Müslümanlar Hz. Ebubekir zamanında Bizans'ın elinde bulunan Suriye'nin fethine giriştiler. Suriye'nin Müslümanların eline tamamen geçişi Hz. Ömer zamanında oldu. 636 yılında hemen hemen tüm Suriye'nin fethini tamamlayan İslâm orduları Antakya, Antep, Adana ve Maraş'a doğru saldırılara başladılar. Bu mıntıkalar Suriye'nin hemen kuzeyinde bulunması sebebiyle İslâm ordularının dikkatini çekmekteydi. Fazla bir direniş yapmadan Suriye’den kuzeye doğru çekilen Bizans İmparatoru Heraklious burada bir savunma hattı oluşturdu. Araplarla Bizans arasındaki mücadele genellikle Tarsus'tan Urfa'ya kadar uzanan bu hat üzerinde oldu. Hz. Ömer zamanında Suriye'de fetihlerde bulunan Halid b. Velid 636 yılında Maraş'a doğru bir saldırı başlattı. Şehir 637 yılında Müslümanların eline geçti. Maraş'ta yaşayan Hıristiyan halk canlarına dokunulmaması şartıyla şehri teslim etti. İslâm orduları burada bir garnizon kurarak Anadolu içlerine yapılacak seferler için burayı üs olarak kullanmaya başladılar. Ancak Bizanslılar burayı Araplara kaptırmamak için yoğun saldırılara başladılar. 651 yılında bir İslâm ordusu Sufyan b. Avf komutasında Maraş'ı tekrar aldı ve şehri imar ettirerek buraya asker yerleştirdi.

İslâm tarihinde 661 yılından itibaren yeni bir dönem başladı. Hilâfeti ele geçiren Emeviler Suriye'nin kuzey kısımlarına yeniden seferlere başladılar. Muaviye (661-680) Maraş şehrini onarttırarak yeniden bayındır hale getirdi. Burada bulunan garnizondaki asker sayısını arttırdı. Halife Yezid 683 yılında ölünce Maraş üzerine Bizans akınları yeniden başladı. Şehirde yaşayan Müslümanlar burayı terk ettiler. Bölge Bizans'ın eline yeniden geçti. Halife Abdülmelik zamanında (685-705) Maraş yeniden fethedildi. 692 yılından sonra İslâm Ordusu ile Bizans ordusu Maraş ovasında karşılaştılar. İslâm ordusunun zaferiyle sonuçlanan bu savaştan sonra Müslümanlar bölgeye yeniden hakim odular. Abdülmelik Maraş'a kadar gelerek burayı bayındır hale getirip asker yerleştirdi ve büyük bir cami inşa ettirdi. II. Mervan'ın halifeliği döneminde (744-750) Bizanslılar yeniden Maraş'a saldırdılar. Burada yaşayan Müslümanlar şehri terk ederek Kınnesrin ve El-Cezire'ye kaçtılar. Rumlar şehri yakıp yıktılar. Kısa bir süre sonra Maraş yeniden Müslümanların eline geçti ve şehrin valiliğine Ziver b. El-Haris El-Kilâbi atandı. Yeniden onarılan şehre Müslümanlar tekrar yerleştirildi. Bizans'ın karşı saldırısı ile halk burayı yeniden terk ederek Suriye'ye kaçtı. Maraş'ta yaşayan Hıristiyan Nasturi halk da Bizans İmparatoru tarafından Trakya'ya götürüldü. II. Mervan'ın halifeliğinin son zamanlarında Maraş yeniden fethedildi.

750 tarihinde halifeliği ele geçiren Abbasiler zamanında Maraş üzerinde İslâm - Bizans çatışmaları devam etti. 754 yılında Bizans'ın kontrolüne geçen Maraş, Rumlar tarafından yeniden yıkıldı. Abbasi Halifesi Ebu Cafer Mansur, Salih b. Ali'yi Maraş'a vali olarak gönderdi. Burası tekrar imar edilerek askerî bir üs haline getirildi. Halife Mehdî zamanında Maraş'taki Müslüman askerlerin sayısı arttırıldı.

