GEBELİKTE VÜCUT BAKIMI


Dökülen saçlar, kuruyan bir cilt, sürekli yorgun bakan gözler... Hamilelikte güzellik sorunları ve çözümleri...

Bu günlerde cildiniz sürekli parlıyor olabilir. Ancak bu mutluluktan mı, yoksa cildinizin yağ salgısından mı kaynaklanıyor? Genişleyen bedeninizin yanısıra, muhtemelen cildinizin, saçınızın hatta tırnaklarınızın görünüşünde bile bir takım farklılıklar görmeye başlamışsınızdır. Hormonların harekete geçmesi ve hamilelikle gelen kilo alımı bu bölgelerde değişimlere neden olur ve bu değişimler şimdiye kadar uyguladığınız kendinize özel bakımları bir tarafa bırakıp yenilerini bulmanızı gerektirecektir.

Cildiniz her zamankinden daha yağlı ya da daha kuru, saçlarınız her zamankinden daha düz veya elektrikli, tırnaklarınız da daha çok kırılıyor olsa bile hamileliğin son aylarında güzel görünmeniz mümkün. Öncelikle bu değişikliklerin çoğunun geçici olduğunu söyleyelim. Bebek doğduktan sonra vücudunuz eski haline dönmeye başlayacaktır.

Ciltte meydana gelen değişimler bazı hamilelerde çok yoğun ve belirgin olur. Bazı hamilelerin cildinde kuruma ve çatlamalar oluşurken, bazılarında ergenlik sivilcelerine benzeyen sivilceler çıkar. Eğer sivilce problemi yaşıyorsanız doktorunuzun önereceği bir antibiyotik krem kullanabilirsiniz. Sorununuz devam ediyorsa ve ağızdan antibiyotik almanız gerekiyorsa, bunu bebeğinizin doğumundan ve emzirilmesinin sona ermesinden sonra yapmalısınız.

Bir çok kadın hamileliği sırasında cildinin kuruluğundan şikayet eder. Yüzü sürekli nemli tutmak iyi bir çözüm olabilir. Boyun aşağısı için ise vitaminli vücut losyonlarını sık sık kullanabilirsiniz.

Bazı hamile hanımlar melesma çıkarabilirler, (buna hamilelik maskesi de denir). Melesma, genelde yanaklarda, dudak kenarlarında ve alın bölgesinde farklı renklerde lekelerin oluşmasıdır ve uzmanlar bu lekelere östrojen hormonu ile ultraviole ışınlarının neden olduğu konusunda hemfikirdirler. Bu sorunu önlemek için hamileliğiniz boyunca hava şartları ne olursa olsun dışarı çıkarken SPF 30 korumalı güneş kremleri kullanmalısınız. Uzmanlar, hamilelik ve emzirme süresince özellikle kimyasal madde içermeyen koruma kremlerini önermektedirler. Eğer melesma olmuşsanız koruma faktörlü kremler çoğalmasını önleyecektir. Ancak endişelenmenize gerek yok, çünkü bu lekeler doğumdan hemen sonra kaybolacaktır. Bu yüzden bu dönemi fondöten veya kapatıcılarla lekelerinizi kamufle ederek de geçirebilirsiniz.

Çatlaklar birçok hamile kadının karşılaştığı ve önleyemediği bir sorundur. Uzmanlara göre, çatlaklar ırsidir ve derinin çok içerisinde oluştuklarından çatlak önleyici kremler istenilen sonuçları veremeyecektir. Doğum sonrasında çatlak eğer hala pembe ise doktorun vereceği bazı ilaçlar belki yararlı olabilir, ancak kahverengimsi ya da beyazımsı bir renk aldıklarında maalesef yok etmek imkansızlaşıyor. Lazer teknolojisi bu konuda çok ilerlemeler kaydetmiş olsa da çatlakların tamamen ortadan kaldırmak için henüz yeteri kadar iyi bir yöntem değil. Göbekten aşağı doğru inen kahverengi çizgi ise doğumdan sonra kendiliğinden kaybolacaktır.

Varis Damarları, kan akışındaki artış nedeniyle damarlara yapılan ek basınç ve şişmeler sonucunda oluşur, ve hemen her hamile kadının şikayetçi olduğu bir durumdur. Varis çorapları giymek bu damarların şişmesini engeller. Bu rahatsız edici şişmeleri azaltmak için fırsat buldukça ayakları yukarı kaldırmak ve bir süre bu pozisyonda asılı tutmak iyi gelecektir.

Hamilelikte tırnaklar genelde daha çabuk uzar ancak bazı hamile hanımlar tırnaklarının çabuk kırıldığından şikayet ederler. Tırnaklarınızın doğumdan sonra eski haline döneceğinden emin olabilirsiniz, tabii bu arada yoğun nemlendiriciler kullanmak da faydalı olacaktır.

