İngiliz Milletler Topluluğu
Vikipedi, özgür ansiklopedi


İngiliz Milletler Topluluğu bayrağı


İngiliz Milletler Topluluğu (Commonwealth of Nations), geçmişte Britanya İmparatorluğu'nun parçası olan devletlerin oluşturduğu uluslararası bir koalisyondur. Kelime kökeni olarak "Ortak çıkar, fayda" anlamına gelen commonwealth sözcüğü "bağımsız devlet" (genellikle cumhuriyet) anlamında kullanılır.

Tarihçe
1648 İngiliz Devrimi sonrasında, I. Charles'in idam edilmesi (1649) ve kraliyetin lağvedilmesi ile ortaya çıkan ve 1660 yılında II. Charles'ın kral olmasıyla son bulan cumhuriyetçi döneme "Commonwealth Dönemi" denir. İç savaşı bastıran general Oliver Cromwell önce parlamentonun başkanı, sonra da diktatör olarak hüküm sürmüştür. Kral olmayı reddetmiş, kendisini İngiliz Cumhuriyeti'nin "Muhafız Efendisi" olarak tanımlamıştır. 1658'de Cromwell'in ölümünden sonra oğlu Richard yerini dolduramamış, 1659'da sürgüne gönderilmiştir. 1660 yılında da kraliyetin yeniden kurulmuş ve II. Charles başa geçmiştir.
Günümüzde Commonwealth, Birleşik Krallık önderliğinde bir araya gelmiş bağımsız devletleri nitelemek amacıyla kullanılır. İngiliz Milletler Topluluğu karşılıklı ekonomik etkileşime dayanan bir oluşumdur. Büyük çoğunluğu tarihte Britanya İmparatorluğu'nun sömürgesi olmuş ülkelerdir ve günümüzde çoğu bağımsız olan bu ülkeler kendi rızalarıyla bu oluşumun bir parçası olarak kalmaya devam etmektedirler. Zaman içerisinde bu topluluğu terkeden, topluluktan çıkarılan ve sonradan geri kabul edilen ülkeler olmuştur (Bkz. üye ülkeler listesi). Üye ülkelerin bir kısmı Birleşik Krallık hükümdarını sembolik olarak en üst düzey yöneticileri olarak tanırlar. Birbirlerinden farklı yönetim biçimleriyle (meşrutiyet, demokrasi, diktatörlük vs.) yönetilebilirler. Her dört senede bir Olimpiyat benzeri, "İngiliz Milletler Topluluğu Oyunları" düzenlenir. Ayrıca bu ülkelerin askeri ve siyasi yetkilileri, bazı anma günleri ve törenlerinde biraraya gelirler.

Spor
Her dört senede bir Olimpiyat Oyunları benzeri "İngiliz Milletler Topluluğu Oyunları" düzenlenmektedir. Son olarak 2006 yılında düzenlenen oyunlar Melbourne'de gerçekleşmiş, 71 ülkeden toplam 4.500 sporcu katılmıştır.

Üye Ülkeler


İngiliz Milletler Topluluğu'na üye ülkeler haritada mavi renk ile gösterilmişlerdir.


Üyelik tarihine ve bölgelere göre sıralama:

Avrupa


Birleşik Krallık (1931)
Malta (1964)

Kuzey Amerika


Kanada (1931)
Jamaika (1962)
Trinidad ve Tobago (1962)
Barbados (1966)
Bahama (1973)
Grenada (1974)
Dominik (1978)
Saint Lucia (1979)
Saint Vincent ve Granada (1979)
Antigua ve Barbuda (1981)
Belize (1981)
Saint Kitts ve Nevis (1983)

Güney Amerika


Guyana (1966)

Afrika


Güney Afrika Cumhuriyeti (1931 birlikten çıkışı 1961 ve geri dönüşü 1994)
Gana (1957)
Nijerya (1960 üyeliğinin iptal edilişi :1995 tekrar kabul edilişi: 1999)
Sierra Leone (1961)
Tanzanya (1961)
Uganda (1962)
Kenya (1963)
Malavi (1964)
Zambiya (1964)
Gambiya (1965)
Botsvana (1966)
Lesoto (1966)
Maritus (1968)
Svaziland (1968)
Seyşel (1976)
Namibya (1990)
Mozambik (1995)
Kamerun (1995)

