islamda Milliyetçilik



Milliyetçilik nedir?



Ulusal değerleri evrensel değerlerin üstünde tutan, ulusa bağlılığın evrensel değerlere bağlılıktan, ulusal çıkarların bireysel çıkarlardan daha önemli olduğunu öne süren anlayış ve yaklaşımların genel adı. Kendi ulusunu sevip onu yüceltmeyi amaçlamaktan, kendi ırkını diger tüm ırklara üstün görerek onları egemenliği altına alma isteğine kadar uzanan çesitli versiyonları vardır.Dindeki "en değerliniz en çok kötülüklerden sakınanızdır" ayetiyle taban tabana zıttır.



Dini tarihçesi





İslam inancına göre ilk Milliyetçi şeytandır. Kendisi ateşin çamurdan yaratıldığından hareketle kendisinin de insandan üstün olduğunu savunmuş ve bunu Allaha isyan sebebi saymıştır.



İnsanlık tarihinde ise en çok göze çarpan İsrail oğullarıdır.İkinci Milliyetçiler de Yahudilerdir.Şeytan ve Yahudi zihniyetinin mirası olan bu din,İslam geldiği zaman da kabile düzeyinde kendisini göstermiş fazla geçmeden ulus seviyesine çıkmıştır.Nitekim Ebu Lehep kendisini kölelerle bir tuttuğu için, Ebu Cehil, Haşim oğullarından çıktığı için,Yahudiler de Araplardan çıktığı için Milliyetçi dinleri sayesinde gerçeğe sırtlarını bile bile çevirmişlerdir.



İslam Milliyetçilik ile nasıl mücadele etmiştir.



1- "Allah'a ve ahiret gününe inanan bir toplumun babaları, oğulları, kardeşleri ya da akrabaları da olsa, Allah'a ve Resulüne düşman olanlarla dostluk ettiğini görmezsin" (el-Mücadele, 58/22).

Akrabalık hakkını önde tutmakla beraber haksızlıkta bu bağın önemli olmadığını vurgulama babında denmiştir.



2- Ey insanlar! Biz sizi bir erkek ve bir kadından yarattık ve birbirinizi tanımanız için uluslara, kabilelere ayırdık.En değerliniz en çok kötülükten sakınanızdır.(el-Hucurât, 49/13

Görüldüğü gibi ayet sadece Müslümanlara değil tüm insanlara sesleniyor ve en iyi olanın dinde,cinsiyette,milliiyette değil kötülükten sakınma olduğunu söylemektedir.







3- Ey insanlar!. Biliniz ki, hiç bir Arabın Arap olmayana, hiçbir Arap olmayanın da Arap üzerine; aynı şekilde hiçbir siyahinin siyah olmayan, hiç bir siyah olmayanın da siyah olan üzerine üstünlüğü yoktur. Kötülükten sakınma ile olan üstünlük müstesna,(Hz.Muhammedin Veda Haccından).

Burada da insanlar olarak seslenişi önemlidir. Biz günümüzde bunları rahatlıkla söyleyebiliyoruz. Ama O 1400 yıl önce bu kelimeleri söylemenin vatan hainliği sayıldığı bir ortamda söylemiştir.



4. İnsanları bir Milliyetçilik için toplanmaya çağıran, bir Milliyetçilik için savaşan ve Milliyetçilik uğrunda ölen bizden değildir. Bu ölüm cahiliye ölümüdür" (Müslim, İmare, 57; Nesaî, Tahrinı, 28; İbn Mace, Filen, 7)



Burada Milliyetçinin, İslam’ın taban tabana zıt olduğu cahiliye ahlakında kaldığını belirtmektedir.Yani İslami bir ölümü yoksa hesabı da ona göre olacaktır.



5. "Millyetçiliği bırakınız, çünkü o kokuşmuştur.