Artan hormon dengelerine bağlı olarak pek çok hanım hamilelikte saçlarının daha sağlıklı olduğunu söyler. Ancak maalesef, bu dengeler doğumdan sonra düştüğünden genelde doğum sonrası hanımlar yoğun bir saç dökülmesi yaşarlar. Buna rağmen genelde dökülen saç oranı, hamilelikte çıkan saç oranıyla doğru orantılı olduğundan aslında bir kaybınız olmadığını düşünmek yanlış olmaz. Bu durum kalıcı olmasa da sinir bozucu olabilir. Belki bu dönem için saçlarınızı kestirmeyi düşünmelisiniz böylece işiniz kolaylaşacaktır.

Makyajla Güzelleşin. Eğer hamilelik sırasında yüzü ışıl ışıl parlayan, güzelleşen birkaç şanslı kadından biri değilseniz makyaj kesinlikle işinize yarayacaktır. Bunun için iyi bir nemlendirici başta olmak üzere cildi kurutan toz pudralar yerine nemlendircili fondöten, rimel ve dudak parlatıcısı işinizi görecektir.

Bebeğiniz dünyaya geldikten sonra kendinize ayıracağınız zamanın azalacağından endişe etmemelisiniz. Bu dönemde hafif renkli bir nemlendirici ve bir rimel yeterli olacaktır. Özellikle hafif bir fondöten hem yüzünüzdeki yorgunluğu kapatacak, hem de kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır. Daha sonra hafif bir rimel ve parlatıcı ruj ile çok iyi bir görünüme kavuşabilirsiniz.

Vaktinizi artık çok değerli olacağından makyaj işini bir kaç kısa adımda halledecek bir formül geliştirmelisiniz. Önce nemlendiricinizi, sonra da göz altı kapatıcısını ya da fondöteninizi sürün. Uykularınız düzensiz olabileceği için özellikle göz altı kapatıcısına çok ihtiyacınız olabilir. Sonra da yüzünüzde beğendiğiniz çizgileri maskara göz kalemi allık ve ruj ile belirginleştirin. Kullanacağınız makyaj malzemesini mümkün olduğunca azaltmak size zaman kazandıracaktır. Yine de arada bir yüz bakımı, manikür ve pediküre vakit ayırarak kendinizi şımartmayı da ihmal etmeyin. Ara sıra eşinizden size masaj yapmasını isteyin. Bu kadarını hakkediyorsunuz, ne de olsa. Çok yakında bebeğiniz hayatınızı ele geçirecek ve bütün bunlar için vakit ayırmanız daha da zor olacak.

Egzersiz şekilleri

Hamilelik sırasında yapacağınız hafif egzersizler hem kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacak, hem de enerjinizi artıracaktır. Ancak herhangi bir spor aktivitesine başlamadan doktorunuza danışmayı unutmamalısınız.

Sakıncalı Spor Aktiviteleri: Vücudunuzdaki hormon artışı eklem yerlerinizin daha serbest hareket etmesine neden olur, ve bu da sakatlanma riskini arttırır. Bu yüzden tenis ve aerobik gibi zıplama gerektiren sporlardan kaçınmalısınız. Bunun yanısıra büyüyen göbeğiniz vücudunuzun ağırlık merkezini değiştireceği için dengenizi rahatlıkla kaybetmeniz de mümkündür. Kayak, rüzgar sörfü, bisiklet gibi kolay düşebileceğiniz sporlardan uzak durmalısınız.

Deneyebileceğiniz Spor Aktiviteleri: Yürüyüş hemen her hamile bayan için çok iyidir. Yüzme, hem fazla kilolarınızın ağırlığını size çok hissettirmeyeceği için, hem de suyun kaldırma kuvveti sizi rahatlatacağı için iyi bir seçenek olabilir.

Yoga ve bazı kolay gerinme hareketleri vücudunuzun esnek kalmasına yardımcı olur. 1 kg'a kadar olan el ağırlıkları ile yapacağınız kol egzersizleri de bedeninizin üst kısmını güçlendirecektir.

Vücudunuz su kaybedeceği için egzersizlerden önce, egzersizler sırasında ve sonrasında bol bol su içmelisiniz. Herhangi bir sancı, vajinal kanama, vajinal akıntı, baş dönmesi veya nefes darlığı çekiyorsanız derhal yaptığınız sporu kesin ve doktorunuzla görüşün.

Saç Bakımı

Östrojen ve diğer hormonların yaptığı etkinin dışında, hamilelik sırasında kullandığınız vitaminler ve özenli beslenme sonucu saçlarınız bu dönemde daha canlanır ve güçlenir. Ancak bebek doğduktan sonra, hormonlarınız eski seviyelerine indikçe hamilelik sırasında çıkan saçlar da dökülecektir. Tekrar incelmeye başlayan saçlar için saçlarınızı yukarıdan aşağıya doğru kurutmanızı öneriririz. Hamilelik sırasında vücudunuzda tüylenme farkedebilirsiniz. Bu durum doğumdan sonraki 6 ay içinde kaybolacaktır.

Anne Adayları için Hareket Önerileri

İşte formda kalmak için haftada birkaç kez uygulayabileceğiniz bir kaç ufak egzersiz: Bunları uygulamaya başlamadan önce doktorunuza danışmayı unutmayın.