Asya


Güney Kıbrıs Rum Kesimi (1961)
Hindistan (1947)
Pakistan (1947 üyelikten çıkışı: 1972 geri dönüşü: 1989)
Sri Lanka (1948)
Malezya (1957)
Singapur (1965)
Bangladeş (1972)
Maldivler (1982)
Brunei (1984)

Avustralya ve Okyanusya


Avustralya (1931)
Yeni Zelanda (1931)
Samoa (1970)
Tonga (1970)
Fiji (1970; 1987-1997 arasında topluluk dışında yer almıştır)
Papua Yeni Gine (1975)
Solomon Adaları (1978)
Vanuatu (1980)
Tuvalu (1978)
Kiribati (1979)
Nauru (1999)

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1109
favori
like
share
MARDINLI1986 Tarih: 05.10.2008 04:24
İngiliz Uluslar Topluluğu

İngiliz Uluslar Topluluğu, daha önce İngiliz İmparatorluğu'na bağlı ulusların kurduğu birliktir. İngiliz Uluslar Topluluğu üyelerinin çoğu günümüzde özerk yönetimleri olan, özgür ve bağımsız ülkelerdir. 49 üyesi olan toplulukta, Büyük Okyanus'taki Nauru ve Tuvalu adalarının sınırlı üyelikleri vardır.
İngiliz Uluslar Topluluğu üyesi ülkelerin ekonomik gelişmişlik düzeyleri farklıdır. İn*giltere tam anlamıyla sanayileşmiş bir ülkedir. Kanada, Avustralya ve daha sınırlı düzeyde olmak üzere, Yeni Zelanda'da sanayi oldukça gelişkindir; ama bu ülkelerin ekonomilerinde tarım hâlâ önemli bir yer tutar. Bu dört ülke topluluğun zengin üyeleridir; öbür üyeler geçmişte İngiliz sömürgesi olmalarının da etkisiyle yoksul ve azgelişmiştir; ekonomileri temel olarak tarım ve madenciliğe dayanır.

