TRABZONSPOR



Türkiye İdman Cemiyetleri ittifakının kurulması ve Türk Sporunun bu ilk örgütünün tüm Anadolu'ya yayılması, Trabzon'da da etkisini göstermişti. Bu etki sonucu yeni yeni kulüpler kurulmaya başlandı. İdmanocağı, İdmangücü, Necmiati'den sonra Trabzon Lisesi bünyesinde Lise adını taşıyan yeni bir kulübün kurulmasıyla kulüp sayısı 4 olmuştu. 1923 yılından sonra Trabzon'da İdmanocağı ve İdmangücü arasında büyük bir rekabet başlamıştı. Bu öyle bir rekabetti ki İstanbuldaki Galatasaray- Fenerbahce rekabetine benziyordu. Hatta zaman zaman onu bastırdığı bile oluyordu. Trabzon sanki Ocaklılar, Güçlüler diye ikiye ayrılmıştı. Trabzon'da futbolun bu iki takım arasındaki rekabetten yüceldiği söylenebilir. Rekabet zamanla öylesine büyük boyutlara vardı ki Trabzon'un Türkiye liglerinde geç temsil edilmesinin de esas nedeni budur. Ne var ki iki kulüp arasındaki çekişme şehrin futbolundaki kaliteyi de her gecen gün arttıran faktör olduğu gözardı edilemez.


1923 yilinda Trabzon'da ilk resmi lig maçları oynanmaya başlandı.İlk sezon İdmanocağı şampiyon olmuştu. Bunu 1923-24,1924-25 sezonlarında Lise takımının arka arkaya şampiyonlukları izledi. 1925 sezonunda yine İdmanocağı şampiyon olurken, 1929 yılına kadar da önce Lise, arkasından Muallim Mektebi daha sonra da Ticaret Lisesi takımları mutlu sona ulaştılar.