1. Egzersizlere başlamadan önce uzanarak esneme hareketleri yapın. Resimde görüldüğü gibi, dizlerinizi, eklem yerlerinizi ve sırtınızı gerin. Her uzanma hareketinde 10'a kadar sayın.

2. Yarım saatlik normal bir yürüyüş yapın. Eğer dışarıda yürüyorsanız korunma kremi sürmeyi ve rahat bir spor ayakkabısı giymeyi unutmayın. Susuzluğa karşı yanınıza bir şişe su almanız iyi olacaktır.

3. Kaslarınızı güçlendirici, çok ağır olmayan bir-iki hareket deneyebilirsiniz. Yanda gördüğünüz hareket kol kaslarınızı çalıştırmak için birebirdir.

Hareketin aşamaları:

Bir bank kenarına oturun, dizlerinizi bükün ve ayaklarınız yere tam bassın. Elleriniz, kalçalarınızın yanında, oturduğunuz bankı kavrasın. 40 cm. kadar öne doğru adım atın ve kalçalarınızı havada tutun.

Sırtınızı bankın kenarına yakın tutarak, dirseklerinizin yardımı ile kalçalarınızı 15 cm. kadar aşağı hareket ettirin.

Ellerinize dayanarak vücudunuzu hafifçe yukarı kaldırın, bu hareketi oturmadan 8 kere tekrar edin. Dinlenip ikinci ve son kez tekrar deneyin.

4. Bir-iki dakika gerinme hareketleri yaparak sporunuzu tamamlayın. Bu balerin hareketi sırt ve bacaklarınıza iyi gelecektir. Bu egzersizlerin faydasını kısa sürede belirgin biçimde hissedeceksiniz.


Hamilelikler sonrası karın çatlakları

Karın germe ameliyatı karın estetiği ve göbek estetiği ameliyatları içerisinde en etkili olanı demek doğru olur. Op. Dr. Teoman Doğan Mynet okurları için yazdı.
Her hamilelik karın bölgesini deforme eder.
Göbek estetiği de bozulur. İkinci, üçüncü doğumlarda, ikiz gebeliklerde ve çok kilo alınan hamileliklerde deformasyon iyice artar. Karın derisi bollaşır ve çatlar. Karın duvarını oluşturan bağ dokusu da gevşer ve karın duvarı öne doğru çıkıklaşır ve şişkinlik oluşur.
Tummy Tuck, bu ameliyat için kullanılan İngilizce ve aslında argo bir terim. Amerikalılar böyle tıp argosu tabirleri çok seviyorlar ve bu argo isim çok tuttu. Hatta o kadar tuttu ki tıp literatüründe bile, nadir de olsa geçiyor. Yapılan işlem temelde kapsamlı bir karın germe (İngilizce ismiyle Abdominoplasty) ameliyatı.
Yıllardır yapılan bir ameliyattır. Ancak son yıllarda bu yaklaşımda büyük gelişmeler oldu. Hatta benim kanaatim son yıllarda en çok gelişen, sonuçları iyileşen ve hasta açısından kolaylaşan estetik ameliyat bu oldu diyebilirim.
Temel değişiklik ameliyat kısaltılıp kolaylaştırılırken etki alanının da neredeyse iki katına çıkarılması. Eskiden yapılan karın germe ameliyatları sadece göbek altı sarkıklığını giderebiliyordu. Yeni Tummy Tucklar ise karın bel ve kasıkları şekillendiriyor.
İyi bir Tummy Tuck sonucu o kadar etkili olabiliyor ki 3 çocuk annesi bir hastayı hamile kalmadan önceki halinden daha ince belli ve düz karınlı hale getirebiliyorsunuz. Eğer karın bel bölgesinde fazla yağlanma da varsa ki genellikle oluyor, Tummy Tuck bu bölgenin liposuction ile yani yağ alınması ile inceltilmesine de olanak veriyor. Her iki işlem, yani germe ve yağ alma beraber kullanılınca da sonuç elbette çok daha iyi oluyor.
Bu annelerin ameliyatıdır. Doğumlar karın bölgesini deforme ediyor. Hamileliğin nasıl geçtiği de çok önemli, fazla kilo alınan (özellikle 20 kg ve üzeri) hamileliklerden sonra karında çatlaklar olması ve sarkıklık olması neredeyse kaçınılmaz oluyor. Karın kaslarında gevşeme de buna eklenince karın duvarı ciddi şekilde deforme oluyor. Özellikle ikiz gebelikler, 2'den fazla doğum yapmak bu deformiteyi belirginleştiriyor. Dolayısı ile karın germe ameliyatı hamilelik sonrasında kendi başınıza düzeltmenizin neredeyse imkânsız olduğu bütün bu sorunların hepsini bir seferde çözebilecek tek uygulama. Spor yaparak karın sarkıklığınızı ya da cilt tedavileri uygulayarak çatlaklarınızı ancak bir yere kadar düzeltebilirsiniz.
Bir diğer hasta grubu ise çok kilo vermiş kişiler. 20 – 30 kilo verildiği zaman karın bölgesinde ciddi sarkmalar olabiliyor ve bunlar kendilerini bir yere kadar toparlayabiliyor. Genellikle bu sarkıklık kalıcı oluyor ve ameliyat ile tedavisi tek çözüm oluyor.
Burada amaç tartıda kilo vermek değil. Ama her hasta az ya da çok kilo veriyor. Ortalama 5 kilo bu ameliyatta alınıyor demek yanlış olmaz. Ancak ameliyatın etkisi kilo vermekten çok farklıdır. Karın, bel ve kasıklardaki değişim o hastanın bikini giyebilmesine olanak verecek kadar belirgin olabiliyor.
Operasyon bir hastanede yapılıyor. Ortalama 2 buçuk saat kadar sürüyor. Bayıltmak aslında şart değil ama genellikle genel anestezi tercih ediliyor. Hastanede yatış süresi 1–2 gün. Evde en az 1 hafta istirahat etmek çok önemli. Alınacak dikiş olmuyor. Hastalar genellikle üçüncü gün duş alabiliyor.