Emeviler başa gelir gelmez Veda haccındaki şu meşhur hadise rağmen’’Başınıza Habeşli bir köle bile geçse kabul edin’’Muaviyeden nakledilen halifelik kureyşe aittir. Onlardan alanın Allah belini kırar. Şeklindeki hadisi uydurup Sünni dünyada bunu uygulayabilmişlerdir. Böylece diğer kabilelerin rakip olmasının önüne geçilmiştir. Sonraları ise Arap olmayanlara mevali yani köleler adı takılmış diğer milletlerden olanlar aşağılanmış İslam’ın milli bir din olması için diğer milletlerden olanların öldürülmeleri bile düşünülmüştür.



Milliyetçiliğin dini sembolleri



Şu şekil bir kıyaslama yapılması yanlış olmaz.



Dinin Tanrısı Milletleridir. Millet, onların tanrısı olduğu için, Allahü Teala’ya ait ‘kıdem ve baka’ (varlığının başlangıcı ve sonu olmamak) sıfatlarını milletlerine izafe ederler. Bu yüzden kendi milletlerinin tarihin en eski kavmi olduğunu savunur ve sonsuza kadar yaşayacağı iddiasında bulunurlar. Yüce ulusumuz sonsuz dek yaşayacak gibi



Marşlar, milliyetçiliğin ilahileridir. Mitinglerde yüksek sesle tekrarlanan sloganlar da milliyetçiliğin sesli dua ve zikirlerini oluşturur.





Millî kahramanlar, milliyetçiliğin peygamberleridir. Okullarda ve resmî kurumlarda sürekli tekrarlanan ‘ulusal ant’lar, dinlerdeki dua ve ayinlerin seküler biçimidir. Ulusal kahramanların mezarları da dinlerdeki kutsal ziyaret yerlerinin bir benzeri durumundadır, türbelerin yerini anıt mezarlar almıştır.





Milliyetçilik dini ile İslam dini arasındaki fark



Kavimler kulluk objesi, fiziki varlıklardır. İslam ise vahyi ilke bildirir, hayat yolunu gösterir. Kavimler itaat etme konumundadır; İslam kural koyma konumundadır. İki unsuru sentezlemek, Milliyet olgusuna İlahi bir mevki vermek olur ki bu şirktir.





Din insanlara bir yaşam biçimi vermek demektir. İnsanlara yaşam biçimini sağlayan ger ideoloji de aslında bir dindir. Ama vahye dayanmazlar. Fark budur. İnsanların alışkınlık artı sonucu ortaya çıkmış olan dinciklerdir.



Evrensel olan din ise İslam’dır. Her ne kadar Müslüman olanlar onu Millileştirmiş ve bazıları da onu hayattan çıkarmış ise de görüyoruz.



Madem durum böyle biraz daha dikkatli olmak zorundayız. İnançlarımızı sentezleme yollarına girmemeliyiz.Evet artık dünya gerçekleri gözle görüp te peşinde koşanların ile gerçeği gördükleri halde arkasından gidenlerin mücadelesine sahne olmaya gidiyor.



Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 8736
favori
like
share
a-yan Tarih: 13.03.2010 15:27
S'a millet kelimesi ıslam da din manasına kullanilmistir bakara süresi ayet 130 : kendini bilmeyenden aklı başında olmayandan başka kim Ibrahimin a.s dininden döner : milliyetçilik akımıda aslında muslumanları ıslam dininden uzaklaştırma yollarindan biridir bundan dolayı ıslamın zayıfladığı yerlerde irkcilik ön plana çıkıyor
atesilter Tarih: 13.03.2010 14:20
[QUOTE=TÜRKOĞLU]
"Sonuç olarak İslamiyet; Irkçılığa varmayan müspet milliyetçilik fikrine ise sıcak bakar Zira, bu tarz bir milliyetçilik hissi, İslamiyet'e yardımcı olacak, fakat asla onun yerine geçmeyecektir"

[atex]Galiba konu burada son bulmuştur...
Teşekkür ederim...
[/atex]
TÜRKOĞLU Tarih: 13.03.2010 11:34
İSLAMİYETE GÖRE MİLLİYETÇİLİK


Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Günümüz dünyası, büyük bir manevi buhran yaşamaktadır İnsanlar hayattan zevk ve lezzet alamayacak duruma gelmiştir intiharlar, savaşlar, terör ve benzeri hadiseler ile ilgili haberlerin, dünyanın her tarafından sıklıkla duyulur bir duruma geldiğimiz aşikardır Bu ve buna benzer tüm olumsuz gelişmeler, insanların kendilerini ve birbirlerini anlayamadığından kaynaklanmaktadır Kendilerini anlayamayan insanların, başkalarını anlaması düşünülemez Bu çalışmada insanların kendilerini doğru tanımaları ve neticede başkalarını yanlış tanımamalarının yollarından biri olan, milliyetçilik ve ırkçılık düşüncesi üzerinde durulacaktır


Aklen ve vicdanen biliriz ki, hangi millet, ırk, coğrafya veya anne babadan dünyaya geleceğimizin tayin ve tespiti, bizim irademiz haricindedir Milletimizi ve ailemizi tayin etme iradesi ve arzusu, Allah'a (c c) aittir Çünkü kainatta bulunan her varlığın, hikmetle ve dengeyle meydana gelmesi gösteriyor ki, onlar sonsuz bir hikmet, adalet ve ilim ile vücuda gelir Bu varoluş tesadüfe değil, İlahi programa tabidir İnsanın gözü, kulağı, burnu, kafası v s bütün azalarının hikmetli ve düzenli olması gibi, insanların millet millet, kabile kabile yaratılması da boşuna değildir Bu tarz bir yaratılışın da, elbette çok hikmetleri vardır
Bu hikmetlerden sadece birisi hakkında, Kur'an-ı Kerim şöyle buyurmaktadır: “Ey insanlar! Muhakkak ki biz, sizi bir erkekle bir dişiden yarattık Ve sizi millet millet, kabile kabile yaptık ki, tanışıp kaynaşasınız Allah katında en şerefliniz takvaca en ileri olanınızdır (O'ndan en çok korkanınızdır )” (Hucurat Sûresi, 13)