Gelişimi
İngiliz Uluslar Topluluğu'nun kuruluşu 400 yıl kadar önce Kuzey Amerika'daki ilk İngiliz yerleşimleriyle başlar. Bu olay, aynı zamanda 19. yüzyılda ve 20. yüzyılın başlarında en parlak dönemini yaşayan İngiliz İmparatorluğu'nun da başlangıcıdır.
17. yüzyıl boyunca İngiltere'den Ameri*ka'ya çok sayıda insan göç etti. Buradaki yeni yerleşim yerleri ya da koloniler giderek büyü*dü ve kalabalıklaştı. 18. yüzyılın son çeyreği*ne gelindiğinde Amerika'da, İngiltere'nin yö*netiminden çıkmak isteyen İngiliz kolonileri ayaklandı ve 1783'te bağımsızlığını kazandı.
17.ve 18. yüzyıllarda İngiltere, Karayib Denizi'nde Barbados (1625) ve Jamaika (1655) gibi birçok Batı Hint adasını da ele geçirmişti. Buralara yerleşenler şekerkamışı yetiştirmeye başladı. Şekerkamışı üretimi kö*le ticaretini körükledi. Binlerce Afrikalı yurt*larından koparıldı, köle olarak plantasyonlar*da (büyük çiftlikler) çalıştırılmak üzere çok kötü koşullarda Batı Hint Adaları ile Kuzey ve Güney Amerika'ya götürüldü. İngiliz İmparatorluğu'nda köleliğin kaldırılması ancak 1833'te gerçekleştirilebildi.
18.Yüzyıl boyunca girdiği savaşlarda Hol*landa, İspanya ve Fransa'yı yenen İngiltere, bu devletlerin bazı sömürgelerini de ele geçir*di. Örneğin, 1759'da Fransızlardan Quebec'i alarak Kanada'yı elde etti.
Hindistan'la ticaret 1600'de başladı ve ilk koloni 1662'de Bombay'da kuruldu. 1818'e gelindiğinde Hindistan'ın yarısı İngiltere'nin, öbür yarısı ise gene İngiliz desteğindeki Hintli prenslerin yönetimine girmişti.
Napolyon'un 1815 Waterloo yenilgisi İngil*tere'nin gücünü artırdı. Fransızlar bazı Batı
Hint Adaları'nı, Akdeniz'deki Malta'yı, Mauritius ve Seyşel Adaları'nı da İngilizlere bıraktılar. Fransa ile ittifak kurmuş olan Hollanda da Seylan'ı (bugün Sri Lanka) ve Afrika'da Ümit Burnu dolayındaki Kap Kolonisi'ni İngiltere'ye vermek zorunda kaldı.
İngilizler ayrıca Avustralya ve Yeni Zelan*da'yı da sömürgeleştirdiler. Avustralya, önce*leri, suçluların gönderildiği bir sürgün yeri olarak kullanıldı. Ceza süresi dolan ve yerleş*melerine izin verilen kadın ve erkek mahkûm*lar daha sonra özgür göçmenlerle karıştılar. Avrupalıların bölgeye gelmesi, Tasmanya'daki Yerlilerin yok olmasına yol açtı. Yeni Zelanda'nın Maorileri ise haklarını korumak için çetin bir mücadele verdiler ve 1850'ye kadar beyazlara karşı direndiler.
İngiltere son olarak Afrika'da büyük sö*mürgeler ele geçirdi. Avrupalılar, Afrika'nın kıyı bölgelerini yüzyıllardır biliyordu; ama Afrika krallıklarının gücü iç kesimlere girme*lerini engellemişti. 19. yüzyılın ortalarında Afrika, Avrupalı işgalcilere karşı daha fazla direnemedi ve Berlin'de 1844'te yapılan kon*feransta Avrupa'nın güçlü devletleri kıtayı aralarında bölüştü.
19. yüzyılın sonunda dünyanın en uzak bölgelerini içine alan İngiliz İmparatorluğu kuruluşunu tamamlamıştı. Avustralya, Yeni Zelanda ve Güney Afrika'da İngiliz göçmen*lerin yerleştiği koloniler ile Hindistan ve Afrika krallıkları gibi sömürgeleri ele geçir*miş, birliklerine üsler ve gemilerine limanlar sağlayan Cebelitarık, Aden, Singapur gibi dünyanın dört bir yanında "kale" koloniler kurarak güçlü bir imparatorluk olmuştu.
Beyazların yerleştiği kolonilerde kendi yö*netimlerini kurma istemleri ilk olarak Kanada'da başladı. Burada, kararların İngiliz hü*kümetince atanmış görevliler yerine, halkın seçtiği bakanlarca verilmesini öngören bir özyönetim sistemi kabul edildi. Bakanlar ülkenin içişlerinde kendi meclislerine karşı sorumluydular. Ama dış ilişkiler ve savunma*ya ilişkin kararlar İngiliz yönetimince alını*yordu. 1847'de bu uygulama Kanada'nın yanı sıra Avustralya kolonileri ile Yeni Zelanda'da da yaygınlaştı. 1910'da ise Kap, Natal, Transvaal ve Oranj Bağımsız Devleti'nden oluşan Güney Afrika Birliği kuruldu.
İngiltere ve yarı bağımlı koloniler, ticaret ve savunma konularını, ilki 1887'de toplanan Koloni Konferansları'nda tartışırlardı. 1907' deki toplantıda bu kolonilere "dominyon" denmesi ve konferansın adının da "İmpara*torluk Konferansı" olarak değiştirilmesi ka*rarlaştırıldı.
Dış ilişkiler söz konusu olduğunda domin*yonlar imparatorluğun bir parçası sayılıyordu. Örneğin, 1914'te İngiltere'nin Almanya'ya savaş açma kararı, tüm dominyonlarını ve sömürgelerini de bağladı. Savaştan sonra ise bütün dominyonlar, bağımsız ülkeler olarak barış antlaşmalarını ayrıca imzaladı ve Millet*ler Cemiyeti'ne İngiltere ile eşit konumda üye oldular. 1931'de Westminster Tüzüğü ile İn*giltere'nin dominyonlar üzerindeki son dene*timi de kalktı ve bunların her biri İngiliz Uluslar Topluluğu'nun bağımsız üyeleri oldu.
İngiliz Uluslar Topluluğu üyesi ülkeler, iki dünya savaşı arasında, özellikle de ekonomik bunalım yıllarında ekonomik işbirliğine girdi*ler ve kendi sınırları içinde başka ülkelerin malları yerine, öteki topluluk üyelerinin ürünlerinin satılmasına öncelik tanıdılar. İn*giltere, öteki üyelerden besin ve hammadde satın almayı, karşılığında da sanayi malları satmayı sürdürdü. 1932'de Kanada'nın Ottawa kentinde bir araya gelen topluluk üyeleri*nin temsilcileri, aralarında uygulayacakları yeni ticaret kurallarını oluşturdular. İmpara*torluk ayrıcalığı denen bu sisteme göre İngil*tere, topluluk üyesi ülkelerden aldığı mallara, başka ülkelerin mallarına uyguladığından da*ha düşük bir gümrük vergisi uygulayacaktı. Öbür topluluk üyeleri de aynı ayrıcalığı İngil*tere'nin sanayi ürünlerine tanıyacaktı. Ne var ki, dominyonlar da kendi sanayilerini kurma*ya yöneldikleri için, bu uygulama tam anla*mıyla başarılı olamadı.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra Hindistan'da yükselen bağımsızlık mücadelesi sonucu İngi*lizler Hindistan'ı terk etmek zorunda kaldılar. Daha sonra Müslümanlar ile Budacılar ara*sındaki anlaşmazlık nedeniyle Hindistan ikiye ayrıldı. Böylece 1947'de Hindistan ve Pakis*tan olmak üzere iki bağımsız ülke kuruldu.
II. Dünya Savaşı ve ardından 1945'te kuru*lan Birleşmiş Milletler, bağımsızlık düşüncesi*nin yaygınlaşmasını destekledi. Seylan ve Bir*manya 1948'de bağımsızlıklarını kazandılar. Birmanya, İngiliz Uluslar Topluluğu'na katıl*madı, ama Pakistan, Hindistan ve Seylan topluluk içinde kalmayı seçtiler. 1949'da Hin*distan, İngiltere Kralı VI. George yerine, kendi önderlerinden birinin devlet başkanı olmasını istedi. Bu sorun, bir ülkenin toplu*luk içinde kalabilmesi için, İngiltere'yi İngiliz Uluslar Topluluğu'nun başı olarak kabul et*mesinin yeterli sayılmasıyla çözüldü.
Hindistan'dan sonra başka ülkeler de ba*ğımsızlıklarını kazandı ve birçoğu İngiliz Uluslar Topluluğu'na katıldı. Gana (daha önce Altın Kıyısı) 1957'de bağımsız oldu. Bu tarihe kadar bütün tropik Afrika'da yalnızca Liberya ve Etiyopya bağımsız ülkelerdi. Bunu izleyen 10 yılda Afrika'daki ve dünyanın başka bölgelerindeki İngiliz sömürgeleri birer birer özgürlüklerine kavuştu. Artık İngiliz İmparatorluğu'nun egemenliği son bulmuştu. İngiltere'den kopan ülkelerden bir bölümü (örneğin Kenya ve Kıbrıs) topluluk üyesi olurken, İrlanda (Eire) ve Sudan gibi bazı ülkeler de dışında kalmayı seçti.
1961'de Güney Afrika, uyguladığı ırk ayrı*mı (apartheid) politikasına üye ülkelerin karşı çıkması nedeniyle, İngiliz Uluslar Topluluğu'ndan ayrıldı. Pakistan da 1972'de bağım*sızlığını ilan eden Bangladeş'in (daha önce Doğu Pakistan) üye ülkelerce tanınması üze*rine topluluktan çekildi. Bangladeş topluluk üyesi oldu.