KARIN GERME AMELİYATI NASIL ETKİLER?
Bu ameliyat hem karnınızdaki çatlak derileri yok edebilir, hem fazla yağlarınızı giderir hem de karın duvarınızı tekrar eski gerginliğine kavuşturur.
Hamilelikte bozulup ta bu ameliyat ile düzeltilemeyecek neredeyse hiçbir şey yok gibi.
Buraya kadar olanlar iyi haberlerdi. Kötü haber ise bu ameliyatın bazı eksileri olmasıdır. Bir kere göbek deliğinizin üzerinde kalan çatlakların büyük kısmı bu ameliyat ile giderilemez. Ama bu çatlaklar gerginleşerek çok daha az belirgin hale gelirler. Bu ameliyat bikininizin içerisinde kalacak olsa da sezaryen izinin iki katı uzunlukta bir iz bırakır. Ayrıca karın germe ameliyatı bütün estetik ameliyatlar içerisinde en ağrılı olan, en geç ve zor iyileşeni.

Ameliyat Nasıl Yapılıyor?
Bu ameliyatta sezaryen izi seviyesinden yanlara doğru bir hat üzerinden göbek deliğine kadar olan bir alandaki çatlamış ve sarkmış olan deri alınıyor. Göbek deliği yukarısında kalan deri gerilerek aşağıya indiriliyor. Göbek deliği de yeniden oluşturuluyor. Eğer gerekiyorsa karın etrafındaki fazla yağlar da liposuction ile alınıyor.
Gevşemiş karın kasları sıkılaştırılarak eski sertliklerine kavuşturuluyorlar. Bunun için fıtık ameliyatlarında kullanılana benzer bir dikiş tekniği kullanılıyor ve gevşek karın ön duvarı kasları kendi üzerine katlanarak hem daraltılıyor hem de sağlamlaştırılıyor.

YAĞ ALMA (LIPOSUCTION) BU AMELİYAT İLE BERABER YAPILABİLİR Mİ ?
Bu sorunun cevabı doktorunuzun kullanacağı tekniktedir. Klasik tekniklerde yağ alma bu ameliyat ile beraber yapılamaz. Ama son tekniklerde ameliyat daha basitleştirildiği için istenildiği kadar yağ da alınabilir. Bu konuda doktorunuza danışın.

AMELİYAT TEKNİĞİNDE EN SON GELİŞMELER
Yıllarca bu ameliyat karın bölgesinin ortasını düzeltmek amacıyla uygulandı. Sadece sarkık ve çatlak deriler çıkarıldı ve yapılan iz en azda tutulmaya çalışılarak bel ve kasık bölgesi önemsenmedi.
Oysaki sadece karın ortasındaki bariz çatlaklar ve sarkma tedavi edilir ama daha az göze batan kasık ve bel tedavi edilmezse elde edilecek sonuçta tatmin edici olmaz. Son yıllarda yapılan en büyük yenilik bütün karın, bel ve kasıklara beraber değerlendiren ve hepsinde ortak olan problemi aynı anda düzelten tekniklerin ortaya çıkması oldu. Artık bu teknikler ile bel ve kasık bölgelerini de toparlamak ve hamilelik öncesinden bile daha iyi bir görüntü elde edebilmek mümkün. Birçok hasta bu ameliyattan sonra hamile kalmadan önceki hallerinden de düzgün bir karın ve bele sahip olabiliyorlar.

AMELİYAT İÇİN EN DOĞRU ZAMAN NEDİR?
Anneler için ideal zaman birinci yılın sonu. Bu sürede hem anne verebileceği kiloları vermiş oluyor hem de sarkıklığın ve çatlakların derecesi tam olarak ortaya çıkıyor. Bu ameliyat daha sonraki hamilelikler için bir problem de teşkil etmez. Ancak çok yakın bir tarihte yeni bir gebelik planlanıyorsa yine bu ameliyatı ertelemekte fayda var. Yeni bir hamilelikte yeni deformasyonlar oluşacağını göz önüne almak ve tedaviyi ikinci hamilelikten sonraya bırakmak daha doğru.
Eğer çatlakların sebebi hamilelik değil kilo alıp verme ise tedaviyi kilo verme sürecinin sonunda yapmakta fayda var. Böylece deformasyonun tamamını görmek ve tedavi etmek mümkün oluyor.

