Aşk bizi korkunun hantal kanatları altından çıkarır ve sonsuz hayata fırlatıp atar. İşte, bu nedenle aşk unutulmaz bir heyecan kasırgasıdır. Enerjidir. Karşı cinsin enerjisi ve sevgisiyle oluşturulan bir sinerjiye dönüştürülebilirse büyük bir güçtür.

Korku ve onun uzantıları suyun önünü kapatan taşlar gibidir, içimizde bir şeyleri tıkar. İçimizden geldiği gibi davranırsak kendimizi özgür hissederiz. Samimiyet bu özgürlükle dalgalanarak yayılır. İçimizden geldiği gibi davranmamızı daha küçük bir çocukken engellemeye çalışırlar. Kendi kurallarını dayatır büyükler. Sonra da yalan söylemememizi bekler, samimi olmak gerekir derler. Hayatın değerli bir armağan olduğu öğretilmez de yasaklar öğretilir sadece. Yüreğimize korku tohumları ekilir. Ömür boyu tohumların çiçeklerini yolmakla geçiren insanlar tanıdım. Kompleksleri ve korkuları hayatı zindana çeviren insanlar. Onları ne makam, ne unvan, ne güç tatmin eder. Korkunun esaretinden kurtulamazlar.

Oysa öğrenerek ve eğlenerek, oyunla büyüyebiliriz. Aslında kapı herkese açıktır, izlenecek yol sadece çok isteyenlerin aşabileceği güçlüklerle doludur. Başarmak güçlü bir istek ve çok cesaret gerektirir. Korku burada düşmandır. Korkan sadece paralize olur ve donar kalır. Donmuş bir hayat! Akmayan bir nehir ne demekse odur.

“Geçmiş ölüdür. Hayat yolunda sırtında ağır bir mücevher kutusu taşıyarak yürümelisin. Hatalar aslında kötü değillerdir. Eğer biz bilinçli olursak, hatalarımız değerli bir öğrenimin parçalarıdır. Sana güç verecek olguların nektarını şimdi emmelisin. Yapabileceğimiz en büyük kötülük, her sabah uyandığımızda bize sunulan şimdinin çevre alanlarında dolanmaktır. Geçmişte olanları unut; gelecek senin şimdi ekeceğin tohumların biçilmesidir. Doğru dürüst bir gelecek elde edebilmenin en iyi yolu şimdi mutlu olabilmektir.”

Kendimizle buluşmanın yolu cesaretten geçer. Korku bizi umutsuz ve geleceksiz bırakır. Beni sindirmek isteyen bir yığın insanla karşılaştım hayat boyunca. Beni kaba güçle, iktidarıyla ya da unvanıyla korkutmaya çalışanlara hep acıyarak baktım. O kadar korku doluydular ki, hiçbir zaman kendileri olamayacaklardı. Benim kendim olma ısrarım da onların korkularını şişirilen bir koyun gibi patlayacak noktaya getiriyordu. Beni gözlerinin önünden silmeye çalıştılar. Görmezlikten gelmeye çalışıyorlar hâlâ. Sümen altında kalsın, belki siner diye ara sıra bakıyorlar.

Sevgisi olmayan insan için yapılacak bir şey yoktur. Sevgisiz yaşam ölü yaşamdır.

Modern zamanların hapishanesini oluşturmak yerine bu zamana bir şey katmak gerekmez mi? Biz ne verebiliriz diye düşünmeyi denemek yerine devamlı biz ne alabiliriz diye bakan insanlar…

Devamlı alma peşinde olan insan sevginin de sadece alıcısı olmayı istiyor vericisi değil. “Ben zamanında verdim anlamadı” diyenler de var. Buzdolabı satıyor sanki vadesi doldu alsaydın, almadın ucuza verdim. Elimde kalmadı.

İnsan kendi dışında bir şey olamaz. Sevgisiz ve ilgisiz noktaya gelen zaten hiçbir zaman derinliğinde sevgi bulunmayan bir bencildir.

“Seninle yalnız değilim, kimse kimseyle yalnız değil gece yıldızlardan da yalnız

Sokağın öfkesi senin yumruğunda

Dudaklarında, şiirin aydınlığı cilalanıyor

Seni seviyorum ve gecenin ödü kopuyor kendi karanlığından.”*

Karanlıktan korkmayın ki karanlığın ödü kopsun. Şifre: Seni seviyorum.

alıntı

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 306
favori
like
share
lenan Tarih: 12.09.2008 15:27
teşekkürler
BaL Böcüğü Tarih: 12.09.2008 03:02
aSk korkuyu sevmese oLmaz
korku yüzünden insanlarin cani cok yaniyOr..

emeginize sagLik
Sylar Tarih: 11.09.2008 16:12
"...Seninle yalnız değilim..."

Ne kadar uzakta olsan...
Korku içimizdeki bir düşman gibi. Besliyoruz kimi vakit bilmeden.
Sevgidir tek savunma silahı gerçekten.
MiSS-FENER Tarih: 11.09.2008 16:00
Karanlıktan korkmayın ki karanlığın ödü kopsun. Şifre: Seni seviyorum.


Seni Seviyorum..Demek Güzeldir..
Emeğine Sağlık Ablam..