Yapısı
İngiliz Uluslar Topluluğu gönüllü birliğe da*yalı bir örgüttür. Birleşmiş Milletler’den fark*lı olarak, topluluğun bir anayasası yani kural*ları ve tanımlanmış bir amacı yoktur. Resmi bir dostluk antlaşması üzerine kurulmuş da değildir. Üyeler topluluktan ayrılmakta ve kendi siyasetlerini izlemekte özgürdür. Her birinin kendi dış politikası vardır. Örneğin, topluluğun bazı üyeleri ABD ile askeri antlaş*malar yapmıştır. Buna karşılık Afrika ve Asya'daki birçok üye bağlantısız olmayı seç*miştir.
Topluluğun tam üyeleri birbirleriyle eşit konumdadır. İngiltere'nin sözleşmeden do*ğan ayrıcalıklı bir durumu ya da gücü yoktur. 1946'da İngiliz Uluslar Topluluğu'nun resmi adı Uluslar Topluluğu olarak değiştirilmiştir. Ama gene de İngiltere, birçok açıdan en etkili üyedir ve bazı topluluk üyeleri İngiltere'yi "ana ülke" olarak kabul eder. Bütün üyeleri bağlayıcı bir politikanın bulunmamasına kar*şın, üye ülkelerin hükümetleri pek çok konu*da birbirlerine danışır.
İngiltere kraliçesi topluluğu bir arada tutan tek resmi bağdır. Bütün üye ülkelerce bu topluluğun başkanı olarak tanınır. Aynı za*manda aralarında Avustralya, Barbados, Ka*nada, Fiji, Jamaika, Mauritius ve Yeni Zelan*da'nın bulunduğu 18 üye ülkenin devlet baş*kanıdır. Kraliçe bu ülkelerde, ülke hükümeti*nin önerisiyle atanan genel valilerce temsil edilir. Genel vali ülke bakanlarının önerileri*ne uygun davranır ve İngiliz hükümetinden bağımsızdır. Öbür üye ülkeler İngiltere krali*çesini topluluğun başı olarak kabul eder, ama her ülkenin kendi devlet başkanı vardır. Örneğin Lesotho, Svaziland, Brunei, Tonga gibi bazı ülkelerin kendi kralları vardır. Bazı*larında ise seçimle gelen cumhurbaşkanları bulunur.

