Bitmeyen Veda – 2

Ekrem evine hüzünlerini de yanına alarak dönmüştü.
Yalnızdı yapayalnızdı. Sevdiği kadın Serap son anda ona kötü bir sürpriz hazırlamıştı. Ardında ne bir iz, ne de bir ümit bırakarak gitmişti, meçhule doğru.
Nedendi bu gidiş?
Serap’ın ona söyleyemediği, kalmak isterken gitmek zorunda kaldığı sebep neydi?
Kafasında cevabı bulunamayan bu sorular onu derin düşüncelere ve bitmez hüzünlere sürüklüyordu.
--Arasam mı acaba? Diye düşündü Ekrem.
Cesareti yoktu. Eli telefona gidip gidip geliyordu. Ne diyecekti? Sonuçta elindeki tek numara bir ev telefonuna aitti. Karşısına Serap yerine başkası çıkarsa ne diyecekti? Kadın evliydi ve tek bildiği de buydu zaten. Ekrem de evliydi ama en azından eşinden ayrı yaşıyordu. Oysa ki, Serap mutsuz bir evliliği yürütmeye çalışmaktaydı. Bitirmek istemesine rağmen eşinin baskıları altında ezilmekteydi. Çaresiz içinde bir dramı yaşıyordu.
Ekrem bir şeyler yapmalıydı ama ne?
Özlemi gün geçtikçe büyüyor ama Serap’tan tek haber alamıyordu.
‘’Ne senden geçerim, ne meyhaneden,
Gönlümün farkı yok, bir viraneden…’’
Ekrem diline doladığı bu şarkıyı mırıldanıyordu sürekli. Hüzün ve özlemine dayanamayıp içkiye başlamıştı. Sabahlara kadar içiyordu. Durmaksızın. Ancak, hayaller içinde sızıp kalınca sıyrılabiliyordu düşüncelerinden.
Acaba Serap onu düşünüyor muydu?
Aynı acıları o da çekiyor muydu?
Sabahlar olmasın istiyordu. Zaman içinde sağlığı da bozulmaya başladı. Aşırı alkol ve dayanılmaz hüzünlerin sağlığını bozmasını hiç umursamıyordu. Hayattan umudunu kesmişçesine sadece o ânı yaşıyor ve artık bu işkencenin son bulmasını bekliyordu.
Onu hayata bağlayan Serap’tı. Sanki adının gizemiyle bir hayal gibi hayatına girmiş ve sonra da apansızın çıkıp gidivermişti. Buhar olmuştu adeta…
‘’ Ben küskünüm feleğe, düştüm bitmez çileye ‘’
Bu küskün şarkıyı dinliyordu Ekrem. Masasında Serap’ın gülümseyen resmi. Yine bir meyhanede sabahlarken fondan bu şarkı yükseliyordu…
‘’Nerelere gideyim, kara bahtım gülmeye?..’’
Vitrinden dışarıya baktı. İşe yetişmek için koşuşturanları gördü. Herkesin gideceği bir yer vardı.
Ya kendisi..?
Nereye gidecekti?
Sallana sallana kalktı. Otogara gitmek için yürümeye başladı.
Serap’ı uğurladığı, onu son kez öptüğü yeri özlemişti,
Dudaklarında o şarkı.
‘’Ne senden geçerim, ne meyhaneden…’’

Devam Edecek...

Ayfer Yaba
12.07.2008
Saat: 18.05
İstanbul

Ayfer Gönay Ayfer Gönay
Üyenin Yeni Konuları Ayfer Gönay Şiir Dünyası
Üyenin Populer Konuları Ayfer Gönay Şiir Dünyası
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 396
favori
like
share
Ayfer Gönay Tarih: 20.10.2008 01:42
Bitmeyen Veda – 2

Ekrem evine hüzünlerini de yanına alarak dönmüştü.
Yalnızdı yapayalnızdı. Sevdiği kadın Serap son anda ona kötü bir sürpriz hazırlamıştı. Ardında ne bir iz, ne de bir ümit bırakarak gitmişti, meçhule doğru.
Nedendi bu gidiş?
Serap’ın ona söyleyemediği, kalmak isterken gitmek zorunda kaldığı sebep neydi?
Kafasında cevabı bulunamayan bu sorular onu derin düşüncelere ve bitmez hüzünlere sürüklüyordu.
--Arasam mı acaba? Diye düşündü Ekrem.
Cesareti yoktu. Eli telefona gidip gidip geliyordu. Ne diyecekti? Sonuçta elindeki tek numara bir ev telefonuna aitti. Karşısına Serap yerine başkası çıkarsa ne diyecekti? Kadın evliydi ve tek bildiği de buydu zaten. Ekrem de evliydi ama en azından eşinden ayrı yaşıyordu. Oysa ki, Serap mutsuz bir evliliği yürütmeye çalışmaktaydı. Bitirmek istemesine rağmen eşinin baskıları altında ezilmekteydi. Çaresiz içinde bir dramı yaşıyordu.
Ekrem bir şeyler yapmalıydı ama ne?
Özlemi gün geçtikçe büyüyor ama Serap’tan tek haber alamıyordu.
‘’Ne senden geçerim, ne meyhaneden,
Gönlümün farkı yok, bir viraneden…’’
Ekrem diline doladığı bu şarkıyı mırıldanıyordu sürekli. Hüzün ve özlemine dayanamayıp içkiye başlamıştı. Sabahlara kadar içiyordu. Durmaksızın. Ancak, hayaller içinde sızıp kalınca sıyrılabiliyordu düşüncelerinden.
Acaba Serap onu düşünüyor muydu?
Aynı acıları o da çekiyor muydu?
Sabahlar olmasın istiyordu. Zaman içinde sağlığı da bozulmaya başladı. Aşırı alkol ve dayanılmaz hüzünlerin sağlığını bozmasını hiç umursamıyordu. Hayattan umudunu kesmişçesine sadece o ânı yaşıyor ve artık bu işkencenin son bulmasını bekliyordu.
Onu hayata bağlayan Serap’tı. Sanki adının gizemiyle bir hayal gibi hayatına girmiş ve sonra da apansızın çıkıp gidivermişti. Buhar olmuştu adeta…
‘’ Ben küskünüm feleğe, düştüm bitmez çileye ‘’
Bu küskün şarkıyı dinliyordu Ekrem. Masasında Serap’ın gülümseyen resmi. Yine bir meyhanede sabahlarken fondan bu şarkı yükseliyordu…
‘’Nerelere gideyim, kara bahtım gülmeye?..’’
Vitrinden dışarıya baktı. İşe yetişmek için koşuşturanları gördü. Herkesin gideceği bir yer vardı.
Ya kendisi..?
Nereye gidecekti?
Sallana sallana kalktı. Otogara gitmek için yürümeye başladı.
Serap’ı uğurladığı, onu son kez öptüğü yeri özlemişti,
Dudaklarında o şarkı.
‘’Ne senden geçerim, ne meyhaneden…’’

Devam Edecek...

Ayfer Yaba
12.07.2008
Saat: 18.05
İstanbul
MiSS-FENER Tarih: 09.10.2008 22:29
Bu veda, bu vedanın hüznü hiç ama hiç bitmeyecekti...

Veda Elveda..Zor Söylenen Kimileri İçin Kolay Cümle
Emeğinize Yüreğinize Sağlık..
Sylar Tarih: 09.10.2008 21:12
Vedalar bitmez sanılıyor. Ama bitmeyen birşey yok ömürde...

Yazmak güzel bir şey. Özellikle emek ister.
KaRaKıZ Tarih: 09.10.2008 14:35
tişkler abla saol yüreğine sağlık