DADI, BAKICI VE BEBEK
Bebeklerin dadıya bırakılması gereken bir yaş var mı? Bebeklerin özellikle ilk yılda anne ile yoğun bir şekilde birlikte olmasının ve beslenme, temizlik, sevgi ve ilgi gibi ihtiyaçlarının anne tarafından karşılanmasının önemi bilinmektedir.

Ancak çalışan annelerin genellikle bu kadar zaman işten ayrı kalmaları mümkün olamamaktadır. Bu durumda daha erken dönemlerde bir bakıcı ihtiyacı doğmaktadır. Bebeğin ihtiyacı kendisiyle düzenli ve sürekli olarak ilgilenebilecek ve ilişki kurabileceği, bakım veren bir kişidir. Kendisini ve dış dünyayı algılamasını bu ilişki üzerinden yapılandırmaktadır. Bu nedenle eğer bebek bir şekilde bakıcıya bırakılacak ise doğumundan itibaren annesinin yanı sıra bu bakıcının da bulunması onunla da ilişki kurması önemlidir. Başlangıçta çocuk daha yoğun olarak annenin gözetiminde ve anne ile ilişkide olmalı ancak bakıcı da çocuğun bazı ihtiyaçlarını karşılamada yardımcı olmalı, çocukla aynı ortamda bulunmalı, kendisini tanımasını sağlamalı ve bebeği de yakından tanımalıdır.

Bir dadının ne gibi özelliklere sahip olması gerekir?
Bebek bakıcısının öncelikle sakin, huzurlu, sabırlı, dikkatli, sevecen, hayat dolu, işini ve çocukları çok seven, dürüst birisi olması ve kalıcılığı önemlidir. Eğitimli olmak sanılanın aksine belirtilen özelliklerden daha sonra gelen bir özelliktir. Çünkü sabırlı, bebeği gerçekten sevebilecek şefkatli bir dadı zaten doğru yönlendirmelerle bebeğiniz için en uygun öğrenme ortamını sağlayacaktır. Özellikle bebeklik döneminde sevecen-sıcak bir ilişki bebeğin en önemli ihtiyacıdır. Zaman zaman daha eğitimli dadılar tercih edilmekte ve bu kişiler çocukların zihinsel becerilerini geliştirmek, onlara eğitimin yanı sıra öğretim vermek konusunda da görevlendirilmektedir. Oysa ilk 3 yılda çocuğa uygun,doğal bir öğrenme ortamı yaratmak yeterlidir. Çocuk zaten doğal olarak yeteneklerini geliştirecektir. Çevre koşullarının uygun bir şekilde oluşturulması, yeterli oyun malzemesinin sunulması, çocuğun çevreyi keşfetmesine izin verilmesi, keşif çabaları sırasında engelleyici olunmaması ve sabırlı davranılması, onu tehlikelerden korumak ve kendisine/çevreye zarar vermesine engel olmak için yumuşak yöntemler kullanılması önemlidir. Bu koşullarda çocuklar zaten gelişim basamaklarını rahatça geçebilmektedirler. Çocukların öğrenme ve akademik beceriler konusunda erken ve aşırı uyarılmaları ve böyle bir erken öğrenme ortamına maruz bırakılmaları, akademik gelişimlerini hızlandırabilmekte ancak sosyal yönden zorluklar yaşayabilmelerine neden olabilmektedir. Yuva yaşları geldiğinde teke tek ilişki içinde sadece akademik yönleri gelişmiş olan çocuklar ciddi uyum problemleri geliştirebilmektedir.

Dadının güvenilir olup olmadığını anlamak için ilk buluşmada ne gibi sorular sormak gerekir?
Kişilere güven duymak kısa bir görüşme ile oluşabilecek bir şey olmamaktadır. Özellikle de bir bebeğin emanet edileceği fikri anne-babalara çok ürkütücü gelmektedir. Haklılık payı çok yüksek olan bu kaygıyı ortadan kaldırmanın bilinen yolu referanstır. Bunun yanı sıra görüşme sırasında kişinin kendi yaşantısına ait bilgiler ipucu oluşturabilir. Kendisinin acil durumlarda ve stres karşısında nasıl tepki verdiği, kızdığı zaman ne yaptığı, niçin böyle bir işi istiyor olduğu, daha ne kadar bu işi yapmayı düşündüğü, tahammülünün sınırları, kendi çocukları varsa onlarla ilişkileri (onları nasıl tanımladığı), onları büyütürken yaşadığı güçlükleri nasıl anlattığı, kendi eşi ile ilişkisini nasıl tanımladığı, yaşamı nasıl algıladığı önemli olabilir. Tabi ses tonu, sizinle ilişki kurma biçimi (göz teması kuruyor mu? Güler yüzlü mü? Sevinçli mi?) de önemlidir. Ayrıca bebekle ilk temasında nasıl tepki verdiği, ona sıcak yaklaşabilmesi bizim için ipucu olabilir.