Bu Ayet-i Kerimede, insanlara verilmek istenen binlerce dersten, konuyla alakalı nazarımıza çarpan üç temel konuyu değerlendirmeye çalışalım:
1- İnsanların hepsi, bir anne ve babadan dünyaya gelmiş kardeşlerdir Bunların ırk veya millet açısından birbirlerine üstünlük taslamaları, kesinlikle yanlıştır Çünkü iki ayrı aile yoktur Tek bir anne ve baba ile, çocukları vardır Bu hakikate, ayetin “Muhakkak ki biz, sizi bir erkekle bir dişiden yarattık ” kısmı işaret ediyor
2- Cenab-ı Hakkın (c c) insanları, kabile, ırk ve millet olarak ayrı yaratmasının hikmeti, bir milletin diğer milletlere düşman davranması için değil, bir ırkın fertlerinin birbirlerini tanıyıp yardımlaşmaları içindir Bu gerçeğe ise, “Ve sizi millet millet, kabile kabile yaptık ki, tanışıp kaynaşasınız ” bölümü parmak basıyor
3- Allah katında ve yanında en kıymetli ve değerli kişiler, Allah'tan en çok korkan ve O'nun yolunda hayatını geçirenlerdir Yoksa herhangi bir millete ait olmak, Allah yanında şeref konusu olamaz Zaten adalette öyle ister Bu kısma da söz konusu ayetin, “Allah katında en şerefliniz takvaca en ileri olanınızdır (O'ndan en çok korkanınızdır ” cümlesi ışık tutmaktadır
Yukarıda yapılan sınıflandırmada, ayrıca milli duyguları kullanmanın Kur'ana uyan tarafının da var olduğu sonucu çıkmaktadır Yani, Kur'anda müspet ve kabullenilebilir milliyetçilik duygularının olabileceği sinyalleri yakılmıştır Çünkü, insanların birbirlerine yardım etmesinde, aynı kabile veya millete bağlı olmasının tesiri vardır Aynı devlet, millet, şehir veya kabileden olanlar birbirlerine yardım eli uzatacak ve daha rahat kaynaşacaktır
Ama bu gibi milli duyguların yanlış kullanımına, kesinlikle izin yoktur Yani ırkçılık, kafatasçılık veya başka milletlere düşman
nazarıyla bakma anlamlarına gelen “zararlı milliyetçilik” anlayışına karşı Kur'an çok sert duruyor
Ezelî ve ebedi hüküm sahibi Rabbimiz (c c): “Ancak mü'minler birbirinin kardeşidirler Öyle ise, kardeşlerinizin aralarını ıslah edin ” (Hucurat Sûresi, 10) buyurmakla, müminlerin hakiki kardeşleri, başka dinden olan kardeşleri veya akrabaları değildir Aksine müminlerin gerçek kardeşleri, başka milletten olsa da, aynı dini ve inancı paylaşan iman sahipleridir Nitekim Hud suresinde, Nuh ( a s ) ile alakalı geçen şu ulvi hadise meselemize mükemmel delil hükmündedir
Hz Nuh (a s) “Ya Rabbî! elbette boğulan oğlum da ailemdendi, öz evladımdı (Halbuki ben onları gemiye alırken Sen bana kurtulacaklarını, müjdelemiştin) Senin vaadin elbette haktır ve Sen hâkimlerin hâkimisin!” ( Hud suresi, 45 ) diye tufan hâdisesinden onun kurtulmasını istediğinde, İlâhî cevap şöyle gelir: “Ey Nuh O senin ailenden değil Çünkü o, dürüst iş yapan, temiz bir insan değildi ” ( Hud suresi, 46 ) ve Hz Nuh (a s)'ın, oğlunu gemiye alması men edilir
Demek ki; bir müminin inançsız ve isyankar bir akrabası varsa ve hatta bu kişi kendi oğlu dahi olsa onun ehli sayılmıyor Öyle ise inanmayan ırkdaşı da onun hakiki dostu ve yakını olamaz Bu gerçeği, çok net bir biçimde ortaya koyan bir ayeti vermeye çalışalım: “Ey iman edenler, babalarınızı ve kardeşlerinizi eğer küfrü imana tercih etmişlerse dost edinmeyin! Sizden kim onları dost edinirse işte onlar, zalimlerin ta kendisidir ” (Tevbe suresi, 23)
Ayrıca, “O gün ne mal, ne evlât bir fayda vermez Allah'a ( c c) kalb-i selim ile gelenler müstesna ” (Şuara suresi, 88-89) ayetinde, insana ahirette ve mahşerde faydalı ve geçer akçe olacak tek şeyin, takva, amel-i salih ve selim bir kalb olduğu ifade edilmektedir
İlahi hitaba en layık ve en mükemmel muhatap olan Allah'ın resulü (a s m), ırkçılığı “ cehalet dönemi davası” anlamında “ asabiyet-i cahiliye ” tabiriyle tarif eder Bu davayı güdenler hakkında da “Asabiyet dâvâsına kalkışan, onu yaymaya çalışan, bu dâvâ uğrunda mücadele eden kimse bizden değildir ” (Ebu Davut, Edeb, 121) ve “Kim hevasına uyarak bâtıl yolda cenk eder, kavmiyetçiliğe çağrıda bulunur veya kavmiyetçiliğin sevkiyle öfke ve tehevvüre kapılırsa cahiliye ölümü üzere ölür ” (İbni Mace, Fiten, 7)gibi ifadelerle dehşetli bir sonun olacağı haber verilmektedir
Ayrıca ümmetin felaketini ve sonunu hazırlayacak ana sebeplerin başında da, yine bu ırkçılık davasının geldiği hadiste özellikle vurgulanmıştır Nitekim peygamberimiz (a s m), “Ümmetimin helâk olması üç şeyden ileri gelecektir Bunlar:
- Kaderiye (yani kaderi inkar etmek davası),
- Unsuriyet (ırkçılık) dâvâsı,
- Dinî meselelerde gevşeklik etmektir ” (Taberanî, Mu'cemüs Sağir, 158)
Bu hadiste itikadi meselelerin yanlış yorumunun İslama vereceği zarar kadar, Irkçılığın da zararlı olacağı haber verilmektedir Irkçılığın İslam alemine veya insanlığa ne denli zararlı olduğuna, tarih şahittir Mesela;