776-777 yılında Maraş üzerinden Anadolu içlerine Müslüman askerler seferlere başladılar. Buraları kesin denetim altına almak ve Arapları geri püskürtmek için 100 bin kişilik Bizans ordusu Maraş'ı ele geçirerek yakıp yıktı. Ancak burada kalamayan Bizans ordusu Adana civarlarına çekildi.

Abbasiler döneminde İslâm orduları Maraş bölgesinde iki önemli üs edindiler. Bunlardan biri Maraş merkezi, diğeri de Ortaçağlar boyunca çok önemli bir yerleşim merkezi olan ve Araplar tarafından birkaç kez yeniden yapılan El-Hades şehriydi. Bugün Göynük olarak adlandırılan ve İnekli gölü yakınlarındaki bu şehir, Malatya üzerine yapılacak seferler için bir üs olarak kullanıldı. Abbasi Halifesi Harun Reşid zamanında şehir yeniden yapıldı.

Abbasi Halifesi Harun Reşid, Maraş'ın batısında Haruniye (Düziçi) Kalesi'ni inşa edip doğusundaki Hades şehrine asker yerleştirdi. Böylece Bizans'tan gelen saldırıları engellemeye çalıştı. Halife Harun Reşid zamanında Bizans'ın sınırlarını korumak ve Anadolu içlerine yapılacak seferleri düzenlemek amacıyla Avasım (uç) eyaleti kuruldu. Tarsus, Adana, Misis, Antakya, Antep, Urfa, Malatya'ya kadar uzanan bu bölgenin merkezi Suriye'deki Kınnesrin şehri idi. Sugur Eyaleti'nin valisi bazen Kınnesrin'de, bazen de Tarsus'ta oturuyordu. Adı geçen yerlerde Müslüman garnizonlar oluşturuldu. Müslümanlar her yıl iki defa Anadolu içlerine gaza akınlarında bulunurlardı. Bilhassa Maraş şehri bu akınların geçiş noktası olması sebebiyle önem kazanmaktaydı.

868 yılında Mısır'da bir Türk devleti kuran Tolunoğlu Ahmed zamanında Sugur Eyaleti Tolunoğulları Devleti’nin eline geçti. Bir kaç defa Tarsus'a kadar gelen Ahmed b. Tolun Maraş'ı da idaresi altına aldı.

905 yılından itibaren Bizanslılar Maraş üzerine seferlere yeniden başladılar. Bizans komutanı Andronikos Müslüman ordusunu bozguna uğratarak Maraş'ı ele geçirdi. 916 yılında Ermeni asıllı Mleh, Maraş'ı yağmalattı. 950'li yıllardan itibaren Maraş bölgesi üzerinde Arap-Bizans çatışmaları yeniden hızlandı. Suriye ve Güneydoğu Anadolu bölgesini ele geçiren Arap asıllı Hamdâniler Devleti zamanında Maraş, Malatya ve Kayseri civarlarında bir çok çatışma oldu.

Hamdâniler Devleti'nin en güçlü hükümdarı Seyfü'd-Devle, Maraş ve Hades'i imar ettirdi. Hatta bu yüzden meşhur Arap şairi El-Mütenebbi, El-Hades ve Maraş'ı Hıristiyanlardan kurtardığı ve yeniden inşa ettirdiği için Seyfü'd-Devle'ye bir kaside yazdı.

Hamdâniler Devleti'nin zayıflamasından sonra Maraş 962'de yeniden Bizans'ın eline geçti. Türklerin Maraş'ı 1086'da fethine kadar yaklaşık 100 yıl Bizans İmparatorluğu'nun elinde kaldı. Bu süre içinde Bizans İmparatoru II.Vasil, Doğu Anadolu Bölgesi'nde yaşayan Ermenileri zorunlu tehcire tabi tutarak Maraş'a yerleştirdi.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 476
favori
like
share