İdmanocağı ile İdmangücü arasındaki büyük rekabet 1930'dan sonra had safhaya ulaştı. 1929-30'dan sonra 5 kez arka arkaya İdmanocağı'nın şampiyon olmasından sonra 1934-35 sezonundan itibaren İdmangücü takımı tam 7 yıl arka arkaya şampiyon olarak bu iki takım arasındaki rekabeti büsbütün alevlendirmişti.
1940'li yıllarda Trabzon futbolundaki güç lise takımlarına geçmişti. Tam 6 kez arka arkaya şampiyonluğu kazanması da bunu gösteriyordu. Bu aralar dikkat çeken bir hususta Trabzon'daki bütün futbol yıldızlarının Lise takımlarından yetişmiş olmalarıydı. Özellikle Trabzon Lisesi bir futbolcu kaynağı olmuştu. 1947-48 sezonundan itibaren şampiyonluk yine İdmanocağı ile İdmangücü arasında el değiştiriyordu. Bu arada Necmiati'de iki sezon şampiyon olarak Trabzon futbolunda söz sahibi oldu. Bu arada Trabzon'da yeni yeni kulüplerde kuruluyordu. 1938'de kurulan Doğan Gençlik, 1941 yılında Akcaabat Lisesinde kurulan Akcaabat Gençlik (Bugünkü Sebatspor), 1950 yılında Sürmene ilcesinde kurulan Sürmene Gençlik, 1952 yılında aynı ilçede kurulan Zafer Gençlik, 1953 yılında kurulan Yolspor 1955 yılında kurulan Yalıspor bu takımların başında geliyordu.1930'lu yıllarda başlayan İdmanocağı, İdmangücü rekabeti 1940'li, 1950'li, 1960'li yıllarda olanca şiddetiyle devam ediyordu. Bu gitgide rekabetten öte boyutlara varmaktaydı. Ocaklı ve Güçlü olmak Trabzon'da adeta bir spor mezhebi haline gelmişti. En kotu sezonlarda bile rekabetlerinden hiç bir şey kaybetmiyordular.Trabzon öylesine ikiye ayrılmıştı ki Ocaklılar Sari Kırmızı diye İstanbul'daki Galatasaray'ı İdmangüçlülerse Yeşil Beyaz renklerine rağmen Fenerbahce'yi destekliyorlardı. Rekabet bir de bu şekliyle alevlenmişti. Bu arada renkleri Sari Lacivert olan Necmiati bile bu rekabetin dışında kalmıştı. Aslında bu büyük rekabetten en karlı Trabzon futbolu çıkıyordu. Öncelikle şehirde futbol tutkusu körüklenmişti. Bu büyük rekabetten doğan büyük iddia Trabzon'da büyük yıldızların çıkmasına neden olmuştur. Ancak, Trabzon insaninin alin yazısı olan gurbetçilik 1930'lu yıllarda Trabzon'daki futbol yıldızlarının kaderine tesir etmişti. Pekçoğu yüksek ögrenim ugruna ana kucaklarını baba ocaklarını terk etmek zorunda kaldılar. Gittikleri İstanbul ve Ankara'da sürdürdükleri futbol yaşamlarında gerçekten büyük yıldız oldular. Bir Hasan Polat ve kardeşi Ali Polat Ankara Genclerbirliği'nde , bir Selim Satıroğlu, Ahmet Karlıklı Galatasaray'da bir Taka Naci, Zekeriya Bali Fenerbahce'de, Nazmi Bilge Beşiktaş'da yıldız futbolcu oluverdiler.1962-63 sezonunda tüm yurtta bir il Takımı kurulması öngörülmüştü. Zamanın Futbol Federasyonu Başkanı Orhan Şeref Apak, Türkiye liglerini güçlendirmek ve tüm yurda yaymak amacıyla bir seferberlik başlatmıştı. Her ilde bir futbol takımı kurup Türkiye liglerinde yer alması seferberliği büyük bir hızla devam ediyordu. Trabzon elbette ki bunun dışında kalamazdı. Yalnız bir il Kulübü kurulmasının en zor olan illerin başında kuskusuz Trabzon gelmekteydi. idmanocagi, idmangücü rekabeti Trabzon futboluna öylesine hakimdi ki bu iki kulübün bir çatı altında toplanmasına imkan yoktu. Nitekim böyle bir girişimde bulunmak isteyen bir avuç idealistin daha ilk çalışmalarında bunun imkansız olduğu gerçeği bir kez daha anlaşılmıştı.Tüm Trabzonlular, Trabzon Spor adıyla bir kulübün kurulmasını yürekten arzuluyorlar. Ancak bu isi bir turlu gerçekleştirememenin ezikliğini yaşıyordular. Yetkililerinde araya girmesi, sonucu pek değiştirmiyordu Ocaklılar da, güçlülerde yeni kurulacak kulüpte kendi isimlerinin, hatta renklerinin hakim olmasını istiyordular ve bu konuda en ufak bir fedakarlıkta bulunmuyorlardı. Her gün, her aksam toplantı üstüne toplantı yapılıyordu. Bazen tam bir anlaşma zemini ortaya çıkıyor ama yine en ufak bir ayrıntı herşeyi berbat ediyordu. Havaya silahlar atılıyor, karakollara, hatta mahkemelere kadar uzanan olaylara rastlanıyordu. Öte yandan Futbol Federasyonunun il kulüpleri için tanıdığı surenin de sonu yaklaşıyordu.21 Haziran 1966 tarihinde idmanocagi, Martıspor ve Yıldızspor'un da katılımı ile sarı kırmızı renkler altında Türkiye 2. Ligine alındı. Ancak, resmi bir yazının süresi içinde ilgili yere tebliğ edilmediği için idmanocağı'nın ikinci ligde oynaması durduruldu. Bu tarihten yaklaşık bir ay sonra 20 Temmuz 1966'da bu kez İdmangüçü, Karadenizgüçü, Martıspor ve Yolspor'un katılmasıyla Trabzon Spor kırmızı-Beyaz renklerle kuruldu. Ne varki İdmanocağı buna karşı çıktı. Daniştay'da açtığı dava ile yürütmeyi durdurma kararı alınınca ortalık yine karıştı. Trabzon'daki gergin durum üzerine araya zamanın Beden Terbiyesi Genel Müdürü Ulvi Yenal girdi. Ulvi Yenal, İdmanocağı ve İdmangücü'nün birleşmemeleri halinde iki kulübünde Türkiye 2. Ligine alınmayacağını bildirdi. Bu durum Trabzon'da ve her iki kulüp çevresinde "Şok" etkisi yaratmıştı. Birleşmeleri büyük sorun olan bu iki kulübün, birleşmemeleri halinde Trabzon Türkiye liglerinde temsil edilemeyecekti. Trabzon'daki geceli gündüzlü yapılan ve büyük tartışmalara neden olan toplantılar sonunda 2 Ağustos 1967 günü idmanocağı ile idmangüçü birleşmesi gerçekleşti ve Trabzon Spor;idmanocağı, idmangücü, Karadenizgüçü ile Martıspor'un birleşmesi ile ortaya çıktı.Artık bütün resmi işlemler tamamlandıktan sonra sıra gelmişti Trabzon Spor'un renklerine. Renk bulmak öyle kolay olmadı. Trabzon'da uzun yıllar suren idmanocaği-idmangücü rekabetinde Sarı-Kırmızı ve Yeşil-Beyaz renkler hakimdi. Trabzon Spor'un renkleri bu renklerin dışında olmalıydı. Trabzon'u ve Karadeniz'i simgeleyen renkler aranıyordu. Bu konuda yarışma açılması da gündeme geldi ancak sonra vazgeçildi. Renk için geceli gündüzlü toplantılar düzenleniyordu. Dört toplantıdan sonuç alınamamıştı. Beşinci toplantıda herşey bitecekti. Artık taraftarın da sabrı kalmamıştı. Sonunda Trabzon ve Karadeniz'in sembolü olan Hamsi üzerinde duruldu. Hamsi'nin gümüş mavisi rengi ve gözlerinin bordosu dikkate alındı. Kimileri buna karşı çıktı. Neymiş efendim bordo renk kırmızıya kaçıyormuş. Öyle ya idmanocağı renkleri de Sarı-Kırmızı ya. işte bu nedenle bordonun rengi biraz koyu tutularak idmanocağının kırmızısından kaçınıldı. Böylece bir haftadır şehirde süren renk kavgası sona ermişti ve Trabzonspor Bordo-Mavi renklere kavuşmuş oldu.


