Tunus, gerek Akdeniz ve Kuzey Afrika hakimiyeti ve gerekse Avrupanın Afrika ile olan münasebetleri bakımından büyük bir stratejik öneme sahiptir. Tunusun coğrafi konumu göçebe Berberilerden sonra, daha çok deniz yoluyla gelen çeşitli etnik toplulukların ülkeye yerleşmesinde en büyük faktör olmuştur.

M.Ö. 1000 yılından itibaren Fenikeliler, Tunusta ticaret merkezleri kurmaya başladılar. M.Ö. 5. yüzyıl sonlarında Fenikeliler Tunusa gelip yerleştiler ve burada Kartaca Cumhuriyetini kurdular. Tunus, daha sonra batıdan gelen Vandalların, 6. yüzyılda da Bizanslıların hakimiyeti altına geçti.

Müslümanların Tunusa (Afrikiyye) gelişi (647-1228): MüslümanArapların 647 yılında başlayan yayılmaları Ukbe bin Nafinin 670te Kayruvan (Kariouane) şehrini kurmasıyla neticelendi. Tunus (Afrikiyye), Hazret-i Muaviye zamanında 667 (H.45) yılında alındı.

Bizanslılar bazı önemli şehirleri ellerinde tuttular. Berberi ayaklanmaları neticesinde Müslümanlar geçici olarak Afrikiyyeden uzaklaştılarsa da, Hasan bin en-Numan zamanında Berberiler, Afrikiyyeyi Müslüman Araplara bıraktılar (698). Bundan sonra Kayruvan Müslüman Afrikiyyenin başşehri olarak kaldı. Bütün Afrikiyye Müslüman oldu ve İslamiyyet her tarafa buradan yayılmaya başladı. İkinci Abbasi halifesi Cafer Mensur zamanında,Abbasi hakimiyeti yaygınlaştı.

Emevi ve Abbasi halifelerine bağımlı olan Afrikiyyeyi önce Ağlebiler, sonra Kayruvanda bir Şii halifeliği kuran (910) Fatımiler yönetti. Kayruvan ve Mahdiya şehirleri Fatımilerin merkezi oldu. Fatımiler 972de başşehri Kahireye taşıdıkları zaman Afrikiyye Berberi sülalesi Zirilerin iktidarı altına girdi. Ziriler zamanında Tunus, Sicilyadaki Normanların istilasına uğradı.

Zirilerin son hükümdarı Hasan bin Ali, Fastaki Muvahhidin Devletinden yardım istedi. Muvahhidin Devletinin kurucusu Abdülmümin, Normanları Tunustan kovarak (1159-1160), Afrikiyyeyi Tunusta oturan bir vali tarafından yönetilen bir eyalet haline getirdi. Bundan sonra Afrikiyye, Tunus adını aldı.

On altıncı yüzyılda İspanya ve Osmanlı Devletinin, Akdeniz hakimiyeti için yaptıkları savaşlar sonunda Hafriler yıkıldı. 1534 yılında Barbaros Hayreddin Paşa, Tunusu ele geçirdi. AncakHafsi Hanedanından Hasan, İspanya Kralı Beşinci Şarlkenden yardım istedi ve Beşinci Şarlken başşehir Tunusu işgal etti ve Barbaros Hayreddin PaşaCezayire çekilmek zorunda kaldı. İspanya Kralı Hafsi Hanedanından Hasanı tekrar, kendisine vergi vermek şartıyla Tunusun başına getirdi.

Başşehir Tunus 1574 yılına kadar tekrar Hafsi Hanedanlığının elinde kaldı. Bu arada Barbaros Hayreddin Paşa ve Turgut Reis 1556da Gafsayı, 1558de Kayrevanı ele geçirdiler. Tunusun doğu ve güney sahilleri Türklerin eline geçti. CerbeAdası deniz üssü olarak kullanıldı. Barbaros Hayreddin Paşa, İspanyadaki Endülüslü Müslümanlardan 100.000 kadarını kurtararak Kuzey Arfikaya getirdi. Nihayet 1574te Uluç Ali Reis ile Sinan Paşa, Tunus şehrini (Halkul-Vad Kalesini), ele geçirmek suretiyle bütün Tunus, Osmanlı İmparatorluğunun bir eyaleti haline geldi.

