Bedensel hastalığı olanlarda depresyona çok sık rastlanmaktadır. Hastanede yatarak tedavi gören ve hastanelere, polikliniklere ya da sağlık ocaklarına başvuran hastaların yaklaşık dörtte birinde tedaviyi gerektirecek düzeyde depresyon olabilmektedir.

Özellikle uzun süren (kronik) ve kişide çeşitli sakatlıklar bırakan bedensel hastalığı olanlarda depresyon belirtilerine ve depresif bozukluklara çok sık rastlanmaktadır. Kanser, şeker hastalığı, kalp hastalıkları, beyin hastalıkları bunlara örnekler olarak sayılabilir. Bu hastalarda bedensel hastalığın gidişini etkileyebildiğinden depresyonun mutlaka tedavi edilmesi gerekmektedir. Ciddi bir bedensel hastalığı olan bir kişinin yaşadıkları genellikle olağan bir üzüntü hali olarak kabul edildiği için, çoğunlukla bu durumlarda doktora başvurulmaz. Oysa bedensel hastalığı olanlarda ortaya çıkan depresyon bu kişilerin hastalıklarının seyrini etkileyebilmektedir. Bedensel hastalığı olanlarda görülen depresyonun tedavi edilmemesi durumunda bu hastalarda hastalıklarının kötü seyrettiği ve ölümlerin daha sık görüldüğü birçok çalışmada görülmüştür. Depresyon, hastaların rahatsızlıklarına sabretme güçlerini azaltır, tedavi ve rehabilitasyon programlarına istekle

katılmalarını ve tedavi uygulamalarına uyumlarını etkiler. Bedensel hastalığı olanlarda görülen depresyon iki şekilde ortaya çıkabilmektedir. Bunlardan birincisi bedensel hastalığa psikolojik bir reaksiyon olarak ortaya çıkan depresyondur. İkincisi ise bedensel hastalık ya da kullanılan ilaçlar nedeniyle fizyolojik ve biyokimyasal sistemlerde ortaya çıkan bozukluklar nedeniyle doğrudan beynin etkilenmesiyle oluşan depresyondur.

Uzun süren bedensel hastalıklar hem hastayı hem de ailesini etkilemektedir.

Başlangıç sebebi ne olursa olsun depresyon kolaylıkla tedavi edilebilecek bir hastalıktır. Hastalığın sizi yenmesine izin vermeyin.

Kronik bir hastalığa yakalanan kişilerin çoğu kısa sürede yaşamın artık eskisi gibi süremeyeceğini fark eder. Bundan sonra olağan psikolojik tepkiden, ciddi ruhsal hastalıklara kadar değişebilen psikolojik reaksiyonlar ortaya çıkar. Bu tepkiler herkeste aynı şekilde ortaya çıkmaz; kişiden kişiye çok büyük farklılıklar gözlenir.

Kronik hastalığı olanlarda “ölüm korkusu”, “kendine yetmeyeceği, başkalarına bağımlı olacağı korkusu”, “öz saygı yitimi”, “kişiler arası ilişkilerde bozulma” gibi sorunlara çok sık rastlanmaktadır. Yaşantısını eskisi gibi sürdürüp sürdüremeyeceği, iş yaşamında değişiklik yapmasının gerekip gerekmeyeceği, cinsel yaşamında bir değişiklik olup olmayacağı, dış görünümünde bir değişiklik olup olmayacağı, başkalarına muhtaç olup olmayacağı, ağrı çekip çekmeyeceği ve aklını kaybedip kaybetmeyeceği gibi sorular bu hastaların kafalarını kurcalar. Psikolojik tepkilerin altında yatan nedenler çoğu zaman bu sorulardır.
Depresyon, bedensel hastalıkları olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu nedenle

mutlaka tedavi edilmelidir.
Kronik hastalığa yakalanan kişilerde ilk görülen tepki çoğu zaman inanamama, şaşırma ve yadsıma şeklinde olmaktadır. Bunu kızgınlık, öfke, isyan, sıkıntı, endişe izlemekte ve sonrasında da ümitsizlik, çaresizlik, karamsarlık, hayata küsme (depresyon) ortaya çıkmaktadır. Bu süreçleri yaşayan hastaların çoğu en sonunda durumunu kabullenmekte ve yaşadıkları psikolojik tepkiler hafiflemektedir. Bazı hastalarda ise yaşanan depresyon uzun sürer ya da giderek şiddetlenir ve ruhsal bir tedaviyi gerektirecek bir düzeye ulaşabilir.Depresyon kimi zaman bedensel hastalığa psikolojik bir tepki olarak ortaya çıkarken, kimi zaman da bedensel

hastalık ya da kullanılan ilaçlar nedeniyle fizyolojik ve biyokimyasal sistemlerde ortaya çıkan bozukluklar

nedeniyle beynin etkilenmesiyle de oluşabilmektedir.








Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1512
favori
like
share
refik Tarih: 01.10.2008 22:52
emeklerine saglık faydalı bilğilerin için SU-PERISI