KOMPLİKASYONLAR VE ÇIKABİLECEK SORUNLAR
Her ameliyatta olduğu gibi bu ameliyat için de olası komplikasyonların başında, kanama ve enfeksiyon var.
Bu tür ameliyatlarda ciddi bir kanama olması olasılığı yok. Kanama dikişlerinizin altında kan birikmesi yani “hematom” şeklinde olabilir. Doktorunuz sizi yeniden ameliyathaneye alarak bu birikmeyi temizlemek ve kanamayı, eğer devam ediyorsa, durdurmak isteyebilir.
Aynı şekilde ameliyattan sonra beşinci gün civarında oluşan kızarıklık, ateş ve şişlik enfeksiyon habercisi olabilir. Yine çözüm enfeksiyonun temizlenmesi ve tabii antibiyotik tedavisi olacaktır.
Cilt kaybı, yine nadir olmasına rağmen görülebilecek komplikasyonlar arasındadır. Bu bir germe ameliyatı olduğu için deri katmanlarına yük biner ve derinin dolaşımı bozulabilir. Genellikle ameliyattan sonra sigara içen hastalarda gözükür. Deri siyah renkli sert bir şekil alır ve uzun süre pansuman yapılması gerekebilir. Bu süreyi kısaltmanın bir yolu da küçük bir müdahale ile ölü cildin temizlenmesidir. Aynı deri problemi göbek deliğinde de görülebilir. Bir müddet pansuman sonucunda bu tür problemler genellikle tahminlerin ötesinde iyi iyileşirler. Sakın bir şey olmaz diye sigaraya başlamayın. Ameliyattan sonraki ilk iki haftanın kritik olduğunu unutmayın.
Yara iyileşme problemleri genellikle ameliyatta kullanılan kalın dikişlerin yarattığı problemlerdir. Bir kaç günlük pansumandan sonra iyileşirler. Ama bu tür reaksiyonların ameliyattan aylar sonra bile ortaya çıkabileceğini bilin.
Asimetri yine bu ameliyattan sonra karşılaşılabilecek sorunlar arasında. Ciddi asimetrilerde bir rötuş ameliyatı gerekebilir. Kullanılan klasik tekniklerde yara izinin her iki ucunda deride potlar oluşabilir. Bunlar genellikle zaman ile değişmezler ve kalıcı olurlar. En iyi çözüm küçük bir müdahale ile bunların alınmasıdır. Ama bu yara izini bir kaç cm. uzatır.

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 468
favori
like
share
BLUEROJ Tarih: 14.10.2008 00:45

Çatlakların Tedavisi

Hızlı kilo alıp verme ve doğum gibi nedenlerle ortaya çıkan cilt çatlakları, mekanik dermoabrazyon yöntemiyle giderilebiliyor.

Selülit, kilo, yağlanma derken bir başka kabusu göz ardı etmeye başladık; çatlaklar. Hızlı kilo alıp verme ve doğum gibi nedenlerle ortaya çıkan çatlak problemi, sadece bacaklarda değil, vücudun çeşitli yerlerinde oluşabiliyor.

Vücutta çatlak oluşmasının nedenlerini şöyle açıklanıyor: "Çatlaklar, hızlı kilo alıp verme, gebelik, kortizon kullanımı, metabolik rahatsızlık gibi nedenlerle oluşabilir. Tedavi için önce sorunun hangi rahatsızlıktan kaynaklandığına bakmak gerekir. Kişi bu durumlardan uzaklaştırıldıktan sonra, hasar tespiti yapılır. Çatlağın rengi, yüzeyin gerginliği, çatlağın kaç senedir var olduğu tedavinin süresini belirler."

Peeling’e alternatif

Cilt üzerinde oluşan papül, döküntü, kırışık, yaşlanma ve çatlak gibi dış etkenler yüzünden meydana gelen olumsuzlukları düzeltmek için geliştirilen yöntemlerden biri mekanik dermoabrazyon. Dermoabrazyonda uygulanan yöntem ve kullanılan cihazın özellikleri şöyle : "Özellikle çatlak problemi olarak ortaya çıkan bu buluş, ‘kimyasal peeling’e (deri yüzeyindeki ölü hücreleri soyma) alternatif olarak düşünülmüş.

Kimyasal peling yaptığımız zaman, çatlaklarda çok yüksek konsantrasyonlara çıkmak gerekiyor. Etkin maddeyi, yani glikolik asit türevlerini yüksek oranda kullandığımız zaman ise hastanın mutlaka korunmasını gerektiren durumlar ortaya çıkıyor. Bunların en başında güneş lekeleri geliyor. Cildin üst tabakasını olduğu gibi kaldırdığımız için travmaya çok müsait bir alan ortaya çıkıyor.