Dadının yaşı ne kadar önemlidir?
Yine küçük bebekler düşünüldüğünde çok küçük bir bakıcıdansa en az 20’li yaşlarında kendi kişilik gelişimini tamamlamış ve enerjisini işine yöneltebilecek biri olması önemli. Tabi enerjinin sürdürülebilmesi açısından kişinin dinç ve enerjik yaşlarında olması göz

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2593
favori
like
share
bugulu-gözler Tarih: 17.09.2008 14:02
İngiliz dadılara teslim edilen, Fransız mürebbiyelerden lisan öğrenen zengin çocukları devri gerilerde kaldı. Artık çalışan annelerin evlerinde yabancı çocuk bakıcıları, özellikle de Moldovyalı, Uzakdoğulu dadılar görmeye alıştık. Şimdi giderek artan yabancı uyruklu dadılara karşı yerli dadılar yetiştiriliyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, çocuklarını yabancı dadılara emanet etmek istemeyen annelerin talebi üzerine dört ilçede eğitici annelik kursu açtı. Zeytinburnu, Eyüp, Ümraniye ve Üsküdar’daki kurslara kayıtlı öğrenci sayısı 150’ye ulaştı. Anne ve anne adaylarının yoğun talebiyle karşılaşan belediye önümüzdeki yıl kursların sayısını artıracak.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, meslek edindirme kursları kapsamında dadılık eğitimine başladı. Çocuğunu yabancı uyruklu dadılara emanet etmek istemeyen anneler, şimdi belediyenin açtığı kursta yardımcı anneliği öğreniyor. Kurs, İstanbullu anneler ve anne adaylarının Büyükşehir Belediyesi’ne başvurarak, çocuklarını yabancı dadılara emanet etmek istemediklerini söylemesi üzerine başlatıldı. Talebi dikkate alan belediye, Sanat ve Meslek Eğitimi Kursları İSMEK’e ‘Dadı kursu açın’ talimatı verdi. Kısa sürede Zeytinburnu, Üsküdar, Ümraniye ve Eyüp’te dadılık kursları açıldı. Kursa anne adayları büyük ilgi gösterdi. Öğrenci sayısı kısa sürede 150’ye ulaştı. Yoğun talep üzerine İSMEK, önümüzdeki yıl kurs sayısını artırmayı planlıyor.

DADI DEĞİL, YARDIMCI ANNE

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Eğitim Müdürü Mehmet Doğan, dadılığı meslek edinmek isteyen çok sayıda kadının kurslara başvurduğunu belirtti. Doğan, İSMEK tarafından açılan farklı branşlardaki 65 kursun içinde yardımcı annelik kursunun önemine dikkat çekti.

İSMEK’in Zeytinburnu Kültür Merkezi’nde açtığı dadılık kursuna 30 kursiyer devam ediyor. Kursiyerlerin tek endişesi mezuniyetten sonra ‘dadı’ olarak anılmak. ‘Burada dadılık ötesi eğitim alıyoruz. Dadı, kendisine emanet edilen çocuğa sadece bakıcılık yapar. Biz burada çocuk sağlığı, çocuk psikolojisi üzerine eğitim alıyoruz’ diyorlar.

Kursa ilgi büyük. Zeytinburnu’ndaki kursa çevre ilçelerden de anne adayları geliyor. Kursiyerlerin birçoğu kendi çocuklarını daha iyi yetiştirmek amacıyla kursa katıldıklarını belirtirken, bazıları da yardımcı anneliği öğrenerek bu alanda çalışmayı hedeflediklerini söylüyor.

