Azerilerde an eski ve geleneksel müzik aşık müziğidir. Halkın alışık ve yatkın olduğu bu müzik türü Azeri halk müziği olarak tanımlanabilir. İsmini, köylerde ve hatta hemen her yerleşim yerinde bulunan ve müzik icra eden aşıklardan alan aşık müziği Azeri halkının öz müziğidir. Bugünki Azeri makamlarının hepsinin ((cogunun))kökeni aşık müziğine dayanmaktadır. Aşık müziğinin temel sazı kopuz dur. Müziğe ismini veren aşıkların hepsi kopuz çalmaktadır. Kopuz bu sebeple Azeri halkının da temel sazıdır.(( halk içinde aşık sazı denir ve ya hatta ‘’saz’’ denir. Saz Azerbaican ve fars dilinde enstruman demektir. Yeni tum enstrumanların anası ve kokenı sayıla bilir.))



Aşık müziğinin en çok kullanılan makamı segahtır. Temel makam olarak bilinen segahın çeşitli versiyonları vardır. Bu versiyonlar makam içersindeki seyir ve çeşni farklılıklarından meydana gelmiştir, ve çeşitli isimler almıştır. Bunlar zabul,hariç.yetim, mirza hüseyni dir. Bu makamların hepsi segah olarak bilinir.Azerilerde kullanılan diğer makamlar ise şur, rast, bayati şiraz, çargah, şuştar ve mahur dur. Bir çoğu isim olarak klasik türk müziği makamlarına benzese de aralarında makamsal yonden büyük farklılıklar vardır.



Aşık müziği icra edilirken öncelikle ve kesinlikle kopuz kullanılmaktadır. Kopuzun yanı sıra icra heyetinde balaban ( üflemeli) kaval (ritm) ve hanende((((((((((HANENDE DİGİL DE ONUN YERİNE AŞIK DENİR ZATEN SOLİST AŞIK KENDİSİ YENİ SAZ CALANDIR HANENDE MUGAM MUZİK SOLİSTİNE DENİR)) bulunur. Kopuz haricindekiler olmasa da olabilir belki fakat kopuz kesinlikle bulunmalıdır.





Mugam müziği ise aşık müziğinden daha sonra ortaya çıkmiş bir müziktir. Genel unsurlarıyla aşık müziğinden temellendiği söylenebilir fakat kendine has bir disiplini de mevcuttur. Mugam müziği sazları aşık müziğinden kısmen farklıdır. Mugam icrasında tar, kemança, kaval ve hanende bulunur. Buradaki kaval bir ritm sazdır.


Bu iki müzik türü Azerilerin genel müziğidir. Kuzey Azerbaycan güneyden ayrıldıktan sonra uzun süre rus işgalinde kaldığından, Ruslardan her yönden etkilenmiştir. Müzik te bu etkilenmeden nasibini almıştır. Çok sesli bir müzik anlayışına sahip olan Rusya bu anlayışı Azerilerede aşılamıştır. Bölünmeyle birlikte çokseslilikle tanışan kuzey Azerileri bu sistemi benimsemiş ve geleneksel müziklerini buna uyarlama yoluna gitmiştir. Bu amaçla zaten sayılı olan koma sesleri müziğinden atmış ve tamamen tampere sisteme geçmiştir. Bu değişim Azeri müziğinde çok büyük bir isim olan Üzeyir HACIBEYOV tarafından yapılmıştır.Hacıbeyov 1922 yılında kurduğu Bakü konservatuvarında çoksesli müzik eğitimi vermiştir. Çokseslilikte ilerleyen kuzey Azerileri galeneksel müziklerinden güney Azerilerine kıyasla zamanla uzaklaşmaya başlamışsa da çok büyük gelişmelerede imza atmışlardır. Doğunun ilk operesı bu dönemde sahnelenmiştir. Fuzuli’nin (( FUZULİ HAYİR.NİZAMİ GENCEVİ))eseri olan ‘leyla ile mecnun ‘ Üzeyir hacıbeyov tarafından bestelenmiştir. Halkın dini hassasiyetleri nedeniyle sahneye kadın kılığında erkek çıkarılmıştır. Daha sonra aynı eser sahnelendiğinde bir kadın oyuncu çıkarılmıştır fakat halktan büyük tepki gömüştür. Öyle ki kadın oyuncu opera biter bitmez sahnenin arka kapısınkan bir ata bindirilerek halktan kaçırılmıştır.





Kuzeyde bu gelişmeler olurken güney Azerileri tahran yönetiminin baskısı nedeniyle bu gelişmelerden yeterli derecede istifade edememiş ve kendi öz müziğini icra etmeye devametmiştir. Azerbaycandaki müzikal gelişmeler çok zor şartlarda ve gizlilikle güneye sokulan bazı bant kayıtlarıyla takip edilmeye çalışılmıştır. Güneyde halk kandi müziğini bilmekte fakat yeterli icra ve ifşa imkanını bulamamaktadır. İranda kadınların tek başlarına şarkı söylemesi yasak olduğundan en az üç kadın bir arada şarkı söyleyebilmektedir. Bu da solo vokal tekniklerinin yeterli gelişime ulaşamamasına neden olmuştur.





İran Azerileri hala koma sesleri kullanmaktadır. Fakat bunlar çok sınırlı sayıdaki seslerdirir. Sadece segah ve hüseyni perdesi bir koma pes basılır. İran Azeri müziğinin bu bağlamda Ortadoğu müziklerinden ayrıldığı görülür ,ancak ağıt müziği denilen bir türe de sahip olan Azeriler bu müziğin icrasında çok daha fazla koma ses kullanmaktadır. Bu müzik genelde cenazelerin başında ve mezarlıkta icra edilir ve hiç enstrüman kullanılmaz. Ancak son senelerde bu müzik türünde de çeşitli enstrüman kullanılmaya başlanmıştır.





Uzun yıllardır sadece köylerde icra edilen ve de dinlenen aşık müziği ise iran Azerilerinde son yıllarda şehirde ve gençler arasında mugam müziği ile birlikte yaygınlık kazanmaya başlamıştır.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 959
favori
like
share