Trabzon Spor -2-
Halen İl Merkezinde 32.000 (Hüseyin Avni AKER) ve Akçaabat'ta 5.000 kişi kapasiteli (Fatih) stadyum mevcut olup, İl genelinde 13 adet toprak yüzeyli, 3 adet çim, 12 adet spor sahası, 5 adet spor salonu, 9 adet antreman salonu 1 adet kapalı, 2 adet açık yüzme havuzu, 1 adet atış poligonu vardır. Sporun çeşitli branşlarında 14.136 sporcu (12.120 kişi ile futbol ilk sırayı, 1 kişi ile jimnastik son sırayı paylaşmaktadır) 408 hakem ve 22 antrenör görev almaktadır.

Trabzon'da spor denince şüphesiz ilk akla gelen futboldur. İlimizin tanıtımında çok önemli yer tutan futbol takımımız TRABZON SPOR gerek ülkemizde ve gerekse Avrupa'da elde ettiği büyük başarılardan dolayı İlimizin ve Ülkemizin tanıtımında önemli rol oynamaktadır. 2 Ağustos 1967 tarihinde Bordo-Mavi renklerle kurulan Trabzonspor 1973-1974 sezonunda Türkiye Birinci Ligine çıkmış ve bugüne kadar 6 kez 1. Lig Şampiyonluğu, 5 kez Federasyon Kupası, 7 kez Cumhurbaşkanlığı Kupası ve 5 kez de Başbakanlık Kupasını müzesine götürmüştür.

Avcılık, atıcılık, atletizm, basketbol, boks, güreş, judo, voleybol, hentbol, futbol ve su sporları dallarında spor faaliyetleri yapılmaktadır. Her dalda ülke çapında dereceler alan Trabzonlu sporcular futbolda da birçok başarılar kazanmışlar ve isimlerini yurt dışına taşırmışlardır. Karadeniz'in hırçın dağlarına karşı dik yamaçlı inişli-yokuşlu yollarla birbirine bağlı topraklar üzerinde doğup büyüyen Trabzonlu çok değişken, sert yaratılışlı ve çeviktir.Düğünlerde, derneklerde, ırgatlarda (Ortaklaşa çalışma) tek tek ya da topluca söylenen türküler, genellikle bölge halkının ulusal sazı haline gelen kemençe ile birlikte çalınıp söylenir.Diğer bölgelerde olduğu gibi, Karadeniz Bölgesinde oynanan halk oyunları da zengin ve çeşitlidir. Bu oyunlar genellikle horon adını alırlar. İnce bir sanat güzelliği ile oynanan horon, yurt ve dünya çapında ün yapmış ve uluslararası yarışmalarda birçok birincilik kazanmıştır.


TRABZON SPOR TARİHİ

Türkiye İdman Cemiyetleri ittifakının kurulması ve Türk Sporunun bu ilk örgütünün tüm Anadolu'ya yayılması, Trabzon'da da etkisini göstermişti. Bu etki sonucu yeni yeni kulüpler kurulmaya başlandı. İdmanocağı, İdmangücü, Necmiati'den sonra Trabzon Lisesi bünyesinde Lise adını taşıyan yeni bir kulübün kurulmasıyla kulüp sayısı 4 olmuştu. 1923 yılından sonra Trabzon'da İdmanocağı ve İdmangücü arasında büyük bir rekabet başlamıştı. Bu öyle bir rekabetti ki İstanbuldaki Galatasaray- Fenerbahçe rekabetine benziyordu. Hatta zaman zaman onu bastırdığı bile oluyordu. Trabzon sanki Ocaklılar, Güçlüler diye ikiye ayrılmıştı. Trabzon'da futbolun bu iki takım arasındaki rekabetten yüceldiği söylenebilir. Rekabet zamanla öylesine büyük boyutlara vardı ki Trabzon'un Türkiye liglerinde geç temsil edilmesine bile sebep oldu. Ne var ki iki kulüp arasındaki çekişme şehrin futbolundaki kaliteyi de her geçen gün arttıran faktör olduğu göz ardi edilemez.