360 SAAT SÜREN EĞİTİM ALIYORLAR

Eğitici annelik kursu 360 saat süren bir eğitim dönemini kapsıyor. Kursa katılanlara Çocuk Gelişimi ve Eğitimi’nin yanı sıra Çocuk Bakımı ve Sağlığı dersleri veriliyor. Kursta dersleri Doç. Dr. Ahmet Şirin ve Marmara Üniversitesi Hemşirelik Yüksek Okulu Ana Çocuk Sağlığı Öğretim Görevlisi Necla Özüdoğru veriyor. İSMEK kurslarından mezun olan modern eğitimli ve Milli Eğitim Bakanlığı sertifikalı dadılar, yardımcı anne olarak okul öncesi eğitimde ve yuvalarda çalışabiliyor.

Hülya Kozana (42)

Ne kadar çok hata yapıyormuşuz

İki çocuğum var. Biri 23, diğeri 7 yaşında. Hem kendi çocuklarıma, hem de başkalarının çocuklarına faydalı olmak istiyorum. Kursa başladıktan sonra, doğru sandığım birçok şeyin yanlış olduğunu gördüm. Öğrendiklerimi çocuklarımda uygulamam zor. Onlar büyüdüler, öğrendiklerimi başka çocuklara aktarmak istiyorum. Sertifikamı aldıktan sonra yardımcı annelik yapmak istiyorum.

Hamide Öner (29)

Çocuğunu çok sevmek yetmiyormuş

Dört yaşında bir oğlum var. Çocuğunuzu çok sevmeniz onu iyi yetiştirmek için yeterli değilmiş. Kursta bunu öğrendim. Bütün anneler gibi ben de çocuğumu en iyi şekilde yetiştirmek istiyorum. Türk ya da yabancı, başka birine çocuğumu emanet edemem. Burada öğrendiklerimi çocuğuma uyguluyorum. Çocuğum da rahatladı ben de. Mezun olunca çalışmak çalışmak istiyorum.
bugulu-gözler Tarih: 17.09.2008 14:01
Dadılık gözde meslek


Yurt dışında çocuk bakıp hem dil öğrenin, hem de para kazanın

Yaşları 18 ile 27 arasında değişen bekar kız, erkek Türk gençleri, yurt dışında dadılık yapabilmek için sıraya girdi. Gençler, acentalar tarafından yerleştirildikleri aileler yanında part-time çalışma izni ile Au -Pair'lik (dadılık) yaparak hem para kazanıyorlar hem de yabancı dil öğrenme fırsatı buluyorlar.

En az 3 ay en fazla 2 yıl

Başta Avrupa olmak üzere pekçok yabancı ülkeye 'dadı' gönderen Diva's Organizasyon'un sahibi Sevda Öge, bu işi yapmak isteyenlerin güvenilir bir acenta ile temas kurmaları gerektiğini söyledi. Bulunan ailede en az 3 ay en fazla ise 2 yıl kalınabileceğini açıklayan Öge, 'Ücret ödemeden size aile bulabilen acentalar güvenilir olmayabilir. Bulduğu ailenin standartı çok düşük olabilir. Bu nedenlerden dolayı au-pair olarak gitmenin en güvenli yolu aracı olan güvenilir bir acentadır' diye konuştu.

Neler gerekiyor?

Au-Pair olmak isteyen bir gencin ilk önce kendisine 'Ben bu işi yapabilir miyim?' diye sorması gerektiğini belirten Diva's Organizasyon'un sahibi Sevda Öge, 'Dadı adaylarında 18-27 yaş sınırı, en az lise mezunu olmak, orta düzeyde İngilizce bilmek, sorumluluk sahibi ve çocuk sevgisine sahip olmak koşulları aranıyor. Bu şartları taşıyan gençlerde bizim özel olarak hazırladığımız yaklaşık 90 soruluk bir sınavdan ve bunun ardından mülakattan geçiyor' dedi.

Görev ve sorumluluklar

Bu sınavlarda başarılı olanların İngiltere, Fransa veya Almanya'da Au-Pair'lık yapmaya hak kazandığına dikkat çeken Diva's Organizasyonun sahibi Sevda Öge, yurt dışına giden gençlerin ailelere karşı sorumlulukları olduğunu söyledi. Bunlar çocuk bakımında okula götürmek, getirmek, yemeklerini hazırlamak, anneye yardımcı olmak istenildiğinde hafif ev işleriyle uğraşmak olduğunu hatırlattı.

