Çarşıbaşı Yavuz Köyü

Yavuz Köyü Resimleri



YAVUZ KÖYÜ TARiHi
Yavuz Köyü’nün hangi yıllarda kurulduğna dair kesin kaynaklara rastlanmamıştır. Ancak köyde canlı Tarih’ diye tanınan Süleyman Kocaman’nın anlattıklarına göre köyün 1050 yıllarında kurulduğu sanılmaktadır.
Sonradan adını Trabzon’da görev yapan Osmanlı Padişahlarından Yavuz Sultan Selim’den alan Yavuz Köyü’nün ilk adının Saveriksa olduğu bilinmektedir. Bu adın ise Rumlar’dan kalma olduğu yine bilinmektedir. Fatih Sultan Mehmet, Trabzon’u fethetmiş ancak bugün Akçakale denilen yerdeki kaleyi uzun süre ele geçirememişti. Fatih, ancak uzun yıllar sonra bu kaleyi düşürebilmiş ve Yavuz Köyü’ne girilebilmiştir. Rumların bu yöreden taşınmaması sebebiyle yörenin Türkleşmesi uzun zaman almıştır. Rumların ise bölgeyi ancak 1800’lü yıllarda terk ettiği söylenmektedir.
Köyün Güneyinde bulunan Gavur İskelesi, yayla yolu üzerinde bir taşa resmedilmiş olan insan figürleri, halk arasında çok önceleri kayık bağlandığı söylenen Kayıktaş, 1990 yılında yaşanan sel felaketinde yıkılan Taş Köprü ve Kaldırım denilen yerdeki taşlara oyulan mağaralar, tarihi kalğntğlar olarak bilinmektedir.
Gavur iskelesi, denilen yerde, inanışa göre merdiven şeklinde dizili bulunan taşlara çıkanlar büyük bir titreşimle aşğıya doğru düşmektedir. Bugüne kadar hiç kimse Gavur iskelesi’ni tırmanarak ucundaki mağaraya girmeyi başaramamıştır. Bu mevkide bulunan mağaralarda altın saklı olduğu bilinmektedir. Ayrıca halk arasında, “Gavur iskelesi yıkılsa İstanbul orayı yapamaz ama istanbul yıkılsa Gavur iskelesi’nde yatan zenginlik orayı yeniden yapar” şeklinde bir söylenti de dolaşır.
Köyün batısında bulunan ve bir Şehit mezarı barındırdığı için Şehitlik Tepesi olarak anılan yer de halkın ziyaret ettiği yerlerden biridir.Kurtuluş Savaşı sırasında Şehit düştüğü sanılan bir kişiye ait olan mezar ziyaret yeri olarak kabul edilir.
Bu Şehit mezarının taşında aynen şöyle yazmaktadır: “HÜDAI İRCİ GÖRDİ BULUNMAZ ÖLÜME ÇARE, VEDA ETTİK İHVANE SIĞINDIK ULU GAFFARE, SALBAZARİNE BAKAN ÇARLAKLİ KÖYÜNDEN UMUMİ HARPDA ŞEHİT OLMUŞ ÇİRAHOĞULLARINDEN YAKUPOĞLU HÜSEYİN D. 1314 Ö. 1331 R.ELFATİHA”
Yavuz Köyü’ne ilk gelen kabilenin Kalyoncuoğulları olduğu biliniyor. Diğer 24 kabilenin Akçaabat’tan buralara taşındığı söylenmektedir.
NÜFUSU
1998 teki nüfusu 2228 hane sayısı yaklaşık 600 hane 1980 ile 1990 arasındaki göç oranı 1999’daki depremlerle ters istikamet dönmüş özellikle de ekonomik krizlerden sonra vatandaşlar köylerine geri dönmüşlerdir. Ali planlamasında gün geçtikçe bilinçlenme vardır. Birçok yetişmiş insanı bulunmaktadır. Doktor, hakim, üst rütbeli asker, öğretmen, hemşire, imam, daire müdürü, gazeteci, Yayla şenliklerine Vakfıkebir ve yerli ve yabancı turistler de katılmaktadır. Köyün nüfusu yaklaşık olarak 5 bin kişidir. Bu nüfusun yüzde 20’si yazın köyde diğerleri ise gurbettedir. Bu oranın içinde çok küçük bir kısım da memur, öğretmen vb. devlet dairesinde çalışmaktadır. Bayanlarda okur yazarlık oranı düşüktür. Erkeklerde ise hemen hemen yüzde 98 iken kadınlarda bu oran yüzde 70’e inmektedir. Nüfusun çoğunluğunu kadınlar oluşturmaktadır.
Ayrıca yüzde 30 çocuk, yüzde 30 genç, yüzde 20 yetişkin, yüzde 20’ de yaşlılar oluşturmaktadır. Nüfus artış çevrede en hızlı olan yöredir. Her ailenin en az 6 çocuğu bulunur. Bunun yanında 16 çocuğu bulunan aileler de mevcuttur.




