Saat; gerek zamanı ölçmeye yarayan bir alet olarak, gerekse 60 dakikalık süreye verilen ad olarak günümüzde defalarca tekrarladığımız bir kelimedir.

24 saat esasına dayanan saat düzeneklerinin 15. yüzyıldan günümüze kullanıldığı bilinmektedir. Tarihi kaynaklarda, saati ilk defa kullanan ülkenin Mısır olduğu aktarılmaktadır. Taş devrinde bile insanlara zamanı ölçmeye yarayan bir araç gerekmekteydi. İlk saatler "Güneş Saatleri"dir. İlk zamanlarında bunlar birer uzun sütundan oluşuyor, bu sütunların üstlerine veya çevrelerine işaretler konularak zaman tayin ediliyordu. Güneş saatleri, kapalı havalarda, özellikle de kış aylarında yararsız oluyordu. Bunun üzerine "su saati" icat edildi. Geceleri de zamanı gösterebildiğini belirtmek için bunlara "gece saati"adı da verilmiştir.4500 - 5000 yıl önce Çin'de, Mısır'da, Mezopotanya'da bu saatler kullanılmıştır. Çinliler bir kaptan diğerine akan, kaplardan bir tanesi boşalınca bir saatin geçtiğini gösteren su saatleri kullanmaktaydı. Romalılar ve Yunanlılar su saatlerini daha da geliştirerek kullandılar. Bu gelişmeler olurken, İskenderiye'de bir Yunanlı saat ustası ilk kez silindirler ve çarklar kullanarak kendi kendine çalışan bir su saati yaptı. Ancak zamanı daha ince aralıklarla, daha iyi göstermek ihtiyacı "kum saati" olarak anılan araçların icadını gerçekleştirdi. Kum saati, birbirine benzeyen iki bölümden oluşuyordu. Bu bölümler ince bir boğazla birbirine bağlanıyordu. Üst bölüme konulan kumlar bu boğazdan akarak yarım saat içinde alt bölümde toplanıyordu. Kumların hepsi aşağıda birikince yarım saatin geçtiği anlaşılıyordu. Daha sonraları, camın üzerine çizgiler çizilerek dakikalar da gösterilmeye başlandı. Bu türler geçen yüzyılın başlarına kadar kullanıldı.

Su ve kum saatleri gibi, işaretli mumlar da zamanı gösteren aygıtlar olarak kullanıldı. Uzun bir mum üzerinde saatleri gösteren işaretler bulunur, mum eridikçe saatin ilerlediği anlaşılırdı. Orta çağlarda, kilise çanları da zamanı belirlemekte kullanılırdı. Haçlı seferlerinden sonra, Avrupa'da uygulandılar. Batıda ilk rakkaslı saati 1.000 yılında Papa II Silvester yapmıştır. İlk rakkaslı saatlerin çarkları ve kadranları büyüktü. Zamanla bunlarda gelişme gösterdiler. Galilo, bir ipe bağlı ağırlıkların (sarkaçların) büyüklükleri ne olursa olsun, ip uzunluğu aynı ise, aynı süre içinde sallantılarını tamamladıklarını buldu.

Günümüzde saatler dijital veya analog olarak imal edilmektedirler.

Saatlerin bir diğer işlevi; makine ve motorun olduğu olduğu her türlü aygıtı önceden programlandığı gibi çalıştırıp durdurabilirler.

Etiketler:
Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 353
favori
like
share