Lenin'i Almanya Gönderdi Tarihteki İlginç Olaylar




Almanya Lenin'i Gizlice Rusya'ya Gönderir
1917, Avrupa

Vladimir İlyiç Lenin, Almanya, Avusturya ve Osmanlı tutuklu kamplarında çürüyen diğer Rus askerleri gibi, İsviçre'de üç yıl bir savaş tutuklusu gibi yaşadı. Lenin 20. yüzyıl başlarında Rusya'dan sürülmüştü. İsviçre'de Bolşevik Partisini gizliden gizliye örgütlemeye devam etti.

Ancak Rusya'yla olan bağlantısı onun için bir sorundu. Fransız ve İtalyan hükümetleri Lenin'i hala düşman olarak görüyor ve yakalamak istiyordu. Sınırı geçmek istemesi halinde hemen tutuklanacaktı. Yakalanır yakalanmaz da Almanya ya da Avusturya İmparatorluğu'na gönderilecekti. Olduğu yerde kısılmıştı Lenin.

1917 Martında nefret edilen Çar hükümeti devrildi ve başında Alexander Kerensky'nin olduğu bir hükümet göreve başladı, Lenin yaşamakta olduğu İsviçre'de kendini boğulmuş gibi hissediyordu, devrim için yirmi yıldır yaptığı planı gerçekleştirmek açısından çok uygun bir fırsat çıkmıştı ve o bunu gerçekleştiremiyordu. Rusya'da sosyalist bir devlet kurmanın tam zamanıydı.

Kılık değiştirip sahte belgelerle Fransa'ya geçmeyi ve oradan da gemiyle Rusya'ya ulaşmayı deneyecekti. Aslında bu saçma bir plandı, çünkü Müttefiklerin ajanlarının sürekli onu izlediği biliniyordu.

Sonunda gerçekleşmesi mümkün bir plan yaptı. Almanlardan yardım isteyecekti. Lenin Almanya'dan bir bakanla Bern'de buluştu ve teklifini sundu. Almanlardan onu Finlandiya'ya sokmalarını istiyordu. Oradan da Rusya'ya geçecekti. İhtilali başlatıp, yönetimi ele geçirmek ve Rusya'yı savaştan çekmek niyetindeydi. Böylece Almanya da güçlerinin tümünü Batı'ya kaydırabilirdi.

Bern'deki Alman bakan ve yanındaki ajan danışmanları bu çılgınca plana gülmemek için kendilerini zor tutmuş olsalar gerek. Tüm Rusya'daki Bolşevik sayısının 50 bini geçmediği tahmin ediliyordu. Lenin, Kerensky hükümeti için sorunlar çıkarsa bile tüm Rusya'nın Bolşevik bir hükümetin yönetimi altına girmesi imkansızdı. Dahası Lenin, yakında Almanya'nın da sosyalizmle yönetileceğini söylüyordu.

Sonuçta Almanya bu planı ciddiye alarak desteklemeye karar verdi. En azından Rusya'nın savaştan çekilip Alman ordusunun tüm gücüyle Batı'ya yüklenmesinden korkan Müttefikler için korkulacak bir neden daha olurdu. Böylece Lenin ve beraberindeki 18 kişi bir trenle gizlice Almanya'dan geçirildi ve Finlandiya'ya ulaştırıldı.

Bern'deki Alman bakan ve projeyi onaylayan askeri danışmanlar Lenin'den bir daha haber alınamayacağını düşünüyordu. Rusya'da bir karışıklık çıkarsa bile bir ay içinde ölür deniyordu. Bu da pek fena olmazdı hani. En azından Almanya savaşı kazandıktan sonra ortalıkta olmazdı. Ancak daha sonra Churchill'in dediği gibi: "Almanya, Rusya'ya en etkili silahı sundu. Lenin'i 'mühürlü' bir tren içinde İsviçre'den Rusya'ya yolladı."

"Bir şeyi çok fazla isteme, elde edersen kötü olabilir" diye bir laf vardır. Bir buçuk yıl sonra Doğu Cephesindeki bir Alman subayı ve Moskova'daki bir temsilci aynen bunları hissediyordu. Lenin büyük sorunlar yarattı. Almanya, Rusya'daki başarılı devrimden sonra Ukrayna'yı da içine alan bölgeleri isteyince Lenin buna yanaşmadı. Alman hükümeti isteklerini gerçekleştirebilmek için Doğu Cephesine batıdan takviye yapmak zorunda kaldı. Yüz binlerce asker doğuya gitti ve Hazar Denizi'ne kadar anlamsız bir şekilde ilerledi.

1918 yazının başlarında Alman hükümeti kendi yarattığı canavar konusunda endişelenmeye başladı. Doğu Cephesinde barış vardı ancak Sovyetler dünya çapında bir devrimden söz etmeye başlamıştı ve dahası sonraki hedefleri Almanya'ydı. Alman birlikleri de gizliden Lenin karşıtı beyaz birlikleri destekliyordu. Bu garip bir durumdu, çünkü Batı'daki Müttefikler de Beyaz orduyu destekliyordu.

Kızıl Ordu'nun başındaki Troçki Doğu Avrupa'nın geri kalanının da özgürlüğe kavuşturulmasından bahsediyordu. Almanya'da ise komünistler Rus desteği peşindeydi. Bir son dakika planı olarak Almanya, Çarı komünistlerin elinden kaçırıp tekrar iktidara getirme planları yapmaya başlamıştı. Operasyon başlamadan önce Kayzer Wilhelm'in talihsiz kuzeni ve ailesi, öldürüldü. Kısa bir süre sonra da Almanlar Batı'da savaşı kaybedip bir ateşkes imzaladı. Bu ateşkes, çok ağır şartlar taşıyan Versailles antlaşmasına dönüşerek imzalanacaktı.

Almanlar için en büyük korku Batı'daki Müttefik güçler değil Rusya'dan gelen komünizm tehdidiydi. Ateşkesle birlikte Ukrayna, Baltık ülkeleri ve Polonya'yı alma girişimleri de başarısız oldu. 1920'ler boyunca Alman hükümetleri Lenin'in yarattığı korku içinde yaşadılar. Birçok insan demir yumruğa sahip biri tarafından taşınan güçlü bir kalkanın tek çıkar yol olduğunu düşünmeye başladı. Küskün bir eski onbaşı Bolşevik korkusunun kendi politik grubuna yandaş kazandıracağını gördü. Nazizmin tohumlan atılıyordu.

Almanya'nın kazancı sıfırdı ve yüzyılın geri kalanında dünyanın çoğu büyük bedeller ödedi. Lenin'i Rusya'ya gönderen Bern'deki Alman bakan ve onun danışmanlarına gelince, onlar kendileri açısından en iyi kararı aldıklarım düşünüyorlardı.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 370
favori
like
share