Bel ve boyun ağrılarına hiç aklınıza gelmeyen şeyler de neden olabilir.

Bel ve boyun ağrılarına hiç aklınıza gelmeyen şeyler de neden olabilir. Aşırı kilo, soğuk ve nem, sigara, yanlış oturma bile bel ağrısına yol açabiliyor.
Bel ağrısı için çok sayıda ris faktörü var. Örneğin alışveriş yaparken bir elinize aldığınız fazla ağırlık, mutfak dolabına uzanırken belinizi zorlamanız, aşırı strese maruz kalmanız, sigara içmeniz sizi bel hastalıklarına yatkın hale getiriyor. Hatta kontrolsüz ve şiddetli hapşırma ile öksürme nedeniyle de bel ağrısıyla karşılaşabilirsiniz. Bunun nedeni ise hapşırma ve öksürme sırasında karın içi basıncının artması. Öksürürken veya hapşırırken sırtınızı bir yere dayamanız çözüm olabilir.

İstanbul Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı, Kas İskelet Hastalıkları ve Ergonomi Birimi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emel Özcan, bel ağrısının korunmayla büyük oranda önlenebileceğini belirterek, “Belin yanlış kullanımı ve zorlanması sonucu oluşan bel ağrılarının büyük bölümü iyileşmesine rağmen ağrının yerleşmesiyle tedavi zorlaşıyor” diyor.

Bel ağrısı için kimler risk grubunda yer alıyor?
Hemen herkes yaşamının bir bölümünde mutlaka bel ağrısıyla karşılaşıyor. Burada risk gruplarından söz etmek gerekli. Risk gruplarını üçe ayırıyoruz:
1 - Kişiye bağlı riskler:
Daha önceden herhangi bir bel ağrısı geçirmiş olmak. Örneğin çocuklukta bel ağrısı geçirmişseniz sonraki hayatınızda da ağrıyla karşılaşma riskiniz çok yüksek

Kondisyon eksikliği: Hareketsiz yaşayanlarda bel ağrısı daha fazla görülüyor.
Kilo: Aşırı kilo omurgaya yük bindirip beli hastalıklara açık hale getirir.

