Sahurda sadece basit şeker olarak adlandırılan bal, reçel, beyaz ekmek, meyve suyu gibi besinler tüketmek zararlıdır. Bu besinler kan şekerini çok hızlı yükseltir ve çabuk acıktırır....

Çamlıca Medicana Hastanesi Gastroenteroloji ve İç Hastalıkları Uzm. Doç. Dr. Nihat Akbayır anlatıyor...
Uzun açlık dönemlerinden sonra oruç tutan insanların iftar ve sahurda çok sık yapılan yanlışları da Doç. Dr. Nihat Akbayır şöyle anlattı: "Hızlı, aşırı, yetersiz yemek, sahura kalkmamak, sindirimi güç hamur işleri, tatlı ve et türü besinleri fazla tüketmek, sahura kadar uyanık kalıp atıştırmak, iftardan yatma saatine kadar atıştırmak, yeteri kadar sıvı almamak, meyve ve sebzeden fakir beslenme en sık yapılan hatalar arasındadır. Yine genel bir kural olarak yiyeceklerin beşte ikisi sahurda, beşte üçü ise iftarda yenilmelidir."

MEYVE VE ÇİĞ SEBZE YİYİN
Sahur öğünü kesinlikle atlanmamalıdır ve sahurda protein içeren süt, yoğurt, peynir gibi gıdalar yenilmelidir. Bu besinler, tok kalınmasına yardımcı olacak 14-15 saat sürecek açlık dönemine karşı kan şekerini uzun süre koruyacaktır. Sahurda sadece basit şeker olarak adlandırılan bal, reçel, beyaz ekmek, meyve suyu gibi besinler tüketmek de zararlıdır. Bu durumda kan şekeri çok hızlı yükselir ve kan şekerini düşürmek için yoğun insülin salgılanır. Yoğun insülin sonucu kan şekeri bu kez normalin altına düşer. Kişi daha çabuk acıkır. Ayrıca halsizlik, baş dönmesi, soğuk terleme, el ve ayaklarda titreme gibi belirtiler görülebilir. Sahurda bal, reçel yenilmez diye bir kural olmamakla birlikte, mutlaka peynir, kepek ekmeği, sebze ve meyve gibi protein ve lif içeren besinler de yenilerek bu besinlerin kan şekerini yükseltme hızı düşürülmelidir. Ramazan ayı boyunca meyve ve çiğ sebze tüketimine önem verilmelidir. Yağlı yiyeceklerden kaçınılmalı, yağsız sebzeli yiyecekler tercih edilmelidir. Ayrıca, Ramazanda kilo almamak için mutlaka sahura kalkılmalı ve yemekte domates, salatalık ve meyve gibi yiyeceklere mutlaka yer verilmedir. Çünkü sahura kalkılmazsa vücudun metabolizma hızı yavaşlar ve kilo artışı olur.

ŞİKAYETLERİ ÖNEMSEYİN
Mide ve bağırsak şikayeti olmayan insanların oruç tutabileceğine değinen Nihat Akbayır, ancak oruç esnasında çıkacak olan mide ve bağırsak sorunlarının mutlaka dikkate alınması gerektiğini belirtti. Mide ve oniki parmak bağırsağı ülserlerinin yüzde 20'si hiçbir ön belirti vermeksizin günün birinde mide kanaması ile kendini gösterebilir. Bu nedenle herhangi bir sağlık problemi olmayanların da oruç tutarken ortaya çıkan şikayetlerini önemsemeleri gerekmektedir. Sağlıklı kişilerin önceden varolmayan, Ramazan ayında ilk kez ortaya çıkan tüm yakınmaları için ve özellikle dışkı renginin siyah veya kırmızı olması, kahve telvesi gibi kusma, şiddetli bulantıkusma, ishal, karın ağrısı durumlarında acilen hastaneye başvurmaları gereklidir" dedi.

ÜLSERLİ ORUÇ TUTAMAZ
"Aktif mide ülseri olanlar oruç tutamazlar" diyen Akbayır, "Önceden mide ülseri geçirmiş hastalarda eğer halen mide ülseri devam ediyorsa bu hastalarda oruç tutmamalıdır. Ancak ülsere bağlı kanama geçiren hastalarda endoskopik olarak ülserlerinin iyileşmiş olduğu gösterilmişse bu hastalar doktor kontrolünde olarak oruç tutabilirler" dedi.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 350
favori
like
share