[URL=http://imageshack.us]

Ünlü selçuklu tarihçisi ibn bibi'nin selçuknamesi'nde sözünü ettiği, ı. Alaeddin keykubad'ın (1220-1236) emriyle yapılmış kubad-abad saray külliyesi, günümüze ulaşabilmiş tek selçuklu saray yapısıdır. Anadolu selçuklu devrinde, çevresinde aynı isimle anılan bir şehir teşekkül eden kubad-abad, sonraları terkedilmiş ve tarihin karanlıklarına gömülmüştür.

ibrahim hakkı konyalı ve prof. Dr. Osman turan'ın, sarayın beyşehir civarında olması gerektiğine işaret etmelerinden sonra 1949 yılında konya müze müdürü zeki oral kubad-abad'ın yerini bulmuştur. 1952'de zeki oral'ın, 1965-1966'da prof. Dr. Katharina ottodorn'un ve 1967'de mehmet önder'in sondaj ve kazı çalışmalarının ardından uzun süre kendi kaderine terk edilen kubad-abad 1980 yılından itibaren prof. Dr. Rüçhan arık tarafından yeniden ele alınarak sistemli kazılara başlanmıştır.

Prof. Dr. Rüçhan arık, kubad-abad saray külliyesi içinde küçük saray'ın çevresini kazdıktan başka, saray külliyesi ile bağlantısı bulunan kız kalesi'nde ve kubad-abad hinterlandında dahil, malanda'daki selçuklu köşkünde araştırma ve kazılar gerçekleştirmiştir.

Bu kazı çalışmalarında, kız kalesi'ndeki ana yapı ile insitu çiniler hamam kısmı ve kıyıdaki saray külliyesinin önemli birimlerinden küçük saray'ın çevresindeki mimari kalıntılar açığa çıkarılmış; ayrıca, malanda köşkü'ndeki sondaj ile yapının mevcut kısmının planı ortaya konmuştur. Kazılarda selçuklu dönemine ait çok sayıda çini, seramik, alçı, cam ve sikke bulunmuştur. Küçük saray'ın çevresindeki selçuklu tabakasının altında ise, eski çağa ait kalıntı ve küçük buluntular tespit edilmiştir.

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 453
favori
like
share