a- Emevi devletinin Arap milliyetçiliğini esas tutmaları ve Arap kavmine ehemmiyet verip diğerlerini köle veya ikinci sınıf olarak görmeleri neticesinde, hem İslam aleminde bulunan diğer milletleri küstürdüler hem kendileri çok felaketler gördüler hem de İslam aleminin ilk zamanlardaki gelişme ve genişlemesinin durmasına vesile oldular
b- Avrupa devletlerinin asırlarca ve özellikle 20 y y'ın başlarında milliyetçilik fikrini esas tutmalarıyla, iki dünya savaşı meydana gelmiş ve bunun sonucunda milyonlarca insanın kanının akmasına yol açmışlar Fakat onlar “Avrupa Birliği” vesilesiyle bu gibi hastalıklardan kurtarmaya ve kendilerini tek millet veya topluluk olarak görmeye çalışıyorlar
c- Osmanlı devletinin de sonunu getiren hadiselerin başında, yine milliyetçilik akımları vardır Zira, Yunanlar, Arnavutlar, Bulgarlar, millet-i sadıka olan Ermeniler ve Araplar gibi bir çok millet her taraftan bağımsızlık faaliyetlerine ve iç karışıklığa başlayınca,
dünyanın adalet dengesi olan o koca devi bir anda yıkıverdiler
Ayrıca milliyetçiliğin müspet ve olumlu tarafı da vardır Yani İslam, milliyetçiliği tamamen kaldırmıyor ve kötü göstermiyor Irkı değil, ırkçılığı dava etmeyi men eder Milletini sevip gözetmeyi değil, başka milletlere düşmanca tavır sergilemeyi reddeder Çünkü, insanın kendi milletini sevmesi, onlara yardım elini uzatması, hataları varsa düzeltmeye çalışması, milletinin büyüklerinin geçmişte gurur verici hallerini sayması ve onlara benzemek için gayret göstermesi ırkçılıktan tamamen ayrıdır Bu konu hakkında birkaç örnek vermeye çalışalım:
Mesela, bir ordu çeşitli birimlerden oluşur Bunların farklı oluşu ordu birimleri için bir düşmanlık sebebi değil, bir zenginliktir Her birim mensubu kendi ekibini tanıyıp kaynaşacak ve onunla orduyu kuvvetlendirmeye çalışacaktır Şayet bir birimin mensupları diğer birimlerin askerlerini düşman görse ve onların tahribine çalışsa, farkında olmadan kendi kuvvetini yok etmiş olur O zaman Ordunun tamamı, ortadan kalkacaktır Aynen öylede, İslam dünyası büyük bir ordudur Millet ve kabileler, bu ordunun birimleri gibidir Bunlar birbirlerine yardım etmek ve İslam'ı güçlendirmek için çalışmaları gerekir Bunun haricinde yapılacak çalışma ve gayret, kendileri için bir yıkım olur
Mesela, aile iki ayrı cinsten meydana gelir Bu iki cins ( erkek ve dişi ), birbirlerinin eksikliklerini ortadan kaldırmak ve yardımlaşmak için yaratılmışlardır Cenab-ı Hak bu hakikati “Eşleriniz sizin elbiseleriniz, siz de eşlerinizin elbiselerisiniz ” ( Bakara suresi, 187), buyurmakla bize bildirmektedir Oysa kadınlar ve erkekler, bu farklılıktaki ilahi hikmeti nazara almayıp ayrılık sebebi yaparlarsa insanlık hüsrana uğrayacaktır Ortada ne erkek kalır ne de kadın İslam milletlerini ve topluluklarını da ayrı cinsler olarak görmek mümkündür Bu ayrı cinsler, birbirleriyle mücadele değil eksikliklerini tamamlamak için bir elbise olacaklardır
Mesela, Vücud azalarının farklılığı, ruha yardım içindir Azalar farklı olsa da ruhun vahdeti, onlara bir birlik verir Hepsi bir gaye uğrunda ve ruhun kontrolünde çalışır Şayet azalar, ruhun birliğine rağmen sadece azaların farklılığını nazara alıp birbirlerine çatışmaya girselerdi, ortada ne aza kalırdı ne de ruh Aynen bunun gibi, İslam milletleri birer aza gibi ruhları olan İslamiyet'e kuvvet verirler
Ayrıca unutulmaması ve akıldan çıkarılmaması gereken bir nokta da şudur: ruhun ırkı olmadığı gibi, ruhun binası olan ve elementlerden meydana gelen cesedin de ırkı olamaz Irk ve millet kavramı, tamamen soyut ve belirli bir hikmet için Allah (c c) tarafından insanlara verilen bir duygudur Bu ilahi hikmet, insanlar tarafından abes bir şekilde kullanılmaktadır Ayrıca ırkçılık ve menfi milliyetçilik alanında ilk adımı atan şeytanın kendisidir Çünkü o, Allah'ın (c c) “ Adem'e secde edin ” emrine karşı, “ ben ondan daha üstünüm Çünkü beni ateşten onu ise topraktan yarattın” diyerek ırkının ve nevinin üstünlüğünü ilan etti Halbuki üstünlük takvadadır Şeytan ise üstünlüğü ırkında aradı ve kaybedenlerden oldu Demek ırkçılık davası güdenler, şeytanın yolundan giden zavallılardır
Veda Hutbesinde bu konu ile alakalı şöyle buyurulmaktadır: “Ey İnsanlar! Rabbiniz birdir, babanız da birdir Hepiniz Âdem'in çocuklarısınız Âdem ise topraktandır Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi, kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın da kırmızı tenli üzerine bir üstünlüğü yoktur Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadır Allah yanında en kıymetli olanınız O'ndan en çok korkanınızdır ”
Sonuç olarak İslamiyet; Irkçılığa varmayan müspet milliyetçilik fikrine ise sıcak bakar Zira, bu tarz bir milliyetçilik hissi, İslamiyet'e yardımcı olacak, fakat asla onun yerine geçmeyecektir