Osmanlı Devleti zamanında Tunus, önceleri Yeniçerilerin desteklediği bir Dayı vasıtasıyla, daha sonra da bir Bey vasıtasıyla yönetilmeye başlandı. İlk beylik sülalesi Birinci Murad Bey tarafından kurulan Muradi sülalesidir (1612-1631). 1710dan sonra Beyler, irsi yoldan tahta çıktılar. Bu arada Fransa, İngiltere, İspanya ve İtalya Tunusta ekonomik faaliyetlerde bulunmaya başladılar. Fransa 1830da Cezayiri işgal ettikten sonra, Tunus ile daha fazla ilgilenmeye başladı.

Bu sıralarda Osmanlı İmparatorluğu kendi başındaki birçok meseleler yüzünden Tunusa daha fazla yardım edemedi. 1876-1877 Osmanlı-Rus Savaşı da bunu önledi. Tunusta Fransa, İngiltere ve İtalyanın gözü ve çıkarları vardı. 1878de Kıbrısı elde eden İngiltere, Fransanın Tunustaki özel imtiyazlarını tanıdı. Fransa, bazı Tunuslu aşiretlerin (Krumirlerin) Cezayir topraklarına yaptıkları akınları ve bazı toprak taleplerini bahane ederek 1881 yılında Tunusa asker çıkardı.

12 Mayıs 1881de yapılan Bardo Antlaşmasıyla; Tunus Beyi, dış hükümranlığı, siyasi ve ordu işlerini bir Fransız Genel Valisine bırakıyordu. Tunusun Muher ve güney kesiminde başlayan ayaklanmalar güçlükle bastırıldı. Vali Paul Cambon, yeni bey Ali bin Hüseyine (1882-1902) Marsa Sözleşmesini kabul ettirince (1883), Fransız himayesi resmen kurulmuş oldu.

Bütün bu olanları Osmanlı İmparatorluğu protesto ederek kabul etmediğini bildirdi. Resmi padişah fermanlarında Tunus Osmanlı eyaleti olarak zikredilmeye devam etti. Fransız himaye rejimi Tunusun bağımsızlığını kazanmasına kadar devam etti (1956). Tunustaki Fransız idaresi 78 yıl sürdü.

1930larda Habib Burgiba önderliğinde Tunuslular bağımsızlık mücadelesine başladılar. İkinci Dünya Savaşı esnasında Tunus bir savaş alanı oldu. Harpten sonra Burgiba yeni Destur Partisini kurarak bağımsızlık mücadelesine devam etti. Nihayet 1956 yılında Tunus bağımsızlığını kazandı. Bağımsızlığını kazandıktan sonra Tunus Cumhuriyetini ilan eden Burgiba, ilk Tunus Cumhurbaşkanı oldu. Birçok reformlar yaparak laik eğilimli bir rejim kurdu.

Burgiba, 1965te İsraile karşı yumuşak ve ılımlı davranılması gerektiğini savundu. Fakat bu düşünceleri şiddetle tenkit edildi. 1979da Mısırın Arap Birliğinden çıkarılmasından sonra, Tunus eski bakanlarından Chadli Kılibinin de genel sekreter olmasıyla, Tunus, Arap Birliğinin karargahı oldu.

Ocak 1980de Libyada eğitim görmüş komandoların Gafsa şehrini ele geçirmeleri, Tunusun Fransa ve ABDden destek istemesine sebep oldu. Olayların yatışmasından sonra başbakanlığa getirilen eski Milli Eğitim Bakanı Muhammed Mzali, siyasi hayatı kısmen olsun liberalleştirdi. Siyasi mahkumların çoğu serbest bırakıldı ve siyasi partiler kanuni olarak tanınmaya başlandı. Bağımsızlıktan beri tek başına iktidarda olan Sosyalist Destur Partisinden başka, Komünist Partisi dahil üç siyasi partiye daha izin verildi.

Ölünceye kadar Devlet Başkanı seçilen Burgiba, 1987 senesinde sağlık durumu gerekçe gösterilerek devlet başkanlığı görevinden alınarak yerine General Zeynelabidin bin Ali geçti. Bu yönetim değişikliği ülkede belirli bir liberalleşme ve ekonomide köklü yeniliklerin yapılmasına sebep oldu. General Zeynelabidin radikal Müslümanlara karşı büyük tedbirler aldı.