İki ucu keskin bir bıçak gibi. Hastayı iyileştirmeye çalışırken diğer yandan travmaya açık bırakıyorsunuz. Mekanik dermoabrazyonda ise aynı etkiyi elde etmenize rağmen hasta yaklaşık bir saat sonra hiçbir şey yapılmamış gibi gününe devam edebiliyor."

Vakum değil püskürtme

Dermoabrazyonla gerçekleşen işlem de yöntemi cazip kılıyor: "Alüminyumoksit kristalleri, alet yardımı ile cilde püskürtülüyor. Eğer bu işlem cilde vakumlanarak yapılsa, ciltte bir takım kızarıklık ve morarmalar olur. Oysa püskürtme yöntemi kullanıldığı zaman bu tür travmalara rastlanmıyor. Alüminyumoksit kristalleri ile sadece cilt zımparalanıyor. Tabii bu yöntem, çok ciddi cilt problemi olmayan, yani bir operasyon gerektirmeyen hastalarda kullanılıyor."
BLUEROJ Tarih: 14.10.2008 00:36

Anne adayları dikkat

Anne adaylarına uzmanlardan kritik uyarılar.

Uzmanlar, anne adaylarını uyarıyor ve vücut bakımlarına azami özeni göstermelerini tavsiye ediyor. Hijyene çok dikkat etmeleri konusunu da ısrarla vurguluyorlar

Kadınların vücutlarında en fazla değişiklik yaşadıkları dönemlerden birisi hamilelik dönemidir. Kadınlar endişelenir ve bu değişmelerden en az zararla kurtulmak isterler. Sizde bir anne adayıysanız vücut bakımınıza dikkat etmeniz gerekir. Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü'nden Op. Dr. Banu Göker Özdemir, sadece kilo almanın yaşanmadığı ayrıca ciltte, saçlarda, tırnaklarda, diş ve diş etlerinde de değişiklikler olduğunu ve alınması gereken önlemleri belirtti. Özellikle;

ÇATLAKLARDAN KORUNUN

Ciltte kuruluk,
Meme ve karında çatlaklar,
Yüzde lekeler,
Cilt renginde koyulaşma,
Sivilcelerin artması gibi sorunlarla karşılaşılır.
Gebelik boyunca vücut bakımına ve hijyene kesinlikle çok dikkat edilmeli...
Kuruluk için normal sabun yerine nemlendiren gliserin bazlı sabunlar tercih edilmeli.
Banyo esnasında vücut yağlarının kullanılması ve banyodan sonra nemlendirici krem sürülmesi gerekir.

ESKİ CİLDİNİZE KAVUŞUN
Çatlakları önlemek için badem yağı, kakao yağı veya çatlak kremleri sürülerek masaj yapılmalıdır.
Lekeler geçicidir ancak cildinizin hava almasını sağlayın.
Makyajla uyumayın.
Cildin fazla hassaslaştığı bu dönemde, yazın güneşe çıkmadan önce ultraviyole ışınlara karşı yüksek koruyuculu kremleri sürün.

HER GÜN DUŞ ALIN
Vücut hijyeni açısından her gün banyo yapmanızda fayda var.
Islak zeminde kaymamak için gerekli önlemlerin alınmasına dikkat edilmeli.
Beklenmeyen bir aksiliğe karşı banyo kapısını kilitlemeyin.
İdeal su sıcaklığı 36-37 derecedir.
Vajinal bölgenin nemli kalmasına neden olacak dar pantolonlar, sıkı ve sentetik çamaşırlar yerine gebelik için özel hazırlanmış rahat ve pamuklu çamaşırlar giyilmelidir.
Gebeliğin ikinci yarısından sonra sütyen değişimi gereklidir. Memeyi alttan destekleyecek, çok fazla sıkmayan, pamuklu çamaşırlar tercih edilmelidir.
BLUEROJ Tarih: 14.10.2008 00:35

Gebelikte saç boyası ve makyaj malzemelerine dikkat!


Hamilelik esnasında, annenin kullandığı alkol, sigara, saç boyaları, aşırı makyaj malzemeleri, bazı kimyasal katkılı gıdalar, röntgen filmi çektirmek, kan uyuşmazlığı ve akraba evliliği özürlü bebek doğumuna neden olabiliyor.


Denizli Devlet Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Mehmet Beşir Türkmen, özürlülüğün yalnızca doğuştan meydana gelmeyeceğini belirterek, uzun süreli bir hastalık veya bir kaza sonucunda bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal yeteneklerin kaybedilebileceğini söyledi. Genellikle doğumsal ve genetik bozukluluk, hastalık geni taşıyan yakın akrabaların evlilikleri, annenin karnındaki bebeği kötü yönde etkileyebilecek sağlık sorunlarının olması, doğum sırasında ortaya çıkabilecek sorunlar, hamilelik esnasında kullanılan bazı ilaçlar, çocukların aşılarının tam yapılmaması veya doğumdan sonra geçirilen hastalık ve kazaların özürlülük nedeni olabileceğini belirten Türkmen, özürlü bebek doğumunu tamamen önlemenin mümkün olmadığını söyledi. Özürlü bebek doğumlarının önlenmesi için evlenmeye karar veren çiftlerin öncelikle bir genetik danışma merkezine başvurmaları gerektiğini belirten Türkmen, "Hamilelik esnasında annenin kullandığı alkol, sigara, saç boyaları, aşırı makyaj malzemeleri, bazı kimyasal katkılı gıdalar, röntgen filmi çektirmek, kan uyuşmazlığı ve akraba evliliği özürlü bebek doğumuna neden olabilmektedir. Bu hususları ihmal etmezsek özürlü çocuğun dünyaya gelme oranını en aza indirmiş oluruz" dedi.