1923 yılında Trabzon'da ilk resmi lig maçları oynanmaya başlandı. İlk sezon İdmanocağı şampiyon olmuştu. Bunu 1923-24,1924-25 sezonlarında Lise takımının arka arkaya şampiyonlukları izledi. 1925 sezonunda yine İdmanocağı şampiyon olurken, 1929 yılına kadar da önce Lise, arkasından Muallim Mektebi daha sonra da Ticaret Lisesi takımları mutlu sona ulaştılar.

İdmanocağı ile İdmangücü arasındaki büyük rekabet 1930'dan sonra had safhaya ulaştı. 1929-30'dan sonra 5 kez arka arkaya İdmanocağı'nın şampiyon olmasından sonra 1934-35 sezonundan itibaren İdmangücü takımı tam 7 yıl arka arkaya şampiyon olarak bu iki takım arasındaki rekabeti büsbütün alevlendirmişti.

1940'lı yıllarda Trabzon futbolundaki güç lise takımlarına geçmişti. Tam 6 kez arka arkaya şampiyonluğu kazanması da bunu gösteriyordu. Bu aralar dikkat çeken bir hususta Trabzon'daki bütün futbol yıldızlarının Lise takımlarından yetişmiş olmalarıydı. Özellikle Trabzon Lisesi bir futbolcu kaynağı olmuştu. 1947-48 sezonundan itibaren şampiyonluk yine İdmanocağı ile İdmangücü arasında el değiştiriyordu. Bu arada Necmiati de iki sezon şampiyon olarak Trabzon futbolunda söz sahibi oldu. Bu arada Trabzon'da yeni yeni kulüpler de kuruluyordu. 1938'de kurulan Doğan Gençlik, 1941 yılında Akçaabat Lisesinde kurulan Akçaabat Gençlik (Bugünkü Sebatspor), 1950 yılında Sürmene ilçesinde kurulan Sürmene Gençlik, 1952 yılında ayni ilçede kurulan Zafer Gençlik, 1953 yılında kurulan Yolspor 1955 yılında kurulan Yalıspor bu takımların başında geliyordu.

1930'lu yıllarda başlayan İdmanocağı, İdmangücü rekabeti 1940'lı, 1950'li, 1960'lı yıllarda olanca şiddetiyle devam ediyordu. Bu gitgide rekabetten öte boyutlara varmaktaydı. Ocaklı ve Güçlü olmak Trabzon'da adeta bir spor mezhebi haline gelmişti. En kötü sezonlarda bile rekabetlerinden hiç bir şey kaybetmiyorlardı.

Trabzon öylesine ikiye ayrılmıştı ki Ocaklılar Sari Kırmızı diye İstanbul'daki Galatasaray'ı İdmangüçlülerse Yeşil Beyaz renklerine rağmen Fenerbahçe'yi destekliyorlardı. Rekabet bir de bu sekliyle alevlenmişti. Bu arada renkleri Sarı Lacivert olan Necmiati bile bu rekabetin dışında kalmıştı. Aslında bu büyük rekabetten en karlı Trabzon futbolu çıkıyordu. Öncelikle şehirde futbol tutkusu körüklenmişti. Bu büyük rekabetten doğan büyük iddia Trabzon'da büyük yıldızların çıkmasına neden olmuştur. Ancak, Trabzon insanının alın yazısı olan gurbetçilik 1930'lu yıllarda Trabzon'daki futbol yıldızlarının kaderine tesir etmişti. Pek çoğu yüksek öğrenim uğruna ana kucaklarını baba ocaklarını terk etmek zorunda kaldılar. Gittikleri İstanbul ve Ankara'da sürdürdükleri futbol yaşamlarında gerçekten büyük yıldız oldular. Bir Hasan Polat ve kardeşi Ali Polat Ankara Gençlerbirliği'nde , bir Selim Satıroğlu, Ahmet Karlıklı Galatasaray'da bir Taka Naci, Zekeriya Bali Fenerbahçe'de, Nazmi Bilge Beşiktaş'ta yıldız futbolcu oluverdiler.