Bunların desteklediği Nakda Partisinin birçok üyesini hapsettirdi. Bu tutumunu hala sürdürmektedir (1994). 21 Mart 1994te yapılan parlamento ve devlet başkanlığı seçimlerinde Zeynelabidin bin Ali ve partisi oyların %99unu alarak devlet başkanlığına yeniden seçildi. 1982 yılında Lübnandan çıkarılan Filistin Kurtuluş Teşkilatı mensupları ve Lideri YaserArafat Karargahını Tunusa taşıdı. Böylece Tunus, Filistin Kurtuluş Teşkilatının Karargahı oldu.
Kazakistan Tarihi,Lübnan Tarihi,Libya Tarihi,Kuzey Kore Tarihi,
Kuveyt Tarihi, ispanya tarihi,Romanya Tarihi,Rusya Federasyonu Tarihi,
Kolombiya Tarihi,japonya tarihi, kanada tarihi, ırak tarihi
Kırgızistan Tarihi,Kenya Tarihi,Kazakistan Tarihi,Kanada Tarihi,Japonya Tarihi,Macaristan Tarihi,Makedonya Tarihi,Meksika Tarihi,Moğolistan Tarihi,Nijerya Tarihi,Norveç Tarihi,
Özbekistan Tarihi,Pakistan Tarihi,Peru Tarihi,Polonya Tarihi,Portekiz Tarihi,Senegal Tarihi,Somali Tarihi,Suriye Tarihi,Tayvan Tarihi,Tunus Tarihi,Türkmenistan Tarihi,Ürdün Tarihi,Venezuela Tarihi,Vietnam Tarihi,Yugoslavya Tarihi,Yunanistan Tarihi,Vatikan Tarihi,abd'nin tarihi, afganistan devleti, afganistan tarihi, arabistan tarihi, arjantin tarihi, arnavutluk tarihi, azerbaycan tarihi, belçika tarihi, bosna-hersek tarihi, brezilya tarihi, bulgaristan tarihi, cezayir tarihi, çin tarihi, danimarka tarihi, endonezya tarihi, fas tarihi, filistin tarihi, güney afrika cumhuriyeti tarihi, güney kore tarihi, hindistan tarihi, hollanda tarihi, hırvatistan tarihi, ingiltere tarihi, iran tarihi, irlanda tarihi, israil tarihi, isveç tarihi, isviçre tarihi, italya tarihi,

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 484
favori
like
share
Garip07 Tarih: 20.09.2008 01:33

