
unutalım diye "aşk" kılıfı geçiririz üstüne?
Sakın sırf yalnızlığa katlanamadığımız için bir takım "aşk serüvenleri" ni
arka arkaya diziyor olmayalım?
Kaç kez yazdım yine yazayım.
Tanınmış İngiliz psikoanalist Adam Phillips'in eşler arasında sadakat
sorununu incelerken karşılaştığı gerçek benim aşk-meşk konularında da hep
kulağıma küpedir.
Şöyle der Phillips: "Ya en güçlü talebimiz sevilmek anlaşılmak arzulanmak
değil de övülmek ve dolayısıyla övmek ise?.. Kişinin eşine yapabileceği en
zalimce şey sadakati becerip de onu varlığından dolayı kutlamayı
becerememek bunu hissettirememektir."


***


"Aşk istiyorum" deyip kendimizi kandırmayalım.
Bir başkasını seçip kalabalığın içinden ayırıp ondan ne istiyoruz?
Cesaretimiz varsa bunu soralım asıl...
Güç mü onaylanma mı veya onunla birlikte hayata isyan mı? Ne?
Bu modern hayatta aşk verdiği adreste oturmuyor artık...
Çoğu zaman en gizli arzularımızın korkularımızın açık bıraktığı pencereden
bir hırsız gibi giriyor içeriye...

Haşmet Babaoğlu

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 355
favori
like
share
CiCeGiM Tarih: 06.09.2008 17:22
teşekkürler...
kissorkill Tarih: 05.09.2008 13:49
Çok güzeldi.Saol.
greenriver Tarih: 05.09.2008 09:30
paylaşım için teşekkürler:3:
deniss_mavisi Tarih: 28.08.2008 21:36
güzel yazıymış..
BaL Böcüğü Tarih: 28.08.2008 00:45
a$k diye 1 $ey var kaLdi mi ki ?


emegine sagLik a$kisi :6:
alfeas Tarih: 27.08.2008 18:08
"Aşk istiyorum" deyip kendimizi kandırmayalım.
Bir başkasını seçip kalabalığın içinden ayırıp ondan ne istiyoruz?
Cesaretimiz varsa bunu soralım asıl...
Güç mü onaylanma mı veya onunla birlikte hayata isyan mı? Ne?
Bu modern hayatta aşk verdiği adreste oturmuyor artık...
Çoğu zaman en gizli arzularımızın korkularımızın açık bıraktığı pencereden
bir hırsız gibi giriyor içeriye...
çok doğru..
Sylar Tarih: 27.08.2008 15:54
Herşeye aşk diyoruz ne yazık ki...
Aşkın gerçek tadını rengini unuttuk.