Coğrafi Durum: Denize dikey olarak uzanan dağların arasında bulunan Yavuz Köyü, yaklaşık olarak denizden 16 km içeride kurulmuştur. Güneyinde bölgenin en yüksek dağı olan Karadağ’ın eteklerinde oldukça geniş bir araziye sahip olan köy, dağınık yerleşim tipinin bir örneğidir. 7 mahalleden (Merkez, Bekirli, Fatih (Avaklı), Orta mahalle, Karahasanlı, Kıran Mahalle, (Aydınlar) oluşan köyde bulunan tepeler ve vadiler bu mahallelere sınır olmaktadır. Hemen hemen bütün tepeler birer mahalleyi oluşturmaktadır. Çarşıbaşı ilçesinin en kalabalık ve en büyük köyü olan Yavuz Köyü, Trabzon’un da en büyük köylerinden biridir. Yaklaşık olarak 6 bin nüfusa sahip olan köye Çarşıbaşı’ndan gelen Çarşıbaşı-Yavuz Grup Yolu’ndan ulaşılmaktadır. Köyün bütün mahallelerine ulaşım sağlanmış durumdadır. Ayrıca köyün ulaşım ağı diğer köylere oranla daha uzundur. Yazın yaylaya gidebilmek için yapılan Karadağ yoluna birkaç yoldan gidilebilir. Doğusunda bulunan Akçaabat’ın Aydın, Çilekli, Karaçayır, Sarıca ve Ağaçlı köylerine de bu grup yolundan ulaşım sağlanır. Batıda Çavuşlu (Bendar), doğuda Aydın ve Ağaçlı, güneyde Yeniköy ve kuzeyde de Kovanlı ve Erenköy ile sınırlanmış olan Yavuz Köyü’nden yaklaşık olarak 10 köye ulaşım bağlanmış durumdadır.
Yaklaşık olarak Trabzon Rum-Pontus İmparatorluğu tarafından 1400’lü yıllarda birkaç Rum’un oluşturduğu grup tarafından kurulan Yavuz Köyü, o zamanlar sahil kesiminin tarıma elverişli olmadığı için tarım merkezi haline gelmişti. 19. yüzyılın sonlarında Osmanlılar tarafından çevre illerden getirilerek buralara yerleştirilen Türkler, Rumlarla bir süre beraber yaşamışlardır. Daha sonra seferi birlik (Muhacirlik) denilen 1892 harbinde ülkenin iç kesimlerine doğru giden halk bu savaşın sonunda geri dönerek yeniden köye yerleşmişlerdir. Bu gidişte halkın çoğu geri dönmediği için Rize ve Artvin’den gelen halk köye yerleşmiştir. Böylece Rumlar’dan tamamen temizlenen köyde sadece Türkler kalmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarıyla tarım reformunun yapılmasının ardından tarıma başlayan halk, buğday gibi tarım mahsulleri yetiştirmeye başlayarak geçimlerini sağlayabilmişlerdir. Ancak buğday yetiştirmek bayağı güç olduğu için köy halkı fakir kalmıştır. Daha sonra büyük şehirlerde başlayan inşaat işlerinde çalışmaya giden kuvvetli gençler artık gelir kaynaklarını bulmuşlardır.
Köyde bulunan tarihi eseler 1990 yılında meydana gelen sel felaketinde büyük bir yara alarak tamamen harabe olmuştur. Birkaç köprüden oluşan tarihi eserler bu sel felaketinin ardından kaybolmuşlardır. Bu selde ayrıca 6 kişi hayatını kaybetmiş ve birçok ev de yıkılmıştır. Ancak zamanla geçim derdi bu acıları unutturmuştur.
Geçim zorluğunun bulunduğu köyde çocuklar ilkokulu bitirdiğinde çalışmak üzere babalarıyla büyük şehirlere gittiği için 1980’li yıllara kadar tamamen eğitimsiz kalmıştır. Köyde halen 2 ilköğretim okulu, 1 halk eğitim kursu eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdürmektedir. Köyden dışarı çıkıp büyük şehirlere giden insanlar eğitimin önemini ancak zorluklarla karşılaşınca görmüşlerdir. Bu nedenle 1980’li yıllardan sonra eğitim daha fazla rağbet görmeye başlamıştır. 1978’lerde elektrik ve telefonun gelmesiyle köy halkı daha da bilinçleşerek, eğitim ve öğretim seferberliğine katılmıştır. Böylece daha önceleri yüzde 2’lerde bulunan okuma yazma oranı televizyon, elektrik, telefon ve okuma yazma seferberliği sayesinde 1990’larda yüzde 40’lara kadar çıkmıştır. 2000’li yıllarda ise halkın şehirlere açılmasıyla görülen zorluklar (hastane, devlet daireleri, bir yerden bir yere ulaşma vs) bu oranı daha da yükselterek yüzde 80’lere çıkarmıştır. Halen üniversitelerde okuyan birçok öğrenci olduğu gibi girmek için can atan bir o kadar da genç bulunmaktadır.






















Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 4489
favori
like
share
N!cowel Tarih: 13.02.2010 23:19
bizim köye çok yakın, Büyük bi köy orası, bitanede sevdam var Halit m.ali şar senin neyin oluyo.
MaRaBoGLu61 Tarih: 17.10.2008 19:59
Sayın Hocam yalnış anlamayın ama her forum sitesi gibi bizimde
bazı kurallarımız var
kurallarımıza göre acıktan reklam amaclı adres vermek yasaktır
İkinci bır durum ise inter net aleminde büyük harfle yazmak bağırmak anlamaındadır
yazılarınızı küçük harfle yazarsanız hem daha hoş görünür hemde bir kuralı daha ihlal etmemiş olursunuz
saygılar

Daha fazla bilgi için aşşağıdaki lınkten faydalanabilirsiniz

[url]http://www.main-board.com/faq.php[/url]