1962-63 sezonunda tüm yurtta bir İl takımı kurulması öngörülmüştü. Zamanın Futbol Federasyonu Başkanı Orhan Şeref Apak, Türkiye liglerini güçlendirmek ve tüm yurda yaymak amacıyla bir seferberlik başlatmıştı. Her ilde bir futbol takımı kurup Türkiye liglerinde yer alması seferberliği büyük bir hızla devam ediyordu. Trabzon elbette ki bunun dışında kalamazdı. Yalnız bir İl Kulübü kurulmasının en zor olan illerin başında kuşkusuz Trabzon gelmekteydi. İdmanocağı, İdmangücü rekabeti Trabzon futboluna öylesine hakimdi ki bu iki kulübün bir çatı altında toplanmasına imkan yoktu. Nitekim böyle bir girişimde bulunmak isteyen bir avuç idealistin daha ilk çalışmalarında bunun imkansız olduğu gerçeği bir kez daha anlaşılmıştı.

Tüm Trabzonlular, Trabzon Spor adıyla bir kulübün kurulmasını yürekten arzuluyorlar, ancak bu işi bir türlü gerçekleştirememenin ezikliğini yaşıyorlardı. Yetkililerinde araya girmesi, sonucu pek değiştirmiyordu Ocaklılar da, Güçlüler de yeni kurulacak kulüpte kendi isimlerinin, hatta renklerinin hakim olmasını istiyorlardı ve bu konuda en ufak bir fedakarlıkta bulunmuyorlardı. Her gün, her akşam toplantı üstüne toplantı yapılıyordu. Bazen tam bir anlaşma zemini ortaya çıkıyor ama yine en ufak bir ayrıntı her şeyi berbat ediyordu. Havaya silahlar atılıyor, karakollara, hatta mahkemelere kadar uzanan olaylara rastlanıyordu. Öte yandan Futbol Federasyonunun il kulüpleri için tanıdığı sürenin de sonu yaklaşıyordu.

21 Haziran 1966 tarihinde İdmanocağı, Martıspor ve Yıldızspor'un da katılımı ile sarı Kırmızı renkler altında Türkiye 2. Ligine alındı. Ancak, resmi bir yazının süresi içinde ilgili yere tebliğ edilmediği için İdmanocağı'nın İkinci ligde oynaması durduruldu. Bu tarihten yaklaşık bir ay sonra 20 Temmuz 1966'da bu kez İdmangücü, Karadenizgücü, Martıspor ve Yolspor'un katılmasıyla Trabzonspor Kırmızı-Beyaz renklerle kuruldu. Ne var ki İdmanocağı buna karşı çıktı. Danıştay'da açtığı dava ile yürütmeyi durdurma kararı alınınca ortalık yine karıştı. Trabzon'daki gergin durum üzerine araya Zamanın Beden Terbiyesi Genel Müdürü Ulvi Yenal girdi. Ulvi Yenal, İdmanocağı ve İdmangücü'nün birleşmemeleri halinde iki kulübünde Türkiye 2. Ligine alınmayacağını bildirdi. Bu durum Trabzon'da ve her iki kulüp çevresinde "Sok" etkisi yaratmıştı. Birleşmeleri büyük sorun olan bu iki kulübün, birleşmemeleri halinde Trabzon Türkiye liglerinde temsil edilemeyecekti. Trabzon'daki geceli gündüzlü yapılan ve büyük tartışmalara neden olan toplantılar sonunda 2 Ağustos 1967 günü İdmanocağı ile İdmangücü birleşmesi gerçekleşti ve Trabzonspor; İdmanocağı, İdmangücü, Karadenizgücü ve Martıspor'un birleşmesi ile ortaya çıktı.

Artık bütün resmi işlemler tamamlandıktan sonra sıra gelmişti Trabzonspor'un renklerine. Renk bulmak öyle kolay olmadı. Trabzon'da uzun yıllar süren İdmanocağı-İdmangücü rekabetinde Sari-Kırmızı ve Yeşil-Beyaz renkler hakimdi. Trabzonspor'un renkleri bu renklerin dışında olmalıydı. Trabzon'u ve Karadeniz'i simgeleyen renkler aranıyordu. Bu konuda yarışma açılması da gündeme geldi ancak sonra vazgeçildi. Renk için geceli gündüzlü toplantılar düzenleniyordu. Dört toplantıdan sonuç alınamamıştı. Beşinci toplantıda her şey bitecekti. Artık taraftarın da sabrı kalmamıştı. Sonunda Trabzon ve Karadeniz'in sembolü olan Hamsi üzerinde duruldu. Hamsinin gümüş mavisi rengi ve gözlerinin bordosu dikkate alindi. Kimileri buna karşı çıktı. Neymiş efendim bordo renk kırmızıya kaçıyormuş, öyle ya İdmanocağı renkleri de Sari-Kırmızı ya. İşte bu nedenle bordonun rengi biraz koyu tutularak İdmanocağı'nın kırmızısından kaçınıldı. Böylece bir haftadır şehirde süren renk kavgası sona ermişti ve Trabzonspor Bordo-Mavi renklere kavuşmuş oldu