İşleyişi
Her iki yılda bir üye devletlerin hükümet başkanlarının katılımıyla, Uluslar Topluluğu Başkanlar Konferansı toplanır. Topluluğa tam üye olan ülkeler, bu konferansa önde gelen bakanlarından birini, genellikle de baş*bakanlarını gönderir. Her toplantı değişik bir başkentte yapılır. Toplantılarda resmi bir gündem ya da görüşülecek konular listesi yoktur. Toplantılar kapalı yapılır. Üye ülkele*rin içişleri ve aralarındaki anlaşmazlıklar, eğer taraf ülkelerin onayı yoksa tartışılamaz. Konferansın en önemli yanı, ulusların önder*lerinin bir araya gelmesine olanak sağlama*sıdır.
Topluluk sekreteryası, bakanların ve başka üst düzey görevlilerin katılacağı toplantılar düzenler, bilgi ve istatistikleri derler; ayrıca gerektiğinde hükümetlere yardımcı olacak teknik uzmanları da vardır. Sekreteryanın en üst yetkilisi genel sekreterdir.
Üye ülkelerin maliye bakanları da yılda bir kez toplanır. Ayrıca eğitim, sağlık, hukuk ve bilimsel konularda konferanslar düzenlenir. Topluluğun ortak bir savunma politikası yoktur, ama savunmaya ilişkin birçok konuda üye ülkeler işbirliği yapar.
Konferansların yanı sıra üye ülkeler arasın*da eğitim, tıp, hukuk, bilimsel araştırma, iletişim ve savunma alanlarında yakın ve sürekli bir işbirliği vardır.
Üye ülkelerin çoğunda İngiliz hukuku te*mel alınmıştır. Ama bu her üye için geçerli değildir. Örneğin Mauritius ve Kanada'nın Ouebec eyaleti yasaları, Fransız hukukuna dayalıdır. Topluluk üyesi her ülke, yurttaşlık ve uyrukluk konusunu kendi yasalarına göre belirler. Genel olarak topluluk üyesi ülkelerin yurttaşları, topluluk dışından gelenlere göre ayrıcalıklıdır. Üye ülkelerin çoğunun göç*menliği sınırlayan yasaları vardır. Topluluk ülkeleri yurttaşları öteki üye ülkelere özgürce gidebilirler; ama izinsiz yerleşemezler.

Ekonomik Bağlar
İngiltere eskiden koloni ve sömürgelerinden temel hammaddeleri çok ucuza sağlayabili*yordu. Gana'nın kakaosu, Jamaika'nın şekeri, Uganda'nın kahvesi ve Kanada'nın buğdayı örnek olarak verilebilir. Bu ülkelerin bir bölümü için bağımsızlıktan sonra ekonominin tek bir tarımsal ürüne bağımlılığını kırmak zor oldu. Yeni sanayiler kurarken, fabrika*lar için gerekli makineler ve akaryakıt gibi maddeleri dışarıdan almak zorunda kaldı*lar.
İngiltere, Avrupa Ekonomik Topluluğu'na üye olunca dış ticaretini daha çok Avrupa'yla yapmaya başladı ve Uluslar Topluluğu ile eski ticari ilişkileri azaldı. Avustralya ise Japonya ve ABD ile ticaretini geliştirdi. Bununla birlikte topluluk üyeleri arasındaki ticaret bugün de önemini korumaktadır.

İngiliz Uluslar Topluluğu





I: İngiltere
A: Avustralya
Y.Z.: Yeni Zelanda

yönetimindeki toprakları ya da kolonileri göstermektedir.
* 1988