Allah CC selamı bereketi rahmeti üzerinize olsun.

Kaynak
TÜRKOĞLU Tarih: 13.03.2010 11:31
Burada Vatan sevgisi ve milleyetçilik kavramı birbirine karıştırıılıyor sanırım..

İslamda milliyetçilik yoktur. Ümmetçilik vardır bildiğim kadarıyla.. Terakkiperverinde demek istediği buymuş sanırım..
Terakkiperver Tarih: 13.03.2010 01:02
Benim bazı mesajlarım çok ağır olabiliyor,ben bunun farkındayım.Lakin, bazı kişiler İslami değerlere dil uzatıp da önyargılı konuşanlara müsamaha gösteremem...Onların seviyesine de inmek istemiyorum...

Arkadaşlardan biri veya birkaçı ortaya bir laf attıyor, o zaman ben ona, "ne iyi ettin, Allah senden razı olsun" mu demem lazım?.
Ben de , herkes de haddini bilmeli ve konuşma uslübuna dikkat etmelidir.

Burada çok şeyler yazacağım ama biliyorum ki bir sivri akıllı çıkıp konuyu berbat edecek onun için her istediğimi yazamıyorum.

Buna rağmen ağır konuştuğum için herkesten özür diliyorum ve haklarını helal etmesini istiyorum.

Ben de insanım ve hatamız, kusurumuz vardır.Hata ve kusurdan ne kadar dönersek o kadar kârımız olur.