HÜSEYİN AVNİ AKER


Hüseyin Avni Aker 1889 yılında Trabzon’ un Vakfıkebir ilçesinin Çavuşlu Köyü’nde dünyaya geldi. İlk,orta tahsilini Trabzon’ da yaptı ve Trabzon mahalli mektebinden mezun oldu. İstiklal Savaşı’na katılarak cephede düşmana karşı savaştı. 1925 yılına kadar Akçaabat ,Sürmene ve Trabzon’da ilkokul öğretmenliği yaptı.1926 yılında ünlü spor adamı Selim Sırrı Tarcan tarafından İstanbul ‘da açılan Beden Eğitimi Kursuna katıldı ve buradan diploma aldı. Trabzon tarihinin ilk beden eğitimi öğretmeni olarak tarihe geçen H. Avni Aker Trabzon Lisesi Muallim Mektebi ve Ticaret Lisesine atandı. Buralardaki başarılı hizmetlerinden sonra Beden Terbiyesi Bölge Asbaşkanlığı (şimdiki Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü) görevini üstlenerek Trabzon sporunun en üst makamına yükselen değerli spor adamı yaşama veda ettiği 1944 yılına kadar bu görevini sürdürdü.
Hüseyin Avni Aker görevde bulunduğu yıllar içinde Trabzon ‘a bir stat kazandırmak ve bugün stadın bulunduğu araziyi bu amaçla istimlak etmek için çok uğraştı. Onun müthiş çabası daha sonra adının verildiği stadı Trabzon futboluna kazandırdı.
Hüseyin Avni Aker ‘in arkadaşı olan ünlü Beden Eğitimi Öğretmeni ve antrenör Hayri Gür stada Avni Aker adının verilme öyküsünü şöyle anlatıyor. “1940 ‘lı yıllarda Hüseyin Avni Aker ‘le aynı okulda beraber çalıştık. Kendisi hem lisede öğretmendi hem de Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü ‘ne vali nezdinde asbaşkanlık görevini yürütüyordu. 1972-77 yılları arasında Trabzon ‘da Beden Terbiyesi ‘nde 5 yıl bölge müdürü olarak çalıştım.bu sırada stad inşaatı tamamen bitmiş ve isim aranıyordu . zamanın valisi Adil Ciğeroğlu başkanlığında bir genel kurul oluşturuldu.bu genel kurul da ben de vardım ve Hüseyin Avni Aker ismini ben teklif ettim. Çünkü bu stada en çok onun emeği geçmişti. Sanat Okulu ile Yeni Mahalle arası o zamanlar uçurumdu ve bu uçurumu at arabaları ile toprak taşıyarak doldurduk. Toprağı zemine serdikten sonra çimleri ekmeye başladık. Daha sonra ise altmış kişilik kapalı tribün ile açık tribün yaptık. O zamanın parasıyla tüm bunlar 40 bin liraya mal olmuştu. Tüm bunları vali Ciğeroğlu ‘na anlatınca o da bana hak verdi ve stada Avni Aker ‘in isminin verilmesini istedi. O zamanlar buna tek karşı çıkan rahmetli Ziya Nemli olmuştu. Nemli stada İdmanocağının eski kaptanı Rıza Kuğu ‘nun adının verilmesini istiyordu.”


Hüseyin Avni Aker Stadı



Trabzon'daki maçların oynandığı Hüseyin Avni AKER Stadyumu 1951 yılında temeli atılmış ve 2400 kişilik düşünülmüştür. 1967 yılında kapalı tribün ilavesi yapılmış, 1981 yılında ise açık tribün büyütülmüştür. 1994 yılında açık tribünün uzay kafes modeli ile üzerinin kapatılmış ve stadyumun ışıklandırılmasıyapılmıştır. 1940-1944 yılları arasında Trabzon'da Bölge Müdürlüğü yapan Hüseyin Avni AKER, öğretmen olarak, yönetici olarak, önder olarak Trabzon'da sporun kökleşmesine hayatını adamıştır. Bu nedenle adı, haklı olarak Trabzon şehir stadyumuna verilmiştir. KAPASİTE VIP-1 Tribün : 1000 VIP-2 Tribün : 1500 Kapalı Tribün : 3203 Maraton Tribün : 10.650 Açık Tribün : 4370 Protokol : 110 Basın : 150 TOPLAM : 19.819


25.000 M2 alan, 26 tane bilgisayar kontrollü giriş kapısı, çim yüzeyli saha, atletizm pisti, 520 kişilik şeref tribünü 150 kişilik basın tribünü, naklen yayın odası, skorbord kontrol odası, bilgisayarlı kapı girişi kontrol odası, maraton tribününün altında antrenman amaçlı 7 adet spor salonu, kapalı tribün altında 4 adet soyunma odası, hakem odası, şeref salonu, basın odası, tesis amir odası, antrenör odası, doping kontrol odası, VIP salonuna sahip olan Hüseyin Avni AKER Stadında kapalı tribünü genişletme çalışmaları 1998 yılında sona ermiş ve tribüne modern bir görünüm kazandırılmıştır. Kapalı tribünde 1 adet restaurant, 1 adet kafeterya ve sekizer kişilik 18 loca bulunmaktadır. Bunun dışında Maraton ve Kale arkası tribünleri koltuklarla kaplatılıp UEFA Standartlarına uygun hale getirilmiştir. Stadyumumuzda tel örgüler kaldırılmış olup tüm müsabakalar tel örgüsüz olarak oynanmaktadır.