Gençler

çok memnun

Gençler arasında Au-Pair'lığın gözde bir meslek dalı haline geldiğini belirten Diva's Organizasyon'un diğer sorumluları Şenay Okumuş, Berna Günay, Nur Erişkin, ofislerine gelen gençlere Au-Pair'ın avantajları hakkında sürekli bilgi verip onları aydınlattıklarını belirttiler. Dadılık yapan bir gencin çalışma saatinin haftada 25 - 30 saat arasında değiştiğini hatırlatan orgnaizasyon yetkilileri, bu sayede gençlerin 50 ile 80 pound yani ayda yaklaşık 400 milyon lira kazanç elde ettiklerini ifade ettiler.
bugulu-gözler Tarih: 17.09.2008 13:59
AKADEMİDADI TÜRK KADININA VE AİLESİNE NASIL KATKIDA BULUNUYOR



AKADAMİ DADI’ ları, temel Bakım-Eğitim, çocuk sağlığının yükseltilmesi ve aile- dadı arasında işbirliği temel prensibi konularında çağa uygun bir eğitim alırlar. Türkiye’de Milli Eğitim Bakanlığı onaylı ilk Dadı Akademisi yeni nesillerin sağlıklı yetişmesine, sağlıklı aile yapısı oluşmasına ve nihayet sağlıklı Türk toplumunun gelişmesine katkıda bulunmakta ve bunun öncülüğünü yapmaktadır..



Meslek eğitimi almamış kişilerin iş bulamama ve işsiz kalma oranları bilindiği gibi artmaktadır. Eğitim düzeyi düşük olanların yanı sıra kadın iş gücünün çok düşük nitelikteki işlerde çalışmaları, daha az mobilite gösterebilmeleri gibi nedenlerle iş piyasasında dezavantajlı bir konumda yer aldıkları görülmektedir. Özelikle mesleksiz Lise mezunu kadınlarımıza çocuk gelişimi eğitimi ve bakımı alanlarında bilgi ve beceri kazandırarak meslek sahibi yaparak, 0-6 yaş çocuğunun yaşam alanlarında Eğitim-Bakım elemanı olarak istihdam edilmesini ve bu alanda girişimciliklerinin gelişmesine katkıda bulunmaktayız.





Ülkemiz koşullarında bakıcılık, gelir düzeyi düşük kişilerin para kazandıkları bir iş sahası olarak görülüyordu. Ama gelişmiş ülkelerde dadılık profesyonel bir meslek olarak kabul edilir. Dadılığı meslek edinmiş profesyonel eleman yetiştirmek amacıyla bir M.E.B bağlı standart bir eğitim programı hazırladık ve uygulamaya geçtik. Meslek standartlarını oluşturarak Profesyonel Dadılar yetiştirdik. Bu aynı zamanda çağdaş gelişmişlik ölçütü olan Meslek standartları oluşturma kavramına önemli bir katkıdır.



Pek çok anne çocuğunu emanet edeceği doğru kişiyi bulamadığı için çocuğunu kendi yetiştirmek için işini bırakmak zorunda kalmaktadır. Birkaç yıllık bir iş hayatından ayrılış bile kadının kariyer hayatını kesintiye uğratmakta hatta iş hayatından uzaklaştırmaktadır. Dolayısıyla Türkiye'de özellikle büyük şehirlerde 0-6 yaş çocuklarının Bakım ve Eğitiminde profesyonel dadıların varlığı kadınların iş hayatında yer almalarına ve Türk Ekonomisine katkıda bulunmalarına yardımcı olmaktadır



Kadınların ekonomik, sosyal ve siyasal olarak güçlenmeleri ise çağdaş Türkiye’nin gelişmiş ülkeler arasında yerini alması anlamına gelmektedir.



M.E.B meslek okulları gibi AkademiDadı Eğitim Merkezi de M.E.B. kontrolünde standart bir eğitim vermekte ve M.E.B Sertifikası ile her hangi bir yerden destek ve yardım almadan sadece kadın girişimcilerin öz kaynakları ile faaliyette bulunarak Türk Eğitim Sistemine büyük katkıda bulunmaktadır.