Sevgi ve muhabbetle Rabbime emanet olunuz...
Leyl-i Lal Tarih: 12.03.2010 23:29
Bırakın milliyetçiliğİ!, Siz İslam'ı yaşıyor musunuz onu söyleyin bana

Bu nasil bir ithamdir?
Kisi kendinden sorumludur..Allahü Teala insani hayvandan ayiran bir özellik olarak akil vermistir...Dileyen aklini kullanir kurtulusa erer dilemiyen kullanmaz cehennemde yerini hazir eder..Uzun zamandir bir seyler icin kendinizce cirpiniyorsun belki iyilik yapma kastiyla ama cok yanlis bir secim neden nefret ettirerek yargilayarak asarak keserek yapiyorsunuz bunu...
Bir insan bir digerini elestirmesi icin önce kendisi 4x4'lük olmasi gerekir ki bu mümkün degil insan olarak fitratimiz geregi hata yapmaya müsaitiz..
Böyle yaparak insanlarin yasayislari hakkinda sui zan yaptiginiz gibi haklarinada girmis oluyorsunuz...
Bir insan islami yasar yada yasamaz..Farzet ki ben namaz kiliyorsam bagira bagira namaz kiliyorum diye herkesin icinde bu durumu desifre etmem mi lazim?
Herkesin yaptigi kendinedir.Allah'la kul arasindadir ve hic bir sey de Allah ve Kulunun arasina girmeye mani olamaz..Günahta sevapta öyle ince bir cizgidedir ki kimin birden ucurumun dibindeyken göklere cikacagi kiminde göklerdeyken tepetaklak yerin dibine boyalacaginida yine Allah bilir.Onun icin insanlari yargilamazdan evvel bu ince cizgiyi kestirmek te yarar vardir...
Anlik yapilan kücük bir seyle bir insan cennetlik te olabilir yine o kücücük yaptigi bir seylerde cehennemide boylayabilir..Sonuc hersey Allahin takdirine kalmis degil mi?
Birakin artik bu yorumlari agir elestirileri....Kuran-i Kerim'de ögrenmemiz gerekn acik ve net bildirilmis egrisi dogrusu ne varsa...
Arapca bilmeyenler icin Türkce Tercümeli Kuran-i Kerim vardir bunlari acip okumak yeterlidir...


Milliyetçilik sizin olsun, ümmetçilik bizim olsun..

Ne demek bu bir siz müslümansiniz da bizler yada digerleri gavur mu?
Hangi ispatla bu ithamlari yapabiliyorsunuz yada hangi hakla...
Insanlarin kalbini acip baktinizmi ki yüreklerindeki Allah sevgisine Muhammed(s.a.v) sevgisinin büyüklügü belki sizde olandan daha büyüktür nerden bileceksiniz bunu...
Yorumlari az daha dikkat ederek okursaniz kimse maneviyatini itipte kuru milliyetciyim demiyor kuru milliyetcilik yapmiyor neden anlamak istediginiz sekilde algiliyorsunuz..
Siz ne kadar Ümmet-i Muhammed(s.a.v) den iseniz kendi adima diyeyim bende o kadarim.Artik bu suclamaci tavirlarinizi kendinize saklayin kimseyi yargilamaya hakkiniz yok..
Herkes kendi evinin önünü süpürse pis sokak kalmaz..Herkesin egriyi dogruyu anlamasi icin sonsuz firsatlari ve kendine sunulmus nimetleri mevcuttur.Dileyen bunu eliyle yakalar degerlendirir dileyende ayagiyla teper..Birakalimda insanlar kendi hayatlarina vermeleri gereken yoluda yönüde kendileri belirlesinler bu sekilde dayatmayla hic bir yere varamazsiniz...Bir seyleri degistirmek istiyorsaniz da önce kendinizden baslamalisiniz
Asiyan Tarih: 12.03.2010 23:28
hepimiz peygamberimizin ümmetiyiz ama siz ne kadar takva sahibisiniz acaba ?

din dahil herşeyde aşırı gitmek zarardır atatürkçü değilsiniz laik değilsiniz ama herkes siz gibi aşırı gitseydi buralarda özgürce yorum yapamazdınız


[COLOR="Pink"]Bizlere göre kafirlik belki âfettir ama, Cenâb-ı Hakk"ın yanında mutlaka onun da bir hikmeti bir sırrı vardır.