Müze


23 Eylül 1996'da Trabzonspor Müzesi hizmete açılmıştır. Daha önceden Sadri Şener Tesisleri'nin arka kısmında hizmet veren müzemiz yakın zamanda yeni düzenlenen Sadri Şener Sosyal Tesisleri'nin ikinci katında hizmete girmiştir. Müzemizde yaklaşık 600 kupa, şilt ve plaket sergilenmektedir. Trabzonspor'u oluşturan takımlardan gelen kupalar, Trabzonspor'un Şampiyonluk Kupaları büyük ilgi çekmektedir.

Müze hafta içi her gün saat: 09.00-17.30, Cumartesi ise 11.00-17.00 arası ziyarete açık olup yoğun bir ziyaretçi trafiğine sahiptir. Müzemizde 6 adet Birinci Lig Şampiyonluk Kupası, 7 adet Türkiye Kupası, 7 adet Cumhurbaşkanlığı Kupası, 5 adet Başbakanlık Kupası, Kıbrıs Kupası ve daha birçok kupa yer almaktadır.

Müzemizde en çok ilgiyi "Yarım Kupa" görmektedir. 1957-58 sezonunda Trabzon'da oynanan Türkiye Amatör Futbol Şampiyonasında Trabzon İdmanocağı ile Ankara Havagücü tüm maçlarını kazanarak final için şimdiki adı Hüseyin Avni Aker olan Şehir Stadyumu'nda karşı karşıya gelir. Maçta taraflar eşitliği bozamazlar. Maç berabere biter ama takımların puanları ve averajları eşittir. Ne yapılması konusunda uzun tartışmalar yaşanır. Bir grup yeni bir maçın oynanmasını ister. Trabzon İdmanocağı tarafı, maçın tekrar Trabzon'da oynanması konusunda diretir. Havagücü, tarafsız saha ister. Ancak bir türlü anlaşamazlar. Sonunda Hüseyin Avni Aker Stadyumu'nun hemen güney kısmında yer alan Sanat Lisesi'nde şampiyonluk kupası ortadan ikiye bölünür ve iki şampiyon ilan edilir. Federasyon da bu olayı tescil eder.


Tesisler



Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri

Trabzonspor Kulübü Mehmet Ali YILMAZ Tesisleri'nin temeli 1983 yılı Mayıs ayında atılarak 1985 yılının Temmuz ayında çok kısa bir sürede tamamlanıp hizmete girmiştir. Mehmet Ali YILMAZ Tesisleri 100.400 m2 alan üzerinde kurulmuştur. Trabzonspor'un idari ve teknik tüm birimlerinin bulunduğu Mehmet Ali YILMAZ Tesisleri'nde 2004 yılının Mayıs ayında yeni bir idari bina ve yeni bir çim saha hizmete açılmıştır. Trabzonspor Mehmet Ali YILMAZ Tesisleri'nde yaklaşık 60 idari, 22 teknik personel görev yapmaktadır.

---Mehmet Ali YILMAZ Tesisleri aşağıdaki hizmet ve ünite bölümlerinden oluşmuştur:

-Kulüp binası (4000 m2 kapalı alan) -72x110 m çim saha -46x92 m çim saha -72x110 m çim saha -70x110 m çim saha -70x110 sentetik çim saha -Sosyal bölüm -300 kişilik kapasitesi olan modern mutfak -50 kişinin konaklayabileceği otel ünitesi -Güç geliştirme salonu -Dinlenme salonu -Sağlık merkezi ve sauna -Modern makinelerle donatılmış çamaşırhane -6 adet soyunma odası -3 adet malzeme odası -1 adet ana malzeme odası -1 adet dershane ve arşiv -2 adet toplantı salonu -Kalorifer ve ısıtma ünitesi -Güneş enerji sistemi -Jakuzi banyo -İdari birimler -600 m2 alt yapı tesisleri


---Sadri Şener Sosyal Tesisleri Trabzonspor Sadri Şener Sosyal tesisleri, 1994 yılında Sadri ŞENER Bey'in kulüp başkanlığı zamanında Özel İdare Müdürlüğü'nden kiralanmıştır. Dönemin yönetimi bu binanın giriş katını Cafe-Bar, 1. katını Restaurant ve 2. katını başkanlık ve yönetim kurulu toplantı yeri olarak planlamışlardır. Daha sonra Faruk Özak Başkanlığı'nda binanın dekorasyonu yapılmış ve bina kulüp idari bölümleriyle yönetim kuruluna tahsis edilmiştir.

