Bebekler doğduklarında vernix kazeoza denen ciltlerinde koruyucu bir tabaka ile doğarlar. Bu koruyucu tabaka bebekleri hem ısı kaybından hem de enfeksiyonlardan korur, ayrıca cildini nemlendirir. Bu nedenle bebekler hemen yıkanmaz, doğumdan 3-4 gün sonra yıkanması gerekir.
Hastaneden eve götürüldükten sonra bebekle çok fazla temasa geçilmemesi gerekir. Yeni doğan bebek her türlü enfeksiyona açıktır. Bu nedenle bebeğe çok dokunulmaması, öpülmemesi gerekir. Enfeksiyonlu bir kişiden bebeğe enfeksiyon bulaşması kaçınılmazdır. Anne baba dışındaki kişilerin bebeği biraz uzaktan sevmeleri icap etmektedir. Ayrıca bebeğin bulunduğu evde başka odada bile sigara içilmemeli.
Kat kat giydirmeyin!
Bebeğin ne çok sıcak ne de çok soğuğa maruz kalmaması gerekir. Giyimi ile ilgili bebekleri aşırı koruma eğilimi çok yaygın. Bebekler refleks olarak da sık hapşırırlar, bu durum aileyi üşütmüş olabileceği konusunda tedirgin eder ve bebek kat kat giydirilir. Aşırı giydirilme de bebeği huzursuz eder, terler, isilik oluşumunu kolaylaştırır. Oysa çok sıcaklarda tek kat giysi yeterli olabilir. Oda sıcaklığı bebek giyinik iken 22-23 derce civarında olmalıdır. Oda çok sıcak ise klima kullanılabilir, ancak bebek direk klima havasına maruz kalmamalıdır.”
Her gün yıkamak iyi gelir!
Bebeğin sıcak havalarda her gün yıkanması önerilmektedir. Bebeğin cildi zarar görmesin diye her gün sabun ve şampuan kullanmak yerine bir gün sadece suyla, diğer gün sabunla yıkanabilir. Alt temizliğini de dikkatli yapmak gerekiyor. Bebeklerin altını temizlerken ıslak mendilleri birtakım alerjen maddeler içerdiği için önerilmemekte. Ilık suya batırılmış pamuk ile temizlenmesi daha makuldür. Kız bebeklerde ise özellikle temizliğin arkadan öne doğru yapılması gerekmekte.
Önemli noktalar
Alt temizliği ıslak mendil yerine ıslatılmış pamukla yapılmalı. Bebek odasının ısısı 22-23 derce civarında olmalı. Evde sigara içilmemeli. Enfeksiyon riski açısından bebekler çok sık öpülmemeli. Bebeğin çamaşırları sabun tozu ile yıkanmalı. Bebeğin rahatlaması açısından sıcak havalarda her gün yıkamalı ancak her gün şampuan ve sabun kullanılmamalıdır. Onun yerine bir gün sadece su, bir gün de şampuan kullanılmalıdır. Bebekler güneş ışınlarının dik geldiği öğlen saati dışındaki zamanlarda 15 dakikalık sürelerle cam arkasından gelen güneşe değil, direkt güneşe çıkarılmalı.
Yanıklara maydanoz
Bir tarafınızı bir yere çarptığınızda, derinin hemen altındaki kılcal damarlar çatlar ve deri altına kan yayılarak o bölgenin mor bir görüntü almasına neden olur. Maydanozun, morarma ve çürük izlerini geçirmede geleneksel bir şöhreti vardır. Buz ise şişlikleri indirmek için kullanılır. Bu ikisini birleştirdiniz mi, buzluğunuzda berelenme ve çürüklerin ilacı hazır demektir.
Bir avuç maydanoz ve dörtte bir bardak suyu, yarı erimiş kar görüntüsü alana kadar blendırda karıştırın. Sonra, buz kalıplarını yarısına kadar doldurun ve dondurun. İnce bir beze veya tülbente sardığınız maydanozlu buzu, berenin üzerinde gezdirin. Maydanozlu buz, küçük yanıklarda da işe yarar.
Ateş düşürmek için
Civanperçemi - Gözeneklerinizi açıp bol miktarda terleterek, ateşinizin düşmesine yardımcı olan uçucu yağlar içerir. Fincan başına 1 çorba kaşığı kullanarak civanperçemi çayı yapın ve 10 dakika boyunca kapalı bir kapta demlenmeye bırakın. Bu çaydan bir ya da iki fincan içince terlemeye başlarsınız. Terlemeye başlayınca yeteri kadar içmişsiniz demektir.
Mürver Çiçeği - Bu bitki, gözenekleri açıp terlemeye yol açması nedeniyle, yüksek ateş için birebirdir. Ayrıca mürver çiçeği özü, genellikle üşütme ve nezle nedenli yüksek ateşle birlikle görülen burun tıkanıklığını açmaya yardımı olan bileşenler içerir. Kurutulmuş mürver çiçeğinden çay yapmak için, bir fincana koyduğunuz 2 çay kaşığı bitkinin üzerini kaynar suyla doldurun. Üstünü bir bezle kapatarak 15-20 dakika demlenmeye bırakın. İhtiyaca göre, günde üç fincan için.