Sigara: Damarları olumsuz etkilediğinden dolaşımı ve kanlanmayı bozar. Liflerin, bağların yeterince kanlanmasını engelleyerek sorun oluşmasına yol açar. Sigara ayrıca akciğer hastalıklarına zemin hazırlar. Akciğerlerdeki sorun nedeniyle sürekli öksürmek zorunda kalan biri (aynı şekilde normal biri de öksürdüğünde) karın içi basınç artar. Öksürme veya hapşırma sırasında omurgaya aşırı yük binmesi sonucu bel fıtığı oluşabiliyor.
Yaş: Yaşlanmayla birlikte omurgamıza bağlı hastalıkların görülme riski artıyor.
2 - İşyerindeki riskler
Yaşamımızın önemli bir bölümü işte geçiyor. İşyerinde en önemli sorun vücudumuzu yanlış kullanmak
Fiziksel riskler: Vücudumuzun yanlış kullanımı belimizde ciddi sorunlara da yol açabiliyor. Vücudun en az zorlandığı pozisyonlar var ve yaptığımız her işe göre bunlar değişiyor. Bu pozisyonların dışında çalışma beraberinde risk getiriyor.
Psikososyal riskler: Stres, iş memnuniyetsizliği, çalışma ortamında arkadaş ve amir desteğinin olmayışı, iş yükünün ağır olması, özellikle kişinin üzerinde iş yetiştirme baskısı olması, yeterince mola verilmemesi, vardiyalar, aşırı ve uzun çalışma süreleri omurga için hastalık riski taşıyor.
3 - Çevresel riskler:
Işık: Çalışılan ortamda ışık az ise omurga için risk var demektir. Örneğin az ışıklı bir ortamda çalışmak zorundaysanız iyi görmek için boynunuzu kasarsınız. Bel için de aynı şey söz konusudur.
Nem, soğuk: Bulunulan ortamda nem varsa, cereyan denilen hava akımı bulunuyorsa kişide kas ağrıları görülebilir.
4 - Günlük yaşam riskleri:
Araba kullanırken, alışveriş yaparken, seyahat ederken, çocuğunuzu kucağınıza alırkenki durumlarda yanlış yapılan hareketler nedeniyle omurga olumsuz etkileniyor. Bu nedenle günlük yaşantımızda omurgamızı nasıl kullanacağımızı öğrenmemiz gerekiyor.
Bel ağrılarının nedeni nedir?
Çok sayıda neden sayılabilir. Bel ağrılarının çok büyük çoğunluğu yani yüzde 95’i belin mekanik nedenlerle zorlanmasından kaynaklanır. Mekanik zorlanma, duruş bozukluğu, belin ve vücudun yanlış kullanımı gibi nedenlerle kasların, omurganın bir yapısı olan disklerin ve eklemlerin zorlanması sonucu gelişir. Mekanik bel ağrıları genelde iyi huylu ağrılardır. Bel ağrılarının çok az bir kısmının nedeni ise iltihaplı hastalıklar, tümörler ve kemik hastalıkları gibi ciddi hastalıklardır. Bu gruba biz mekanik olmayan bel ağrıları diyoruz. Bu tür hastalıkların seyri iyi olmadığı için tanı ve ileri tetkik gerekir.
Mekanik bel ağrıları nelerdir?
Bu ağrılara neden olan bazı hastalıklar vardır. Bu hastalıkları şöyle sıralamak mümkün:
Kas ve bağların zorlanması: Bel ağrılarının en yaygın nedeni kas ve bağların aşırı gerilmeye bağlı olarak zorlanmasıdır. Zorlanma, çoğunlukla dizleri bükmeden öne eğilme, ağırlık kaldırma, ağırlık taşıma, dönme gibi uygun olmayan pozisyonlar nedeniyle meydana çıkar. Kas zorlanmasında ağrı genellikle belde görülür. Bu ağrı bel hareketlerini kısıtlar ama bacağa yayılmaz.
Kireçlenme: Kemik, eklem ve disklerin yaşlanması ve yıpranması sonucu daha çok ileriki yaşlarda görülen bir hastalık. Kireçlenme genellikle 20’li yaşların ortasında başlar. Alt bel bölgesi dediğimiz bölge vücut ağırlığını taşıdığı, dönme, eğilme vb hareketleri yaptığı içn kireçlenme sık görülür. Yaşalanmayla birlikte diskte su kaybıyla beraber disk yükseklikleri azaları, omur araları, eklem aralıkları, omurilik kanalı daralabilir ve sinirler baskı altında kalabilir. Bu nedenle belde ağrı oluşur ve hatta bu ağrı bacağa yayılır.
Omur kayması: Bir omurun diğerinin üzerine öne veya arkaya doğru yer değiştirmesi sonucu oluşur. Bu, doğuştan da olabilir, kireçlenme, travma, gibi nedenlerle de ortaya çıkabilir. Çocukluk çağında görülen bel ağrısının en sık nedenidir. Doğuştan olabileceği gibi kireçlenme, travma gibi nedenlere bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Sinir veya bağlarda gerilmeyle bel ve bacakta ağrı hissedilir.