1998 yılında M. Ali Yılmaz yönetiminde giriş katı Cafe-Bar, 1.kat Halkla İlişkiler Bürosu, 2. katta lokal olarak kullanılmış. Daha sonra giriş katı Ts Club Mağazası, 1. katı Trabzonspor Müzesi ve 2. katı Divan Kurulu ve Yönetim Kurulu toplantı salonu olarak planlanmıştır.

Yeni düzenlenen Sadri Şener Sosyal Tesisleri'nin giriş katında yerini alan TS Club mağazamızda takımımızın resmi ürünlerinin satışının yanısıra üyelik işlemlerinin de yapılmaktadır.

---Kartal Tesisleri Trabzonsporumuzun İstanbul’da Kartal’daki Sosyal Tesisleri'nde Kulübümüzün İstanbul’da yaşayan taraftarları için bir irtibat bürosu görevinin yanı sıra işletmesi özel bir firmaya verilmiş olan Adaların Görkemli Manzarasına sahip, profesyonel ses ve ışık sistemleri ile donanmış şirket toplantıları, düğün, nişan, sünnet düğünü gibi özel kutlamalar için 500 kişilik Karayemiş Balo Salonu, 150 kişilik Şimal Bar, Otantik dekorasyonu ile Yoroz Restoran, Her türlü teknik altyapısı hazırlanmış 144 kişilik. Cevdet Sunay konferans salonu, Tenis kortu, halı sahası ve satış reyonu mevcuttur. Kartal’daki Sosyal Tesislerimizde Yaz Kampları düzenlenmekte ve bu kamplarda futbol, basketbol, yüzme gibi spor aktivitelerinin yanısıra müzik, resim, dans, tiyatro, paten gibi sosyal faaliyetler ile çocuklarımızın akademik kariyerli öğretmenler eşliğinde güvenli bir ortamda zevkli bir tatil geçirmeleri sağlanmaktadır. Ayrıca yetişkinler için Fitness center’imizde Aerobic ve Step kursları verilmektedir.

Başarıları



* 1975-76 Cumhurbaşkanlığı
* 1975-76 Lig Şampiyonluğu
* 1975-76 Başbakanlık
* 1976-77 Lig Şampiyonluğu
* 1976-77 Cumhurbaşkanlığı
* 1976-77 Türkiye Kupası
* 1977-78 Türkiye Kupası
* 1977-78 Cumhurbaşkanlığı
* 1977-78 Başbakanlık
* 1978-79 Cumhurbaşkanlığı
* 1978-79 Lig Şampiyonluğu
* 1979-80 Lig Şampiyonluğu
* 1979-80 Cumhurbaşkanlığı
* 1980-81 Lig Şampiyonluğu
* 1982-83 Cumhurbaşkanlığı
* 1983-84 Türkiye Kupası
* 1983-84 Lig Şampiyonluğu
* 1984-85 Başbakanlık
* 1984-85 Türkiye Kupası
* 1985-86 Türkiye Kupası
* 1986-87 Cumhurbaşkanlığı
* 1990-91 Türkiye Kupası
* 1991-92 Türkiye Kupası
* 1993-94 Başbakanlık
* 1994-95 Türkiye Kupası
* 1994-95 Cumhurbaşkanlığı
* 1995-96 Başbakanlık
* 2002-03 Türkiye Kupası
* 2003-04 Türkiye Kupası


En Anlamli Signaturu..

Tek sende buldum umutla beklemenin zevk verişini
Rehin aldı 20 yıl hiç yaşamadığım bir sevinci
Alsanda kalan ömrümü darılmam çocuklar gibi
Bulduklarımla sevdim düşlerimle seveceğim seni
Zoru zorla sevmeyi senden öğrenmedikmi
Onurluyum sen oldukça yapıştırma zaferlere satmam seni
Neredeysen ordayım sen gülerken ağlayacağım
Suskunluğunu bozdugun yerde adını dünyaya haykıracağım
Patlamaya hazırmısın yıkılsın bu saltana 7.Kez
Oynasın yer yerinde bir daha bir daha ve bir daha
Resimlerinden bildiğim fırtınayı ne olur geri getir bir kez...


Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 600
favori
like
share
cazzz95 Tarih: 26.10.2008 23:33
haklısınız
sandal2 Tarih: 15.10.2008 12:34
TS ile ilgili aktarımlarından dolayı teşekkürler