Karşı cinse yönelik aşk, zannedildiği kadar masum değil. "Ya benimsin, ya toprağın" veya "Ölürüm de seni kimselere yar etmem" gibi ifadelerle dışa vurulan 'takıntılı' aşklar ise hiç değil. Karşılıksız aşklar, özellikle ergenlik çağındaki gençlerde psikiyatrik rahatsızlıklara davetiye çıkarıyor.

Bu rahatsızlıklar da istenmeyen olay ve travmalara sebebiyet veriyor. Anne babalar, 'unut gitsin' veya 'gençlikte olur böyle şeyler' sözleriyle geçiştirmeye çalıştıkları durumun vahametini çoğu zaman ya fark edemiyor ya da fark ettiğinde iş işten geçmiş oluyor. Depresif yetişkinler, bitmesini kabullenemedikleri aşk sonrasında, kendilerine ve ilgi duydukları kişiye de hayatı zehir edebiliyor.

Aşık ol, her fırsatta!

Aşkın takıntısı belli bir sınırda kalmışsa zarar sadece yaşayana; ama bu sınırı aşmışsa aileler, yakın arkadaşlar ve hatta çevre de fazlasıyla nasipleniyor bu huzursuzluktan. Tıpkı 1996 Ekim'inde Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanlığının önünde vuku bulan cinayetteki gibi. Olay sonrasında paronoid şizofren teşhisi konulan Şefik Dağaçar, aşkına karşılık vermeyen fakültenin üçüncü sınıf öğrencisi 19 yaşındaki Seval Erdoğan'ı katletmişti. Dağaçar, bir yıllık tedavinin akabinde yeniden topluma karışmıştı.

Türk televizyonlarının adeta 'geçim kapısı' haline gelen dizilerin yanı sıra kolay yoldan köşeyi dönmek isteyen 'yıldız' adaylarını bir buğday tanesi gibi öğüten müzik sektörünün ana teması da aşk. Lakin son yıllardaki eğilim 'imkansız aşk'tan yana. Sürekli bu tür aşk hikayeleri pompalanıyor medya yoluyla. 'Yasak aşk' kurguları da bolca serpiştiriliyor dram sosuyla birlikte. "kadın da aldatabilir, erkek de" zihniyetiyle sosyal zemin sürekli cilalandığı için bu gidişata dur diyecek gür bir sada çıkmıyor, sağduyulu sesler ise boğuluyor.

Ortaöğrenim çağındaki çocuklar bile 'her fırsatta aşık ol' dürtüsünün etkisinde. Olamazsa bir şeyler eksik kalacak sanki! Belki de beceriksiz, asosyal yaftası yiyecek. Sadece magazin programları, diziler ve sosyetik mekanlar değil; artık okul koridorları da ex-aşk (eski aşk, önceki aşk) muhabbetleriyle inliyor. Bir 'topkek'ine iddiaya girilen aşk oyunları cirit atıyor maalesef. 25 Mayıs'ta Samsun'da meydana gelen ex-aşk cinayeti, belleklerdeki tazeliğini hala koruyor. 17 yaşındaki A.A.'nın, kız arkadaşını kastederek 'Şimdi benim artığımla çıkıyor' dediği Cihan Semizoğlu ve yanındaki arkadaşı Ahmet Genç'e kurşun yağdırarak ölümlerine sebep olmasının müsebbibi kim acaba? Bu çocukların hepsi de lise öğrencisiydi.

Takıntılı aşkın tedavisi var

İzmir ve Samsun'daki vakalar yalnızca birer sembol. Diğer yandan toplumun her kesimi, her gün yasak aşk trajedileriyle sarsılıyor. Bu gayrimeşru olayların boyutu, bir annenin yasak ilişkisine şahit olan öz evladını katletme caniliğine kadar vardı. Medyanın mühim bir kesimi ise hem suçlu, hem güçlü. "Karşı cinsi tavlamanın altın metotlarını" göstere göstere lanse edenler, sorumlulukları hiç yokmuşçasına her defasında vuruyorlar abalıya. Aşkın gözü kör; ama dünyevi aşkı "her şey" olarak gösteren medyamızın da birçok kez aynı durumda olması düşündürücü. Mazhar Fuat Özkan üçlüsünün "Leyla'dan geçme faslındayız, Mevla'yı bulma yollarında / Majörler tükendi, minörlere yolculuk" diye ifade ettiği 'ilahi aşk' konusunda da kamuoyunda büyük bir körlük var.

Aşılamayan, bitmesine alışılamayan ve hayatı tersyüz eden aşk, terapi ve tedaviye muhtaç derecede ciddi bir hastalık aslında. Psikiyatri Uzmanı Funda Güdücü Sağır ve Uzman Psikolog Zehra Erol, yıllardır, 'takıntılı aşk' rahatsızlığı içindeki hastaların tedavisiyle meşgul. Tecrübelerini kısa bir süre önce 'Takıntılı Aşklar' adıyla kitaplaştırdılar. Sağır ve Erol ile aşkın vücut kimyamızı nasıl etkilediğini ve bunun sonuçlarını konuştuk. Basit, saf ve masum bir olay şeklinde algılanan aşkta gizlenen 'sinsi tehlikeleri' okuyunca bir hayli irkileceksiniz

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 839
favori
like
share
sila1945 Tarih: 27.12.2011 20:47
Asik olmak cok guzel = kisi kipir kipir o olmazsa sanki yasayamayacak gibi nereye baksan onu anmak mutluluktan hic sevmedigin seyleri sevmek =
Aniden geldigi gibi aniden giden seviler .........huzun ,husran ....kirik kalpler .......iste.... ASK
erenmelek Tarih: 18.09.2008 17:25
-
CADIKIZ Tarih: 18.09.2008 12:09
hicbiriyim:72:
isokara Tarih: 11.09.2008 21:56
COK GUZEL OLMUS ELLERINIZE SAGLIK