Dr. Türkmen, özürlülüğün oluşmasına neden olabilecek faktörlerin önlenmesinde ailenin bilinçli olmasının yanı sıra hekimlere de büyük görev düştüğünü söyledi.
Özürlü kişilerin sağlık sorunlarına çözüm üretilmesi, gerek cerrahi gerek tıbbi rehabilitasyon programlarının başarıyla gerçekleştirilmesi noktasında doktorlar olarak ellerinden geleni yaptıklarını belirten Uzm.Dr. Türkmen, sözlerini şöyle tamamladı: "Biz hekimlerin başarılı olabilmesi için sakatlığa neden olabilecek hastalıkların erken tanısı için sağlık taramaları yapılması, eğitim programlarının geliştirilmesi, hasta kayıt sistemlerinin doğru, düzgün ve kolay ulaşılabilir olması gerekmektedir. Yine
bunun yanında halkımızda özürlüler için, sağlıklı çevre bilinci ve koşullarını oluşturmak, alt yapı hizmeti veren kuruluşlarla koordinasyon kurmak gerekir."

BLUEROJ Tarih: 14.10.2008 00:33

Hamilelikte epilasyon

Hamilelikte istenmeyen tüylerden kurtulmak için hangi yöntem uygundur?

İğneli epilasyon, lazer epilasyon, ağda, tüy dökücü kremler ya da jilet gibi yöntemlerin sakıncaları var mıdır? Hamilelikte hormon değişimleri karın ve meme başı etrafında tüylenmeye ve diğer istenmeyen tüylerde artışa neden olabilir. Hamilelik nedeniyle karın ya da meme başında oluşan tüyleri cımbız ya da jilet ile almazsanız, bunlar genellikle doğum sonrasında kendiliğinden dökülür. Diğer tüyler için uygulanan yöntemlerin ise çeşitli sakıncaları olabilmekte ya da bazı noktalara dikkat edilmesi gerekmektedir

İğneli epilasyon: Elektroliz

Hamilelik sırasında elektroliz yönteminin güvenilirliğini ortaya koyan araştırmalar mevcut değildir. Fetus üzerindeki etkileri konusunda yeterince bilgi olmayışı nedeniyle uzmanlar hamilelik döneminde elektroliz yönteminden uzak durulmasını tavsiye ediyorlar.Buna rağmen elektroliz yöntemini uygulamaya kararlıysanız, son üç ayda meme etrafına ve karın bölgesine epilasyon yaptırmaktan kaçınmalısınız.

İğneli epilasyonda termoliz ve galvanik olmak üzerekadın iki tür akım kullanılır. Termoliz diaterm, radyo dalgası, kısa dalga veya yüksek frekans olarak da adlandırılabilir. Galvanik kadınelektroliz yönteminde kişi ile cihaz arasında bir elektrik akımı dolaştırılır. Amniyotik sıvı iletken vazifesi diyetgörebileceğinden bu yöntem hamilelikte kullanılmamalıdır. Gebelik döneminde lazerli veya iğneli epilasyon ile kimyasal yöntemlerle yapılan epilasyon yöntemlerini önermiyoruz.

Her durumda iğneli epilasyon uygulamasına başvurmadan önce mutlaka doktorunuza danışmalı ve onun tavsiyeleri doğrultusunda hareket etmelisiniz.

Lazer epilasyon

Lazer epilasyondakadın tüydeki koyu renk pigmentler hedeflenir ve kıl folikülüne termal ve/veya mekanik hasar verilir. Hamilelik sırasında lazer epilasyonun güvenliğini değerlendiren yeterli bilimsel çalışma mevcut değildir. Dolayısıyla, fetus üzerindeki etkileri konusunda yeterince bilgi olmayışı nedeniyle uzmanlar hamilelik döneminde lazer epilasyon yönteminden de uzak durulmasını tavsiye ediyorlar.

Ağda

Hamilelik sırasında cildiniz ağdaya eskisinden daha farklı reaksiyondiyet gösterebilir. Hamilelikte cilt çok daha hassas olabileceği için ağda öncesi ve sonrasında rahatlatıcı bir antiseptik solüsyon kullanılması yanma veya batma hissini azaltabilir. Ayrıca enfeksiyon oluşmasının önlenmesine, tahriş ve kızarıklığın azaltılmasına da yardımcı olabilir.

Kadınlar genellikle ağdayı tüy dökücü kremler veya jilete kıyasla daha uygun ve rahat bulmaktadır. Genel olarak ağdanın hamilelikle ilgili sakıncaları bulunmasa da, sizin hamileliğinize özel bazı durumlar nedeniyle ağda yaptırmaktan kaçınmanız gerekli olabileceğinden, öncelikle doktorunuza danışmanız en doğrusu olacaktır.

