Doğum Gelenekleri
Doğumun kırkıncı gününde doğum yapan kadın, hamama götürülür ve hamamda yemekler yenir, eğlenceler yapılır.Buna “lohusa veya nefse (nefsa) hamamı” denir.

Sünnet Gelenekleri
Sünnet gününde mevlit okutulur, Çocuk için sünnet yatağı süslenir.

Evlenme Gelenekleri
Geçmiş dönemlerde evlilikler, doğal olarak görücü usulüyle yapılmaktaydı. Askerden dönen delikanlı “kabı kacağı” birbirine çalıyor, sinirli davranıyorsa, artık onu baş göz etmenin zamanı gelmiştir. Örtüsünü giyen ana, yanına birkaç yakınını da alarak; ya tarif üzerine ya da sorup soruşturarak kız aramaya başlar. Gördüğü kızı öperken; onun yanaklarını okşayıp yüzünde boya olup olmadığını kontrol eder. Görücüye çıkan kız da, üst üste zubunlar (zıbın) giyerek, vücuduna dolgun görüntüsü vermeğe çalışır ve kahve sunarken, yüzünü mangal ateşine tutarak, yanaklarının kızarmasını sağlar.

Kilis ve yöresinde düğün giderleri oldukça ağırdır. Kız kalını (başlık bedeli; para yada altın) yüksektir. Para nedeniyle bekar kalanlara, geç evlenenlere sık rastlanır.

Askerlik - Gurbetlik
Askere gidecek genç için o gün davul zurna eşliğinde eğlenceli törenler yapılır. Ayrılma zamanı geldiğinde asker adayları “Yoh ,yoh’lar” söylenerek uğurlanır.

Gurbete gidenler için bir tören düzenlenmez. Kişi / kişiler genellikle iş bulmak için istemeyerek yöresini terk eder ve yakınlarıyla helalleşerek ayrılır.

Bayramlar - Törenler - Seyirlik Oyunlar
Gelin Gok /Çömçegelin Oyunu (Bu oyundan sonra Yağmur Duası yapılır): Ağaç parçası üzerine bir gelin şekli yapılır.Bu ağaç parçası iki adam tarafından “Gelin Gok! Gelin Gok!Gelin Gok!” diyerek ev ev / mezra mezra / köy köy bağıra bağıra gezdirilir.

Evlerde oğlak, bulgur, un, yağ, şeker…gibi yiyecek maddeleri toplanır. Vermeyen evin damının çörtenini çeker kuyuya atarlar.

Toplanan yiyecek maddeleri ile köy meydanında ya da köye yakın bir çayırlık bir yerde yemekler pişirilir, birlikte yenerek dualar edilir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 5496
favori
like
share
melankoli Tarih: 11.10.2010 03:04

Şobaş Geleneği

Bugün bile Kilis ve çoğunlukla köylerinde görülen şobaş, sosyal dayanışmanın en güzel örneklerinden biridir. Düğünün son günü öğle yemeğinden önce yapılır. Düğüne katılanlar, belli bir düzen içinde büyük bir alanda toplanırlar. İlk şobaş olacak kişi en başa, birinci sıraya oturur. Bu kişi, genellikle damadın en yakın bir büyüğü veya yörenin en saygın kişisidir. Daha sonrakilerin ilk şobaşçıdan daha yüklü bir para vermesi ayıp kabul edilir ve görgüsüzlüktür. Abdal (davulcu, zurnacı, köçek) şobaş olacak kişinin önünde durarak adını söyler ve "şobaş!" diye bağırır. Aldığı parayı herkese gösterip, yüksek sesle miktarı belirtir ve yazıcı heyetine teslim eder. Düğüne katılan ve "yük"ü olan herkes şobaş olur. Toplanan bu paralar düğün sahibinin masrafları için harcanır.

İkindi vakti davul, zurnalarla gelin getirilir.

melankoli Tarih: 11.10.2010 03:03

Kız İsteme Geleneği

Eski dönemlerde evlilikler, doğal olarak görücü usulüyle yapılmaktaydı. Askerden dönen delikanlı kabı kacağı birbirine çalıyor, sinirli davranıyorsa ana baba anlar ki artık onu baş göz etmenin zamanı gelmiştir.

Örtüsünü giyen ana, yanına birkaç yakınını da alarak; ya tarif üzerine ya da sorup soruşturarak kız aramaya başlar. Gördüğü kızı öperken; onun yanaklarını okşayıp, yüzünde boya olup olmadığını kontrol eder.

Görücüye çıkan kız, üst üste zubunlar giyerek, vücuduna dolgun görüntüsü vermeğe çalışır. Kahve sunarken, yüzünü mangal ateşine tutarak, yanaklarının kızarmasını sağlar. Kız anası, kızının; oğlan anası, oğlunun meziyetlerini sayar. Durumu anlatan oğlan anası, uygun bir gecede yakın akrabalarıyla kız evine gider kız Allah'ın emri ve Peygamber'in kavliyle istenir. Karşı taraf bu teklifi kabul etse bile hemen "he" demez. Bütün yakın akrabalarını sayarak, onlardan izin alacağını açıklar ve mühlet ister. "Kız evinin naz evi" olduğunu bilen karşı taraf bu mazereti uygun görür ve haber beklemeye başlar. Hemen "he" demenin hafiflik olduğunu erkek tarafı da bildiğinden zaten o gece olumlu bir cevap alamayacağını da bilmektedir.

Belli bir süre sonra oğlan evine bir ulakla sonuç bildirilir. Müjdeci denilen bu kişiyi bahşişle ödüllendirmek geleneklerimizdendir. Kız resmen istendikten sonra "teşekkür"e gidilir. Künefe (kadayıf) tatlı ve mevsimine göre meyveler götürülür. Göz değmesin diye de "üzerlik" yakılır. Kalın (başlık parası) kesilir, alacaklar belirtilir.

Teşekkürden sonra kız evine ilk önce bir top hassa bezi gönderilir. Kız, çeyizine başlar.