Tunus


Tunus, uzun yıllar Fransa'nın işgalinde kaldıktan sonra ne yazık ki yerli diktatörlerin ağır zulümlerine maruz kalan ve halen de bu zulmün altında inleyen bir ülkedir. Bu ülkenin bağımsızlığı sonrasında iş başına gelen ilk diktatörü Habib Burgiba geçtiğimiz ay hayatını kaybetti. Burgiba'dan "Dünya Gündemi" bölümünde söz ettik. Onun ölümü münasebetiyle "İslam Coğrafyası" bölümümüzde de bu ay Tunus'u tanıtıyoruz.
Tunus Hakkında Genel Bilgiler
Resmi adı: Tunus Cumhuriyeti
Başkenti: Tunus (Nüfusu: 750.000)
Diğer önemli şehirleri: Kayravan, Sus, Sefakis, Aryana, Binzart, Ettadhamen.
Yüzölçümü: 164.150 km2
Nüfusu: 10.500.000 (2000 tahmini). Nüfusun % 53'ü şehirlerde yaşamaktadır. Ortalama ömür 67 yıldır. Çocuk ölümlerinin oranı binde 42'dir. Nüfusun % 40'ını 14 yaşın altındakiler oluşturmaktadır.
Km2 başına düşen insan sayısı: 64
Nüfus artış hızı: % 1.9
Etnik yapı: Tunus nüfusunun % 96.5'ini Araplar oluşturmaktadır. Arapların tamamına yakını Müslümandır. Bunun yanı sıra % 3 oranında Berberiler vardır. Berberilerin tamamı Müslümandır. Ayrıca az sayıda yahudi ve Avrupa kökenli hıristiyan bulunmaktadır.
Dil: Resmi dil Arapça'dır. Halkın çoğunluğu Arapça'nın yanı sıra Fransızca'yı da konuşabilmektedir.
Din: Resmi din İslâm'dır. Halkın % 99.3'ü Müslümandır. Kalan nüfusu hıristiyanlarla yahudiler oluşturmaktadır. Müslümanların bir kısmı Harici - Ibadi, kalanı Sünnidir. Sünnilerin de çoğunluğu maliki, az bir kısmı Hanefidir. Hıristiyanların çoğunluğu katolik, az bir kısmı protestandır. Tunus yahudilerinin epey bir kısmı Filistin topraklarına nakledildiğinden veya ülkeyi terk ettiklerinden bu ülkedeki yahudi sayısı iyice azalmıştır.
Coğrafi durumu: Kuzey Afrika ülkelerinden olan Tunus, kuzeyden ve doğudan Akdeniz, güneydoğudan Libya, batıdan Cezayir'le çevrilidir. Topraklarının % 30'u tarım alanı, % 18'i otlak, % 3'ü ormanlık ve çalılıktır. Tarıma elverişli alanlar daha çok Akdeniz kıyısındaki Mecerda bölgesindedir. Bu bölge Mecerda ırmağıyla sulanmaktadır. Güneyde Cezayir sınırına yakın bölgeler kum çölleriyle kaplıdır. Ülkenin kuzeyinde Akdeniz iklimi, güneyde ise kurak step iklimi hâkimdir.
Yönetim şekli: Tunus'ta görünüşte çok partili ancak gerçekte tek parti diktatörlüğüne dayanan bir sistem hâkimdir. Çünkü seçim kanunu muhalefet partilerine 163 üyeli parlamentoda sadece 21 sandalyelik bir kontenjan tanımaktadır. Bu itibarla muhalif partilerin ittifak halinde bile iktidar partisinin herhangi bir uygulamasını engelleme imkânları yoktur. Üstelik seçimler hükümetin gözetimi ve baskısı altında gerçekleştiğinden muhalefetteki partilerin kendilerini tanıtmalarına fırsat verilmediği gibi insanların tercihlerini hür iradeleriyle yapmalarına da imkân tanınmamaktadır. Örneğin Mart 1994 seçimlerinde oyların % 97.73'ünü iktidar partisi aldı. Kanuna göre cumhurbaşkanının genel seçimle belirlenmesi gerekiyor. Ancak ülkenin bağımsızlığını elde ettiği günden buyana hiçbir zaman adil ve dürüst bir başkanlık seçimi yapılmış değil. Eski diktatör Burgiba kendini ömür boyu cumhurbaşkanı seçtirmişti. Ancak Bin Ali darbesinden sonra onun bu sıfatı kaldırıldı. Bin Ali ise cumhurbaşkanlığı seçimlerine hep rakipsiz girmektedir. Tunus, BM, İKÖ (İslâm Konferansı Örgütü), Arap Devletleri Birliği, Afrika Birliği Örgütü, IMF (Uluslararası Para Fonu), İslâm Kalkınma Bankası gibi uluslararası örgütlere üyedir.
Siyasi partiler:
Demokratik Anayasal Birlik Partisi: Eski diktatör Burgiba'nın kurmuş olduğu Sosyalist Dustur (Anayasa) Partisi'nin devamıdır ve Tunus'ta hâlen iktidarı elinde bulundurmaktadır. Batıcı ve sosyalist bir anlayışa sahiptir.
Birleşmeci Demokratik Birlik Partisi: Arap kavmiyetçiliğini ve Irak ve Suriye'de hâkim olan Baas ideolojisine benzer bir ideolojiyi savunmaktadır.
İlerici Sosyalist Birlik Partisi: Kavmiyetçi ve solcu bir anlayışa sahiptir.
Sosyalist Demokratlar Hareketi: Muhalefet partilerinin başında gelen sosyalist çizgideki bir partidir.
Islah ve Yenilik Partisi: Eski Tunus Komünist Partisi'nin devamıdır. Geçmişi 1920'lere kadar uzanan bu parti kitle tabanı açısından Tunus'taki siyasi partilerin en zayıfıdır.
Adalet ve Gelişme Partisi: Bu da eski İstiklal Partisi'nin bir devamıdır. Sosyalist ve liberal bir anlayışa sahiptir. Tunus'ta yürürlükte olan partiler kanunu İslâmi amaçlı siyasi parti kurulmasına izin vermediğinden sahnedeki partiler hep liberal veya sosyalist anlayışı temsil etmektedir