Ankara Namazgah Tepesi’nde Etnografya Müzesi’nin yanında görkemli tarihi binada 1980 yılından beri hizmet vermekte olan bir sanat müzesidir. Türk sanatçılara ait 19. yüzyıl başından günümüze kadar tarihlenen resim, heykel, seramik, baskı ve Türk süsleme sanatı eserleri sergilenir.

Müze bünyesinde devamlı koleksiyonun sergilendiği 6 sergi salonu dışında geçici sergiler için 3 güzel sanatlar galerisi, resim, heykel, seramik atölyeleri, bir Güzel Sanatlar Uzmanlık Kitaplığı, orkestra çukuru bulunan 500 koltuklu bir konser salonu barındırmaktadır. Bu özellikleriyle bir kültür merkezi işlevi görecek niteliktedir.

Türk resim ve heykel sanatının en zengin ve en değerli koleksiyonuna sahip müzenin koleksiyonları 1976’da oluşturulmaya başlamıştır. Müze binasının restorasyonu sürerken koleksiyon oluşturmakla görevlendirilen ikişer kişilik dört ekip, devlet parasıyla çeşitli kamu kurumlarınca satın alınmış ve bu kurumların depolarında, duvarlarında bulundurulan yapıtları inceleyip müzeye konacak değerde eserleri belirlemek üzere kamu kuruluşlarını dolşatılar. Bu ekipler Eşref Üren, Arif Kaptan, Turan Erol, Orhan Peker, Refik Epikman, Şefik Bursalı, Mehmet Özel ve Osman Zeki Oral’dan oluşmuştu.

Bina, 1975'te Milli Eğitim Bakanlığı’ndan Kültür Bakanlığı’na devredilmişti. Binada zaten bulunan ve binayla birlikte devredilen 4 tablo koleksiyonun ilk yapıtları oldu. Bunlar: Osman Hamdi Bey’in “Silah Taciri”, Vasily Vereshchagin’in “Timur’un Mezarı Başında”, Fausto Zonaro’nun “Genç Kız Portresi”, Emel Cimcoz (Korutürk)’un “Gazi’ye Şükran” tablolarıdır.

Kamu kuruluşlarında bulunan 800 kadar yapıtın 500 kadarı müzeye konabilecek değerde bulundu. Başbakanlığın bir genelgesi üzerine bu yapıtlar toplandı, bakım ve onarımları yapıldı. Müzenin ilk koleksiyonu böylece oluşturuldu. Müze salonlarında teşhir edilecek yapıtlar Turan Erol, Devrim Erbil, Mustafa Pilevneli, Mehmet Özel ve Müze Müdürü Tunç Tanışık’tan oluşan bir seçici kurul tarafından belirlenip yerlerine asıldı.

Yurtdışındaki müzayedelerden satın almalar yoluyla müzeye kazandırılan yapıtlar da oldu. Bunlar arasında en önemlisi Fikret Mualla’nın Paris’teki bir müzayededen alınan 26 tablosudur.

Bağış yoluyla müzeye kazandırılan eserlere örnek olarak ressamın eşi Sara Akdik tarafından bağışlanan 40 tabloluk Şeref Akdik koleksiyonu, Çelik Gülersoy’un 7 yapıtlık hat koleksiyonu, Emel Korutürk’ün İbrahim Çallı portreleri, Bülent-İbrahim Cimcoz’un İbrahim Çallı portresi, Güzel Sanatlar Genel Müdürü Mehmet Özel’in Ayvazovski, Hikmet Onat, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Eşref Üren ve Arif Kaptan’ın birer yapıtından oluşan bağışları gösterilebilir.

Müzeye sergilerden satın alınan eserler bir seçici kurul tarafından değerlendirilir. Satın almada Devlet Resim ve Heykel Sergileri’nde ödül kazanan yapıtlara öncelik verilmektedir.

Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nin binası 1975 yılında Kültür Bakanlığı’na tahsis edilene kadar çeşitli resmi kurumlar arasında el değiştirerek farklı amaçlarla kullanılmıştır.