Klimalara dikkat edin!
Doğrudan klima esintisine maruz kalanlarda, zatürree ve diğer alt solunum yolu enfeksiyonları görülebilir. Sıcak havalarda konforlu olabilmek ve verimli çalışabilmek için üretilen bu cihazlar, eğer uygunsuz şekilde kullanılırlarsa bazı sağlık problemlerine yol açabilirler. Klimanın hava üfleme kanatlarının, üzerimize doğrudan yönlendirilmemesi gerekir. Klima rüzgarının karşısında bulunmaktan kaçınılmalıdır. Uzun süreli ve doğrudan klima esintisine maruz kalanlarda, zatürree ve diğer alt solunum yolu enfeksiyonları görülebilir. Buna neden olan bakteriler klimaların filtrelerinde bulunabilirler. Ayrıca bazı akar tipleri ve hatta küf mantarları gibi bazı etkenler bu filtrelerde bulunabilir ve alerjik nezlesi olan hastaların şikâyetlerinin sebebi olabilirler. Bu nedenle klimaların iç ünitelerinde bulunan filtrelerin sık sık temizlenmesi gerekir. Ev ve bazı kullanım alanlarında ilkbahar ve sonbahar aylarında yılda 2 defa olmak üzere; ofis ve işyerleri gibi kalabalık ortamlarda ise 3 ayda bir filtrelerin temizlenmesi veya değiştirilmesi gerekir.
Ağızdan nefes almayın
Klima donanımına elektrostatik veya hepa filtreler eklenmesi havadaki alerjenlerin temizlenmesine yardımcı olabilir. Ancak bununla birlikte alerjik nezleli hastaların sıkıntısını tetikleyen faktörler arasında ani ısı ve nem değişimleri de bulunmaktadır. Burun mukozası ortamın ısısına ve nemine göre çeşitli yanıtlar verir. Burun içinde konka adını verdiğimiz yapılar, bu ani klimatik değişimler sırasında, alt solunum yolarını korumak amacıyla şişerler ve direnç oluşturarak burun hava akımını azaltırlar. Bu durum aslında alınan havayı ısıtmayı amaçlar. Sağlık için ideal olan burun solunumu yerine ağız solunumu yapmak çeşitli boğaz ve alt solunum yolu problemlerine yol açabilir.
Uzun süre klima kullanılmamalı
Burun akıntısı veya gözlerde yanma ve kaşıntı gibi şikayetler baş gösteriyorsa… Alerjik nezleli hastalar klimalı ortama girdiklerinde, yani ani ısı ve nem değişimine maruz kaldıklarında, hasta olmayan bireylere oranla daha fazla burun tıkanıklığı, burun akıntısı veya gözlerde yanma ve kaşıntı gibi belirtiler gösterirler. Kronik sinüzitli hastalarda da benzer mekanizmalarla belirtilerde artma görülebilir. İnsan sağlığı için sıcaklığın 20-25ºC ve nemin %45-60 olması idealdir. Bu değerleri sağlayabilmek için veya konforlu bir ortam için klimanın yazın 20-21°C, kış aylarında ise 27-28 °C olarak ayarlanması uygundur. Günümüzde klimasız bir hayat düşünülemez. Bununla birlikte özellikle burun, sinüs ve akciğer hastaları çok uzun süre klimalı ortamda kalmamalı ve klima bakımlarını ihmal etmemelidir.
Keten tohumu mucizesi
Keten tohumu kabızlığa çaredir.
Güçlü bir toksin temizleyicisidir.
Omega-3 ve omega-6 yağ asitleri için güvenilir bir doğal kaynaktır.
Salatalarınızın üzerine bir tatlı kaşığı serperek tüketebilirsiniz.
Reçel yapmanın püfleri
Yaz mevsimiyle beraber yaz meyveleri de tezgâhları doldurmaya başladı. Yaz meyvelerinden birbirinden lezzetli reçeller yapabilirsiniz. İşte püf noktaları:
Reçel yapacağınız meyveleri iyice yıkayıp kurulamalısınız.
Karıştırırken mutlaka tahta kaşık kullanmalısınız.
Şekerlenmeyi önlemek için limon tozu yerine, limon suyu kullanın.
Kavanozlara koyduğunuzda iyice soğumadan ve üzerindeki hava kabarcıklarını kağıt havlu ile almadan kavanozun ağzını kapatmayın.
Reçellerinizi serin ve karanlık yerde saklayın.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 908
favori
like
share
SU-PERISI Tarih: 24.09.2008 21:56
Bir bebeğin cildi yetişkinden farklı özellikler taşır. Bebeklerin cildi ince, duyarlı ve daha az yağlıdır. Bebeklerde enfeksiyonlara karşı koruyacak sistem henüz tam anlamıyla kurulmamış olduğundan cilt bakımı çok önemlidir. Bebeklerin cilt sağlığının korunması için anne-babaların bazı önlemleri almaları gerekir.