Tüy dökücü kremler

Tüy dökücü kremlerin içerdikleri kimyasal maddeler nedeniylediyet hamilelikte kullanımı önerilmemektedir. Bu maddelerin zararlı olduğuna dair bulgular mevcut olmamakla birlikte, zararlı olmadığı da bilimsel çalışmalarla gösterilmemiştir.

Doktorunuza danışarak tüy dökücü krem kullanmaya karar vermeniz durumunda, her tür kozmetik üründe olduğu gibi, tüy dökücü kremlerde de cildinizin nasıl bir reaksiyon vereceğini görmek için önce cildinizin küçük bir bölümünde deneme yapmalısınız. Ancak kadınhem tüy dökücü kremler içindeki kimyasal maddelerin kokusu hamile kadınlar için çok rahatsız edici olabilir, hem de nadir görülen bir alerjik reaksiyona yol açabilir. Bu nedenle bulunduğunuz ortam hem çok iyi havalanan bir ortam olmalı ve kimyasal yanıkların oluşmaması için zamanlamaya çok dikkat etmelisiniz.

Jilet

Hamilelik sırasında uygulaması en kadınrahat yöntem olmasa da, jilet her zaman en ucuz, en kolay seçenektir. Jilet kullanmaya karar verdiyseniz, eşinizin yardımını almanız gerekli olabilir. Cildinizin yumuşak ve esnek olması için her gün E vitamini içeren iyi bir nemlendirici birkadın krem kullanmalısınız.
BLUEROJ Tarih: 14.10.2008 00:33

Gebelikte vücut bakımı

Kadın vücudu gebelik sırasında diğer zamanlardan daha fazla bakım ister. Bu dönemde bedeninize gösterdiğiniz ilgi hem sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirmenizi hem de doğum sonrasında vücudunuzun eski haline kolayca dönmesini sağlar. Bu yüzden hamilelik döneminde vücut temizliğinize ve bakımınıza gerekli ilgiyi göstermelisiniz.

Banyo

Gebelik sırasında günlük yıkanma alışkanlık haline getirilmelidir. Çünkü bu dönemde ter bezleri normalden aşırı bir çalışma gösterir.

Yıkanırken kullandığınız su 37-38 derece olmalıdır. Aşırı sıcak su sağlığınız açısından zararlıdır. Ayrıca banyo süresinin 15 dakikadan fazla olmamasına dikkat etmelisiniz. Aksi takdirde kanama geçirme riskiniz artacaktır.


Banyo yaparken kapınızı hiçbir zaman kilitlemeyin. Hatta evde kimse olmadığı zamanlarda banyo yapmamaya özen gösterin.

Göğüslerin bakımı

Hamilelik döneminde en çok dikkat ve özen gösterilmesi gereken yer göğüslerdir. Bu dönemde şişen göğüslerde çatlak oluşmaması için ılık bir duştan sonra nemlendirici kremlerle göğüslere masaj yapılmalıdır. Aksi halde göğüslerde çirkin bir görüntü oluşturan çatlaklar oluşabilir.

Göğüs sarkmalarını engellemek için göğüsler günde iki defa soğuk suyla yıkanmalıdır.

Kalça ve göbek bakımı

Karın çizgisinin yerleşip iz bırakmasını en aza indirmek ve kalçalara gerekli özeni göstermek için bu bölgeler badem yağıyla her gün ovulmalıdır.

Cilt bakımı

Cildin sağlıklı bir şekilde nefes alması hamilelik döneminde her zaman olduğundan daha önemlidir. Bu yüzden bu dönemde yatmadan önce makyajınızı mutlaka temizlemeli, yüzünüze ve ellerinize besleyici krem sürmelisiniz.

Saç bakımı

Gebelik döneminde saçlara istenilen şekli vermek her zamankinden daha zor olabilir. Saçlar parlaklıklarını, canlılıklarını yitirirler. Saçların sık sık yıkanması ve saç tipine uygun bakım yapılması bu sorunu büyük ölçüde giderecektir.

El ve ayak bakımı

El ve ayak tırnakları gebelik sırasında donuk bir renk alır ve kolayca kırılır. Tırnakların katmanlarının ayrılmaması için güçlendiricili parlatıcılardan kullanabilirsiniz.

Tırnaklarınızı üç günde bir havalandırmalısınız. Çünkü bu dönemde oje sürmek tırnağın kurumasına neden olur.

Ağız bakımı

Hamile kadınların tükürüklerinde bulunan ve diş minelerini etkileyen maddeler, bu dönemde diş çürümelerine sebep olur. Ayrıca dişlerin sağlamlığında rol oynayan fluor maddesi de yeterince sağlanamaz. Bu nedenle hamilelik döneminde hiçbir ağrı duyulmasa bile diş doktoruna düzenli olarak görünülmelidir.

Arada sırada dişleri bir antiseptikle çalkalamak da mikropların dişlerde yuvalanmasını önleyecektir.