Bina, 1930 yılında mimar Arif Hikmet Koyunoğlu tarafından Türk Ocakları Merkez Binası olarak inşa edilmişti. Koyunoğlu’nun 1926 yılında yapılan yarışmada birinci olan projesini Atatürk de suluboya resminden beğenip onaylamıştı ve 1927’de başlayan inşaatı sık sık bizzat kendisi denetlemişti. Atatürk’ün isteği üzerine binanın yapımında yalnızca Türk işçileri çalıştırıldı. Türk duvar ustalarının önemli bölümünün Kurtuluş Savaşı’ndan hayatını kaybetmiş olması nedeniyle mezartaşı ustaları toplanarak inşaatta görev verilmişti. Mermer ustası Hüseyin Avni, maden ustası Hakkı, taşçı ustası Baki ve Ankaralı Hüseyin Efendi inşaata görev alan ustaların bazılarıdır. Binanın içi ve dışı armara Adasindan getirilen mermerler kullanilarak; Selçuklu motifleri ve eski Ankara evlerine özgü süslemelerle bezenmiştir. Mimar Koyunoğlu’nın tasarladığı lambalar Siemens firması tarafından üretilmiştir.

Binanın yapımı 1930 yılının Nisan ayında tamamlandı. 1931 başlarında Türk Ocakları kapatılıncaya dek Türk Ocakları Merkez binası olarak hizmet verdi. 10 Haziran 1931’de Cumhuriyet Halk Partisi’ne devredildi ve 1932 yılında Halkevi olarak hizmet vermeye başladı.

1952 yılında Halkevleri kapatılınca binayı kullanma yetkisi yeniden açılan Türk Ocakları Derneği’ne verildi. Bina 1952-1961 arasında Türk Ocakları Derneği’nin etkinlikleri ve Devlet Tiyatrosu’nun temsillerine ev sahipliği yapmanın yanı sıra Ankara Belediyesi’nin nikah dairesi olarak da hizmet verdi ancak bu dönemde çok yıprandı ve bakımsız kaldı. 1961 yılında cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in emriyle Milli Eğitim Bakanlığı’na devredilen bina, aynı yıl tekrar Türk Ocakları Derneği’ne verildi.

Takip eden yıllarda binanın resmi kurumlar arasında el değiştirmeleri sürdü. 1965 yılında Köyişleri Bakanlığı’na devredildi fakat Türk Ocakları Derneği kullanmaya devam etti; 1971 yılında Milli Savunma Bakanlığı’na devredildi, Savunma Bakanlığı’nın hazırladığı rapor üzerine 1972’de Milli Eğitim Bakanlığı’na devrelen bina Ankara Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulu’na dönüştürüldü. Binanın içinde çeşitli meslek kurslarının düzenlendiği bu dönemde binada büyük tahribat olmuştur.

Devrin Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’ün yakın ilgisi sonucu bina, 1975 yılında resim ve heykel müzesi olmak üzere Kültür Bakanlığı’na tahsis edildi ve 1976’ta bakanlıkça teslim alındı ve Mimar Abdurrahman Hancı tarafından restore edildi. Restorasyon çalışmaları o dönemde hayatta olan Arif Hikmet Koyunoğlu gözetiminde gerçekleşti.

1980’de müze hizmete açıldığında henüz bodrum katı, konser salonu ve bahçe düzenlemesi ile ilgili çalışmalar eksikti. Bodrum katının restorasyonu 1982-1983 arasında yapıldı. 1984 yılında Sedat Simavi Vakfı, bodrumdaki bir mekanı sanat galerisine dönüştürdü. 1985 yılında Hacı Ömer Sabancı Vakfı’nın desteğiyle konser salonunun restorasyonu başladı.

2001 yılında bir elektrik arızası nedeniyle kapanan müze, ciddi bir tamirata ihtiyaç duyulduğu belirlenmesi üzerine 6 yıl boyunca kapalı kalmıştır. 2007’de başlayan tadilat sonucu 2008 başında yeniden ziyarete açılmıştır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1966
favori
like
share