Omurilik kanalının daralması: Genellikle kireçlenme sonucunda omurilik kanalı daralır. Bel ağrısı ve bacaklara giden sinirlerin etkilenmesiyle bacakta ağrı, uyuşma ve karıncalanma olabilir. Ağrı, ayakta kalma, yürüme ve özellikle yokuş aşağı yürüme ve arkaya eğilmeyle artar, öne doğru eğilmeyle azalır.
Omurga eğrilmesi (skolyoz): Omurgada kavisler vardır. Omurganın kavislerinin bozulmasına skolyoz diyoruz. Genellikle çocukluk ve gelişme çağında görülen skolyoz ağrı yaratmadığı için gözden kaçabilir. Anne ve babası doktor, öğretim üyesi olan ve çocuklarını bize getirenler vardır. Çünkü çocuğunun sırtına hiç dikkatli bakmamıştır. Anne ve babalar çocuklarının omuzlarının, kalçalarının aynı seviyede olup olmadığına dikkat etmeli. Çocuklukta tanı konursa düzeltilebiliyor.
Bel fıtığı: Herkesin duyduğu ‘disk kayması’, diskte gerçek bir kayma olmadığından yanlış bir kullanımdır. Bel fıtığı ani tek bir hareketten çok tekrarlamalı hareketlerin etkisiyle oluşur. Öne eğilme, dönme ve ağır kaldırma gibi hareketlerin tekrar tekrar yapılmasıyla, diskler zorlanır ve yıpranır.
Diskin ortasındaki çekirdek etrafındaki koruyucu yapıdaki yarıklara ve çatlaklıklara doğru sızar ve disk bombeleşir. Bu durum bel fıtığı başlangıcı olarak edeğerlenidrilir. Daha ileri aşamada ise bombeleşen kısım fıtıklaşır ve bel fıtığı gelişir. Bazen çekirdekç everesindeki koruyucu kısım da yırtılır. Bu, disk yırtılması olarak adlandırılır.
Fıtıklaşan kısım yeterince büyükse, diskin yanındaki bacağı giden siniri sıkıştırabilir. Bu durumda bel ağrısı yanında bacağa yayılan ağrı, karıncalanma, uyuşma ve güçsüzlük gibi yakınmalar olabilir.
Bu yakınmalar çoğunlukla tedaviyle iyileşir ve tamamen kaybolur. Fakat disk bir kez hasar gördüğünde o kısım sürekli olarak zayıf kalır ve daha sonraki, küçücük zorlanmalardan etkilenir.
Beli zorlayan sporlar: Tenis, golf, futbol
Bel ağrısında tanı nasıl konuluyor?
Tanı, için öncelikle hekim muayenesi gerekir. Hastanın şikâyetleri, ağrının özelliği ve klinik muayene bize bilgi verir. Ağrının mekanik nedenle mi yoksa diğer nedenlerden mi kaynaklandığı tespit edilir. Fiziki muayeneden sonra gerekliyse röntgen, kan tetkikleri ve daha ileri tetkikler istenebilir.
Kan tahlili: Bel ağrılarının çoğu mekanik nedenlere bağlı geliştiğinden kan testlerinin sonucu normaldir. Ancak iltihap, infeksiyon gibi nedenlerden şüpheleniliyorsa kan testi istenir. Kan testi tanıda yardımcı olur. Bazı hastalıkların tanısında ise özel testler gerekebilir.
Röntgen: Tanıda yararlanınalan bir diğer yöntem. Omurga grafilerinin çok büyük bir kısmı gereksz yere çekilir. Ancak çok ağrılı olan, tedaviye cevap vermeyen ve tekrarlayan hastalarda röntgen çekilmeli. Gereksiz çekimlerden az bile olsa radyasyon alındığı için kaçınılmalı.
Alt bel riskli bölge
Bilgisayarlı tomografi ve Magnetik Rezonans (MR): Bu görüntüleme yöntemleri omurganın kemik, disk, bağ, sinir ve eklemlerini detaylı olarak incelemek amacıyla başvurulan ileri tetkiklerdir. Tedaviye cevap vermeyen, terarlayan, sinire bası yapan, mekanik nedenler dışında bir neden düşünülen ve cerrahi tedavi planlanan durumlarda başvurulmalı. Pahallı olan bu tetkikler maalesef gereğinden çok isteniyor.
Yapılan spor da bel ağrısına yol açabilir mi?
Spor sırasında vücudun yanlış kullanımı ya da ısınmadan yapılan zorlamalı hareketler ağrıya neden olabilir. Yürüme, yüzme korunmada ve iyileşmede en iyi sporlardır. Futbol, golf, tenis gibi zorlamalı sporları genelde önermiyoruz.
Bel ağrısıyla ilgili bilinmesi gerekenler nelerdir?
• Alt bel bölgesi yaralanmaya en yatkın bölgedir
• Bel ağrısı oluşumunda iş ile ilglii risk etkenleri önemli rol oynar
• Bel ağrısı genellikle tek, ani bir hareketten ziyade tekrarlamalı, zorlamalı ve belin yanlış kullanımına bağlı hareketlerin zararlı birikiminin etkisiyle oluşur
• Ağrılı atakların çok büyük çoğunluğu iyileşir. Ama ağrı yerleştikçe tedavi zorlaşır
• Bel ağrısı korunmayla çok büyük ölçüde engellenebilir

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 571
favori
like
share