Hiç kimseye kafir deme, hiç kimseyi inancından dolayı küçümseme çünkü bir insanın son nefesini nasıl vereceğini sen bilemezsin.

buyurmuş mevlana hazretleri

Bırakın milliyetçiliği!, Siz İslam'ı yaşıyor musunuz onu söyleyin bana.Bütün yaşantınız gavura benzese her tarafınız Türk olsa ne yazar!.

bu yorum hepimizi aşar başkaları hakkında böyle yorum yapmak sizin ve hiç kimsenin haddi değildir ve müslümanlığa sığmaz..
Terakkiperver Tarih: 12.03.2010 23:08
Atesilter ve diğer arkadaşlarımıza duyuruyorum
Milliyetçilik sizin olsun, ümmetçilik bizim olsun..

İlimsiz yolun sonu karanlıktır.Bir şey bilmeden milliyetçilik iyi bir kavram değildir.Aklınız başınıza alın yahu!...ne yazdıksak ve anlattıksak hep kendim dinledim.
Bırakın milliyetçiliği!, Siz İslam'ı yaşıyor musunuz onu söyleyin bana.Bütün yaşantınız gavura benzese her tarafınız Türk olsa ne yazar!.

Allah bizden takva sahibi olmamzı ister.
Ben Osmnlı'yın dedimse onlar 700 sene İslam'ın sancağını taşımışlardır.Şimdi ki Türkler ne yapıyorlar.Kimin sancağını taşıyorlar.İslam adına ne yapıyorlar.Tutturdunuz laklıik laklik,milliyetçilik,milliyetçilik nereye kadar.

Ben Atatürkçü değilim,laik hiç değilim.Milliyetçi de değilim.Halis muhlis Müslüman Türküm.
VE ÜMMET-İ MUHAMMED'DENİM...

Var mı bir diyeceğiniz?
Batıl yol ve işlerle işimiz olmaz bizim...
Leyl-i Lal Tarih: 12.03.2010 14:17
Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz:
Gelmişiz dünyaya milliyet nedir öğretmişiz!
Kapkaranlıkken bütün afakı insaniyetin,
Nur olup fışkırmışız ta sinesinden zulmetin.
(M. Akif Ersoy)

“Vatan sevgisi imandandır”
Hadis-i Şerif

Her millet kendi milletinin Faziletlerinden, güzel özelliklerinden bahsedip onları sevebilir. Ki islamiyet hukuk ölcüleri cercevesinde böylesine bir milliyetciligi Menfi degil müspet milliyetcilik olarak görür. Kötü olan milliyetcilik irkciliga dayali olandir bunun örneklerinide hepimiz biliyoruz...Hak ve hukuku gözetmeden kendi milletinden olani suclu bile olsa taraf tutuyorsa bu irka dayali milliyetciliktir yani menfidir.Islami ölcülere göre dogru degildir....Peygamber Efendimize Sahabelerinden biri su sekilde bir soru yöneltmistir " Bir kisinin kendi kavminden birini sevmesi ırkcılık mıdır?"Peygamber Efendimiz (s.a.v) " Hayır, ancak kisi kavminin zulmüne yardımcı olursa ırkcılık olur." buyurmustur( İbni Mace, Fiten: 8) Kur'an-i Kerim Allah katında üstünlügün ancak takva ile olduğunu belirtirken aynı zamanda insanların kavim ve kabilelere ayrılısının hikmetini de su sekilde ifade ediyor.

“Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli olanınız, O’ndan en çok korkanınızdır.

Şüphesiz Allah bilendir, her şeyden haberdardır.” ( Hucurat- 18 ) Bu ayetlerde çok açık bir şekilde Allah karşısında üstünlüğün takva ile olduğu belirtiliyor.

Hem Müslümanim hemde Vatanimi da Milletimi de seviyorum(Milliyetciyim)