Astra antik kenti, konya ili, hadim ilçesi, bolat beldesi temaşalık tepesi mevkiinde yer alır. Hadim'in kuş uçumu 7 km. Kuzeybatısında, bolat beldesi'nin 5 km. Güneybatısındadır.
Büyük çapta kaçak kazılara maruz kalması üzerine 1966'da bir bekçi ile koruma altına alınmış, konya müzesi müdürlüğü'ne bağlı bir örenyeri haline getirilmiştir. Ancak 1955'de bekçisi emekli olmuştur.
Konya-hadim karayolu üzerinde hadim'e 17 km. Mesafedeki kavşaktan batıya dönen asfalt yolla bolat beldesi'ne, oradan 6 km.lik stabilize yolla at mevkii'ne ulaşılır. Sonra, dik ve engebeli bir keçi yolunda yaklaşık 4 km. Yürüyerek astra'nın yer aldığı temaşalık tepesi'ne ulaşılır.
Astra antik kenti ilk defa 1885'te sterret tarafından keşfedilmiştir. Sterret sadece yazıtlar üzerinde çalışmış, 7 yazıt bulmuştur. Bu yazıtlardan kentin adının astra olduğunu tespit etmiştir. Daha sonra bayan hereward 2 yazıt, 1966'da ise mitford 16 yeni yazıt bulmuştur. 1992 yılında, birkaç yazıtın okunmasından başka hiçbir bir bilimsel çalışma yapılmayan astra kentinde arkeolog osman ermişler başkanlığında bir heyet tarafından temizlik ve sondaj çalışmalarına başlanmıştır. Çalışmalar 1993 ve 1994 yılında da devam etmiştir. Kentin planı çıkartılmış, talan edilmiş görünümü kısmen de olsa ortadan kaldırılmış, yapıları tanımlanmıştır; kilise ve auditorium da yapılan kazılar sonucu açığa çıkarılmış; bunların plan ve rölöveleri hazırlanmıştır. Nekropolde iki tipik ısaura karakterli mezar açılmıştır. Kentin kendine özgü bir yönetimi olduğu, ısaura'ya bağlı bir kasaba olduğu yazıtların okunması sonucu kanıtlanmıştır. Açılan seramik fırınından astra'da roma devrinde seramik üretildiği saptanmıştır.
Astra antik kenti, toroslar'ın kuzey kesiminde, ısaura bölgesinde yer almaktadır. Isaura eyaletinin diğer önemli kentleri ısaura ve astanada ile bir üçgen oluşturmakta bu kentler astra'dan çıplak gözle görülebilmektedir. Bir ısauralı zenginin tapınağa yaptığı bağışla ilgili bir yazıt ısaura ile ilişkisini kanıtlamıştır. Burasının pisidiae antiocheiası ile ticari ilişkileri olduğu roma döneminden kalma iki antiocheia sikkesinden anlaşılmıştır.
Kent, denizden yüksekliği 1760 m. Olan temaşalık tepesi'nin doğu-batı yönünde uzanan düz zirvesinde yer alır. Zirvenin ortasında doğu-batı yönünde geniş bir alan şeklinde uzanan agoranın iki kenarında önemli yapılar sıralanmıştır. Etrafı harçsız moloz taşlarla örülü, surla çevrili tepenin doğu, güney ve kuzey eteklerinderoma devrine ait çok sayıda sivil yapılar ve evler kümelenmiştir. Biri doğuda, diğeri batıda olmak üzere iki nekropolü vardır. Nekropollerde çok sayıda kül kutusu, stel ve mezar aslanı görülür. Batı nekropolünün batısında ve güneybatıdaki kuralan tepesi'nin doğu yamaçlarında bolat köyü'nün yayla evleri vardır. Harçsız, sıvasız, basit yığma moloz taştan yapılmış toprak örtülü, tek odalı bu yayla evleri 80-100 yıl önce yapılmaya başlanmış, evler yıkılmaya yüz tutmuştur.
Batı nekropolünün yer aldığı devler gediği düzlüğü'nden başlayan yol, temaşalık tepesi'nin güney yamacından surun orta kesimine ulaşır. Meyilli ve dar bir yoldur. Kentin giriş kapısının papuçları yerinde kalmış, üst kemeri ve diğer parçaları yerdedir. Kapıdan agoraya girilir. Agoranın güney kenarında çarşı yapısı uzanır, daha sonra doğuya doğru zeus astragos tapınağının kalıntıları görülür. Agoranın batı kısmında kapı karşısında iki heroon kalıntısı vardır. Agoranın batı bitişinde yüksekçe ve etrafı duvarla çevrili kale yer alır. Kaleye doğudan kemerli bir kapı ile geçilir. Kalenin kuzey kesiminde ikinci bir tapınak kalıntısı görülür. Bunun bir tapınak olduğu, içinde ele geçen yazıttan anlaşılmıştır.
Agoranın kuzey kenarında, batıda roma devrinden kalma bir auditorium yer alır. Dokuz basamaklı, sekiz metre çapında, 2/3 daire planlı auditoriumun doğusuna m.s. 5-6. Yüzyılda bir kilise yapılmıştır. Kilise üç nefli bazilika planlıdır. Temizlik sonucu ortaya çıkartılmıştır. Auditorium bu dönemde de kilisenin toplantı yeri olarak kullanılmış olmalıdır. Kentin doğu kapısından doğu nekropolüne geçilir. Doğu nekropolünün doğu kenarında girişi batıdan etrafı avlu duvarı ile çevrili anıtsal bir mezar vardır. İçinde iki lahit teknesi görülmektedir. Anıtsal mezarın kuzeybatı yanında bir heroon görülür. Anıtsal mezarın kuzeybatısında açılan seramik fırını, m.s. 2.-3. Yüzyılda roma devrinde, burada seramik üretildiğini kanıtlamıştır. Sadece ızgara ve yanma odası ele geçmiştir. Fırında bulunan kap baskıları ve baskılı kap parçaları ilginçtir.
Astra antik kentinde yapılacak çalışmalar arkeoloji ilmine daha bir çok veri sağlayabilir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 954
favori
like
share